Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Kelime Öğrenme Stratejilerinin Değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı Atatürk Üniversitesi Dil Öğretimi Araştırma ve Uygulama Merkezinde Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin kelime öğrenme stratejilerinin dil düzeyine göre incelenmesidir. Tarama modelinde tasarlanan bu araştırmada 50 yabancı öğrenciden veriler toplanmıştır. Bu araştırmada Kocaman ve Kızılkaya Cumaoğlu (2014) tarafından geliştirilen “Yabancı Dilde Kelime Öğrenme Stratejileri Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, ANOVA ve LSD testlerinden yararlanılmıştır.

Araştırma sonucunda kelime öğrenme stratejilerinin kullanımı açısından dil düzeyleri arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. C1 düzeyindeki öğrencilerin kelime öğrenme stratejileri puanının diğer dil düzeylerine göre daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bu durum C1 düzeyindeki öğrencilerin yeni bilgiler edinme konusunda isteksiz oldukları düşünülebilir.

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde öğrencilerin kelime öğrenmesi öğrenme sürecinin her aşamasında gerçekleşen bir olgudur. Öğrencilere yabancı dil öğretilirken onların sürekli yeni kelimeler öğrenmesi ve kullanması teşvik edilir. “En basit bir istekten karmaşık yapıdaki duygu ve düşünceler kelimeler yardımıyla anlatılır. Bu yüzden kelime öğretimi, dil öğretiminin temeli sayılır” (Doğan, 2014, s. 89).

Kelime kavramıyla ilgili Türk Dil Kurumu (TDK, 2015) “Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük” tanımını yapar. Bu tanım dışında alan yazınında şu tanımlarla da karşılaşılmaktadır:

“Kelime; bir veya birden fazla heceli ses gruplarından oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında, zihinde, tek başına kullanıldığında, belli bir kavrama karşılık olan; belli bir duygu ve düşünceyi yansıtan; somut veya soyut kavramlar arasında ilişki kuran dil birimidir” (Gülensoy, 2010, s. 515).

“Kelime manası veya gramer vazifesi bulunan ve tek başına kullanılan ses veya sesler topluluğudur” (Ergin, 2005, s. 95).

Dil öğretimi alanında vazgeçilemez ögelerden biri olan kelimelerin öğretilmesi ve öğrenilmesi de önemlidir. Etkili bir kelime öğretimin gerçekleşmesinin ilk şartı öğrencilerin iyi bir kelime bilgisine sahip olmasıdır. Kelime öğretimiyle ilgili yapılan güncel çalışmalarda; kelime bilgisi, tanımlanması ve ezberlenmesi gereken uzun ve sıkıcı bir liste yerine anlamlı ve bağlamsal yapıdaki dil içerisinde kendi merkezinde bulunan söz birimleri olarak görülmektedir (Büyükikiz ve Hasırcı, 2013).

Kelime bilgisi, anlamın aktarılmasında önemli bir görev üstlendiği gibi kelime bilgisi eksikliği de anlamın aktarılmasındaki en büyük engeldir ve kelime bilgisi temel dil becerilerinin birlikte kullanılmalarında önemli rol oynar (Krashen, 1989’dan akt. Kocaman ve Kızılkaya Cumaoğlu, 2014). Dört temel dil becerisi olan okuma, yazma, konuşma ve dinlemenin bireye kazandırılması, bireyin bu becerileri aktif olarak kullanabilmesi; edinilmiş sözcük dağarcığı ile yakından ilişkilidir (Karatay, 2004). Kelime bilgisi; okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerini kapsayan yaşam alanının çeşitli boyutlarını etkiler (İlter, 2014). Bundan dolayı kelimeler; günlük hayatta yazılı ve sözlü iletişimin vazgeçilmez unsurlarıdır. Anlama ve anlatmaya dayalı temel dil becerilerinin etkin kullanımı zengin kelime hazinesi sayesinde artar (Karatay, 2007). Kelime öğrenirken yeterli düzey ve birikime ulaşamayan öğrencilerin temel becerilerde başarılı olmaları zordur. Öğrenciler dinleme ve okuma becerilerinde başarılı olabilmek için kelimelerin anlamlarını bilmelidirler. Yazma ve konuşma becerileri için ise öğrencilerin etkin olarak kelimeleri kullanmaları gerekir. Öğrenciler kullanılacak kelimeleri özenle seçerek anlaşılması güç ya da yanlış anlaşılabilecek kelimeleri kullanmamalıdırlar. Böylece doğru ve sağlıklı iletişimin kurulmasında kelime bilgisi önemli bir rol oynar (Apaydın,

1. Yazılı ve sözlü iletişimin en önemli ögesi kelimelerdir. İletişim esnasında daha önce öğrenilen kelimeler kullanılır.

2. Dil öğretimine ve bunun içerisinde sözcük öğretimine uygun yöntem ve tekniklerin belirlenmesi için sözcük öğretiminde hedefler iyi belirlenmeli ve bu hedefler doğrultusunda eğitim yapılmalıdır. “Temel söz varlığının kitaplarda verilmesi, kullanım derecesine göre kelimelere öncelik tanınması, her şeyden önce, öğretmenin yalnız kitaba bağlı olmaması, öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun olarak kelime seçimine dikkat etmesi gerekir” (Barın, 1992, s. 86). Ancak bu şekilde etkili ve iletişime yönelik bir sözcük öğretimi gerçekleşmiş olur.

Etkili bir iletişim için bir kelimeyi öğrenmenin yanı sıra öğrenilen kelimeyi hatırlamak ve ihtiyaç olduğu zamanlarda kullanabilmek gerekir. Yabancı bir kelimeyi öğrenirken onun anlamı, işlevi ve dil bilgisi gibi yönleriyle de bilinmesi gerekir (Çelikkaya, 2012). Bütün yönleriyle öğrenilen ve bilinen kelimeler böylece sağlıklı iletişimi sağlar.

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde derslerdeki birçok etkinlik kelime bilgisine yöneliktir. Derslerde işlenen konuya ve sınıfın durumuna göre yeni kelimeler verilerek öğrencilerin bu yeni kelimeleri kavraması hedeflenir. Öğrencilere yeni kelime öğretilirken onların kelime hazinelerini geliştirme süreçleri izlenmektedir. Öğretimin yanında öğrencinin kullandığı kelime öğrenme stratejileri de süreç içerisinde etkin bir şekilde varlığını göstermektedir (Tok ve Yıgın, 2014). Öğrenme sürecinde gittikçe kullanımı artan kelime öğrenme stratejileri kelime öğretiminin beklenen düzeyde gerçekleşmesine önemli katkı sağlar.

Yabancı bir dilde kelime öğrenme hemen gerçekleşen bir eylem olmaktan ziyade bilinçli bir çalışma ve sürekli tekrar sonucu ortaya çıkar. Bu çalışmalar ve tekrarlar sınıf içinde yeterli zaman olmadığından sınıf dışında da devam eder. Bu durum öğrencinin kendi başına kelime öğrenmeye çalışması demektir. Öğrencilerin çoğu yabancı bir dil öğrenmeye başladıklarında kendi başına kelime öğrenmeye çalışır. Bu süreçte öğrenciler tamamen kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kelime öğrenir (Apaydın, 2007). Öğrenciler kendine uygun bir kelime öğrenme stratejisi ile yeni kelimeler öğrenmeye çalışırlar.

Kelime öğretiminde öğrencilerin düzeyi, ilgisi ve ihtiyaçları göz önüne alınarak kelime öğretimini gerçekleştirmek için birçok yol ve yöntem kullanılabilir (Özbay ve Melanlıoğlu,

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kelime öğrenme stratejilerini kullanma başarıyı artıran unsurlardandır. Bu nedenle kelime bilgisi gelişiminde etkili ve verimli stratejilerin kullanılarak öğrencinin etkin katılımının sağlanması önerilmektedir (İlter, 2014). Yabancı dil öğretiminde öğrencilerin kelime öğrenme stratejilerini belirlemek, onları bu konuda strateji kullanmaya teşvik etmek ve kullanmayı öğretmek dil başarısını geliştirmede etkilidir. Öğrencilere kelime öğrenme stratejilerini nasıl kullanacaklarını öğretmek, onların kendi öğrenme biçimini geliştirmelerine de yardımcı olur.

Kelime öğrenme stratejileri de öğrencilerin yeni kelime öğrenme ya da öğrendikleri kelimelerin kalıcı olmasını sağlama sürecindeki uygulamaları olarak tanımlanabilir. Bireylerin sahip oldukları kültürleri, geçmiş deneyimleri, sosyal ve ekonomik durumları, sahip oldukları zekâ türleri, ilgileri, öğrenmeyi öğrenme hakkındaki bilgi düzeyleri, öğrenme stilleri, kullandıkları öğrenme stratejileri, öğrenmeleri üzerinde etkilidir. Dolayısıyla her bireyin öğrenme zamanı ve stratejisi farklılıklar göstermektedir. Birey yaşadığı çevreden daha önce edindiği şeyleri daha hızlı öğrenir, ona daha yatkın olur. Aynı şekilde zekâsı nispetinde hız kazanan ya da yavaşlayan bir öğrenme süreci içerisinde olur (Tok ve Yıgın, 2014).

Dil öğretimi ve öğreniminde kullanılan stratejilerle ilgili çeşitli sınıflandırmalar bulunmaktadır. Bunlardan Oxford’un (1990) dil öğrenme stratejileri sınıflaması iki temel boyut altında altı alt boyuttan meydana gelmiştir. İki temel boyut doğrudan ve dolaylı öğrenme stratejileridir. Alt boyutlar ise bellek stratejileri (bilginin uzun süreli belleğe gönderilmesini ve iletişim amacıyla tekrar hatırlanmasını sağlamaktadır), bilişsel stratejiler (zihinsel model oluşturma, gözden geçirme ve hedef dilde mesaj alıp üretme için kullanılırlar), telafi stratejileri (dil kullanımında bilgi eksiği ortaya çıktığında bunu gidermek üzere kullanılırlar), üst biliş stratejileri (öğrenenleri kendi öğrenmelerini planlamalarına, düzenlemelerine, odaklanmalarına ve değerlendirmelerine imkân sağlayan stratejilerdir), duyuşsal stratejiler (öğrenenlerin öğrenme ile ilgili duygularını, motivasyonlarını ve tutumlarını kontrol etmelerine yardım eden stratejilerdir), sosyal stratejiler (sözlü iletişimde etkileşimi sağlamaya yardım eden stratejilerdir) olarak sıralanmıştır (Cesur ve Fer, 2007).

Alan yazını incelendiğinde yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde öğrencilerin kelime öğrenme sürecini inceleyen çeşitli araştırmaların yapıldığı görülmektedir. Apaydın, 2007;

Büyükikiz ve Hasırcı, 2013; Demirel, 2013; Doğan, 2014; Karatay, 2007; Tok ve Yıgın, 2014 Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin kelime öğrenme faaliyetlerini ve stratejilerini ele alan araştırmalar yapmışlardır. Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin kelime öğrenme stratejilerini konu alan çalışmalar yapılmasına rağmen bir ölçek yardımıyla öğrencilerin kelime öğrenme stratejilerinin belirlenmediği görüldüğünden bu araştırmanın yapılması ihtiyacı doğmuştur.

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...