• Yabancılara Türkçe Öğretimi
  • Yabancılara Türkçe Öğretimi Ders Kitaplarından Hitit 1 Ve Yeni Hitit 1'deki Dilbilgisi Sunumu Ve Alıştırmalarının Karşılaştırılması

Yabancılara Türkçe Öğretimi Ders Kitaplarından Hitit 1 Ve Yeni Hitit 1'deki Dilbilgisi Sunumu Ve Alıştırmalarının Karşılaştırılması

Son yıllarda Türkçeye olan ilginin çeşitli nedenlerle artmasıyla Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanı daha çok önem kazanmaya başlamıştır. Ancak bu artan ilgi beraberinde alandaki pek çok konuda daha derinlemesine çalışmalar yapılması gereksinimi de getirmiştir. Bu konulardan birisi de alanda yazılmış ders kitaplarının incelenmesidir. Ders kitapları öğretim sürecinde hem öğretmen hem de öğrenci için en önemli kaynaklardan birisidir. Bu nedenle, ders kitaplarının büyük bir titizlikle hazırlanması gerekir. Ankara Türkçe Öğretim Merkezi (TÖMER) tarafından hazırlanmış olan Hitit serisi kitapları hem Türkiye'de hem de yurtdışındaki kurumlarda kullanılmaktadır. 2000 yılından bu yana kullanılmakta olan Hitit Yabancılar İçin Türkçe seti yaklaşık üç yıl süren bir çalışmayla Yeni Hitit adıyla Avrupa Konseyi'nin yayınladığı "Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı"nın(Common European Framework of Reference for Languages)ölçütleri göz önünde bulundurularak yeniden hazırlanmıştır. Bu çalışma yabancılara Türkçe öğretimi amacıyla yurt içinde ve dışında kullanılan Hitit ve Yeni Hitit serisinin ilk kitaplarının dil bilgisi konularını ve alıştırmalarını işleyişleri açısından karşılaştırıp Hitit serisindeki kitapların dil bilgisi öğretimi anlayışında gerçekleşen değişimi ortaya koymayı amaçlamıştır.

Dil bilgisi, birçok araştırmacı tarafından genel olarak dilin işleyişini, düzenini ve dilin kurallarını inceleyen ve bunları açıklamayı amaç edinen bir bilim dalı olarak tanımlanmaktadır (Koç ve Müftüoğlu, 1998; Thornbury, 2001; Williams, 2003; Demirel ve Şahinel, 2006; Karadüz, 2007). Dilbilgisi öğretiminde geçmişteki uygulamalara bakıldığında dil öğretiminde öğrencilere dil bilgisi bağlamında bir dizi kural öğretilip onların bu kuraları öğrenip uygulamalarının beklenildiğini görülmektedir. Bu uygulamanın da çok etkili bir yöntem olmadığı öğrencilerin dil bilgisi kurallarını çok iyi bilmelerine rağmen hedef dili sözlü iletişimde kullanmakta zorluk çekmelerinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle günümüzde eğitimde benimsenen "yapılandırıcı" yaklaşımla birlikte dil bilgisi öğretimi de ayrıntılı olarak ele alınmış ve böylece dil bilgisi öğretiminin yöntem ve süreçleri yeniden belirlenmiştir. Bunun en temel nedeni de bireylerin yeni öğrenme süreçlerinde dil bilgisinin sadece bir iletişim aracı olarak değil aynı zamanda dili tanıma ve öğrenmenin konusu olmaya başlamasıdır. Çünkü dil bilgisi bir dili doğru kullanmak ve geliştirmek için gereklidir (Güneş, 2013,s. 72).

Geçmişten günümüze yabancı dil öğretiminde çeşitli yaklaşımlar ve yöntemler uygulanmıştır. Bu yaklaşımlar uygulamaları bakımından birbirinden farklı özellikler taşımaktadır. Dil öğretiminde ilk olarak geleneksel yaklaşımlar benimsenmiştir. Geleneksel yaklaşımda dil bilgisi kuralları ve kelime öğretimi dil öğretiminin en önemli unsurları olarak görülmekteydi. Günümüzde ise dil öğretiminde öncelik, iletişim kurma ve dilin günlük yaşamda kullanılmasına verilmeye başlanmıştır (Richards ve Rodgers, 2001; Savignon, 2007). Geleneksel yaklaşımın dil bilgisi vurgusu yerine, etkili iletişim kurma becerilerine öncelik verilmiştir. Günümüzde dil artık bir sosyal etkileşim aracı olarak görüldüğünden bireyler de toplumda çeşitli rol ve görevleri yerine getiren "sosyal aktörler" olarak değerlendirilmektedir (Güneş, 2013, s. 79). Böylece, iletişimsel yaklaşımın ölçütleri doğrultusunda dil bilgisi öğretimi süreci sadece dil bilgisi kuralarının aktarımı olmaktan çıkıp, öğrencilerin eğitim sürecine çeşitli etkinlik, görev ve projelerle dâhil edilmeye başlandığı etkileşimli bir hal almaya başlamıştır.

Yabancı dil öğretimindeki bu değişimin sonucu olarak bugün yabancı dil öğretimine yönelik hazırlanan materyallerin iletişimsel yaklaşımı göz önünde bulundurarak hazırlanmış olduğu görülmektedir. Dünya çapında Fransızca öğretimi için kullanılanLe Nouveau Taxi Methode de Francais, Almanca öğretimi için kullanılan EM Neu Deutsch als Fremdsprache ve İngilizce öğretimi için kullanılan New Headway English bunlardan bazılarıdır (Köse, 2013, s. 2). Bu kitaplar, iletişimsel yaklaşımı temel alan, yabancı dillerin öğretimi ile ilgili bir başvuru kitabı olan "Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve  Programı"  (Common  European  Framework  of Reference for Yabancılara Türkçe Öğretimi Ders Kitaplarından Hitit 1 ve Yeni Hitit 1 'deki 139 Dilbilgisi Sunumu ve Alıştırmalarının Karşılaştırılması Languages) ölçüt alınarak hazırlanmıştır. Avrupa Konseyi tarafından belirlenen "Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı", yabancı dil ve ikinci dil öğretimi ve öğrenme düzeylerinin gösterildiği bir tablo ve dil yeterliliği ölçütlerini içermektedir (Kefeli, 2008, s. 37). Bu program yabancı dil öğretimini "Öğrenen Özerkliği, Kendini Değerlendirme ve Kültürel Çeşitlilik" olmak üzere üç açıdan ele almaktadır. Bu üç kavramı hayata geçirmek için ise "Avrupa Dil Portfolyosu" (European Language Portfolio) ortaya konmuş ve ortak bir uygulama sağlanmaya çalışılmıştır (Glover, Mirici ve Aksu, 2005).

Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi (TÖMER) tarafından hazırlanan Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe ders kitabının önsözünde de Avrupa Konseyi'nin "Avrupa Dilleri Öğretimi Ortak Çerçeve Programı" doğrultusunda hazırlandığı belirtilmiştir. İletişimsel yaklaşımla yabancı dil öğretiminde dil bilgisi öğretimi geleneksel dil bilgisi öğretim yöntemlerinden farklılık göstermektedir. Geleneksel dil bilgisi öğretimindeki gibi konuları arkaya sıralamak yerine, öğretilecek yapının diğer becerilerle de desteklenerek anlamsal bir bütünlük içinde verilmesi ve sezdirme yapılması çok önemlidir. Yabancı dil olarak Türkçe öğreten kitaplarda dilbilgisi öğretiminin çağdaş yaklaşım ve yöntemlere göre hazırlanması gerekmektedir. Bu noktadan yol çıkarak, bu çalışmanın amacı, yabancılara Türkçe öğretimi amacıyla kullanılan Hitit ve Yeni Hitit serisinin ilk kitaplarının dilbilgisi sunumu ve alıştırmalarını incelemek ve hem yurt içinde hem de yurt dışında ders materyali olarak kullanılan Hitit serisindeki kitapların dil bilgisi öğretimi anlayışında gerçekleşen değişimi ortaya koymaktır.

1. Geleneksel ve Yeni Dil Bilgisi Öğretimi

1970'li yıllardan önce dil bilgisi öğretimi dil öğretiminin başlıca unsuru olarak görülmekteydi; çünkü dil bilgisi kurallarını bilmeden dil öğrenmenin imkânsız olduğuna inanılıyordu. Bu anlayışın altında "yapısalcı" yaklaşım yatmaktadır. Önemli olan gözlemlenebilir davranışlardır ve bu nedenle de şekil önemlidir ve anlam ikinci planda kalmıştır. Bu anlayışla yapılan dil eğitiminde öğrencilerin dilin yapısıyla ilgili gereksiz ayrıntılara girmek zorunda kaldıkları görülmüştür (Rama ve Agullö, 2012, s. 180). Bu da geleneksel yöntemle dil bilgisi öğretiminde okuldaki en başarılı öğrencilerin bile zorluk çekmelerine neden olmuştur. Geleneksel yaklaşımla dil bilgisi öğretiminde, öğrencilerin dilin mantığını keşfetmeye değil kurallarını ezberlemeye yönlendirildiği, zihinde kalıcı etkinliklere yer verilmediği, yapay bir ilerlemenin gerçekleştiği, öğrenci psikolojisine dikkat edilmediği ve dil bilgisi korkusunun oluşturulduğu vurgulanmaktadır (Güneş, 2013, s. 89). Ayrıca geleneksel dil bilgisi öğretiminde öğrencilere çok sayıda dil bilgisi teriminin öğretildiği de gözlenmektedir. Ders kitaplarında çok sayıda dil bilgisi teriminin olması, öğrencilerin bunları karıştırmasına ve öğrenmekte zorluk çekmesine neden olmaktadır (Güneş, 2013, s. 89). 

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...