Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Şiir Etkinliklerinin Kültürel İşlevi

    Yabancı bir dil öğrenmek sadece sözcük ve dilbilgisi öğretimi ile sınırlandırılamaz; çünkü yabancı bir dil öğrenmek, nesnelere yeni etiketler koymak biçiminde değerlendirilemez. Her dil dünyayı farklı biçimde yorumlar ve farklı değer sistemleri, algılama ve düşünme biçimleri geliştirir. Bunun sonucu olarak diller arasında sanatsal, toplumbilimsel, anlamsal ve edimsel açıdan kültür farklılıkları oluşur. Bu farklılıklar dile yansır ve dille yansıtılır. Yabancı dil öğrenen kişi kendini yabancı bir kültürün içinde bulur. Küreselleşme bağlamında çok kültürlülük kavramlarının vurgulandığı günümüzde, yabancı dil öğretiminde amaç, sadece dil yetisi değil iletişimsel yetiyi de geliştiren kültürel yetiyi kazandırmaktır. Bu düşünce de, yabancı dil öğretimine temel öğrenme ortamı sunan ders kitaplarında dilin kültürel boyutunun ağırlık kazandığı yazınsal metinlere yer verilmesini gerekli kılmaktadır. Ancak, bu görüş bağlamında amaca ulaşmak için bu metinler biçimsel ve içerikse yapılarının yeterli ve etkin biçimde irdelenebilmesini sağlayan çalışmalarla birlikte sunulmalıdır. Şiirler toplumların duygularını, düşüncelerini, dünyaya bakış açılarını az sözcükle, sözcüklere yükledikleri farklı anlamlarla, sanatsal bağdaştırmalarla ve imgeler yoluyla estetik dil kullanımını yansıtan nitelikleriyle yazınsal metinler içinde ayrı bir yere sahiptirler. Bu da dil öğretiminde şiir etkinliklerinin farklı çalışmalar yoluyla yapılmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı da; yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde kültür aktarımı bağlamında yazınsal metin türü olarak şiir çalışmalarını değerlendirmek ve kültür aktarımı bağlamında şiir odaklı öneri etkinlikler sunarak alana katkı sağlamaktır.

         Yabancı bir dil öğrenme gereksinimi, farklı milletlerden insanlarla iletişim içinde olma zorunluluğundan doğmaktadır. Farklı bir milletle iletişime geçmek farklı bir kültürle karşı karşıya kalmak anlamına gelmektedir. Bu durumda, yabancı dil öğretiminde yalnızca dilbilgisi ve sözcük bilgisi yeterli olmamakta; akıcı ve etkili bir iletişim için beden dili, milli değerler ve uzlaşımsal toplumsal kuralları içeren sosyokültürel öğeler de yabancı dil öğretim sürecine dahil edilmek durumunda kalmaktadır. Bu bağlamda, yabancı dil öğretiminde kültür, kültür aktarımı, kültürlerarası iletişimsel yeti gibi kavramlar ön plana çıkmakta ve artık yabancı dil dersleri bu bilgiler ışığında hazırlanmaktadır.

Dil; yalnızca göstergeler dizgesi olmayıp bir kültürü de beraberinde taşıyan bir olgu olduğundan yabancı bir dili öğretirken kültür unsuru da hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Aksi halde dil öğretimi mekanik ve sıkıcı olacaktır (Asutay, 2003). "Dil öğretilirken ait olduğu kültür göz ardı edilirse, öğrencilere anlamsız semboller yüklenmiş olunur ve öğrencinin yabancı bir dili konuşması, kendi kültüründeki kavramları farklı bir dille farklı sembollerle dile getirmesinden öteye geçemez (Özışık,2004:18)". Her dilin kendine ait simgesel ve dilsel göstergeleri vardır, bunları eğitim ortamının dışında tutmak, iletişimin aksaması gibi bazı problemlere dahi yol açabilmektedir. Akarsu'nun (1984:64) da ifade ettiği gibi, "Her dil farklı bir dünya görüşünün temsilcisidir ve yeni bir dil öğrenmek demek yeni bir görüş kazanmak demektir". Öğrenciler yeni bir dil öğrendikçe kendilerine yabancı olan bir kültürü de anlamlandırmaya çalışacaklardır. Bu anlama ve çözme çabası da öğrenciye düşünce zenginliği katarak dünyaya karşı farklı bir bakış açısı kazanmayı sağlayacaktır. Yabancı bir dili tam ve etkili olarak öğrenmek için dili, kültür içinde işleyen görünüşü ile öğrenmek gerekir. "Kültürel başkalıklar öğrencinin olaylara ve çevresine daha esnek ve hoşgörülü bakabilmesini sağlayacaktır (Dilidüzgün,1995:12) ". Bu ilkeler göz önüne alındığında yabancı dil öğretiminde hedef yalnızca anadil konuşmacılarının taklit edilmesi değil bu konuşmaların hangi bağlamlarda oluştuğunun farkındalığı ve özümsenmesi olmalıdır. Yabancı dil öğretimi, öğrenciler açısından ancak bu şekilde anlamlı hale gelmektedir. Ayrıca; bu bağlamda geliştirilen etkinlikler, yabancı dil öğrenmenin zor ve sıkıcı bir uğraş olma düşüncesini farklı bir yaşamı içselleştirme sezgisine ve zevkine dönüştüren ortamlar yaratacaklardır.

Yüzyıllardır dilin ne şekilde öğretilmesi gerektiği tartışılmış ve dil öğrenme gereksinimlerine de koşut olarak yeni yaklaşım ve yöntemler öne sürülmüştür. Dilbilim alanında dil olgusunun çözümlenmesi ve ruhbilimsel alanında öğrenmenin nasıl gerçekleştiği üzerine yapılan çalışmalar ve bu çalışmaların dil öğretimi alanına yansımasıyla ortaya yeni yöntem, yaklaşım ve teknikler çıkmıştır. Yabancı dil öğretiminde belli bir yönteme bağlı kalmak dil bilmciler tarafından uygun görülmemiştir (Aykaç,2015:161) Dilde yapıdan çok iletişimin önem kazanmasıyla, 80'li yıllarda, kültürlerarası iletişim kavramı çerçevesinde yeni bir aşama olarak kültür kuramı geliştirilmiştir. Bu bağlamda, "yabancı dil derslerinde bilinçli ya da bilinçsiz olarak iki farklı kültürün karşı karşıya gelmesi, her yabancı dil dersini kültürlerarası bir diyalog olarak öngörmektedir (Asutay,2003:27)". Kültürlerarası bu buluşmalarda temel amaç, ortaya çıkabilecek çatışmaları önleyebilmek adına karşıdakini önyargısız benimseyebilen ve farklılıkları kendi kişisel gelişimi bağlamında kullanabilecek bireyler yetiştirmektir (Polat,2008:253). Karşı kültüre duyulan tüm önyargıları kaldırmak, onu tanımaya, anlamaya çalışmak insanların öncelikle kendilerini tanımasını, birbirlerinden farklı olduklarını kabul etmelerini ve bunun sonucu olarak da birbirlerine saygı göstermelerini sağlar. Yabancı dil öğretimi süreçlerinde kültür öğretimi dil öğretimi ile paralel yürümektedir (Yıldız,2015:989). Kültür öğretiminin amacı yabancı kültüre aşina olmaktan çıkmış, kültürel farkındalık ve kültürlerarası iletişimsel yeterliliği kazandırma olarak değişmiştir. Kültürlerarası iletişimsel yeterlilik, başka dilsel kültüre sahip insanlarla, onların dillerinde etkili ve uygun bir biçimde iletişim kurma becerisidir. Gökmen'e (2005) göre,alanda bu kavramla aynı anlama gelen küresel edinç (global competence), uluslararası edinç (international competence), çoklu kültürel edinç (multicultural competence) terimleri de kullanılmaktadır.

Kültür kavramının giderek önem kazanmasıyla yabancı dil öğretiminde meydana gelen bu değişimler farklı yöntemlerin ve tekniklerin kullanılması ihtiyacını doğurmuştur. Artık dil yapılarının birbirinden kopuk ezber ifadeler biçiminde değil de bir bağlam içerisinde verilmesi benimsenmiştir; çünkü bu yapılar iletişimsel bir gereksinimden doğmuşlardır ve bağlam içinde bir işlev kazanmaktadırlar.Dil öğretimnde kültür bir odak noktası olmadığı sürece, öğrencilerin tam anlamıyla iletişim kurması mümkün değildir (Ökten ve Kavanoz,2014:847) Dilin bağlam içinde kullanılmasıyla metinler oluşur. Dil yapıları tek başlarına kullanıldıklarında iletişimsel bir değer taşımazlar, metin içinde bir anlam kazanırlar. Bu nedenle; ne sözcük ne de tümce, iletişimin birimi metindir. Dilin bağlam içinde öğretilmesi için de metinlerden yola çıkılması gerekmektedir. Bu düşünce doğrultusunda, dil öğretiminde metin bilgisi ve metin türlerinin özelliklerini irdeleyici çalışmalar önem kazanmaktadır ve metinler dil öğretimi için ortam oluşturmaktadırlar. Dilidüzgün'e (2010:13) göre, "bir dili kullanabilmek demek, yalnızca yapıları ezberlemek anlamına gelmez, bu yapıların hangi durumlarda ve nasıl kullanılacağının da bilinmesi gerekmektedir". Bu nedenle, dil öğretiminin, özellikle de kültür aktarımının bir bağlam içerisinde sunulması gerekmektedir. Bu amaca hizmet eden en etkili ders kaynakları da metinlerdir.

Dil öğretimi açısından büyük bir öneme sahip olan metinler, kurma (özel) ve özgün metinler olarak ikiye ayrılmaktadır. Kurma metinler, dil yapılarının zorlamasıyla oluşmuş metinlerdir. "Kurma metinlerin bildirişim bağlamında kullanım olanağı çok azdır ve gerçekliğini yitirmiştir. Metinlerin içinde bulunan dilsel yapılar da hedef dili konuşan kişilerin kullandığı doğal yapılar değil belli bir dilbilgisi yapısının yoğunlaştığı yapay yapılardır (Tapan,1989:184)". Demircan'a (2005:100) göre kurma metinler, "gerçek yaşam ile doğrudan özdeş olmayan, bunu yansıtmayı amaçlamayan özgöndergeli ve okuyucuya doğrudan eyleme dökülmeyecek yaşantı örnekleri sunan" metinlerdir. Bir diğer metin türü olan özgün metinler ise Demircan'ın (2005:100) ifade ettiği gibi "gerçek yaşam ile özdeş, okura/alıcıya gerçek dünyada yararlı olabilecek edimsel bilgileri sağlamaya yönelik" metinlerdir. Özgün metinler, üretildiği toplumda sosyal bir amaca hizmet etmek için yazılmış metinlerdir ve yabancı dili öğrenen kişiye gerçek dil kullanımlarını yansıtırlar.

Günümüzde yabancı dil öğretiminin amacı kültürler arası bildirişimsel edinci kazandırmak olduğuna göre öğrenene sunulan her bir birim gerçek yaşamla özdeş olmalıdır, ancak bu sayede öğrenilen dilin nasıl kullanıldığının farkına varılabilmektedir. Bu bakış açısıyla metin türleri değerlendirildiğinde özgün bir metin türü olan yazınsal metinler bir kültüre özgü değerler oldukları için kültür yetisini geliştirmede oldukça etkindirler. Köse de (2006:167) yazınsal metinlerin sınıf ortamında kullanılmasını kültür aktarımı bağlamında en iyi "değiş -tokuş" etkinliği olarak değerlendirmiştir. Yazınsal metinler, yabancı dil öğretimine yeni bir boyut kazandıran özgün metinler grubuna dâhil olmakla birlikte roman, şiir, masal, trajedi gibi alt türleri kapsamaktadır. Her bir yazınsal metin türü kendi içerisinde farklı dilsel, biçimsel ve anlamsal nitelikler barındırmakta ve bu gerçeklik dil öğrenme sürecine zengin bir girdi sağlamaktadır.

          Yazınsal metin türleri karşılaştırıldığında diğerlerinden farklı olarak şiir ön plana çıkmaktadır. J. L. Jaubert'e göre, şiiri düz yazıdan ayıran, bir şeyi daha iyi ve farklı bir biçimde belirtmesi değil daha fazla ve daha farklı bir şey söylemesidir (akt. Aksan, 2003:18) yani şiir, diğer metin türlerinin aksine kısa ve özdür; fakat bu kısa kavramının içine pek çok anlam sığdırılmaktadır. Özdemir'e (1983:36) göre "yazınsal türlerin hepsi şiirden doğmuştur". İnsanoğlunun günlük konuşma diline büyülü anlamlar yüklemesi ve onu yüceltmesi ilk şiirin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...