• Yabancılara Türkçe Öğretimi
  • Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenen Öğrencilerin Yazılı Anlatımlarında Karşılaşılan Sorunlar (Yıldız Tömer Örneklemi)

Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenen Öğrencilerin Yazılı Anlatımlarında Karşılaşılan Sorunlar (Yıldız Tömer Örneklemi)

Dil eğitimi, anlama ve anlatma becerilerini geliştirmeyi amaçlar. Günlük yaşamda daha çok sözlü anlatım becerisine ihtiyaç duyulurken akademik ve kültürel etkinliklerde yazılı anlatım ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmada Yıldız Teknik Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezinde A1(Temel Seviye) düzeyinde Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen ve bir sonraki yıl lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimine başlayacak olan 16 öğrencinin yazılı anlatımlarında karşılaşılan sorunlar tespit edilmiştir. Çalışmanın verileri, öğrencilerin yazma dersinde ürettiği metinlerden toplanmıştır. Güdümlü yazma yönteminin kullanıldığı bu metinler aile tanıtma, hasta-doktor diyalogu, gezi planı, yemek tarifi vs. konularından birini içermektedir. Yazılı anlatım faaliyetlerinde tespit edilen yanlışlar, yanlış çözümleme yöntemine göre çözümlenmiştir. İlk planda belirlenen yanlışlar tanımlanmış, daha sonra tasnif edilmiş ve sıklık oranları ile ifade edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ana dili Arapça, Farsça, Boşnakça ve Lala olan öğrencilerde yazımsal yanlışlar; ana dili Shona, Hausa ve Malayca olan öğrencilerde ise biçimbilimsel yanlışlar daha fazladır.

“Yabancı Dil olarak Türkçe eğitimi ülkemizde son zamanlarda önem kazanmaya başlayan bir alandır. Özellikle Avrupa'da ve Türk cumhuriyetlerinde Türkçeye karşı “ (Bayyurt ve Yaylı, 2009:1)ilgi artmaktadır. “Dil beceri düzeyleri, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni'nde (CECR, 2000) Temel düzey (A), Ara düzey (B) ve İleri düzey (C) olmak üzere adlandırılmıştır. Bu düzeylerin her biri kendi içinde alt gruplara ayrılmıştır. Örneğin Temel düzey Giriş - Keşif Düzeyi (A1) ile Temel Gereksinim Düzeyi (A2), Ara düzey ise eşik düzeyi (B1) ile gelişmiş düzey (B2), İleri düzey ise bağımsız kullanma (C1) ve ustalık düzeyi (C2) gibi alt düzeylere ayrılmıştır.”(Güneş, 2011:142). A1 seviyesi basit düzeyde metinlerin okunup yazılabildiği bir dönemdir. Bu çalışmada A1 düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin yazılı anlatımlarındaki yanlışlar ele alınmıştır.

“Yazma kavramı bir işlem, süreç, beceri ve öğrenme alanı olmak üzere çeşitli anlamlarda kullanılmaktadır. Yazma, işlem olarak zihnimizde yapılandırılmış bilgi, düşünce, duygu ve isteklerin belli kurallara uygun olarak yazıya aktarılması çalışmalarıdır. Süreç olarak zihinde başlayan ve harflerin yazılmasına kadar uzanan çeşitli aşamaları oluşmaktadır. Beceri olarak kalem tutma, harfleri yazma, ön bilgileri harekete geçirme, düzenleme, metinleştirme, gözden geçirme gibi çeşitli alt becerilerden oluşmaktadır. Öğrenme ya da beceri alanı olarak içerisinde çeşitli süreçler, beceriler, teknikler, işlemler ve boyutların yer aldığı dil öğretiminin temel alanlarından biri olmaktadır.”(Güneş, 2014:337-338).

Hyland (2008:11)'a göre yabancı dilde yazma süreci şu aşamalardan meydana gelmektedir:

  • Konu seçimi: Öğretmen ya da öğrenci tarafından,
  • Yazma öncesi: Veri toplama, beyin fırtınası, not alma, özetleme vb.,
  • Düzenleme: Düşünceyi kâğıda dökerek bir taslak oluşturma,
  • Taslağın değerlendirilmesi:Öğretmen ya da öğrenciler tarafından taslağın
  • Gözden geçirme: Taslağın yeniden düzenlenmesi,
  • Okuma ve düzenleme: Metnin son şeklini alması, sayfa düzeninin kontrol edilmesi,Yayınlama: Kompozisyonun sınıfa sunulması ya da panoya asılması değerlendirilmesi,

İnal'ın (2006: 181) da belirttiği üzere “araştırmalar, yazma becerisinin zor bir beceri olduğuna dikkat çekerek öğrencilerin ve hatta birçok yetişkin insanın en çok yazma dersinde zorlandığını ve yazma dersi ile ilgili Türkiye'de ve dünyada sorunlar bulunduğunu göstermektedir. Yabancı dil öğretiminde önemli kavramlardan ikisi olumlu transfer ve dil girişimidir. Buna göre yabancı dil öğrenicisinin kaynak dilden gelen ön bilgilerinin hedef dildeki öğrenmeleri kolaylaştırması olumlu transfer; zorlaştırması ise dil girişimi olarak tanımlanmaktadır (Öksüz, 2014). Yabancı bir dil öğrenilirken ana dili ile ikinci dil arasındaki benzerlikler başarıyı olumlu; farklılıklar da olumsuz yönde etkilemektedir.

Alanyazın Taraması

Bölükbaş (2011), İstanbul Üniversitesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen ve ana dili Arapça olan 20 öğrenci üzerinde yaptığı çalışmada öğrencilerin yaptığı toplam 372 yanlışın % 16,39'unun dilbilgisi, % 13,17'sinin sözdizimi, % 15,59'unun sözcük seçimi ve % 54,58'inin ise yazım ve noktalama alanında yaptığı sonucuna ulaşmıştır.

Yağmur Şahin (2013), Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi TÖMER'de B2 seviyesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 23 öğrencinin yazılı anlatım becerilerini, ek yanlışlıkları açısından yanlış çözümlemesi yaklaşımına göre değerlendirmiştir. Araştırmaya göre, öğrencilerin en çok hâl, tamlama, kip ve şahıs, fiilimsi, fiil çatısı ve çokluk eklerinde hata yaptıkları tespit edilmiştir.

Büyükikiz ve Hasırcı ( 2013), Gaziantep Üniversitesi TÖMER'de öğrenim görmekte olan B seviyesindeki 42 öğrenciden toplanan veriler yanlış çözümlemesi yaklaşımına göre değerlendirmiştir. Değerlendirme sonucunda yapılan yanlışların % 31'ininin dil bilgisel, % 9,9'unun söz dizimsel, % 44,46'sının yazım-noktalama ve % 14,4'ünün de sözcük seçiminden kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...