Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Hâl Eki Sorunsalı (Sakarya Üniversitesi Örneği)

             Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde temel seviyede öğretilmesi gerekli olan konulardan biri hâl ekleridir. İsimlere yer, yön, bulunma, uzaklaşma gibi işlevler kazandıran ekler, hâl ekleridir. Hâl eklerinin öğrenimi ve kullanımında yanlışlıklar yapılmaktadır. Bu çalışmanın amacı da yapılan bu hataları tespit etmek ve çözüm önerilerinde bulunmaktır. Araştırmada, Sakarya Üniversitesi TÖMER’de yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 86 Afrika uyruklu öğrencinin Türkçe dil bilgisi becerileri, hâl ekleri açısından değerlendirilmiştir. Araştırmada, A1 ve A2 seviyesindeki 86 Afrika uyruklu öğrencinin sınav kâğıtlarından yola çıkılarak, sözcüklere cümlede görev ve anlam kazandıran hâl eklerinde yaptıkları hatalar belirlenmiş, sonuçlardan hareket edilerek önerilerde bulunulmuştur. Araştırmanın verileri, Sakarya Üniversitesi TÖMER 2014-2015 eğitim-öğretim yılında A1 ve A2 seviyesindeki öğrencilere 6 haftalık eğitim sonunda uygulanan kur sınavlarındaki sınav kâğıtlarından elde edilmiştir. Elde edilen veriler, hâl ekleri ana başlığı altında, belirtme hâl eki, yönelme hâl eki, bulunma hâl eki, uzaklaşma hâl eki alt başlıkları altında sınıflandırılmış; öğrencilerin yazdıkları cümleler hiçbir değişiklik yapılmadan incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin daha çok yönelme hâl eklerinde hata yaptıkları tespit edilmiştir. Bu durumu sırasıyla uzaklaşma hâl eki, belirtme hâl eki ve bulunma hâl eki izlemektedir. Hâl eklerinde ne tür hatalar yaptıkları incelendiğinde, öğrencilerin gerekli durumlarda hâl eklerini kullanmadıkları tespit edilmiştir. Hâl eklerini, ilgi hâl eki ve iyelik eki ile karıştırmalarının yanı sıra gerekli olmayan yerlerde hâl eki kullandıkları da tespit edilmiştir. Bu sonuç, öğrencilerin hâl ekini tam olarak nerede kullanacaklarını bilmedikleri şeklinde yorumlanabilir.

GİRİŞ

  1. KAVRAMSAL ÇERÇEVE
  1. Belirtme Durumu (-(y)I )
  2. Yönelme Durumu (-(y)A )

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde temel seviyede öğretilmesi gerekli olan konulardan biri hâl ekleridir. Hâl, Türk Dil Kurumu çevrim içi sözlüğünde, “Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet” şeklinde tanımlanmıştır.

İsmin hâlleri, ismin diğer kelimelerle kullanılması sonucunda kazandığı durumlardır. İsimlerin diğer kelimelerle ilişkilerini sağlar. İsimleri çeşitli şekillerle farklı hâllere, durumlara sokan ekler, hâl ekleridir.

Aksan’a göre (2000: 90), ad durumu, tümcenin düzeni içinde adların (ve kimi dillerde ad soylu öteki öğelerin) yüklendiği görevi belirleyen, tümcede adın söz dizimi açısından rolünü ve öteki öğelerle ilişkisini gösteren, aynı zamanda anlam açısından ona belli bir özellik yükleyen durum kavramıdır. Çoğu dillerde adların biçim açısından değişimi ve çekimi biçiminde belirir. Böylece, geleneksel dilbilgisi ve dilbilimin iki önemli kavramından biri olan adçekimi’ni (Lat. declinatio) oluşturur. Adlar söz içinde başka kelimelerle olan ilişkilerine göre farklı hâllerde bulunurlar. Bu hâller onlara gelen bazı eklerle belirtilir. Farklı hâllere adın hâlleri, bir adın bu türlü ekler almasına ise adçekimi deriz (Banguoğlu, 2007: 326).

Adlar, cümledeki görevlerine ve özellikle eylemle olan ilgilerine göre ya yalın ya da -i,- e,-de, -den eklerinden birini almış durumda bulunurlar. Adların bu eklerden birini almış şekline adın.. .durumu denir (Demir, 2004: 272).

İsimler kelime grupları ve cümleler içinde diğer kelimelerle münasebetleri sırasında, münasebetin cinsine göre, çeşitli hâllerde bulunurlar. Demek ki ismin hâlleri ismin diğer kelimelerle münasebeti sırasında içinde bulunduğu durumlardır (Ergin,2005: 226).

Durum çeşitleri farklı isimlendirmelerle şu şekilde sıralanmıştır:

Aksan (2000:91)’a göre belirtme durumu (Lat.accusativus). Özellikle tümleçle yüklem arasındaki ilişki açısından önemli olan bu durum, Türkçede adın gösterdiği şeyin belli bir nesne, bilinen bir varlık olduğunu da açıklamaya yarar.

Banguoğlu (2007:327), belirtme durumunu "Kimi hâli" şeklinde isimlendirmiştir. Adın söz içindeki geçişli fiilden doğrudan doğruya etkilenmesi durumu olarak tanımlamıştır.

Gülensoy (1988:217)’a göre ismin geçişli fiillerin doğrudan doğruya tesiri altında olduğunu ifade eden hâlidir. Bu hâl ismi yapma ifade eden fiillerin tesiri altında bırakır.

Demir (2004:273) ise adı eyleme bağladığını ve adın karşıladığı kavram ya da varlığın o eylemin etkisinde olduğunu belirtir. Belirme durumundaki adlar cümlede belirtili nesne görevinde bulunurlar.

Ergüzel ve diğerleri (2011: 92), adları fiillere bağlayan bir ek olduğunu söyledikten sonra kelime grupları ve cümlede adların geçişli fiillerin etkisinde kaldığını belirtir. Belirtme ekini alan kelime, doğrudan doğruya fiilin etkisi altındadır.

Ergin (2005:228), belirtme durumu için akkuzatif hâli ve yapma hâli isimlerini kullanmıştır. Bu hâl ismin geçişli fiillerin doğrudan doğruya tesiri altında olduğunu ifade eden hâlidir.

Korkmaz’a (2003: 277) göre, yükleme durumu, geçişli fiil taşıyan bir cümlede, fiilin etkisi altında kalan adın içinde bulunduğu durumdur. Yani addan fiile değil, fiilden ada doğru bir etki bir yükleme ve bir bağlantı söz konusudur.

Dil bilimciler belirtme hâl eki konusunda farklı isimlendirmeler kullanmalarına rağmen tanımlamalar birbirinin benzeridir. Bu tanımlamalardan yola çıkarak belirtme hâl ekinin, fiilin bildirdiği işten, hareketten, eylemden etkilenen, ismi belirten hâl eki olduğunu söylemek mümkündür. Cümlede belirtili nesne görevinde bulunur. Fiile sorulan "kimi, neyi" sorularına cevap verir.

Aksan (2000: 91)’a göre yönelme durumu (Lat. dativus). Adla gösterilen nesneye, varlığa bir yönelme gösterir.

Banguoğlu (2007:327), yönelme durumunu "Kime hâli" şeklinde isimlendirir. Adın zaman ve mekân içinde yer ve yön gösterme hâli olarak ele alır. Bu hâller ile bu adlar fiilin oluştuğu yerleme (localisation) şartlarını belirtirler.

Gülensoy (1988:217), yaklaşma hâli ismini uygun görmüştür. Yönelme durumunu, ismin kendisine yaklaşma ifade eden fiillere bağlanmak için girdiği hâl olarak tanımlamıştır.

Demir (2004:273)’e göre yönelme durumu adı eyleme bağlar ve genel olarak eylemin kendine yöneldiğini, yaklaştığını belirtir. Amaç ilgisi kurar. Yer ilgisi-önüne, içine, üstüne- kurar. Zaman ilgisi kurar. Belirteç görevli öbekler kurar.

Ergüzel ve diğerleri (2011: 92), adları fiillere bağlayan bir ek olduğunu belirttikten sonra kelime grupları ve cümlede fiilin yönünü gösterdiğini ve yaklaşma belirttiğini söylemektedir.

Ergin (2005:228) yönelme durumu için datif hâli ve yaklaşma hâli isimlerini kullanmıştır. Bu hâl ismin kendisine yaklaşma ifade eden fiillere bağlanmak için girdiği hâldir.

Korkmaz’a (2003: 280) göre ise, yönelme durumu, kelime gruplarında ve cümlelerde fiildeki hareketin yöneldiği adın içinde bulunduğu durumdur. Bir başka anlatımla, adı yönelme yaklaşma işlevi ile fiile bağlayan durumdur.

Dil bilimcilerin tanımlamalarından yola çıkılarak yönelme hâl ekinin cümleye yönelme, yer-yön gösterme ve yaklaşma anlamı kattığı görülmektedir. Yönelme hâl eki, cümlede dolaylı tümleç görevinde kullanılan hâl eklerinden biridir. Fiile sorulan "kime, nereye" sorularına cevap verir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...