• Yabancılara Türkçe Öğretimi
  • ABD Uyruklu Öğrencilerin A1 Düzeyinde Türkçe Ünlü Sesletiminde Karşılaştıkları Ortak Sorunlar, Koç Üniversitesi Örneği

ABD Uyruklu Öğrencilerin A1 Düzeyinde Türkçe Ünlü Sesletiminde Karşılaştıkları Ortak Sorunlar, Koç Üniversitesi Örneği

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde yapılan araştırma ve çalışmalara göre öğreticilerin ve öğrenicilerin yaşadıkları güçlüklerin başında başında alfabe ve sesletim sistemi gelmektedir. Özellikle A.1 başlangıç seviye­sinde büyük önem taşıyan alfabe ve sesletim çalışmalarına gereken önemin verilmemesi, kalıcı telaffuz sorunl a­rına ve iletişimsel yeterliliğe ulaşmada büyük sıkıntılara neden olmaktadır. Bu anlamda çalışma Koç Üniversi-tesi'nde Yabancı Dil Olarak Türkçe öğrenen 27 Amerika uyruklu öğrencinin Türkçedeki ünlü sesbirimlerin se s-letiminde yaşadıkları ortak güçlükleri ve hataların nedenlerini, sesbirimleri oluştururken hangi dilden yarar­landıklarını araştırmak üzere yapılmıştır. Araştırma yöntemimiz durum çalışması olup veriler kodlandıktan sonra betimsel olarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin hangi ünlü sesbirimleri doğru olarak sesletmekte ve yaz­makta güçlük çektikleri bağımlı değişken, belirlenmiştir. Öğrencilere bu bilgileri içeren bilgi formları doldur-tulmuş, her öğrenciye birbirinden farklı ancak benzer sesletimleri olan ve düzeye uygun olarak her biri önses, iç ses ya da son ses olarak en fazla iki ünlü içeren onar 10 sözcük okutulmuş ve ses kayıtları alınmış, ayrıca aynı özellikte diğer 10 sözcük de dikte yöntemiyle yazdırılmıştır. Daha sonra bu veriler kodlanarak analiz edilmiştir. Her bir katılımcı ile ayrı ayrı görüşülmüş ve veri toplama işlemi yüz yüze gerçekleştirilmiştir.

Türkçe sözlükte dil, insanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kullandıkları kelime­lerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma (TDK, 2005: 526) şeklinde tanımlanmıştır. Bir başka deyişle insanlar arasında sözlü ya da yazılı bir anlaşma aracıdır. Sözlü bir anlaşma aracı olarak ele alındı­ğında dilde esas olan sestir ve seslerin belli bir sistem dahilinde ifadeye dönüşmesiyle konuşma gerçekleşir. Her dilin kendine özgü bir ses sistemi vardır. Ses düzeni dilde var olan sesler ve bu sesle­rin niteliklerini ifade eder. "Bir dilin başka dillerden ayrılan yönlerinden biri, onun ses düzenidir. Bir dil başkasından eğer bir yakınlıkları, bir akrabalıkları yoksa seslerin niteliği açısından tamamıyla ayrılır." (Aksan, 2006: 19) Yazılı olarak ele alındığında ise esas olan harfler ve alfabedir. "Alfabe bir dilin seslerini ifade etmek için kullanılan işaretler siste­midir." (Özkan, 2001: 78) Alfabe "Bir dilin seslerini gösteren, belli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, yazı, abece" olarak, harf ise "Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod" olarak tanımlanmaktadır. (TDK, 2005: 72-768) Bir dilin öğretilmesinin temel adımı dilin ses ve harf boyutunda öğretilmesidir. Yabancı dil öğrenmek hedef dört beceride iletişim-sel yeterliliğe ulaşmayı gerektirir. İnsanın doğası gereği iletişimin temeli konuşma olduğu için önce­likle konuşma becerisi ele alınmalıdır. İletişimin sağlanması da sesbirimlerden oluşan sözcüklerin doğru üretilmesiyle gerçekleşir. Hedef dilin sesleri­ni ve seslerin yazılı simgeleri olan harflerin sesle-timlerini doğru şekilde öğrenmeyen bir öğrenici, başta konuşma olmak üzere tüm temel becerileri geliştirmekte de güçlük yaşayacağı için sağlıklı bir iletişim kurmakta da başarısız olacaktır. Bilindiği üzere tüm dünya sesleri ortak seslere sahiptir. Seslerden oluşan anlamlı yapılar dilleri birbirinden ayırır. Seslerin yazıdaki karşılıkları olan harfler de farklı dillerde aynı sesleri gösterebilir. (Öksüz,2011: 76) Ancak diller arasında seslerin karşılıkları her zaman olmayabilir ya da aynı sesler farklı yazılı simgelerle ifade ediliyor olabilir. Ergenç (2002) dünyadaki her dilin kendine özgü aynı, benzer ve/veya farklı sesletime sahip olduğunu belirtmek­tedir. Bu durum yabancı dil (D2-D3) öğrenen öğrencilerin öğrenmekte oldukları dilde konuşmayı gerçekleştirirken isteyerek veya istemeden anadille­rinden (D1) olumlu ya da olumsuz aktarma yapma­ları olarak kendini göstermektedir. Örneğin farklı dillerde yazılışta karşılığı aynı ya da benzer olan sesbirimlerin sesletimi tamamen birbirlerinden farklı olabilir. Her ne kadar diller ortak seslerde buluşsa da bazı dillerde var olan sesbirimler diğer bazı dillerde bulunmayabilir. Dolayısıyla D2-D3 sesbirimlerinin D1'de var olmayışı sesbirimlerin ses ve yazı boyutunda edinimini zorlaştırmaktadır. Bu anlamda D1 ile D2-D3 arasında sesbirimsel benzer­likler ya da farklılıklar sesletim güçlüklerine neden olmaktadır. Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi (YTÖ) alanında gerek öğreticinin gerekse öğrencile­rin yaşadığı güçlüklerin başında sesletim gelmek­tedir. Türkçe ünlüleri çok çeşitli ve bol olan bir dildir. (Özkan, 2001: 84) Türkçedeki ünlü zenginli­ği, ses çeşitliliği ve ses uyumları bu dilin öğreni­minde bazı güçlüklere neden olur. Karababa (2009), "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğre­timi ve Karşılaşılan sorunlar" adlı çalışmasında yabancı öğrencilerin Türkçe öğrenirken sözcüklerin sesletimiyle ilgili yaşadığı bazı sorunların daha çok anadillerin ses ve abecesinin farklılığından kaynak­lanan sorunlar olduğunu belirtmektedir. Yapılan görüşmelerde öğretim elemanları, dillerin farklı ses yapılarından kaynaklanan öğrenme sorunlarını aşmak için çeşitli alıştırmalar yaptıklarını ancak bunların yeterli olmadığını bazen ileri kurlarda bile sesletimle ilgili sorunlar yaşandığını dile getirmiş­lerdir.

Yelok ve Büyükikiz (2009), "Türkçe Öğrenen Ya­bancıların Okuma Sırasında Yaptıkları Hatalar Üzerine Tespitler" isimli çalışmalarında araştırma­ya katılan öğrencilerin yaptıkları seslendirme hata­ları incelendiğinde en çok hatayı "ö" sesinde yap­tıkları, bunu takip eden diğer sesletim hatalarının ise sıklık sırasına göre "ü,ı,j,a" seslerinde yapıldığı belirtilmektedir. Yabancılara Türkçe öğretirken ilk basamağı oluşturan alfabenin ve harflerin öğreti­minde öncelikle kendi dillerindeki alfabenin ses özelliklerinin çok iyi bilinmesi gerektiği, bir dili diğer dillerden ayıran en önemli özelliklerden birinin de ses yapısı olduğu vurgulanmaktadır. Çağlayan (2010), "Arnavutluk'ta Türkçe Öğrenen­lerde Karşılaşılan Telaffuz Hatalarının Sebepleri ve Çözüm Yolları" adlı çalışmasında Türkçe öğrenen Arnavutlarda da başkaları gibi telaffuz hataları ile karşılaşıldığını, bu durumun her dilde aynı seslerin bulunmamasından, Türk ve Arnavut alfabelerinin kök itibarı ile aynı alfabeden faydalanması ile birlikte bazı harflerin farklı sesleri karşılamasından, bu dile geçen çok sayıdaki Türkçe kelimenin bura­da ses değişikliğine uğrayarak kullanılmasından kaynaklandığını belirtmektedir. Şengül (2014), "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Alfabe Sorunu" adındaki çalışmasın­da Arap alfabesini kullanan yabancı uyruklu öğ­rencilerin ünlüleri kimi zaman birbirinin yerine kullandıklarını, kimi zamanda hiç kullanmadıkları­ nı, Azeri öğrencilerin "ı, i, o ,ö ,u ,ü" seslerinde sıkıntı yaşadıklarını ve bu durumun Türkiye Türk-çesi ile Azerbaycan Türkçesi arasındaki fonolojik farklılıklara uyum sağlayamamalarından kaynak­lanmış olabileceğini tespit etmiştir. Ayrıca Somalili, Endonezyalı, Nijeryalı ve Mozambikli öğrencilerin "ı, ö, ü" seslerinde sıkıntı yaşadıklarını ve durumun bu harflere karşılık gelen seslerin öğrencilerin ana dillerinde bulunmamasından kaynaklandığını ifade etmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...