Türkçe Öğretmek Amacıyla Yazılmış Bir Eser "Kitâb-ı Türkiyat Dili"

Türkler, Orta Asya'dan batıya doğru yayılmaya başladıktan sonra yeni coğrafyalarla, yeni kültürlerle, yeni dillerle etkileşime geçmişler ve aynı zamanda Türk kültürü ve dilini de farklı milletlere tanıtmışlardır. Milletlerin farklı yönleri ile birbirlerini anlamalarının ve iletişime geçmelerinin en etkin aracı dildir. Bundan dolayı tarihin her döneminde milletlerin birbirleriyle iletişiminde yabancı bir dilin öğrenimi ve öğretimi önemli yer tutar. Bu ihtiyaç, günümüzdeki modern dil öğretim yöntemlerine gelene kadar, tarihi süreç içerisinde bazen dilbilgisi kitaplarıyla, bazen sözlüklerle, bazen de pratik konuşma kitapları ile giderilmeye çalışılmıştır.

Üzerinde çalışma yapılan eser de Boşnaklara Türkçe öğretmek amacıyla yazılmış dilbilgisi özellikleri içeren küçük bir sözlüktür. Bu çalışma, temel olarak üç bölümden oluşur. İlk olarak, konunun daha iyi anlaşılabilmesi için yabancılara Türkçe öğretimi ile ilgili, Divan-ı Lügati't-Türk'ten başlayıp Osmanlı'nın son dönemine kadar yazılan belli başlı eserler hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra, eserin genel, kültürel ve dilbilgisi özellikleri ayrıntılı bir şekilde ortaya konmaya çalışılmıştır. Son kısımda da eserin tamamı Latin alfabesine aktarılarak verilmiştir. Eserde geçen bazı Türkçe sözcüklerin Boşnakçada bugün hâlâ kullanımda olduğu ve eserin yazıldığı dönemin kültürünü ve dil özelliklerini yansıttığı sonucuna varılmıştır.

Türkçenin yabancı dil veya ikinci dil olarak öğretimi her geçen gün önem kazanmaktadır. Yurt içi ve yurt dışında yabancılara Türkçe öğretimi ile ilgili olarak özellikle üniversitelerde TÖMER tarzı kurumların sayısı artmıştır. Bu konuda yapılan çalışmalar da iki gruba ayrılır. Birincisi, ağırlıklı olarak Türkiye'ye gelip burada okumak isteyen öğrencilere verilen Türkçe öğretimi, ikincisi de yurt dışında farklı sebeplerle Türkçe öğrenmek isteyenlere verilen öğretimdir. Her iki grupta da ortak unsur Türkçeye olan talep ve ilgidir. Bu istek, günümüzle sınırlı olmayıp, tarihî süreç içerisinde her zaman kendini göstermiştir. Bunun her dönemde birbirine benzer veya farklı sebepleri olmakla birlikte, ortak olan unsur bu taleplere değişik eserlerle karşılık verilmeye çalışılmasıdır. Türkçe öğretmek amacıyla yazılıp, yabancılara Türk dilinin özelliklerini anlatan Divan-ı Lügati 't Türk'ten, günümüzde hazırlanan modern dil öğretim setlerine kadar her eserin kendi dönemine ait özellikleri vardır.

Türk dilinin Balkan dillerini sosyal ve edebî anlamda etkilemesi Osmanlı ile başlamıştır. Osmanlı'nın Balkanlardaki iskân politikası Türkçenin de bu bölgede etkin olmasını sağlamıştır. Osmanlı'nın Balkanlara yerleştirdiği Türkler aracılığı ile bu coğrafyalarda Türk dili konuşulmaya başlanmıştır. 15. yüzyılın başlarından itibaren Türkler, yeni bir sosyal düzen kurmuşlar ve Balkan halklarının maddi ve manevi kültürlerinde derin izler bırakmaya başlamışlardır. (Kırbaç & Kırbaç 2007: 50) Bugün hâlâ Türkçe Balkan milletleri tarafından en çok konuşulan yabancı dillerden biridir. (Arslan 2012: 183)

Bu makalenin konusunu teşkil eden Kitab-ı Türkiyat Dili adlı eser de Boşnaklara Türkçe öğretmek amacıyla yazılmış bir kitapçıktır. Eser, ağırlıklı olarak bir sözlük özelliği taşısa da içerisinde çekimli isimler ve fiiller gibi dilbilgisi özellikleri taşıyan kelime ve kelime gruplarını da barındırır. Yazarın, bu kitabı Türkçe öğretmek amacıyla yazdığı kitabın son cümlesinden anlaşılır: "İnşâTlah Tür[k]çe ögrenelüm.- Naucit cemo Turski inşallah."

1.1.      Yabancılara Türkçe Öğretiminin Tarihsel Süreci 1.1.1.    Divânü Lugati't-Türk

Kaşgarlı Mahmud tarafından 1074 yılında tamamlanan eser, yabancılara Türkçe öğretiminde bilinen ilk eser olarak kabul edilir. (Melanlıoğlu 2008: 475) Eserin yazılış amacı Araplara Türkçeyi öğretmektir. Kaşgarlı eserini, o dönemin Arapça sözlük tertibindeki Arapça kelime sınıflandırmalarına (hemzeli, salim, şeddeli, üçlü, dörtlü gibi) göre düzenlemiştir. Türk dilini öğrenmek isteyenler, Arapça sözlüklerde bir sözcüğü nasıl bulabiliyorsa bu sözlükte de o şekilde bulabilir. Eserde o dönemin Türk kültürünü yansıtan birçok kelime bulunur. Bu kelimeler öğretilirken aynı zamanda bir kültür aktarımı da gerçekleştirilmiştir. Kaşgarlı, özellikle sık ve yaygın kullanılan kelimeleri almış ve bunların da farklı karşılıkları varsa öncelikle bilinmesi gereken anlamını verdiğini ifade etmiştir. Divân-ı Lügati't-Türk, Kaşgarlı Mahmud'un varlığı bilinen fakat henüz ortaya çıkartılamayan diğer bir eseri Kitâbü Cevâhirü'n-Nahv fi Lügati't-Türk ile birlikte sözlük ve dilbilgisi kitabından meydana gelen bir Türkçe öğretim seti olarak düşünülebilir. (Zorbaz 2013: 159)

  1. Ed-Dürretü'l-Mudiyye fi'l-Lügati't-Türkiyye
  2. Kitabü'l-ldrâk li-Lisâni'l-Etrâk
  3. Muhakemetü'l-Lügateyn
  4. El-Kavâninü'l-Külliyye li Zabti'l-Lügati't-Türkiyye

Eserin yazarı belli değildir. 13. yy'da Memlükler döneminde yazılmıştır. Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmış, 24 bölümden oluşan ayrıntılı bir eserdir. Son bölüm pratik konuşma klavuzu şeklinde tertip edilmiştir. Bu bölümde, günlük hayatta kullanılan iki yüzden fazla cümle ve bunların anlamları yer alır. Eser, bu yönüyle benzer sözlüklerden ayrılır. (Ercilasun

2004: 394)

Döneminde kullanılan temel kelimeleri ve cümleleri içeren eser, yabancı birinin şehre indiğinde iletişim kurabilmesi amacıyla yararlanabileceği bir eserdir. Türkçe öğretim ilkelerinden genelden özele ve özelden genele ilkeleri kullanılarak oluşturulan eserdeki kelimeler, okuyucunun zihninde bir sıralamaya gitmesini sağlamaktadır. (Zorbaz 2013: 161) Daha kolay öğrenilmesi için eser oluşturulurken sözcükler konularına göre tasnif edilmiştir. Bu yönüyle eser tematik bir özellik arz eder. (Tiryaki2011: 5)

1312 yılında Esirü'd-din Ebu Hayyân tarafından yazılmıştır. Dil bilgisi ve sözlük olarak iki ana kısımdan oluşur. Dil bilgisi kısmı kendi içerisinde morfoloji ve sentaks olarak iki başlık altında toplanmıştır. (Demirci 2003: 54) Sözlük bölümünde yaklaşık 3500 sözcük bulunur. Eser Türkçeyi basit bir şekilde öğretmeyi amaçlamıştır. Ayrıca bu eserde, daha çok ticaret yaparken kullanılan sözcüklerin öğretildiği bölümlerde mevcuttur. (Bayraktar 2003: 63)

Ali Şir Nevai tarafından 1499 yılında yazımı tamamlanmıştır. Nevai, Türkçe ile Farsçayı karşılaştırarak Türkçenin de Farsça kadar üstün bir dil olduğunu ortaya koymaya çalışmıştır. Türkçe ile Farsçayı ses ve yapı yönünden değerlendirerek Farsların Türkçe öğrenmesine yardımcı olmuştur. Türkçe sözcüklerin Farsça karşılıkları verilmiştir. Ayrıca örnek cümlelerle Türkçenin söyleyiş ve anlatım zenginliğine de vurgu yapılmıştır. (Aksan 1978: 42-49) "Eserde, yabancı dil öğretimi olarak dil bilgisi çeviri yöntemi ve tümevarım metodu kullanılmıştır. Türkçe ve Farsçanın kavramlar bakımından karşılaştırıldığı bu çalışmada akademik Türkçe öğretimi amaçlanmıştır."(Arslan 2012: 171)

Araplara Kıpçak Türkçesini öğretmek amacıyla 15.yy'da Arap biri tarafından yazılmış bir eserdir. Sözlük olmamasına rağmen, dil bilgisi kısımlarında kelime listeleri mevcuttur. Eser, isim, fiil ve ekler olarak üç kısma ayrılmıştır. (Ercilasun 2004: 393) Aşağıdaki ifadelerden yazarın Türk olmadığı, fakat Türkçeyi iyi derecede bildiği anlaşılmaktadır: "

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...