Yaratıcı Dramanin Yabancı Dil Olarak Türkçenin Öğretiminde Kullanımı

Türkiye'de son yıllarda araştırmaların ivme kazandığı alanlardan biri Türkçenin yabancı dil olarak öğretimidir. Bu araştırmalarda uygulamaya dönük çalışmalara ağırlık verildiği görülmektedir. İlgili çalışmalar çoğunlukla her öğrenciyi farklı değerlendirebilecek yöntemlerin, dil öğretiminde uygulanması gerektiği yönündedir. Bu noktada Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde bireysel farklılıkları göz önünde bulunduran tekniklerden biri de yaratıcı dramadır. Yaratıcı dramanın, ilgili çalışmalarda da belirtildiği gibi özellikle temel düzey dil kullanıcılarının motive edilmesi ve aktif hale getirilmesinde uygulanabilecek etkili tekniklerden olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda, temel ve orta düzeyler için yaratıcı dramayla kurgulanmış etkinliklerin hazırlanması gerekmektedir. Bu etkinlikler sayesinde öğrencinin farkında olmadan Türkçe düşünüp konuşması ve kelime hazinesini genişletmesi beklenir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde temel ve orta düzeyler için yaratıcı dramayı kullanmanın önemini vurgulamak ve yabancı dil olarak Türkçe öğretimi yapanların kullanabileceği örnekler sunmaktır. Ayrıca çalışma, yaratıcı drama için öğrencileri hazır hale getiren örnekler sunmasıyla diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. Bu bağlamda çalışmada, temel ve orta düzey dil öğretiminde yaratıcı dramanın önemi ilgili literatür incelenerek ortaya konulmuştur. Sonuç bölümündeyse yaratıcı drama ile kurgulanmış temel ve orta düzey kelime öğretimi için örnekler verilerek çalışma somutlandırılmıştır.

Eğitim-öğretimin nihayi amaçlarından biri, bireyde kalıcı davranış değişikliği sağlamaktır. Bireyin hedeflenen kalıcı davranış değişikliğine ulaşabilmesi için öğretime aktif bir şekilde katılması beklenir. Hangi yöntem bireyin yaparak ve yaşayarak öğrenmesine fırsat veriyorsa, öğretimde bu yöntem-lere daha çok yer verilmelidir. Aytaş (2013)'e göre öğretim ilke ve yöntemlerine bakıldığında drama dışında uygulanan öğretim ilke ve yöntemleri bilgiyi davranışa dönüştürme hususunda yeterli olamamaktadır . Özellikle yabancı dil gibi beceriye dönük alanlarda uygulanabilecek yöntemlerin mutlaka bu özelliği barındırması beklenir. Aksi takdirde yabancı dil öğretimi yüzeysel kalacak ve kazanımların davranışa dönüşmeme riski artacaktır. Bu da hem maddi hem manevi kayıp olarak bireyin öğrenmeye olan isteğini azaltacaktır.

Yabancı dil öğretiminde bu gibi olumsuz sonuçların önüne geçmek için uygulanabilecek en etkili yöntemlerden biri yaratıcı dramadır. Yaratıcı dramanın beyni düşünmeye zorlaması ve bedeni düşünülenleri aktarmakla görevlendirmesi yönüyle yeni beceriler kazandırmada başarılı olduğu vurgulanmaktadır. “Maley ve Duff (1982)'a göre yabancı dil derslerinde kullanılan drama etkinliğinden ne anlaşıldığı önemli bir noktadır. Bunlar, öğrenciye, dersi oluşturan konulara yönelik malzeme yaratmada kendi kişiliklerini kullanma şansı veren etkinliklerdir. Bu etkinlikler, herkesin taklit, mimik ve yüz ifadelerini kullanarak kendilerini ifade etmedeki doğal yeteneği ortaya çıkarır. Aynı zamanda, öğrencilerin geçmişte edindikleri deneyimleri hayata geçirme, hayal gücünü ve anılarını kullanma şansını da verir. (akt.Karadağ ve Çalışkan,2008)

Diğer taraftan yabancı dil öğretimi aynı zamanda yeni bir kültürle tanışma sürecidir. Böyle yeni bir durumla karşı karşıya kalan öğrencinin motivasyonunu yüksek tutmak için başvurulabilecek yöntemlerin başında yaratıcı dramanın geldiği ileri sürülmektedir. Çünkü yaratıcı drama yeni bir bilgiyi öğrencide var olan bilgiden yola çıkarak öğrenciye sunan bir yöntemdir. Bu yüzden yabancı dil öğretiminde hedeflenen kazanımlara göre yaratıcı drama etkinlikleri hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

Yaratıcı dramanın her aşamasını iyi bir şekilde kavramış bir öğretmen yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde bu yöntemi verimli bir şekilde kullanabilir. Öğrenciyi sıradan kaldırıp dersi sıradanlıktan kurtaran bir yöntem olması itibariyle yaratıcı drama öğrencinin zevk alarak etkinliklere iştirakını sağlar.

Öğretimi başarıya götürebilecek yaratıcı drama etkinliklerinin hazırlanması ve uygulanması rastgele yapılabilecek bir eylem değildir. “Eğitici drama uygulamalarının, programın genel ve özel amaçlarına uygun olduğu değerlendirmesi yapıldıktan sonra, ilgili etkinlikler, alacakları süre, uygulanabilmeleri için gerekli eğitim durumları göz önüne alınarak, programın akışı içerisinde mantıklı bir zaman planlaması çerçevesinde, eğitim planına yerleştirilir. Bu arada uygulanan etkinliklerin nasıl değerlendirileceği ile ilgili niteliksel ya da niceliksel değerlendirme ölçütleri de belirlenmelidir.”(Önder,2001)

Bu etkinlikleri hazırlayan ya da uygulayanların yaratıcı dramanın ne olduğunu, hangi aşamalardan oluştuğunu uygulama sürecini nasıl yönetileceğini çok iyi bilmesi gerekir. Çünkü hedefi olmayan yaratıcı drama etkinlikleri öğrenciye iyi vakit geçirmesini sağlayan bir oyundan öteye geçemez. Halbuki yaratıcı dramada oyun amaç değil ancak araç olabilir. Bu açıdan bakıldığında yaratıcı dramanın kazanımları davranışa dönüştürebilen bir yöntem olabilmesinin, yaratıcı dramayı uygulayan kişinin bilgi ve becerisine bağlı olduğu söylenebilir. “Bu nedenle lider her şeyden önce drama ve oyun tekniklerini iyi bilen, iletişime açık ve tiyatronun tekniğinden yararlanabilen, yaratıcı ve yeterli oyun bilgisine sahip, analizci olabilen kişidir. Drama liderinin oyunculuk ve tiyatro bilgisi eğitimi alması da önemlidir.” ( Adıgüzel,2010)

Yaratıcı Drama

Yaratıcı drama bireyde var olan potansiyeli bireye istediği şekilde ortaya çıkarma fırsatı veren bir yöntem olarak ifade edilir. Bu yöntemi diğer birçok yöntemden ayıran en önemli özelliklerinden biri öğrenme esnasında bireyi pasif durumdan aktif duruma geçirmesidir. Bireyin aktif olduğu yöntemlerde kazanımların davranışa dönüşmesi kolaylıkla sağlandığı için bu tür yöntemler eğitim-öğretim faaliyetlerinde daha çok yer almalıdır.

Yaratıcı drama için yapılmış tanımlara göz atıldığında üstünde durulan kelimenin daha çok drama olduğu fark edilmektedir. “Drama” kavramının tam bir Türkçe karşılığı bulunmamaktadır. Sözcük olarak Yunanca “dran” dan türetilmiştir. Dran, “itmek, çekmek, yapmak, etmek, eylemek” anlamını taşımaktadır (Lehmann, 1986: Aktaran: San, 1998). Drama ise, eylem anlamını taşıyan, Yunanca'daki “dromenon” kelimesinin, “seyirlik olarak benzetme” biçimindeki anlamı ile kullanılmaktadır (And, 1974). Türkçede kullanılan “dram” kavramı ise, Fransızca'daki sonu “e” ile biten “drame” sözcüğünden gelir; o dilde burjuva tiyatrosu anlamına gelmesine rağmen, Türkçede ve özellikle halk dilinde acıklı oyun anlamında kullanılmaktadır (San, 1998). Halbuki drama yalnızca acıklı olaylar değil insanın yaşantısını kaplayan bütün eylemler olarak nitelemek gerekir. Hatta insanın sadece diğer insanlarla değil nesnelerle de olan ilişkisini ifade ettiği ileri sürülmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...