• Yabancılara Türkçe Öğretimi
  • Tekerleme Alıştırmalarına Dayalı Etkinliklerin Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenen Suriyeli Arapların Konuşma Becerilerine Etkisi

Tekerleme Alıştırmalarına Dayalı Etkinliklerin Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenen Suriyeli Arapların Konuşma Becerilerine Etkisi

Dil öğretiminde okuma, yazma, dinleme becerileriyle eş zamanlı olarak öğretilmesi hedeflenen konuşma becerisi; seslerin doğru ve etkili çıkarılmasını, sözcüklerin ezgisine, vurgu ve tonlamasına dikkat edilerek seslendirilmesini gerektirmektedir. Bu becerilerin geliştirilebilmesi de öğrenilen dilin sürekli kullanılmasıyla mümkündür. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin kendi anadillerinin sesletim özelliği, bu dili öğrenmede birtakım zorluklar yaşamalarına sebep olabilmektedir. Türkçeyi yabancı dil öğrenenlerin ilgisini sürekli canlı tutmak ve bu zorlukları yenmelerini sağlamak için bazı teknikler kullanılmasında yarar bulunmaktadır. Hemen her kültürde yer alan tekerlemeler, bu noktada öğrencilerin ilgisini canlı tutmak, öğrenilen dilin sesbirimlerini doğru sesletebilmek adına kullanılabilecek önemli araçlar arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, Türkçe öğrenen Suriyeli Arap öğrencilerin Türkçede yer alan ancak kendi alfabelerinde bulunmayan ya da farklı karşılıklarla yer bulan bazı seslerde telaffuzunu geliştirmek, Türkçeyi akıcı bir şekilde konuşmalarını sağlamak amacıyla tekerlemelerin kullanımı üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Bu amaçla, Suriyeli Arap öğrencilerin sesletiminde problem yaşadığı sesler belirlenmiş ve önceden hazırlanmış tekerlemelerle öğrencilerin sesletim alıştırmaları yapmaları sağlanmıştır. Çalışmanın örneklemi; Adıyaman ili çadır kent bölgesinde yaşayan ve yükseköğrenime devam etmek isteyen lise mezunu olan ve rastgele seçilen Suriyeli 15 öğrenciden oluşturulmuştur. Çalışmada, nitel veri toplama tekniklerinden gözlem ile nicel araştırma modellerinden tek grup ön test-son testi içeren deneysel desene yer verilerek uygulamalı ve gözlemsel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Suriyeli Arap öğrencilerin konuşma becerisinin geliştirilmesinde tekerlemelerin ne tür bir etkisinin olduğunu belirlemek için video ve ses kaydı kullanılmıştır. Sonuç olarak Suriyeli Arap öğrencilere Türkçe öğretiminde tekerlemelerin kullanılmasının öğretimin niteliğini ve kalıcılığını artırdığı, eğlenceli öğrenme ortamları sunarak dili yapılandırmada önemli bir işleve sahip olduğu belirlenmiştir. Çalışma verilerinden hareketle öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Konuşma becerisi, Suriyeli Araplara Türkçe öğretimi, tekerlemeler, sesletim sorunları

Yabancı dil öğretiminin genel amaçlarından belki de en önemlisi, öğrencilerin öğrendikleri dili anlaşılır bir şekilde konuşmasıdır. Konuşma bilişsel becerilerin yanı sıra psikomotor becerilerin gelişmesine bağlı olarak ilerlemektedir (Gürbüz, 2003: 43). Bir beceri alanı olarak konuşma öğretimi, yabancı dil öğretiminin her aşamasında, her seviyesinde yapılmaktadır.

Öğrencilere konuşma becerisini kazandırmak için başlangıç düzeyinden itibaren en çok kullanılan alıştırmalar tekrar alıştırmalarıdır. Bunu daha sonra anlama ve iletişime dayalı alıştırmalar izlemektedir. Ancak konuşma becerisinin kazanılması için dilin kurallarını yani dil bilgisi ve telaffuzu iyi bilmenin gerektiği vurgulanmaktadır (Demirel, 1999: 126). Arapça konuşan bir kişinin Türkçeyi öğrenirken karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, bu iki dilin yapısal olarak birbirinden tamamen faklı olmasından, dolayısıyla alfabesinin, ses yapısının, ses dizgesinin farklılığından kaynaklanmaktadır. Bu anlamda Türkçeyi öğrenirken özellikle söyleyiş (telaffuz) bakımından yaşanan bu sorunun giderilmesinde, dili etkili ve akıcı bir şekilde konuşabilmeyi sağlamada tekerlemelerin önemli bir yeri olduğu varsayılmaktadır.

Seslerin ve sözcüklerin söyleniş biçimi anlamına gelen telaffuz, dil öğretiminde erek dildeki sesleri çıkarmakla ve sözcükleri söylemekle başlar. Yabancı dil olarak Türkçenin öğretilmesinde de özellikle başlangıç düzeyinde derslere genellikle telaffuz öğretimiyle başlanır (Gürbüz, 2003: 46). Çoğunlukla erek dil (Türkçe) ile ana dili (Arapça) arasında problem olan sesbirimlerin sesletimi çalışması yaptırılır. Gürbüz (2003)'ün de dediği gibi Türkçeyi öğrenen bir Arap'ın ana dilindeki alışkanlıkları nedeniyle Türkçedeki sesleri yanlış telaffuz etmesi başlangıçta doğal karşılanabilir. Ancak ileri düzeylerde bu yanlışlıkların devam etmemesi için sesletim çalışmalarına yer verilmesi ve hataların dönütler verilerek düzeltilmesi, dilin doğru öğretilmesi açısından son derece önemlidir.

Bu çalışmada Türkçe öğrenen Arap öğrencilerin, sesleri doğru sesletebilmeleri, Türkçe ile Arapçanın farklı dil ailelerinden gelmeleri sebebiyle morfolojik açıdan ve sentaks bağlamında farklılıklarını vurgulamak adına farkındalık oluşturmak istenmiş, bu amaçla tekerlemelerin sınıf ortamında kullanımının önemine değinilmiştir.

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Konuşma Becerisinin Yeri

Dil, en genel biçimiyle; insanların düşündüklerini, hissettiklerini, duyduklarını birtakım sözcükler ve işaretler aracılığıyla aktarmasıdır. Ana dili ise insanın çocukken ailesinden ve soyca bağlı olduğu topluluktan öğrendiği dildir (TDK, 2005: 93). Başka bir ifadeyle "Ana dili, başlangıçta anneden ve yakın aile çevresinden, daha sonra da ilişkili bulunulan çevrelerden öğrenilen, insanın bilinçaltına inen ve bireyin toplumla en güçlü bağlarını oluşturan dildir' (Aksan, 1975'ten aktaran: Temizyürek, Erdem ve Temizkan, 2007: 243). Yabancı dil ise: "Bir ülkede yaşayan halk tarafından geleneksel olarak konuşulmayan ve farklı amaçlarla sonradan öğrenilen dildir' (Yağmur, 2013:183).

Yukarıdaki tanımlardan hareketle dilin dört temel becerisinden biri olan konuşma, anlatma becerileri içerisinde yer alıp iletişimin temelini oluşturmaktadır. Konuşma bir başkası ile anlaşabilmede araç olma özelliği göstermektedir. Özdemir'e göre; duygu ve düşüncelerimizi, görüp yaşadıklarımızı karşımızdakilere sözle iletme işidir. Bir konuşma eylemi, konuşmacının amacı ve sezdirmeleriyle dinleyicinin çıkarımlarının toplamıdır (Ergenç, 1995: 43). Başka bir deyişle, bir konunun zihinde tasarlandıktan sonra karşımızdakilere iletilmesi ve anlaşılmasıdır. Konuşma insanın insani ilişkilerini sürdürebilmesi için en fazla ihtiyaç duyduğu ve yararlandığı önemli bir etkinliğidir

(Aktaş ve Gündüz, 2001: 257).

İnsanı evrendeki diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği düşünebilme yetisi ve düşündüklerini ifade edebilme becerisidir. Konuşma yeteneği bu özelliklerin başında gelir. Konuşma sırasında birtakım organlar görev yapar. Dil, damak, diş, ses teli, dudak, gırtlak, ağız, geniz bu organlardandır. Konuşma bu organlar yardımı ile gerçekleşen, insanın diğer insanlarla haberleşmesini sağlayan bir davranış biçimidir. Başka bir ifadeyle sözlerin sesler yardımıyla ifade edilişidir (Temizyürek, Erdem ve Temizkan, 2007: 247).

Bu tanımlarda da görüldüğü gibi konuşma çok geniş bir kavramdır. Ses, telaffuz, anlatma, anlaşma, iletişim gibi iç içe girmiş kavramlar "konuşma' tanımının kapsamı içerisindedir. Konuşma insanlar arasında iletişimi sağlayan en yaygın ve en önemli dil

becerisidir (Özbay, 2005: 117).

Ana dili ediniminde konuşma becerisi kendini ifade edebilmek adına ne derece önemliyse yabancı dil öğretiminde de bu beceri alanı son derece önemlidir. Tüm (2014)'e göre erek dilde iletişim kurabilmek için öncelikli olarak konuşma becerisi ele alınmalıdır. Çünkü yabancı bir dili öğrenmek ve o dilde konuşan topluluklarla konuşabilmek denildiğinde ilk akla gelen o erek dilin ses birimlerini, söz varlığını ve sözcük öbeklerini doğru ve düzgün üretebilmektir. İletişim sesbirimlerden oluşan sözcüklerin doğru üretilmesiyle gerçekleştiğinden bireyin erek/hedef dili anlamasına, üretmesine ve başkalarıyla sağlıklı iletişim kurmasına yardımcı olmak için bu beceri alanı üzerinde önemle durulmalıdır. Bu bağlamda öğretmenlere ve akademisyenlere önemli görevler düşmektedir.

             Yabancılara Türkçe Öğretiminde Türkçenin Sesletimi Sorunu

Yeryüzündeki dillerin sınıflaması tarihin çok eski dönemlerine kadar dayanmaktadır. Dillerin sınıflaması konusunda Alman dilcisi August Schelicher çok ciddi çalışmalar yapmıştır. Schelicher günümüzde dillerin morfolojik yönden sınıflandırılmasının temelini atmıştır (Aksan, 1995:103).

Dünyadaki diller genel olarak iki açıdan sınıflandırılmaktadır:

Yapılarına göre diller (biçimsel yönden)

Kökenlerine göre diller (kaynak yönünden)

Arap öğrencilerin Türkçe konuşma becerilerini ortaya konulduğu bu çalışmada, bu iki dil karşılaştırılacak, kaynak ve biçim yönünden sadece bu dillerin bulunduğu gruplar değerlendirilecektir.

Biçimsel yönden Türkçe; bağlantılı diller grubu içerisinde yer almaktadır. Bu gruptaki dillerde değişmez kelime kökleri vardır. Bütün türetmeler ve anlam değişiklikleri köklere getirilen eklerle yapılır. Örneğin; araba-lar-ımız-la kelimesinde araba=kök, lar=çoğul eki, ımız=iyelik eki, la=araç durumunu bildiren eklerdir (Banguoğlu, 1990: 12). Arapça ise " bükümlü diller' sınıfı içerisindedir. Burada bükümlü kelimesinin anlamı çekim sırasında kökün değişikliğe uğramasıdır. Bu gruptaki dillerde fiil kökleri büküme uğrar.

Kaynak bakımından baktığımızda ise Türkçe, Ural- Altay dil ailesinin Altay koluna mensupken Arapça, Hami- Sami dil ailesinin Sami kolunda yer alır. Alfabe sistemi ise tamamen farklıdır. Soldan sağa doğru yazılan Türkçede yirmi dokuz harf bulunur. Sekizi sesli, yirmi biri sessizdir. Sağdan sola doğru yazılan Arapçada ise yirmi sekiz harf olup harflerin tamamı sessizdir. Ancak seslileri gösteren semboller vardır. Türkçede olup da Arapçada olmayan ünsüzler; ç, g, ğ, j, p, v ünsüzleridir (İşler, 1996: 21'den aktaran: Polat, 1998: 28). Türkçede sekiz ünlü harf vardır. Bunlar; a, ı, o, u, e, i, ö, ü sesleridir. Arapçadaki ünlüler uzun ünlüler dışında yazıda Türkçedeki gibi açıkça görülmemektedir. Türkçede olan "o, ö, ü, ı' ünlüleri Arapçada yoktur.

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde karşılaşılan en önemli problemlerden biri Türkçedeki bazı sesbirimlerin doğru ve anlaşılır bir şekilde sesletilememesidir. Hâlbuki yabancı dil öğrenmek ve o dilde konuşan topluluklarla konuşabilmek denildiğinde akla ilk gelen o erek dilin sesbirimlerini, söz varlığını ve sözcük öbeklerini doğru ve düzgün üretebilmektir (Tüm, 2014: 256).

Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen Araplar özellikle "ç, g, ı, j, o, ö, p, ş, ü, ' seslerinde zorluk çekmektedirler. Çünkü ya bu sesler Arapçada yoktur ya da karışıklığa yol açacak kadar benzemektedir. Bu durum da olumsuz aktarıma sebep olmaktadır. Sorunun giderilebilmesi için sesletim üzerinde başlangıç seviyesinden itibaren önemle durulması gerekmektedir.

Temel becerilerden özellikle konuşma, bir dili öğrenmiş olmanın ön plana çıkan en somut örneğidir. Yabancı dil öğrenen bireyi öncelikle yabancı dilde konuşmaya yöneltmek gerekir. Bu sebeple de yeni bir dil öğrene bireyin öğrendiği dilin sesbirimlerini doğru telaffuz edebilmesi, konuşabilme öz yeterliği açısından son derece önemlidir. Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Arap öğrencilerin yaşadığı bu sıkıntıları ortadan kaldırmak, daha işlevsel ve akıcı konuşabilmelerini sağlamak adına dil öğrenmenin en güzel yolu olan sürekli tekrar ve taklitten yararlanılmalıdır. Bu amaca hizmet etmek için de "tekerleme' kullanımı önemli bir işleve sahiptir.

             Tekerlemelerin Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kullanımı

Tekerleme İngilizcede "jingle', Almancada "stereotyper formel' ile karşılık bulur. Türkiye'nin dışındaki diğer Türk boylarında tekerleme kelimesinin karşılığı Azerilerde "sanama', Kazaklarda "ölen' ve "tekerleme', Kırgızlarda "canılmaç', Özbeklerde' bala koşukları', "sanaş', ve "sanak', Türkmenlerde "sanavaç' şeklindedir ( Kaya, 1999: 546). Türkçe sözlükte tekerleme; "1. Tekerleme işi. 2. Çoğunlukla basmakalıp söz. 3. Birbiriyle uyumlu hazır söz kalıbı. 4. Çoğunlukla masalların başında bulunan uyaklı giriş sözleri. 5. Saz şairleri arasında yapılan deyiş yarışı. 6.Orta oyunda özellikle Kavuklunun kullandığı sözler." olarak ifade edilmektedir ( TDK, 2005:1936).

Tekerleme "Masal, hikâye, halk tiyatrosu, bilmece gibi türlerin içinde Âşık edebiyatında, çocuk oyunlarında ve bazı törenlerde ya da bağımsız olarak görülen halk edebiyatı türüdür'    (Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi- Devirler, İsimler, Eserler,

Terimler-, 1998: 296).

Duymaz (2002: 9), eserinde: "Tekerlemeler; şekil, konu, muhteva ve işlevi bakımından sınırları tam ve kesin olarak çizilmemiş halk edebiyatı ürünleridir. Bunun en önemli sebebi tekerlemelerin daha çok bilmece, masal, ninni, oyun, halk hikâyesi, halk tiyatrosu gibi pek çok halk edebiyatı ve folklor türünün içinde yer almaları olsa gerektir.' demektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...