Filmlerle Yabancılara Türkçe Öğretimi: Beyaz Melek Film Örneği

Son yıllarda yabancı dil öğretiminde filmlerin ve videonun kullanımı oldukça yaygındır. Yabancı dil öğretimi, sadece ana dildeki kavramların karşılığını hedef dilde bulup ifade etmek değil, o sözcüklerin hangi ortamlarda, ne zaman kullanılacağını da bilmektir. Bu da ancak filmler sayesinde mümkün olur. Filmler hem temel dil becerilerinin kazandırılmasında hem de gerçek hayatta kullanılan dil ve kültürü yansıtmasıyla en etkili görsel-işitsel materyallerdir. Filmler, çok yaygın öğretilen yabancı dillerin (İngilizce, Almanca, Fransızca vb.) öğretiminde sıklıkla kullanılmaktadır. Ancak Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde filmlerden faydalanma konusunda yapılan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışmada Türk kültüründen çokça öğe içerdiği ve dili sade anlaşılır olduğu için seçilen Beyaz Melek filmi ile Türkçe öğrenen B1 seviyedeki yabancıların, dört temel dil becerilerini geliştirmelerinin yanında, hem kültür aktarımı hem de iletişimsel yetilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacak özgün etkinlikler hazırlanmıştır. Film etkinlikleri, film öncesi, film süresince ve film sonrası olarak düzenlenmiştir.

Bir dili öğrenmek demek, o dilin iletişimsel yetisini kazanarak, o dilde iletişim kurmak demektir. Bir başka deyişle, iletişimsel yetiyi kazanmak demek, o dilin iletişimsel becerilerini, yani hem konuşma ve yazma gibi yaratıcı becerileri hem de dinleme ve okuma gibi edilgen becerileri kavramak, ayrıca o dilin konuşulduğu ülkenin kültürünü, yaşam ve hareket tarzlarını, davranış şekilleriyle birlikte o ülkenin insanlarıyla sözlü ve yazılı olarak iletişim kurmayı öğrenmek anlamına gelmektedir (Edmonson ve House, 1993: 82, Aktaran: Aktaş, 2005: 93).

Günümüzde yabancı dil öğretiminde çerçeve metin doğrultusunda hedefler ve kazanımlar belirlenmiştir. Bu hedeflerin başında iletişim kurmak amaçlı dil öğretimi gelmektedir. Dilin her şeyden önce bir iletişim aracı olduğu, dil öğretiminde bu aracın dilbilgisi (gramer) boyutunun ayrı olarak değil de dilin dört temel becerisiyle (dinleme, konuşma, okuma, yazma) birlikte sosyokültürel ve pragmatik unsurlar da göz ardı edilmeden öğretilmesi gerektiği savunulmaktadır (Neuner, 1995:186, Fanselow/ Felix, 1993:149, aktaran: Aktaş, 2005: 91). Avrupa Konseyi tarafından geliştirilen, dil öğrenenlere ve öğretenlere bir başvuru kaynağı olarak hazırlanan Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metni, temelde iletişimsel yetiyi geliştirmek amacıyla hazırlanmıştır. Bu çerçeve metin, bir dil kullanıcısının etkili bir şekilde iletişim kurabilmesi için ne bilmesi ve ne yapması gerektiğini ve farklı yeterlik düzeylerinde dil öğrenicilerinden ne yapmaları beklendiğini betimlemek için dil kullanımına ve iletişimsel yeti kuramlarına dayanmaktadır (İşisağ, 2008: 108). Çerçeve metinde, dil öğretiminde özellikle iletişimsel yetinin geliştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada çerçeve metinde belirtilen hedefler doğrultusunda Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin iletişim becerilerini geliştirmek amaçlı etkinlikler hazırlanmıştır.

Dil ve Kültür İlişkisi

Yabancı dil öğretiminden söz edildiğinde ilk akla gelen şey, kuşkusuz kültür kavramıdır. Bundan dolayı Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılacak materyallerin, seçilecek yöntem ve tekniğin belirlenmesinde dilin kültürle ilişkisi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Yabancı bir dil öğrenmek, ana dilimizdeki kavramların, anlatımların karşılığını o dilde bulup kullanmak yani sadece kuralların öğrenilmesi ve kelimelerin o dile çevrilmesi demek değildir. Yabancı dil öğrenimi bir anlamda dünyada bulunan diğer toplumların dünyaya bakış açılarını, düşünme ve değer sistemlerini anlamak için yapılan bir uğraştır. Bir toplumu oluşturan bireylerin günlük hayatta meydana getirdikleri çeşitli etkinlikleri algılayabilmek için o toplumun kültürüne has temel noktaları bilmek gerekir. Bu kazanımlar filmler aracılığıyla gerçekleşirse daha etkin olur. Bu yüzden hem kültür aktarımı hem de dil gelişimi açısından filmlerin önemi büyüktür. Demircan da (1990) hiç kimse toplumsal, sosyalve kültürel değerlerden soyutlanarak yabancı dil öğrenemez sözleriyle yabancı dil öğreniminde dil ve kültür ilişkisinin bu süreçte ne kadar önemli bir yere sahip olduğuna atıfta bulunmuştur (Aktaran: Kargı, 2006: 62).

Günümüzde dil öğretimi sadece dil yapıları ve kelime öğretimi olarak görülmemekte, dil içinde doğduğu kültürle öğretilmektedir. Dil öğretiminde kültürel öğelerin aktarılması gerekmektedir. Aksi takdirde yabancı dil öğretimi eksik kalır. Çünkü dil, kültürün aynası ve aktarıcısı durumundadır. Yabancılara Türkçe öğretirken kültür unsurlarına yer vererek onların dilin içine girmelerini sağlamak, sosyal ilişkilere yer vermek ve öğrendiklerini sıkça tekrarlatmak gerekir (Barın, 1994: 55).

Yabancı Dil Öğretiminde İşitsel ve Görsel Araç Olarak Filmler

Yabancı dil öğretiminde, sadece öğretmen ve ders kitaplarının kullanıldığı durumlarda işitsel ve görsel araçlar büyük önem taşımaktadır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde, öğrencinin ilgisini çekecek, öğretim sürecinde etkinliklerin verimi, çağın şartlarına uygun işitsel ve görsel araçlarla yapılması gerekmektedir. Yabancı dil öğretiminde işitsel ve görsel araçlar, her yaşta öğrenmenin kalıcı olmasını sağlama açısından önemli bir yere sahiptir. Çünkü işitsel ve görsel araçlar, daha çok duyu organını uyarır ve öğrencinin ilgi ve dikkatini çeker bu sayede de öğrenmeyi kolaylaştırır. İşitsel ve görsel araçların öğretimdeki rollerini Od (2013: 503-504) şu şekilde sıralamıştır: Öğrencinin dikkatini çekerek onları güdüler. Öğrencinin dikkatini canlı tutar. Öğrencinin duygusal tepki vermesini sağlar. Kavramları somutlaştırır. Anlaşılması zor olan kavramları basitleştirir. Şekiller yoluyla bilginin düzenlenmesini ve alınmasını kolaylaştırır.

İşitsel ve görsel unsurların öneminin artmasından dolayı, filmlerin dil öğretimindeki önemi artmıştır çünkü filmler birçok unsuru bir araya getirir (Kress, 2010: 30). Filmler dilbilimsel açıdan çok çeşitli metinler içerir aynı zamanda gösterilmesi ve anlatılması zor olan jest ve mimik gibi unsurlar açısından zengin içeriğe sahiptir. Popüler kültürü öğrencilere aktarmak açısından filmler mükemmel araçlardır. Filmler aracılığıyla dil öğrenenler, sosyo-politik mesele ve kültürlerarası ilişkilerin eleştirel analizi aracılığıyla bilgi ve güç arasındaki bağlantıyı kurarlar (Chan & Herrero, 2010: 10).

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...