Türkçeyi Yeni Öğrenen Yemenli Öğrencilerin Temel Seviyedeki Hikâye Kitaplarını Anlama Düzeyleri

Bu araştırmada, Yemen Sana'a Üniversitesi Diller Fakültesi Türk Dili ve Tercüme Bölümünde öğrenim gören temel seviyedeki 45 öğrencinin okudukları hikâye kitaplarını anlama düzeyleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda öğrencilere "Çevreci Gençler" isimli hikâye kitabı okutulmuş ve okuma süreci sonrasında öğrenciler, ilk bölümünde "Doğru-Yanlış", ikinci bölümünde metin içinde önemli olan kelimelerin tespitine yönelik boşluk doldurmaya dayalı, üçüncü bölümde ise açık uçlu sorulardan oluşan bir formla test edilmişlerdir. Bu sınavla öğrencilerin okuduklarından hareketle metindeki olayları ve kahramanları doğru hatırlayabilme, metindeki olayları temele alarak bağlam açısından önemli olan kelimeleri hatırlayabilme düzeyleri ve açık uçlu sorularla öğrencilerin anladıklarını ya da hatırladıklarını yazabilme durumları/becerileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın sonucunda katılımcıların "Doğru-Yanlış" bölümünde büyük oranda başarılı oldukları, boşluk doldurma tipi sorularda bazı hatalar yaptıkları ve ayrıca kelimelerin yazımında da hataya düştükleri görülmüştür. Diğer yandan açık uçlu sorulara verdikleri cevapların tam bir cümle hâlinde olmadığı, bir-iki kelimeden oluştuğu ve ciddi yanlışların yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır.

  1. Okuma nedir? Yabancılara Türkçe öğretiminde okuma-anlama
  2. Yabancılara Türkçe öğretiminde ölçme ve değerlendirme

Gündüz ve Şimşek'e göre (2013: 15) okuma; sözcükleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama ve anlamlandırma etkinliğidir. Türkçe Sözlük'te okuma, yazıya geçirilmiş bir metne bakarak bunu sessizce çözümleyip anlamak veya aynı zamanda seslere çevirmek (TDK, 2005'ten Akt. Gündüz ve Şimşek, 2013: 15) şeklinde tanımlanmıştır. Akyol'a (2007: 15) göre okuma, okuyucu ve yazar arasında uygun bir ortamda gerçekleşen görüş alışverişidir.

Okuma sürecinde okuyucu metni anlamak için çaba göstermekte ve anladıklarıyla ön bilgilerini birleştirerek yeni anlamlar ortaya koymaya çalışmaktadır (Akyol, 2007: 15). Kısacası okuma bir edim sürecidir. Okuyucu, okuduklarını zihinsel süreç içerisinde anlar, anlamlandırır ve bilgi dağarcığına katar. Okuyucunun, okuduklarını anlamlandırması ise dil konusundaki yeterliliğine bağlıdır. Yani kelime dağarcığı sınırlı olan bir kişi, her düzeyden metni okuyup anlayamaz. Edebî eserlerin okunup anlaşılması yetkin bir birikime sahip olmayla mümkündür.

Ana dili öğretiminde kelime dağarcığının geliştirilmesi temel amaçlardan biridir. Öğrencilerin kelime dağarcıkları ne kadar genişlerse o derecede okuduklarını anlayabilecekleri düşünüldüğünde bu yaklaşım daha anlaşılır olmaktadır. Ana dili öğretiminde kelime dağarcığı, okuma anlama düzeyi açısından önemliyken Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde de kelime dağarcığını geliştirme okuma anlama sürecini kolaylaştıran temel unsurlardan biridir.

Tüfekçioğlu'na göre (2013: 103) ana dili eğitiminde okuma eğitiminin amacı genel olarak öğrencilerin anlama becerilerinin geliştirilmesi, öğrencilere okuma alışkanlığı kazandırılması ve onları seçici birer okur yapmak iken yabancı dilde okuma eğitiminin daha çok öğrencilerin anlama becerilerini geliştirmeye yönelik olduğu söylenebilir. Yabancılara Türkçe öğretiminde de okuma eğitiminin amacı, temelde öğrencilerin anlama düzeylerini geliştirmektir. Öğretim materyalleri de bu amaçla oluşturulmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla hazırlanmış olan setlerin en başından sonuna kadar öğrencilerin okuma ve anlama düzeylerinin geliştirilmesine dikkat edilmektedir. Bunun yanında öğrencilerin anlama becerilerinin geliştirilmesinde Türkçe öğretim setleri dâhilinde başlangıç seviyesinden olmak üzere hikâye kitapları hazırlanmaktadır. Setleri hazırlayanlar bu kitaplarla öğrencilerin kelime dağarcığını geliştirme ve böylelikle anlama düzeylerini ileri düzeye taşıma amacını gütmektedirler.

Yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilerin anlama düzeylerini geliştirme ve belirleme, öğretim sürecini doğru yönetebilme adına çok önemlidir. Ölçme ve değerlendirme, birçok bilim dalında farklılık göstermekte ve bilim dalları kendilerine özel ölçme-değerlendirme araçları geliştirmektedirler Turgut ve Baykul, 2013; Bahar, Nartgün, Durmuş ve Bıçak, 2012). Yabancılara Türkçe öğretimi de son yıllarda ana dili olarak Türkçenin öğretiminden farklı bir noktaya gelmektedir. Dolayısıyla yabancılara Türkçe öğretiminde süreci en iyi değerlendirebilecek araçlar denenerek ortaya konulmalıdır. Aslında ölçme ve değerlendirmede kullanılan araçlar sürecin başarıya ulaşıp ulaşmamasında doğrudan etkilidir. Şöyle ki temel seviyedeki öğrencilerle yapılan çalışmalarda cümle kurmayı gerektiren açık uçlu sorulardan oluşan ölçme aracı kullanıldığında öğrencilerin motivasyonları olumsuz anlamda etkilenebilir. Bu doğrultuda Göçer (2007: 441), Türkçenin öğretiminde öğrencilerin sahip olduğu hazır bulunuşluk düzeylerini belirlemek ve bu amaçla öğrenme ve öğretme sürecini biçimlendirmek için ölçme ve değerlendirme uygulamalarını aktif olarak kullanmak gerektiğini ifade etmektedir.

Ölçme ve değerlendirmede, süreç ve sonuç olmak üzere iki tür değerlendirmenin olduğu söylenmektedir. Süreç değerlendirme, öğrenme-öğretme sürecinin her aşamasında yapılabilmektedir. Sonuç değerlendirme ise sürecin sonunda yapılmaktadır (Güneş, 2006'dan Akt. Göçer, 2007: 441). Yabancılara Türkçe öğretiminde süreç değerlendirme, öğrencinin özgüven duygusu içinde sorumluluk bilinci kazanması, hayata dönük beceriler kazanması için öğretim süresince devam eden eğitim etkinliğidir (Göçer, 2007: 442). Yabancılara Türkçe öğretiminde süreç değerlendirmenin temel amacı, öğrencinin öğrenme sürecini kontrol etmek ve gerekli yönlendirmeleri ya da müdahaleleri zamanında yapmaktır. Bu sebeple süreç değerlendirme, yabancılara Türkçe öğretiminde sonuç odaklı değerlendirmeden daha çok önemsenmelidir.

Son yıllarda eğitim öğretim ortamlarında alternatif, diğer ismiyle tamamlayıcı ölçme ve değerlendirme tekniklerinin kullanılması gerektiğinden bahsedilmektedir. Geleneksel ölçme ve değerlendirme yöntemleri süreç değil de sonuç odaklı olduğu için eleştirilmektedir. Bu konuda Yılmaz (2014), deyimlerin öğretiminde tamamlayıcı ölçme ve değerlendirme araçlarının başarıya etkisi ile ilgili yaptığı çalışmada yabancılara Türkçe öğretiminde tamamlayıcı ölçme ve değerlendirme araçlarının başarıyı doğrudan etkilediğini ortaya koymuştur. İlgili çalışma yabancılara Türkçe öğretiminde farklı ölçme araçlarının kullanılabilirliğinin test edilmesi gerektiğini ve kullanılacak ölçme araçlarının yapılan tespitler doğrultusunda belirlenmesi gerektiği düşüncesine işaret etmektedir. Bu düşünce aynı zamanda ölçme araçlarının rasgele kullanılamayacağını da göstermektedir. Kısacası, Yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilerin düzeylerine uygun seçilen ölçme araçları hem öğrencilerin başarılı olması sağlar hem de elde edilen sonuçlar daha güvenilir olur.

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...