Öğrencilere Yabancı Dilde Konuşma Ve Dinleme Öğretimindeki Temel Metot Ve Yöntemler

Dile hakim olmak demek serileşmiş dil becerilerine, yaratıcı konuşma yeteneğine ve dil hissiyatına sahip olmak demektir. Bizler konuşmuş olmak için konuşmamaktayız; konuşma aktivitesi genellikle bizlere diğer bir amaca ulaşmamız için hizmet etmektedir. Yapılan her dersin amaçları arasında amaca yönelik gerçek bilgi değişimini sağlamak, eğitimsel konuşma fonksiyonunu gerçekleştirmek ve gerçek hayata yakın diyalog taklitleri ile de gerçek hayatta yaşanacak durumlara hazırlık yapmak bulunmaktadır. Derslere yönelik hazırlığı değişik yollardan yapmak gerekmektedir, öncelikle farklı dil oyunları, araştırmalar ve kurulan iletişimler ile gerçeğe yakın bir ortam oluşturmak, dersi farklı duygular ile doldurmak gerekmektedir; aksi taktirde yapılan gereğinden fazla pasif, duyguların bulunmadığı işe yönelik sakin bir ders öğrenciler tarafından kasvetli ve sıkıcı algılanacaktır. Ders işlenmesi sırasında mümkün olduğunca kalıpsal eğitim materyallerinin yanında gerçek hayatta yaşanabilecek durumlar yaratarak bu durumlarda kullanılabilecek dil kalıpları belirtilerek öğrencilerin konuşma pratikleri arttırılmalıdır. Yabancı dile hakim olmak demek sadece konuşma ve dinleme becerilerinin olması değildir. Dinleme ve konuşma becerilerinin temelinde kelime ve gramer bilgisi bulunmaktadır ancak psikologlar tüm bu becerilerin genel kullanımlarının yanında onların şekillenmesi ve faaliyete geçmesi için farklı dil mekanizmalarının da kullanılması gerektiğini söylemektedirler. Öğrencilerin dinleme ve dinlediklerini anlama becerilerini geliştirmek için onları tüm bu dil mekanizmaları ile devamlı çalıştırmak gerekmektedir.

Dile hakim olmak demek serileşmiş dil becerilerine, yaratıcı konuşma yeteneğine ve dil hissiyatına sahip olmak demektir. Bizler konuşmuş olmak için konuşmamaktayız; konuşma aktivitesi genellikle, başka herhangi bir aktivitede olduğu gibi bizlere diğer bir amaca ulaşmamız için hizmet etmektedir.

Bu yüzden konuşma derslerinin organizasyonu esnasında üç unsura dikkat edilmesi gerekmektedir.

  1. Bilgi edinme ve dil becerilerinin şekillendirilmesi unsuru.
  2. Dil yeteneği edinilmesi unsuru.
  3. Dil yeteneğinin kullanılabilmesi unsuru.

Öğretmen her derste (mümkün oldukça öğretilen yabancı dili kullanarak) konuyu, metnin içeriğini, sınıfın yapısını ve bezeri durumları göz önünde bulundurarak yukarıda belirttiğimiz unsurlardan en uygun olanı seçmelidir.

Yabancı dil öğretim metotları arasında öğretimin ilk etaplarında öğrencilerin konuşulanları algılaması, yazma ve okuma becerileri ile pekiştirilen eğitim materyallerinin öğrenci tarafından sözlü ifadede kullanılması bulunmaktadır. Diğer dil becerilerine göre öne geçen ve daha çabuk ilerleyen konuşma becerisinin ders anındaki taleplerine göre aşağıda belirteceğimiz türden görsel sahnelerin organize edilmesi gerekmektedir: Örneğin Rusçada ismin in hali öğretilirken öğretmen bir örencinin dışarı çıkmasını ister ve (MycTa^a b Kaacce?) 'Mustafa sınıfta mı?' sorusunu sorup aynı soruya örnek olarak kendisi ismin in halini kullanarak cevap verir. Bu yapının devamı olarak öğrencilerin de benzer cevapları verebilmesi için sınıfta olan veya olmayan nesneler kullanılarak (resim, harita, sıra, askılık v.b) sorular sorup ismin gereken halinde cevap vermeleri sağlanabilir. Veya masa üzerine (kitap, defter, kalem, silgi v.b) malzemeler konulduktan sonra bu malzemeler teker teker kaldırılarak bu yapı tekrar ettirilebilir. Bir konuyu birkaç defa sözlü olarak izah etmektense imkan dahilinde onu görsel olarak bir defa göstermek zihinlerde daha kalıcı yer edecektir.

Öğrencilerin gruplar halinde yaptıkları sözlü çalışmalarda oldukça faydalıdır çünkü bu çalışmalar gerçeğe yakın konuşma ortamları oluşturmaya yardımcı olur. Bu çalışmalar sırasında gerçeğe yakın bir ortamı daha iyi oluşturabilmek için hareketlerin ve olaylarında taklit edilmesi, sahnelenmesi oldukça faydalı olacaktır. Örneğin eğitimin ilk etaplarında emir ve rica yapılarından faydalanılabilinir: 'Kalkın, oturun, pencereyi açın, alın, arkadaşınızdan defterini alıp bana verin v.b.'. Psikolojiden de bilindiği gibi dili destekleyen materyaller olarak adlandırabileceğimiz bu hareketler öğrenilen dilin daha çabuk benimsenip öğrenilenlerin hatırlanmasında fayda sağlamaktadırlar. Bu yüzden öğrencilerin kendilerine verilen görevleri yerine getirirken yaptıkları hareketleri (kalkıyorum, pencereye gidiyorum,elimi kaldırıyorum      ) şeklinde seslendirerek yapmaları tavsiye edilmektedir. Ve hatta öğrencilerin öğrendikleri dilde ifade etmekte zorlandıkları (tren istasyonunda, kütüphanede, şehir içi otobüste v.b) gibi zor durumları canlandırmaya varacak kadar gerçek sahnelerin kullanılması öğretim açısından faydalı olacaktır. Hareketlerin yerine getirilmesi ve onların taklit edilmesi, bunların sözler ile pekiştirilmesi öğrencilerin zihninde kelimelerin anlam ve yapılarını daha da sağlamlaştırmaktadır. Dersleri bu şekilde zenginleştirirken öğrenilen dildeki becerilerin gelişmesinde önemli bir yeri olan bu tür pratiklerin yeteri kadar yapılmadığını hatırlamamız gerekmektedir. Yapılan her dersin amaçları arasında, iletişimde olanların amaca yönelik gerçek bilgi değişimini sağlamak, eğitimsel konuşma fonksiyonunu gerçekleştirmek ve gerçek hayata yakın diyalog taklitleri ile de gerçek hayatta yaşanacak durumlara hazırlık yapmak bulunmaktadır. Derslere yönelik hazırlık çeşitli yollar kullanarak yapılmalıdır: öncelikle farklı dil oyunları, dil araştırmaları, kurulan iletişimler ile gerçeğe yakın bir ortam oluşturarak dersi farklı duygular ile doldurmak gerekmektedir. Aksi taktirde yapılan gereğinden fazla pasif, duyguların bulunmadığı işe yönelik sakin bir ders öğrenciler tarafından kasvetli ve sıkıcı olarak algılanmaktadır. Dersin işlenmesi sırasında mümkün olduğunca kalıpsal eğitim materyallerinin yanında gerçek hayatta yaşanabilecek sahneler yaratarak bu olaylar esnasında kullanılabilecek dil kalıpları belirtilerek öğrencilerin konuşma pratikleri arttırılmalıdır. Yabancı dili öğrenen öğrencilerin yaş ortalaması ne kadar ileri olursa, konuşma eyleminin gelişimindeki temellere onların şahsi duygularını eklemek daha kolay olacaktır. Buna bağlı olarak öğrenilen dilde konuşma hislerini uyandıran ders atmosferinin önemini ve yine öğrenilen dilde kendini ifade etmeye çalışmanın önemini tekrar hatırlatmakta fayda vardır.

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...