Yabancılara Türkçe Öğretmek Amacıyla Geliştirilen Mobil Uygulamalara Yönelik Bir İnceleme

Mobil uygulama marketlerinde yer alan ve yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla geliştirildiği ifade edilen uygulamaların geliştirici, kapsam, yöntem ve öğretim dili açısından değerlendirilmesini amaçlayan bu çalışmada, mobil işletim sistemleri kullanım istatistikleri dikkate alınarak App Store ve Google Play'de bulunan toplam 94 uygulama örneklem olarak seçilmiş ve incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonunda, uygulamaların tamamına yakınının yabancı geliştiriciler tarafından hazırlandığı, önemli bir kısmının doğrudan çeviri ve kulak-dil alışkanlığı yöntemi dikkate alınarak hazırlandığı görülmüştür. İncelenen uygulamaların çoğunda öğretim dili olarak kaynak dilin kullanıldığı, yaygın konuşma kalıpları ve sözcüklerin çeviri yoluyla sunulduğu görülmüştür. Kullanıcılara; kolay, hızlı, zaman ve mekândan bağımsız olarak dil öğrenme vaadi sunan uygulamaların mevcut yöntem ve içerikleriyle geçici ve tikel çözüm odaklı materyaller durumunda olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Belirli bir konuda bilgi, beceri ve yeterliklerin elde edilmesi için elektronik aygıtlardan özellikle bilgisayarlardan yararlanıldığı öğrenme ortamlarını anlatmak üzere kullanılan e- öğrenmede bilgisayar; öğrenme ortamı, aracısı ya da öğrenme materyali sağlayıcısı rollerini üstlenmektedir (Sanalan, 2011:380). E-öğrenme; öğrenenlere zaman ve mekânda esneklik sağlaması, farklı yerlerdeki öğrenenleri bir araya getirmesi, kolay güncellenebilmesi, bireylere kendi ihtiyaçlarına göre eğitim uygulamaları sağlaması (Altunay, 2011: 231) sebebiyle çağdaş eğitimin önemli bir parçası hâline gelmiştir. Öğrenenlere zaman ve mekânda esneklik sağlayan e-öğrenme, eğitimi okul sınırlarının dışına taşımış, öğrenme eylemine farklı bir boyut kazandırarak uzaktan eğitimin yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bu durum öğrenenin, öğrenme sürecini istediği yer ve zamanda başlatıp sürece müdahale etme özgürlüğünü beraberinde getirmiştir (Bulun, Gülnar ve Güran, 2004:166).

Uzaktan eğitimin öncüsü teknoloji tabanlı eğitimin sahip olduğu bazı avantajları ve öğrenenlere sağladığı yararları Oran ve Karadeniz (2007:169) şöyle sıralamaktadır:

-Yaşam boyu öğrenme

-Zaman ve mekândan bağımsız öğrenme

-Kendi istediği anda öğrenme

Bireysel öğrenmenin kapılarını aralayan ve sınırsız bilgi evreninde bireylere yaşam boyu öğrenme olanağı sunan e-öğrenme, “çağdaş insan profilinin girişimci, kendi kendini yöneten, bağımsız etkinlikte bulunabilen, yaratıcı düşünen ve düşündüğünü eyleme dönüştürebilen nitelikler gerektirmesi”nin (Uşun, 2004:16) sonucudur. Çağdaş eğitim yaklaşımlarının odaklandığı yaşam boyu öğrenmenin en önemli ögesi kendi kendine öğrenmedir. Kendi kendine öğrenme; öğrenenlerin eğitim sürecinde aktif olarak rol alması, sürecin sorumluluğunu alması, öğrenme hedeflerine uygun kaynakları bulması, öğrenme ve değerlendirme yöntemlerine karar vermesidir( McManus ve Sieler, 1998;Russel, Comerro ve Wright, 2007'den aktaran Aydede ve Kesercioğlu, 2012:38).

E-öğrenme, bilgisayar teknolojilerinde yaşanan baş döndürücü hızla birlikte nitelik değiştirmiş ve eğitimde m-öğrenme (mobil öğrenme) kavramı varlık göstermeye başlamıştır. M-öğrenmeyi “taşınabilir elektronik aygıtların öğrenme amacı ile kullanıldığı durumları anlatan bir kavram” olarak tanımlayan Sanalan (2011:379) m-öğrenmeye olanak tanıyan aygıtlar olarak cep telefonları, akıllı telefonlar, avuç içi bilgisayarlar, tablet bilgisayarlar, netbook ve dizüstü bilgisayarları gösterir.

Eğitim teknolojisindeki dönüşüm dil öğretimine de benzer etkilerle yansımıştır. Başlangıçta bilgisayar destekli dil öğrenimi (computer assisted language learning/CALL) olarak adlandırılan öğrenme biçimi daha sonra mobil destekli dil öğrenimi (mobile assisted language learning/MALL) olarak anılmaya başlanmıştır. Üstelik Jarvis ve Krashen (2014) bilgisayar destekli dil öğrenimi ve mobil destekli dil öğrenimi kavramlarının eskidiğini ileri sürerek dönüşümün hızla devam ettiğini ileri sürmektedir. Onlara göre, bilgisayar destekli dil öğrenimi bilgisayarla sınırlı bulunmaktadır ve bilinçli olarak girişilen öğrenme etkinliklerini ifade etmektedir. Mobil destekli dil öğrenimiyle de temelde kast edilen bilinçli öğrenmedir ve bu nedenle bugünün öğrenme biçimlerini yeterli düzeyde tanımlayamamaktadır. Çağdaş toplumlarda bireyler mobil cihazları dili edinmek için değil doğrudan kullanmak için tercih etmektedirler. Hedef dille oluşturulmuş ve iletişim, eğlence, haber paylaşımı kapsamında olan uygulamaları kullanan öğreniciler dil edinimini, doğrudan kullanma biçimine dönüştürmüşlerdir. Bu nedenle artık mobil destekli dil öğrenimi yerine mobil destekli dil kullanımı ifadesi daha doğrudur (Jarvis ve Krashen, 2014:5).

Yaşanılan hız çağında mobil destekli dil öğrenimi farklı boyutlara taşınmışken, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde mobil teknoloji uygulamalarına dair bir durum tespiti yapmak gerekli görünmektedir.

 Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...