Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminin Genel Tarihçesi Ve Bu Alanda Kullanılan Yöntemler

        İnsanlık tarihi boyunca hiçbir insan topluluğu çevresinde yaşayan diğer insan topluluklarının yaşantısına, diline, kültürüne kayıtsız kalmamıştır. İnsan topluluklarının birbirleriyle ilişkileri kimi zaman sosyalliklerinden kimi zaman ticari ilişkilerden kimi zaman da birbirlerine egemen olma çabalarından kaynaklanmıştır. Zamanla toplulukların daha iç içe yaşamaya başlamasıyla veya daha çok ilişki kurmaya başlamasıyla birbirlerinin dillerini de öğrenmeleri ihtiyaç haline gelmiştir. Yabacıların Türkçe öğrenmesi veya yabancılara Türkçe öğretimi de bu paralelde devam etmiştir.

Bu çalışmanın amacı, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin genel tarihini, genel hatlarıyla ele almak ve bu süreçte kullanılagelen başlıca yöntemler hakkında bilgi vermektir. Küreselleşen dünyada yabancı dil öğrenmek bir zorunluluk haline gelmiş durumdadır. Günümüzde küçük yerleşim yerlerinde bile turistik, ticari, sosyal veya internet aracılığıyla gerçekleşen sanal ilişkilerde yabancı dile ihtiyaç duyulmaktadır. Yabancı dil öğrenme ihtiyacı sadece günümüzde hasıl olmuş bir ihtiyaç değil insanlık tarihi boyunca kendini gösteren bir zorunluluktur.

Bu çalışmada genel çerçevesi çizilmeye çalışıldığı gibi yabancıların Türkçeyi öğrenme veya yabancılara Türkçe öğretme çabası her dönem görülmüştür. Özellikle Türklerin siyasi güç olarak ön planda olduğu dönemlerde Türkçeye olan ilgi daha da artmıştır. Bu nedenle bazen Türkçenin diğer dillere üstünlüğünü anlatmak bazen de yabancıların Türkçeyi öğrenmelerini kolaylaştırmak için çeşitli çalışmalar yapılmış ve bu doğrultuda çeşitli eserler kaleme alınmıştır. Yabancılara Türkçe öğretmek amacıyla yapılan çalışmaların büyük bir kısmının Arapça ve Farsça konuşanlara yönelik olduğu görülmektedir. Fakat özellikle yakın tarihte diğer dilleri konuşanlara yönelik de çalışmalar görülmektedir. İncelenen kaynaklardan elde edilen bilgiler göz önünde tutularak yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihi genel hatlarıyla maddeler halinde verilmiştir.

Genelde yabancı dil öğretim çalışmaları, özelde ise yabancı dil olarak Türkçe öğretim çalışmalarına baktığımızda birbirinden değişik özelliklere sahip yöntemlerin uygulandığını görmekteyiz. Yabancı dil öğretim yöntemlerinin neredeyse bütünü batı dillerini öğrenmek ve öğretmek amacıyla geliştirilmiş fakat Yabancılara Türkçe öğretiminde de bu yöntemlere başvurulmuş, bazen de bu yöntemler sentezlenerek uygulanmıştır. Uygulanan yöntemlerin, kendi döneminin özelliklerine, hedef dilin özelliklerine ve uygulamanın yapıldığı öğrenen grubun ilgi, ihtiyaç ve özelliklerine göre değişiklik gösterdiği de söylenebilir. Dünya üzerinde kullanılan diller sürekli bir gelişim ve değişim içerisinde olduklarından yabancı dil öğretim yöntemlerinin de bu doğrultuda dönemin özelliklerine, hedef dile ve öğrenen grubun ilgi ve ihtiyaçlarına göre uyarlanmasının daha faydalı olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada yabancılara Türkçe öğretiminin genel tarihi ve yabancı dil öğretim çalışmaları yapılırken başvurulan yöntemler genel özellikleri ile ele alınmıştır. Böylece bu konu hakkında bilgi sahibi olmak isteyenlerin genel bir bilgi sahibi olmaları hedeflenmektedir.

 

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminin Genel Tarihçesi

 

Dil, en yalın biçimde insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araç olarak tanımlanmaktadır (Bölükbaş ve Keskin, 2010). Dilin bütün tanımlarını incelediğimizde ortak noktanın iletişim olduğunu görmekteyiz (Birol ve Özbay, 2013). İnsanlar, yaradılışları gereği iletişimi zorunluluk olarak gördüklerinden dil öğrenimi ve öğretimi her dönem olmuştur. Dil öğretimi başlangıçta iletişim dilini öğretmek amacıyla yapıldığı için yazı dilinden ziyade konuşma dili öğretilmeye çalışılırdı. Böylece insanlar ihtiyaçlarını görecek kadar dil öğrenmiş oluyorlardı. Dili konuşan kişiler birbirleriyle konuşarak dil öğrendiklerinden, kendiliğinden gerçekleşen, doğal yöntemin uygulandığı söylenebilir.

Doğal yöntem, yabancı dil öğrenen öğrencilere, başından itibaren öğretmenin kendi ana dili olan yabancı dili kullanarak, sürekli konuşmayla iletişim kurmak ve bu etkileşimi birbirleriyle bir metin oluştururcasına bağlantılı, ama dil bilgisi kuralları öğretilmeden anlaşılabilecek ölçüde yalın bir cümle dizisiyle gerçekleştirmektir (Demirel, 2012).

            Bir milletin fertleriyle iletişim kurmak isteyen farklı milletlerin mensupları o milletin dilini öğrenmek durumundadır. Özellikle coğrafi sınırların gün geçtikçe önemini yitirmesi bir iletişim aracı olan yabancı dil öğretiminin önemini daha da arttırmaktadır (Tarcan, 2004). Bir yabancının farklı bir dili öğrenmesi çok eski devirlerden beri ihtiyaç hâlinde var olagelmiştir. Hızla küreselleşen dünyada ülkeler arası yakın etkileşimin doğal sonucu olarak yabancı dil öğretimi daha fazla önem kazanmıştır (Kılınç ve Şahin, 2012). Yabancı bir dili öğrenme ihtiyacı daha çok dinî ve ticari etkenlere dayanmaktadır. Farklı bir milletten öğrenilen dini anlayıp uygulamak için o dini temsil eden milletin dilini öğrenmeye gereksinim duyulmuştur. Aynı şekilde bir milletle ticari ilişkiler kurabilmek için de o milletin dilinin öğrenilmesi gereklidir. 'Yabancı dil öğrenmek, bir dünyayı, yabancı bir kültürü de anlamak demektir" (Bölükbaş ve Keskin, 2010). Yabancı bir kültür ile ilişki kurmak o kültürün dilini öğrenmeyi gerektirir.

     Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...