Türkçe Öğretimi İçin Hazırlanmış "Mahru İle Hubçehre" Ve "Şirin Şemayil" Hikâyeleri

          Bu çalışmada Te'lifül-Emir'de yer alan iki hikâye tanıtılarak özetleri verilmiştir. Bu hikâyelerden ilki "Mahru ile Hubçere" hikâyesidir. İkicisi ise Şirin Şemayil hikâyesidir. Hikâyelerin yazarı Mirza Katil'dir. Hikâyeler Doğu Türkçesiyle kaleme alınmış masal özellikleri de barındıran halk hikâyeleridir. Her iki hikâye de Türkçe öğretiminde kullanılmak için yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyi yapan aynı zamanda Te'lifü'l-Emir'in yazarı Hoca Emir'dir. Bu hikâyeler hem Türk dili ve edebiyatı açısından hem de Türkçe öğretiminde kullanılan teknikler açısından önemli metinlerdir.

Türk dilinin yüzyıllar boyunca yayıldığı geniş coğrafya ve oluşturduğu kültür merkezleri çevresinde sayısız elyazması eser yazılmıştır. Elbette bu eserler sadece Osmanlı topraklarıyla sınırlı kalmamıştır. Türk dilinin en önemli kültür merkezlerinden biri batıda Osmanlı Devleti çevresinde şekillenirken, diğeri doğuda Çağatay Hanlığı çevresinde gelişmiştir. Orta Asya Türk yazı dilinin üçüncü evresi olarak kabul edilen bu yazı dili kendinden önceki Karahanlı ve Uygur yazı dillerine dayanmakla birlikte Moğol istilasından sonra Orta Asya'daki mahalli şivelerin ve Farsçanın etkisiyle şekillenmiştir (Vural, 2010: 12). Lisan-ı Türkî olarak bilinen bu yazı dilinin Çağatay Türkçesi olarak adlandırılması, Cengiz'in ikinci oğlu Çağatay'a izafeten Avrupalı Türkologlar tarafından yapılmıştır (Caferoğlu, 2001: 199; Eraslan, 1993: 168). Çağatayca yalnız Doğu Türkistan ve Orta Asya Türk Devletlerinin diplomasi, edebiyat ve resmî dili olarak değil, aynı zamanda XIX. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa Rusya'sının Oğuz olmayan Müslüman Türklerinin de edebî dili olarak kullanılmıştır (Eckmann, 1998: VII; Eckmann, 1996: 1). Doğu Türkçesi, günümüz harflerine çevrilen eser sayısı bakımından Batı Türkçesinin daha gerisinde kalmıştır. Hoca Emir tarafından yazılmış bir eser olan Te'lifü'l-Emir de Doğu Türkçesi ile kaleme alınmış önemli eserlerden biridir.

"Mahru ile Hubçehre" ve "Şirin Şemayil" hikâyeleri, Te'lifü'l-Emir adlı eserde yer alan hikâyelerdir. Te'lifü'l-Emir İngiltere Ulusal Kütüphanesi (British Library) O.I.O.C. departmanında "Or.38" katalog numarasıyla kayıtlı bulunmaktadır. Eser 18. yüzyılda istinsah edilmiş olup eserin telif tarihi bilinmemektedir. Eser üç bölümden oluşmaktadır. Bunlardan ilki Türkçe gramer ve kelime bilgisi içeren Farsça bir bölümdür. İkinci ve üçüncü bölümler ise iki ayrı Türkçe hikâyedir (Poyraz, 2011: 402). Hikâyeler ayrıca isimlendirilmemiştir. "Mahru ile Hubçehre" hikâyesi 40 varak, "Şirin Şemayil" hikâyesi de 54 varaktır. Hikâyelerin yazarı "Mirza Katil"dir. Mirza Katil hikâyelerden ilkinin başında kendisini "Bu başsız ayaksız yani evsiz barksız Katil şöyle der ki" şeklinde bir açıklamayla tanıtır.

Mirza Katil, hikâyeleri yazma nedenini ise şöyle anlatır: Bir gün saray içerisinde gezerken kadılardan Kamere'd-din Hân vezir kızının oğlu Hoca Emir Hân ibni Hoca Badşah Hân bin Hoca Mahmud Hân ibni Hoca Nasıre'd-din Hân Baharay ona der ki: Bugünlerde Türklerin dilini arzuladım. Bu dilde çok kaside ve mektup biriktirdim. Bu dil atalarımızın dili olduğu için onu bilmek daha doğru olur. Eğer bu hikâyeyi bu dilde yazarsan çok memnun olurum." Mirza bu isteği emir telakki eder ve çok zaman uğraşıp bu hikâyeleri yazdığını belirtir. Bu açıklamadan anlaşılıyor ki Mirza bir devlet büyüğünün Türkçe bir hikâye istemesi neticesinde bu hikâyeleri yazmıştır (Yılmaz, 2014: 16)

Mirza Katil tarafından yazılan bu hikâyeler Hoca Emir tarafından Türkçe öğretiminde kullanılmak üzere yeniden düzenlenmiştir. Hikâyelerin satır aralarına Türkçe sözcüklerin Farsça karşılıkları ve bazı Farsça açıklamalar yazılmıştır. Bu da eserin Farsça konuşan toplulukları hedef alarak hazırlandığını göstermektedir. Hoca Emir sadece satır altı Farsça karşılıkları eklemekle kalmamış sözcüklerde de bazı değişiklikler yaparak hikâyelerin Türkçe öğretiminde daha faydalı metinler olmasını sağlamıştır. Örneğin metinde "sopa" anlamına gelen altı farklı sözcük aynı sayfada kullanılmıştır. Bu eşanlamlı sözcükleri Hoca Emir'in sonradan eklemiş olduğu anlaşılmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretirken ne kadar çok farklı sözcük kullanılırsa eser o kadar faydalı olacağı için böyle bir yol seçmiş olması muhtemeldir.

Devamını okumak için tıklayınız...

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...