Rus Dilli Öğrencilerin Türkçe Öğrenimi Sırasında Yaptıkları Söz Dizimsel Yanlışlıklar

Bilindiği üzere söz dizimi, dil bilgisinin önemli alanlarından biridir. Söz diziminin önemi özellikle yabancı dilin öğrenimi sırasında daha da artar. Zira yabancı bir dili konuşabilmek için sadece o dildeki kelimeleri bilmek yeterli değildir. Ne kadar çok kelime bilirsek bilelim bu kelimeleri cümle içinde düzgün kullanamazsak o dili düzgün konuştuğumuz (yazdığımız) söylenemez. Çünkü cümle, kelimelerin rastgele dizilişi değil belirli bir mantık silsilesine, kurallara ve dilin söz dizimi özelliklerine göre sıralanışıdır.

Rusça'nın köken bakımından Hint-Avrupa ailesinin Slav Dilleri koluna;yapı itibarıyla çekimli dillere mensup olduğu; Türkçenin ise menşe itibarıyla Ural-Altay Dil ailesinin Altay koluna; yapısına göre eklemeli dillere mensup olduğu herkesin malûmudur. Dolayısıyla bu iki dilin söz diziminin farklı olması tabiîdir.

Rusça öğrenen bir Türk veya Türkçe öğrenen bir Rus, dil öğreniminin ilk aşamasında anadilinin söz dizimi özelliklerine uygun cümleler kurarken tabiî olarak sık sık hataya düşebilmektedir. Söz konusu bildiride, Türkiye Türkçesini öğrenen Rus dilli öğrencilerin yaptıkları söz dizimsel yanlışlıklar üzerinde durulacaktır. Bildiriye, Hoca Ahmet Yesevi Kazak-Türk Üniversitesinin Fizik-Matematik, Filoloji ve Tarih Fakültelerinde Rusça eğitim alan Rus, Koreli, Kazak, Tatar ve Özbek öğrencilerin yazılı anlatımda ortaya koydukları yanlış örnekler esas alınmıştır. Bildirinin, Türkçenin öğrenimini ve öğretimini kolaylaştırmada; karşılaşılabilecek hataların en aza indirilmesinde yararlı bir çaba olacağı ümit edilmektedir.

Giriş

Dilin bütün birimleri önemlidir ve elbette ki ehemmiyet açısından birbirleriyle kıyaslanamaz. Üstelik söz konusu bir dilin öğrenimi veya öğretimi iken bu önem daha da artar. Yeni bir dilin öğreniminde ve öğretiminde seslerin doğru telaffuz edilmesi kadar kelime hazinesi de şarttır. Bununla beraber her dilde olduğu kadar yabancı bir dilin öğreniminde veya öğretiminde en önemli birim, sözdizimidir. Nitekim Wang YUAN-XÎN(1994, s.40), sentaksın hem dil yapısının incelenmesinde hem de dilin öğretiminde büyük önem arz ettiğine dikkat çekmektedir. Akimova (2008, s.5)ve arkadaşlarına göre ise sözdizimi, daha geniş anlamda dilin sesbilgisi, şekil bilgisi ve kelime bilgisi gibi bütün birimlerini iletişim sağlamak için bir araya getiren dilinen üst seviyesi; daha dar anlamda ise dilin yapısal özelliklerini inceleyen dilbilgisi koludur. Türkçede sözdizimi için nadiren de olsa dizim bilgisi (Aksan "dizimbilgisi", 2000, s.123), cümle bilgisi (Ertem, 1992, s.22) ve sentaks (Ergin, 1994, s.69) terimleri de kullanılmaktadır.Dil bilimciler, sentaksın aslının "düzenleme, birleştirme ve dizme" anlamına gelen Yunanca bir kelimeden geldiği vedizimle ilgili ilk çalışmalarınM.S. Ilyüzyıldaîskenderiye okulunun önde gelen dilbilgisi yazarlarından Apollonios Dyskolos'a ait olduğu konusunda hemfikir olmakla beraber, sözdiziminin tarifi, araştırma alanı ve birimleriyle ilgili hususta farklı görüşlere sahiptirler.Sözdizimiyle ilgili farklı tariflerin ve görüşlerin üzerinde tek tek durmak mümkün değildir. Bu farklı tarifleri özetleyerek sözdiziminin, dilbilgisinin kelimelerin veya kelime gruplarının konuşmada veya cümlede birbirleriyle olan münasebetlerini, kelimelerin cümle içinde dizilişini, cümle unsurlarını, cümle ve cümle yapısını inceleyen kolu şeklinde tanımlamak mümkündür. Aslında sözdiziminin tarifi hususundaki ihtilaflar sözdizimi konusunun belirlenmesindeki farklılıklardan ileri gelmektedir. Sözdiziminin konusuyla ilgili görüşleri de şöyle özetlemek mümkündür. Sözdiziminin konusu:

1. Kelime    veya    kelime    gruplarının    cümle içindeki münasebetleridir;

2. Cümle ve cümle unsurlarıdır;

3. Cümlenin de dâhil olduğu kelime gruplarıdır;

4. Sadece cümledir;

5. Kelime grupları ve cümledir;

Bunların yanı sıra sözdizimi konusunun paragraf, metin gibi cümle üstü birimleri de içerdiğini savunan görüşler ve özellikle 1957'de yayımlananSyntactic Structuresadlı kitabıyla dönüşüm kuramını ortaya koyarak bütün dünyada dil çalışmalarına yön veren Chomsky'den sonra dilin yapısal özelliklerini ön plana çıkaran görüşler de mevcuttur.

İnceleme

Yabancı dil öğrenen birisi eğer öğrendiği dilin yapısı anadilinin yapısına benzemiyorsa başlangıçta öğrenmekte olduğu dilin yapısına uygun cümle kurmakta zorlanır. Bunun tam tersine yabancı dil, yapı itibarıyla anadilinin yapısına benziyorsa insan o dili daha çabuk öğrenir. Meselâ, Rusça, Arapça, İngilizce ve Türkçe farklı dil ailelerine mensuptur. Rusça'nın menşe itibarıyla Hint-Avrupa dilleri ailesinin Slav Dilleri kolunaait olduğu malumdur (Yanoviç, 2006, s.78-80, İvanov, 1990, s.10-11). Bir Rus, İngilizceyi ve Arapçayı Türkçeye nispeten daha çabuk öğrenir. Zira İngilizce Rusça gibi, Hint-Avrupa dillerindendir (Ergin, 1984, s.6-7).Sami dillerine mensup Arapçayı çabuk öğrenmesinin sebebi, Rusçanın ve Arapçanın yapı bakımından çekimli dillerden olmasıdır. Başka bir ifadeyle İngilizcenin ve Arapçanın sözdiziminin, Rusçanın sentaktik yapısına benzediğini söylemek mümkündür. Türkçenin sözdizimi ise Rusçanın sözdiziminden büsbütün farklıdır. Söz konusu bildiride Rus öğrencilerin ve Rus dilli öğrencilerin Türkçe öğrenirken yaptıkları yanlışlıklar üzerinde durulacaktır. Bu yanlışlıkların başında sesbilgisi ve şekil bilgisiyle ilgili yanlışlıklardan ziyade sözdizimiyle ilgili yanlışlıklar gelmektedir. Bildiriye sadece Rus öğrencilerin değil, Rusça eğitim alan Kazak, Özbek, Tatar ve Koreli öğrencilerin dilbilgisi dersinde, sözlü ve yazılı anlatımda yaptıkları yanlış örnekler esas alınmıştır. Bütün Özbek öğrencilerin ve bazı Kazak ve Tatar öğrencilerin anadillerini bildikleri hâlde genellikle Rusçanın yapısına uygun cümleler kurarak hataya düşmeleri, dilin sözdizimi yapısının ne kadar derin olduğunu bir daha ispat etmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...