Yabancı Dil Olarak Türkçede İkileme Öğretimi: Örnek Alıştırmalar

Hint-Avrupa dillerinde kimi yansıma sözcükler dışında hemen hemen hiç başvurulmayan, ama Türkçede özellikle sözlü dilde sık kullanılan ikilemeler, anlatımı güçlendirir, anlamı pekiştirir ve kavramı zenginleştirir. Bu durumda yabancı dil olarak Türkçe derslerinde bu güne dek üzerinde pek durulmayan ikileme öğretiminin önemi yadsınamaz bir gerçeklik olarak karşımıza çıkar. Diller için Avrupa Ortak Öneriler Çerçevesi'nin dayanaklarını oluşturan Avrupa Konseyi'nin Dil Politikasına İlişkin Amaçları'nda Genel Önlemler başlığı altında yer alan dil öğretiminde "Uygun yöntem ve materyallerin geliştirilmesi” ikileme konusunun irdelenmesini ve bu konuda ders materyalleri hazırlanmasını gerektirmektedir. Böylece adı geçen çerçevede belirtilen "Dilsel niteliklerin karşılıklı tanınması için sağlam bir zemin oluşturmak” ilkesine katkı sağlanabilir. Çalışmamız ikilemelerin yabancı dil olarak Türkçe derslerinde öğretilmesinin gerekliliğini ve yararlarını çeşitli örnekler vererek vurgulamayı amaçlamaktadır: İkilemeleri metin içinde, derslerde sırası geldikçe öğretilen sözcükler olmaktan çıkarma ve uygun alıştırma modelleriyle bir bütün olarak eğitimde kullanılma üzerine odaklanmıştır. Türkçede İkileme türleri incelenmiş ve örnekler verilmiştir. Ayrıca yabancı dil olarak T ürkçe öğretmenlerine bir anket uygulanarak bu konudaki görüş ve uygulamalar ortaya konmaya çalışılmıştır. Dört temel dil becerisine bir ivme kazandıracak ikilemeler, kullanım sıklıkları göz önünde bulundurularak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kullanılabilirler. Bu bağlamda ikileme öğretimine yönelik birçok örnek sunulmuştur.

“İkilemeler, Türkçenin vazgeçilemeyecek, çok kullanılan varlıkları, anlatım gücü ve zenginliğidir.” (Hatipoğlu, 1981: 85). Demircan (1990) “Türkçe İkilemenin Özüne Doğru” adlı çalışmasında geniş bir ikileme tanımı verdikten sonra “Kavramı ve işlemin yaygınlığını belirtme amacını güden bu uzun tanımın dil inceleme düzeylerine ve yapının tümüne yönelik olarak genişletilip evrilmesi gerekir.” (61-62) diyerek ikileme tanımlarının tek başına yetersiz kaldığından ve genel çerçevesini çizdiği yeni bir tanıma gereksinim olduğundan söz etmektedir. Çoğu ikileme tanımının ortak noktası ise “Kelimelerin ikisini yan yana dizmekten ibaret bir anlatış yolu” (Emre, 1945: 541), “Bir çok kelime çiftlerinin yan yana kullanılagelmesi” (Ağakay, 1954: 98), “Aynı cinsten iki kelimenin tekrarıyla hasıl olan guruplar” (Bilgegil, 1964: 162), “ İki sözcüğün yan yana getirilmesi” (Hatipoğlu, 1981: 9), “Sözcüklerin yinelenmesi... ya da art arda kullanılması” (Şimşek, 1987: 382), “Kelimelerin veya bazı seslerin tekrarlanması” (Topaloğlu, 1989: 87), ”İki veya daha çok kelimenin bir tek kelime gibi anlam göstermek üzere yan yana gelmesi” (Korkmaz, 1992: 82), “ İki kelimenin arka arkaya getirilmesi” (Ergin, 1983: 377), “Sözcüklerin yan yana kullanılması” (Hengirmen, 1995: 403), “Herhangi bir lengüistik birimin tekrarı” (Zülfikar, 1995: 161), “Sözcüklerin yan yana kullanılması” (Bozkurt, 1995: 145), “İki kelimenin türlü ilişkilerle basitçe yan yana gelip farklı bir kavram kazanması” (Banguoğlu, 1986: 510), “Bir birimi, seslemi yineleme. art arda kullanma” (Vardar, 2002: 119) yineleme, tekrarlama, art arda/yan yana/arka arakaya getirmedir.İkilemeler

İkilemeler birçok çalışmada yapı, görev ve anlam bakımından ele alınıp incelenmiştir ve ikilemenin yapılış biçimleri, üslendikleri görevler ve anlam özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Devamını okumak için tıklayınız…

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...