Yabancı Dil Olarak Türkçede Kelime Öğretimi

Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, son yıllarda giderek önem kazanmaktadır. Anadil öğretiminden farklı olarak, T ürkçenin yabancılara öğretimi ayrı bir uzmanlık gerektirmektedir. Türkçeyi yabancılara öğretirken, güncel dil öğretimi yaklaşımlarına paralel farklı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi üzerine yapılan çalışmalar yakın tarihte önem kazansa da yeni bir bilim dalı olarak, yapılan çalışmalar sınırlıdır. Bundan dolayı, yabancı dil olarak Türkçe öğretimini amaçlayan kitaplarda, öğretimin yapıldığı kurum ve kuruluşlarda, bazı konuların ele alınış biçimlerinde farklılıklar görülmektedir. Amaç benzer olsa da yaklaşım farkları göze çarpmaktadır. Bu farklılıklar ortak bir öğretim yaklaşımının olmamasından kaynaklanmaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde üzerinde durulması gereken konuların başında kelime öğretimi gelmektedir. Kelime öğretiminin ilk aşamasında hangi kelimelerin öğretilmesi gerektiği ve kaç kelime öğretilmesi konularına cevap aranmalıdır. Çalışmada bu sorulara kısaca değinilmiş, genel olarak takip edilmesi gereken yaklaşımlar belirtilmiştir. İkinci aşamada ise kelimelerin nasıl ve hangi yöntemlerle öğretileceği meselesidir. Bahsedilen hususlara bu alandaki mevcut kaynaklarda yeterince değinilmemiştir. Özellikle Türkçenin eklemeli yapısının ve eklerin çeşitliliğinin, kelime türetmedeki etkileri üzerinde durulmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Türkçenin eklemeli yapısının yeni kelime türetmedeki etkisi mevcut ders kitaplarında ele alınmamıştır. Özellikle yapım eklerinin kavranmasıyla kelime hazinesindeki kelimelerden pek çok yeni kelimeler oluşturulabilmektedir. Bu sayede öğrencinin bildiği kelime sayısında ciddi artış görülecektir. Bu araştırmada, Türkçenin yapısal özellikleri göz önünde bulundurularak, yabancı dil olarak Türkçede kelime öğretiminde kullanılacak yöntemler ve tekniklere değinilecektir.

Bir dilin nasıl öğretileceği meselesi uzun yıllardır sürekli tartışılmış ve bu konu üzerinde farklı fikirler beyan edilmiştir. Buna bağlı olarak yeni yaklaşım ve yöntemler ortaya atılarak bu alandaki gelişmelere paralel yeni fikirler ortaya çıkmıştır. Özellikle yabancı dil öğretiminde yöntem sorunu bugünkü haline gelene kadar sayısız değişiklik, gelişme ve tartışmalara sahne olmuştur (Yaylı, 2009: 7). Schmitt, yabancı dil öğretiminin her döneminde farklı yaklaşımların olduğu, iki bin beş yüz yıllık bir dönemden oluştuğunu belirtir. Dil alanında yapılan ilk çalışmalar özellikle Latince üzerinedir ve daha çok dilbilgisi ağırlıklı olsa da sonraki dönemlerde kelimelerin sınıflandırılması ihtiyacına yönelik olmuştur (Demirel, 2013: 287). Yabancı dil öğretiminde benimsenen yöntem kadar ders içerisinde kullanılan yöntem ve teknikler de önemlidir. Dil öğretiminde hedeflere ulaştıracak en kolay yol, tercih edilen doğru yöntem ve tekniklerle olmaktadır. Dolayısıyla bir yabancı dil dersinin her aşamasında en uygun yöntem tespit edilmeye çalışılmalıdır.

Bir yabancı dilin istenilen düzeyde öğretilebilmesi için her şeyden önce yöntemin doğru seçilmesi gerekmektedir. Yabancı dil öğretiminin başarılı olması için gerekli olan dört temel unsur yöntem, eğitim araçları, eğitim ortamı ve öğretim tekniği olarak sıralanabilir (Hengirmen, 2006: 17). Bunlar arasında önemine göre ilk sırada yer alan yöntem, yabancı dil öğretiminin her aşamasında üzerinde durulması gereken hususlardandır. Kelime öğretimi, yabancı dil öğretiminin temel işlevleri arasındadır. Buna bağlı olarak kelime öğretiminde benimsenen yöntemlerin önemi bir kat daha artmaktadır. Fakat yabancı dil öğretiminin geçmişine bakıldığında, pek çok yaklaşımda kelimenin gerçekten nasıl ele alınacağı bilinememiş ve kelimelerin kendiliğinden ya da çok dilli kelime listeleriyle edinileceği düşünülmüş ve 20. yüzyıla kadar kelime edinimi üzerine ciddi çalışmalar yapılmamıştır (Schmitt, 2000: 288).

Öğretimi amaçlanan yabancı dilin yapısına ve söz varlığının karakterine uygun bir yöntem, kelime öğretimini kolaylaştıracaktır. Kelimelerin öğretim tekniğindeki yanlış tercihler, kelime öğretimini güçleştirecek ve süreci geciktirecektir. Kelime öğrenirken karşılaşılan bu zorluklar, yabancı dil öğretiminin bütününe yansıyacaktır. 

 

Kelimelerin Tespiti

Genel olarak yabancı dil öğretiminde kelime öğretimi yapılırken, önce hangi kelimelerin öğretilmesi gerektiği üzerinde durulması gerekmektedir. Bir dildeki bütün kelime dağarcığının bilinmesi, anadili olanlar için bile mümkün değildir. Dolayısıyla, öğretilecek kelimelerin belirlenmesi için bir sınıflandırmaya tabi tutulması gerekmektedir. Aksan'a göre bir dildeki kelime sayısı ne denli büyük olursa olsun, biz bu kelimelerin ne kadarını bilirsek bilelim, günlük konuşmalarda kullandığımız kelime sayısı, sanıldığının aksine çok küçük ve en fazla birkaç bin kelime içinde dönmektedir (Aksan, 2000: 19). Bahsedilen bu birkaç bin kelimenin tespit edilmesi için “kelime sıklık listeleri” hazırlanmaktadır. Kelime sıklık listeleri, yazılı dilde olduğu gibi sözlü dilde de yapılmaktadır.

Bir dilin kelimelerinin öteki kelimelere oranla daha çok veya daha seyrek kullanılmasını inceleyen kelime sıklık çalışmaları deneysel psikolojinin alt yapı çalışmalarından biri olarak da kabul edilmektedir. Kelime sıklık çalışması İngilizce için ilk defa 1944 yılında bilgisayar kullanılmadan yapılmıştır. Daha sonra 1967'de bilgisayarla yapılmıştır. Türkçede yapılan ilk ciddi çalışma olarak İlyas Göz tarafından yapılan “Yazılı Türkçenin Kelime Sıklığı Sözlüğü” kabul edebilmektedir. Göz, bu çalışmada 1967'de İngilizcede yapılan çalışmayı örnek almıştır (Aksan, 2000: 20). Belirlenen farklı kaynaklardaki kelimelerin bir havuz içerisinde toplanarak, bilgisayar yardımıyla sıklıklarının tespitine dayanan bu sistem sayesinde dildeki en sık kullanılan, en seyrek kullanılan kelimeler sıklık frekanslarıyla tespit edilebilmektedir. Bu şekilde frekans değerleriyle bir kelimeler listesi oluşmaktadır.

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...