Kazak Mekteplerinde Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi

            Türkçenin sistemli bir şekilde öğretimi, bildiğimiz kadarıyla yabancılara dil öğretimiyle başlamıştır. Ana dili öğretimi olarak ele alınması bundan sonradır. Yabancı dil öğretiminin çok eskilere uzanan bir tarihi vardır. Bu tarih Kaşgarlı Mahmud'un Divanü Lugat-it Türk'ü ile başlar. Bu eser Günümüzden 900 yıl önce büyük davalarla, Türk dilini ortaya koymak, savunmak, öğretmek için hazırlanmıştır. Kaşgarlı'nın başlıca çabası Türkçeyi öğretecek temel araçlar hazırlamak olmuştur [1, 96-103]. Bütün bu gayretlere sebep, yine yabancı dil ve kültürlerin etkisidir. Bir tepkiden doğmuştur diyebiliriz. Divanü Lügat-it Türk'ün temel birkaç özelliğini ise Köprülü şöyle ifade eder "...Bu sadece bir lügat değil,...Türk lehçeleri ve lehçelerin ses özellikleri, şekil bilgisi, kelimeler hakkında uzun uzun incelemeler yapılacak bir bilgi kaynağıdır. Tarihi coğrafya, tarih, mitoloji folklor bakımından emsalsiz bir vesikalar hazinesidir" [2, 42]. Dil öğretimi açısından bu özelliklerin ne anlama geldiği iyi bilinmektedir. Kaşgarlı'dan sonra dil öğretiminin günümüze kadar ciddi bir şekilde ele alındığı söylenemez.

             Mehmet Hengirmen, "Türkiye'de Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğreten Kurumlar ve Eğitim Araçları" adlı makalesinde yabancılara Türkçe öğretiminde karşılaşılan problemlerin temelinde, Türkçe'nin problem ve sıkıntılarını; hangi kural ve yöntemler çerçevesinde dil öğretiminin yapılabileceğini belirleyen bir dil akademisinin Türkiye'de olmayışının yattığını belirtir [3, 19]. Yusuf Çötüksöken "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi" adlı makalesinde Türkçeyi öğreten kişilerin yeterince profesyonel olmadıklarını belirtmiştir. Yabancılara Türkçeyi öğreten ders kitaplarının yeterli olmayışından ve değişen, gelişen dil öğretim yöntemlerinin takip edilemiyor olmasından yakınmıştır [3, 43]. Aslında bu problem de yine Türkiye'de bir dil akademisinin olmayışından kaynaklanır. Yabancılara Türkçeyi öğreten kadronun genellikle eğitimden geçmemiş kişiler olması ve bunların bu görevi geçici olarak üstlenmeleri Türkçe öğretim işinin bilinçli bir şekilde yapılamayışına neden olması bir başka problemdir.

Yabancı öğrencilerin dil öğrenimini zorlaştıran bu dış faktörler dışında öğrencilerin kendi anadillerinden kaynaklanan farklılıkların yarattığı zorluklara değinmek bizim asıl sorunumuz olarak karşımıza çıkmaktadır.

Yabancı dil öğretiminin temel hedefi diğer kültürlerle yakınlaşmak, farklı kimliklere karşı tolerans geliştirmek, öğrenilen dile ait kültürel zenginliklerin diğer toplumlara aktarılması ve paylaşılmasıdır.

2005 yılından itibaren planlı olarak Kazakistan Eğitim Müfredatı'nda yer almasıyla Türkçe, Kazak mekteplerinde seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmıştır. Türkçe 5.sınıftan itibaren seçmeli ders olarak seçilebilmektedir. Şuan Türkçe 3 kurda öğretilmektedir.

1-     Temel kur bu düzeydeki temel hedef öğrencinin günlük ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde Türkçe'yi kullanabilmesidir.

2-     Orta kur bu düzeyde hedef çevreyle iletişim kurabilme, soyut konulardan konuşabilme, Film, sinema, tiyatro izleme ve anlama hedeflenmektedir.

3-     Yüksek kurda öğrencinin çok rahat bir şekilde konuşabilmesi, ülke sorunları hakkında fikir alışverişi yapabilmesi gerekmektedir


Dört basamaktan oluşan (Dinlediğini anlama, konuşma, okuduğunu anlama ve yazma) dil yetisine ek olarak modern yaşamın gerektirdiği insansız iletişim kurmaya yardımcı olacak dikte ve kompozisyon etkinliklerini içerebilmelidir.

Öğretmen Türkçe'nin öğrenilmesi kolay bir dil olduğuna öğreniminin tâ başından beri öğrencileri inandırmalı,Türkçe'nin öğrenilirken sevilmesi, öğretilirken de sevdirilmesini amaç edinilmelidir. Ayrıca öğretmenin açık görüşlü, sabırlı, yenilikçi, çalışkan, kültür çatışmalarından korkmayan, entelektüel bir bilgi birikimine sahip, örnek davranışlarda bulunan, dil öğretim metot ve tekniklerinde yetkin olması gerekir.

Kazak Mektepleri'nde öğrenciler Türkçeyle yakından ilgilenmektedirler Çünkü Türkçe'yi öğrendikçe Kazakça ve Türkçe arasındaki benzer kelimelerin çokluğunu görmekte ortak dilimizin, kültürümüzün temelde bir olduğunu hissedebilmektedirler. Bu dil birlikteliği zaman zaman yanlış kullanımlara sebep vermektedir. Mehmet Ali YILMAZ Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesi Arasındaki Yalancı Eşdeğerlilik adlı makalesinde Kazakça ve Türkçe arasında aynı seslendirilişe sahip çok sayıda kelimenin olduğunu fakat kimi ses olayları sebebiyle veya aynı köke bağlı bir kelimenin bazılarının anlam daralması, anlam genişlemesi ya da anlam değişmesi sonucu iki dilde farklı kullanıldığını söylemekte ve bu durum Türkçe öğrenen Kazaklar arasında kimi zaman yanlış kullanımlara sebep verdiğini belirtmektedir [4, 131-140]. Bu makalede bu tür kelimelere örnekler verilmiş olup, dikkat çekilmiştir. Örneğin: Anlam değişmesine örnek verecek olursak "kaldır-" fiili Türkiye Türkçesinde "yerinden almak" anlamındayken Kazak Türkçesinde "bırakmak" anlamında kullanılabilmektedir. Ses olayı sonucu anlam farklılığı oluşturan kelimelere örnek olarak "aşık" (KT:açık) (TT sevalı);Yabancı dilden alınan sözcüğün iki dilde farklı manada kullanılmasına ise "para" (KT:rüşvet) (TT banknot) örneğini verebiliriz. İşte öğrencilere bu sözcükler verilip bunların doğru olarak kullanılması çalışması yaparak yanlış öğrenme engellenebilir. Diller arasındaki yapı benzerliğinin olumsuz etkisi bertaraf edilebilir.

Aynı şekilde eklerdeki yanlış kullanım sıkça karşımıza çıkan bir durumdur. Birbirine benzeyen fakat farklı kullanımları bulunan eklerin öğretilmesinde ve günlük hayatta kullanılmasında sorun çıkmaktadır. Öğrenci "Belirtme durum ekini -I'yı kullanırken Türkiye Türkçesinde olmayan ve Kazak Türkçesinde bulunan "-DI"lı yada "TI"lı şekillerini kullanabilmektedir. Örneğin Türkçe bir cümle kurarken "O kitaptı bana ver." diyebilmektedir. Bu tür yanlış kullanımların üzerinde çokça durularak ve doğru kullanımıyla ilgili örnekler verdirerek sorun çözülebilir.

Mekteplerde Türkçe öğretimi'nde mevcut sınıf üçe bölünerek ders yapılmaktadır. Bir grupta öğrenci sayısı en fazla 9-10 kişi olmaktadır. Bunun en büyük faydası öğrenciyle birebir etkileşim kurabilmek, karşılıklı diyaloglarda bulunabilmek ve hataları anında düzeltmektir.

Türkçe öğretiminin etkili olabilmesi için derslerde tek bir yöntem ya da teknik değil birden çok yöntem kullanmaya önem verilmelidir. Özellikle Türkçe programında yer alan hedeflerin gerçekleşmesi ve programda öngörülen bilgi, beceri ve tutumların öğrencilere etkili bir biçimde kazandırılabilmesi için Türkçe öğretmenlerinin yöntem zenginliğine sahip olması gerekir. Anlatma, Tartışma, Gösterip Yaptırma, Soru-cevap, Gösteri, Rol Yapma, Drama, Benzetme, İkili ve Grup Çalışmaları yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler grubun seviyesine göre farklılık gösterebilir. Türkçe öğretiminde Temel seviyede yaygın olarak kullanılan yöntemler anlatma, tartışma ve gösterip yaptırmadır. Bilgi düzeyindeki hedefleri gerçekleştirmek için anlatma, kavrama düzeyi için tartışma, uygulama düzeyi için de gösterip yaptırma yöntemine daha çok yer verilmektedir.

Günün koşullarına uygun bir öğretim dizgesi oluşturmanın önemli bileşenlerinden biri de öğretim materyalleridir. Bir dili yabancı dil olarak öğretebilmek, o dile ilişkin yetkin bilgiler içeren öğretim araç gereçlerinin varlığıyla yakından ilgilidir. Öğretim araç gereçlerinin yerinde kullanımı dil öğretiminin en önemli noktalarında biridir.


Türkçe dersi öğretiminde anlatım yöntemi daha çok sunuş yoluyla öğretme yaklaşımında ve bilgi düzeyindeki davranışların kazandırılmasında kullanılır.Bu yöntem en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntemin verimliği öğretmenle doğrudan alakalıdır. Çünkü burada aktif olan öğretmendir. Öğrencilerin derse dikkatinin çekilmesi zaman zaman espri ve şakaların yapılması burada olduğunca öğrencinin dersin içine çekilmesi öğrenmeyi kalıcı hale getirmektedir. Bu yöntemin kullanımında mümkün olduğunca görsellerden yararlanılması,görsel araçların kullanımına önem verilmelidir. Temel kurda görsellerin kullanımı son derece önemli yer tutmaktadır. Çünkü bu düzeyde öğrenci gördüğünü daha iyi öğrenmektedir. Hiç Türkçe bilmeyen bir öğrenci için görsel bir araç yeni öğrendiği bir kelimeyle bütünleştirilerek zihinde anlamlı bir yer tutar. Bu da öğrenmeyi kalıcı hale getirir. Bütün yabancı dillerin öğreniminde olduğu gibi, Türkçe'nin öğreniminde de yineleme, defalarca ve yüksek sesle tekrarlama son derece önemlidir. Bu şekilde öğrencilerin telaffuz problemleri ortadan kaldırılmaktadır. Öyle ki bir süre sonra kelimeler öğrencinin ağzından kendiliğinden dökülmektedir.

Tartışma, bir konu üzerinde öğrencileri düşünmeye yöneltmek, iyi anlaşılmayan noktaları açıklamak ve verilen bilgileri pekiştirmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Burada öğretmen öğrenci etkileşimi ön planda olduğu için, Öğrencilere geçmiş yaşantılarından örnekler verme, kendini ifade etme olanağı sağlar. Buradaki en önemli nokta öğrencilerin düşünce ve görüşlerini rahatça söylemelerine imkân sağlanmalı sınıfta diğer öğrencilerin arkadaşlarını dinlemeleri ve tartışmaya katılmaları sağlanmalıdır. Konuşma hataları anında düzeltildiği için aynı hatayı diğer öğrencilerin yapmasının önüne geçilmiş olur. Öğrenci odaklı bir öğretim türüdür. Burada öğrenci odaklı öğretimden amaç öğrencinin dersleri işlemesi değil, aktif olarak derse katılmasıdır. Şöyle ki; "şimdiki zaman"ı öğrenen öğrenci, öğretmenin şimdiki zaman'da sorduğu sorulara cevap vermeli, bu zaman ile sorular üretebilmeli, bunları yazabilmeli, eğer yazılıysa anlayabilmelidir

Soru-Cevap öğrencilerle diyalog kurmak, konuşma hatalarını gözlemlemek pratik yapmak için en çok kullanılan yöntemlerden biridir. Bu yöntemde Öğrencinin konuşma bozuklukları giderilmekte anlık konuşmalar olduğu için Türkçe'yi ne derece de kullanabildiği gözlemlenmektedir.

Gösterip Yaptırma Kullanımı Bu yöntemde öğrenciler yaparak yaşayarak öğrenirler burada gösteri öğretmen merkezli yapma işlemi ise öğrenci merkezlidir. Beceriler sırayla ve aşamalı olarak öğretilmeli, bir beceri tam öğrenilmeden diğerine geçilmemeli, Öğrencilere önce basit, kolay ve yapabilecekleri işler yaptırılmalı. Bu teknik, öğrencilere düşünme ve konuşma alışkanlıklarını kazandırma bakımından oldukça önemlidir.Doğru cevaplar anında pekiştirilmelidir.Yanlış cevaplar doğrusu tekrar ettirilerek düzeltilmelidir.

Drama tekniği ile öğrenciler hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini yaşayarak öğrenirler. Problem çözme ve iletişim kurma yeteneğini geliştirir. Bu teknik, bilinen en eski öğretme tekniklerinden birisidir. Çok kullanışlı ve yararlı olduğu için günümüzde okullarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunun öğrenciye birçok yararı bulunmaktadır. Öğrencinin bu yöntemle kendine olan güveni artar, anlam yeteneği ve yaratıcılığı artar, akıcı bir şekilde konuşmayı geliştirir. Dağarcığındaki sözcükleri kullanmayı sağlayarak onları pekiştirmiş olur.

Bu teknik çokça kullanılmalıdır, öğrencilerin Türkçe'yi daha iyi kullanmalarını sağlamak amacıyla her öğrenciye mutlak bir etkinlikte görev alma şartı koşulmalıdır, bu: şiir, skeç, şarkı, monolog olabilir. Bu teknikte öğrenci öğrendiği Türkçe metni topluluk önünde aktarabiliyor, bu da öğrenciye isteklendirme sağlıyor. Derslerde konuyla alakalı konular içinde drama tertip etmek faydalıdır. Kız isteme, kız kınası, gelin alma gibi âdetler yeri ve zamanı geldiğinde istekli öğrenciler tarafından gerçekleştirilmelidir. Türkçe öğrenmenin en önemli yolarında biriside devamlı pratik yapmaktır. Bunun için Türk arkadaşlar edinmeleri, onlarla diyaloglar kurmaları yönünde tavsiyede bulunulmalıdır. Bol bol Türkçe konuşmanın

         Türkçe'yi Türklerin ağzından öğrenmenin önemli olduğu ,imkânları varsa Türkiye'ye gitmelerinin onlara çok fayda sağlayacağı belirtilmelidir.Televizyonlardan Türkçe programları izlemenin, takip etmenin öğrencilere kulak dolgunluğu kazandırdığını belirtmek gerekir. Örneğin, öğrenciler yemek konulu bir metin okudukları zaman Türk yemekleri hakkında bilgi verilip birlikte bir Türk Lokantasına giderek ya da Türk yemeği hazırlatarak sınıfa getirmek öğrencilerin öğrenme yaşantılarında etkili olmaktadır. Orta kur ve yüksek kur öğrencileri için seviyelerine uygun sinema filmleri izletilmelidir, izlenen filmin anlatım çalışması bir ders sonra sunum şeklinde öğrenciler tarafından gerçekleştirilmesi gerekir bu öğrencilerin pratiğine olumlu katkılar sağlamaktadır..

        Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretilmesi esnasında karşılaşılan güçlüklerden bence en önemlisi Türkçe -Kazakça Kazakça-Türkçe bir sözlüğün bulunmamasıdır. Mevcut olan Kazakça-Türkçe sözlüklerin kullanım alanı az olmakla birlikte ihtiyaca cevap verememektedir..

Sonuç olarak Türkçe programında yer alan hedeflere uygun yöntem ve teknik seçerken her yöntemin kullanım özelliklerini iyi kavramış olmalı ve hedeflerin düzeylerine uygun farklı yöntemler seçebilmelidir. Bunlardan uygun olanlar seçilip uygulamaya konulduğunda hem Türkçe derslerinin daha etkili işlenmesi sağlanacak, hem de Öğrencilerin in temel dil becerilerini daha iyi öğrenmeleri ve kullanmaları gerçekleşmiş olacaktır. Bu nedenle iyi bir yöntem bilgisi etkili uygulamalar için önkoşul niteliğindedir.

KAYNAKLAR :

  1. 1.İLAYDIN, Hikmet, "Divan'la İlgili Bazı Gözlemler ve Düşünceler", Türk Dili, c. XXVII, sayı: 253, 1 Ekim 1972
  2. 2.Köprülü M.Fuat, 1934, Edebiyat Hakkında Araştırmaları
  3. 3.Hengirmen, Mehmet, "Türkiye'de Türkçe'yi Yabancı Dil Olarak Öğreten Kurumlar ve Eğitim Araçları", Dil Dergisi, Ankara: Ankara Üniversitesi, TÖMER Yayınları, sayı.15, Mayıs, 1993.

4.   YILMAZ, Mehmet Ali, 2009, "Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesi Arasındaki Yalancı Eşdeğerlilik", Al-Farabi Atındağı Kazak Ulttık Universiteti, Türki Alemi: Til Koğam Medeniet, Professor B.Sağındıkulının 70 Jıldığına Arnalğan Halıkaralık Ğılımi- Teoriyalık Konferentsiya Materiyaldarı, 25-26 Mamır 2009

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...