Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Fiil Çekimi Ve Fiil Çekimlerindeki Düzensizlikler

Dünyanın en sistemli ve kurallı dillerinden biri kabul edilen Türkçenin hem anadili hem de bilhassa yabancı dil olarak öğretilmesi sürecinde karşılaşılan önemli sorunlarından biri genel istisnaî durumlar ise, bir diğeri de fiil çekimlerinde karşılaşılan ve fiil kökünde birtakım değişikliklere neden olan düzensizliklerdir. Özellikle Türkçenin yabancı dil öğretimi sürecinin başlangıcını teşkil eden A1 ve A2 seviyelerinde karşılaşılan istisnaî durumların izahı nispeten daha kolaydır; zira bu tür istisnaların pek çoğunun Türkçe asıllı olmayan kelimelerden kaynaklandığı görülmektedir. Tarihî seyri ve serüveni içinde başka dillerden pek çok kelime alan Türkçe, bu dillerden hiç fiil almamıştır. Bilinen ilk yazılı kaynaklardan günümüze kadar almamıştır. Bilinen ilk yazılı kaynaklardan günümüze kadar gelebilen fiillerle sonradan türetilmiş fiillerden bazılarının çekim sırasında birtakım değişikliklere uğradığı; dolayısıyla kural dışı kaldıkları görülmektedir. Düzensiz fiillerin tespit edilmesi, bu fiillerin zaman ve kiplerle çekimi sırasında ne tür değişikliklere uğradığının gösterilmesi ile hem dilimizde bulunan bu tür değişiklikler belirlenmiş olacak hem de fiil çekimlerinin öğretimi kolaylaşacaktır. Biz bu bildiride, Türkçenin özellikle yabancılara öğretimi sürecinde, öğrencilerin fiil çekimleri sırasında karşılaştığı sorunların tespitini yapmaya ve bunların hangi zaman ve kiplerle birlikte ne tür değişiklilere uğradığını örneklerle açıklamaya çalıştık.

Dünya üzerinde 250 milyonu aşkın kişinin anadili olarak konuştuğu Türkçe, Türkiye'de düşünüldüğünün aksine, dünyanın en kolay öğrenilebilecek birkaç dilinden biridir. Türkçe ile az çok ilgilenen herkes Türkçenin özellikle sistematiğinden ve kendi içindeki mantıklı yapısından övgü ile söz etmişlerdir. Nitekim Moliere, “Türkçe az söz ile çok anlam ifade eden, hayran olunacak mükemmel yapıya sahip bir dildir.” demiştir. Hakezâ, Max Müller, “Türkçe insan aklının üstün kudretinin ürünüdür. Türkçe kadar kolay anlaşılan, insana her okuyuşunda zevk veren pek az dil vardır.” der.. Yine Herbert Jansky, “Türk dili; söz varlığı, fonetik, imlâ, sentaks itibariyle son derece zengin ve kolay anlaşılan, kolay öğrenilen bir bilim dilidir.” der. Paul Roux ise, “Türkçe akıl ve düşünce dolu, matematiksel bir dildir.” demiştir.

Akıl ve düşünce dolu, matematiksel bir dil olması Türkçe dil bilgisinin öğretimini elzem kılmaktadır. Nasıl ki matematik için formüller gerekli ise, Türkçe için de dil bilgisel formüllerin öğretilmesi gereklidir. Zira dil bilgisi bir dilin yapısının; bir dildeki cümle oluşturma olanaklarının betimlenmesidir. Dil bilgisi, anlam oluşturma ve iletme kaynağıdır. Bu sebeptendir ki başlangıcından itibaren yabancı dil öğretiminde dil bilgisi, gerekliliğini bir şekilde devam ettirmektedir.

Dil Bilgisi Öğretimi

Son yıllarda, geleneksel-kuralcı dil bilgisi yerine pek çok dil bilgisi öğretim tekniği geliştirilmiştir ve geliştirilmeye de devam edilmektedir. «Dil bilgisi, 20. yy.ın başlarına dek yabancı dil öğretiminde egemen öğretim ögesi olmuştur. 17. ve 19. yy.lar arasında yabancı dil öğretimi izlencelerini Geleneksel-Kuralcı dil bilgisi (Traditional-Prescriptive Grammar) biçimlendirmiştir. Geleneksel-Kuralcı dil bilgisine dayalı dil bilgisi öğretimi, yabancı dildeki biçimlerin ve sözdizimsel yapıların kurallarının belirtik bir biçimde incelenmesine ve öğretilmesine yöneliktir.» (Peçenek, 2008). Geleneksel-Kuralcı Dil Bilgisi'nin öğretime yansıması olan Dil Bilgisi-Çeviri Yöntemi (Grammar-Translation Method), yabancı dil öğretimindeki geleneksel olma özelliğini ve etkililiğini özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika'da 1940'lara dek sürdürmüş, bundan sonra peş peşe dil bilgisi öğretim metodları ortaya çıkmıştır:

>              Yapısal Dil Bilgisi,

>              Üretken Dönüşümlü Dil Bilgisi,

>              İşlevsel Dil Bilgisi,

>              Dizgeli İşlevsel Dil Bilgisi,

>              İşlevsel Söylem Dil Bilgisi vb.

Avrupa Birliği Dil Portfolyosu'nda, yabancı dil öğretiminde dil bilgisi öğretimi asgari seviyede tutulmuş, örneğin; yabancı dil yeterliliği ölçütleri tablosunda yer alan becerilerin (dinleme, okuma, karşılıklı konuşma, sözlü anlatım, yazılı anlatım) öğretiminde -özellikle A1, A2 ve B1seviyelerinde- dil bilgisinden ziyade basit kalıplar ve cümleler öğretilmesi öngörülmüştür. Dil bilgisi öğretiminin bu denli geri plana atılmasının bir sebebi de İngilizce başta olmak üzere diğer bazı dillerin istisnalarının ve düzensizliklerinin oldukça fazla bulunması olmalıdır. Oysa Türkçeye bakıldığında alıntı kelimelerle birtakım kalıp sözler dışında düzensiz dil birimlerinin ve istisnasının çok az olduğu görülmektedir. Bu çalışmamızın bir amacı Türkçe fiillerde istisnaî durumların ve düzensiz olarak isimlendirilebileceğimiz fiillerin (irregular verbs) sayısının ne kadar az olduğunu ortaya koymaktır.

Türkçede Fiil Çekimi

Yapılan uygulamalar, sınıf içi ölçme ve değerlendirmeler yabancıların en fazla yazma becerisini geliştirmede sorun yaşadıklarını ortaya koymaktadır. Dört temel beceriden biri kabul edilen yazma becerisinin geliştirilmesine yönelik olarak yapılan en yaygın çalışma aynen yazdırma (dikte) uygulamasıdır. Ayrıca öğrenim seviyelerine uygun konular seçilerek ev ödevi şeklinde ya da sınıf içi etkinliği olarak kompozisyon yazısı yazmaları da istenmektedir. Buna rağmen öğrencilerin yazmada da dikkate değer sorun yaşadıkları gözlemlenmektedir. Bu durum, yükseköğretimde çeşitli üniversitelerde bir yıllık Türkçe hazırlık eğitimi alan öğrenciler için de geçerlidir. Yapılan araştırmalar ve istatistikî çalışmalar, öğrencilerin yaklaşık olarak %73'ünün yazma becerileri alanında sorun yaşadıklarını göstermektedir. (Tok, 2013). Yazma sorunu hem not tutmada hem kompozisyon yazısı yazmada hem de yazılı sınavlarda ortaya çıkmaktadır. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin yazmada en sık yaptıkları yanlışların başında ise çekimli fiiller ile fiil menşeli kelimeler (sıfatfiil, zarffiil, isimden fiil, fiilden fiil) gelmektedir. Basit-birleşik zaman ve kiplerle kurulan cümlelerde başta düzensiz fiiller olmak üzere, onlardan türetilmiş diğer fiil kök ve gövdelerin yazılışında da söyleyişinde de bu düzensizliklerden kaynaklanan yanlışlıklar vardır.

“Fiiller hareketleri karşılayan kelimelerdir.” (Ergin, 2002). Cümlenin iki temel ögesinden biri olan fiil, özne ile birlikte bir dilin de en temel iki ögesini teşkil eder. Tam bir hüküm bildiren cümlenin yükünü taşıdığı için de yüklem olarak adlandırılmıştır. “Sözcük türleri içerisinde en önemli öge eylemlerdir. Çünkü eylemler, varlıkların yaptıkları işleri, oluşları, hareketleri ve içinde bulundukları durumları bildirirken, kişi, zaman ve yargı kavramları verir.” (Hengirmen, 1998).

Fiil kök ve gövdeleri mastar haliyle ancak isim kategorisinde değerlendirilirler. “Fiillerin kullanış sahasına çıkan şekilleri çekimli şekilleridir. Bu sebeple kelime olarak fiil demek, çekimli fiil demektir. (Ergin, 2002). “Bir yapma veya olmanın en temel nitelikleri, yapan veya olan, zaman, yer, biçim vb. gibi özelliklerdir. Eylemlerin, yapma ve olmaların daha başka nitelikleri de vardır; ama kişiye ve zamana veya kişiye ve biçime bağlanmamış; yani öznesi ile zamanı veya öznesi ile şekli açıklanmamış bir olay nitelemesine rastlanmaz, yani cümle gerçekleşmez. Kişi ile şekil veya zaman öğesi olmadan cümle kurulamaz; bunlar, eylemin temel şartları, olma ve yapmaların var olma nedenleridir.” (Karaağaç, 2012).

“Şekil bilgisinin addan sonra en önemli ögesi olan fiil kök ve gövdeleri, çeşitli eklerle genişletilerek cümle içinde ad, sıfat ve zarf görevi de yüklenirler.” (Korkmaz, 2014).

Türkçede fiil çekimi olumlu, olumsuz, olumlu soru ve olumsuz soru olmak üzere dört şekilde basit ve birleşik zaman ve kip ekleriyle yapılır. Fiil kök ve gövdelerine getirilen eklerle yapılan çekimler şöyle sıralanabilir:

Olumlu çekimde: fiil + zaman veya kip eki + kişi eki,

Olumsuz çekimde: fiil + olumsuzluk eki + zaman veya kip eki + kişi eki,

Olumlu soru çekiminde: fiil + zaman veya kip eki —» soru eki + kişi eki , Olumsuz soru çekiminde: fiil +olumsuzluk eki + zaman veya kip eki —» soru eki + kişi eki.

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...