Atatürk Üniversitesinde Öğrenim Gören Kırgız Öğrencilerin Türkçe Ve Türkiye'ye Yönelik Görüşleri

Bu araştırmanın amacı Atatürk Üniversitesinde öğrenim gören Kırgız öğrencilerin Türkçeye ve Türkiye'ye ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Bu kapsamda Kırgız öğrencilerin Türkçeye ilişkin görüşlerinin yanı sıra Türkiye hakkındaki görüşleri de ele alınacaktır.

Nitel araştırma modeline göre tasarlanan bu araştırmada Atatürk Üniversitesinde öğrenim gören 15 Kırgız öğrencinin görüşüne başvurulmuştur. Veri toplama aracı olarak öğrencilerin yazılı görüşlerini toplamak amacıyla bir görüşme formu geliştirilmiştir.

Çalışma sonucunda Kırgız öğrencilerin Türkiye'ye karşı olumlu görüşler içerisinde oldukları, Türkçeyi kolay öğrenilebilir bir dil olarak gördükleri ve Türk toplumunun kendilerine sıcak ve iyi davrandığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin yaşadığı sorunların başında ekonomik sorunların yer aldığı da bu çalışmadan elde edilen sonuçlardandır.

1. Giriş:

Türkiye uluslararası anlaşmalar ve ikili kültür anlaşmalarıyla karşılıklı eğitim, kültür ve öğrenci değişimine yönelik sorumluluklar üstlenmiştir. Bu çerçevede Türkiye'den yabancı ülkelere öğrenciler gönderildiği gibi diğer ülkelerden de Türkiye'ye yükseköğrenim görmek üzere yabancı öğrenciler gelmektedir (Can, 1996). Türkiye'nin son yıllardaki eğitim, sağlık, ekonomi, turizm vb. alanlardaki gelişmesine paralel olarak Türkiye'ye gelen yabancı öğrencilerin sayısında da artış yaşanmaktadır. Uzak Doğu ülkelerinden, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile birçok Asya ülkesinden, Kafkaslardan, Rusya Federasyonu ve ona bağlı olan muhtar cumhuriyetlerden, Orta Doğu ülkelerinden başta olmak üzere Avrupa ve Amerika'dan pek çok öğrenci lisans ve lisansüstü eğitimini gerçekleştirmek, Türkçe öğrenmek amacıyla Türkiye'yi tercih etmektedir.

Ural-Altay dil ailesi içinde yer alan, yapısal özellikleri, sondan eklemeliliği, söz dizimi olarak da esnek bir yapıya sahip olup eylemin cümle sonunda yer alması ve vurgu gibi ayırt edici yönleriyle özellikle bu dil yapısına yabancı olanlar tarafından anlaşılması son derece güç ve karmaşık olan Türkçe dünya çapında kullanımı günden güne büyük bir artış gösteren bir dildir (Özyürek, 2009).

Türkçenin dünyada en çok konuşulan diller arasında beşinci olması (Buran ve Alkaya, 2013) da Türkçe öğrenimine olan ilginin, yönelimin yüksek olmasının sebeplerindendir.

Tarihî gelişimi içinde Türkçe lehçe ve ağızlara ayrılmıştır. Coğrafi uzaklık, farklı kültürel etkiler, yaşam şartları vb. Türk boy ve topluluklarının birbiriyle iletişim kurmalarında ciddi sorunlar doğurmuştur. Bu iletişim sorununu aşabilmek için Türk boy ve toplulukları birbirinin dilini öğrenme ihtiyacı hissetmiştir. Türkiye Türkleriyle iletişimlerini güçlendirmek isteyen Kırgızlar Türkiye'de ve kendi ülkelerinde Türkçeyi öğrenmeye çalışmaktadırlar.

"Kırgızistan Cumhuriyeti, Orta Asya'nın yüz ölçümü bakımından en küçük ülkelerinden biri olmasına rağmen insanlık tarihinin eski kültür varlıklarından önemli bir kısmını üzerinde barındırması sebebiyle öteden beri bilim dünyasının ilgi odağı hâline gelmiştir" (Alyılmaz, 2009: 186).

Türkçenin Kıpçak kolu içinde yer alan Kırgız Türkçesi, Kırgız halkının konuşma, yazma ve resmî dilidir. Kırgızların çoğu Kırgızistan'da; bir kısmı Kazakistan, Özbekistan veTacikistan'da; çok az bir kısmı da yabancı ülkelerde yaşamaktadır (Kaydarov ve Orazov, 2010: 236).

Çağdaş Kırgız Türkçesinde yedi kısa yedi uzun ünlü vardır. Kırgız Türkçesinin ünlüleri ses uyumu kuralına tam olarak uyar. Kırgız Türkçesindeki ünsüzlerin sayısı 25'tir (Kaydarov ve Orazov, 2010: 237).

Kırgız Türkçesinin tarihî gelişimi içinde Kırgızlar Köktürk Alfabesi'yle vücut bulmuş Yenisey Yazıtları'nın yazıcılarından olmuşlardır. Bugün sayıları 350'yi bulan Yenisey Yazıtları, (başta Kırgız / Hakas, Şor, Çik ve Altay Türkleri olmak üzere) farklı Türk boyları tarafından vücuda getirilmiştir (Alyılmaz, 2007: 17). Kırgızlar yakın dönemde de 1924-1928 yılları arasında Arap Alfabesi'ni, 1928-1940 yılları arasında Latin Alfabesi'ni kullanmışlardır. 1940'tan sonra da Kiril Alfabesi'ni kullanmaya başlamışlardır. Kırgız Türkleri, bugün de Kiril Alfabesi'ni kullanmaktadırlar (Buran ve Alkaya, 2013: 319). Sovyetler Birliği içinde yer alan Türk boyları Kiril Alfabesi'ni kullanmışlardır ve Türk boylarına Kiril Alfabesi'nin 18 farklı türü tatbik edilmiştir (Ercilasun, 1977). Bu alfabelerden birisi de Kırgızlar için uyarlanmış olan Kırgız Türkçesi Alfabesi'dir.

Türk devlet ve topluluklarından gelen öğrenciler Türkçe öğreniminde yabancılara göre daha şanslıdırlar. Özellikle Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tataristan gibi ülkelerden gelen bu öğrencilerin kendi ülkelerinde konuşulan diller, Türkçenin lehçeleridir (Karatay ve Kartallıoğlu, 2012). Bu öğrencilerin Türkçe öğrenmedeki yaşadıkları zorlukların başında Türkçenin farklı kollarına mensup olma (Oğuz, Karluk, Kıpçak) ve farklı alfabe kullanma sorunları bulunmaktadır. Kazakistan ve Kırgızistan başta olmak üzere Rusya Federasyonu'na bağlı özerk cumhuriyetlerden gelen öğrencilerin kendi ülkelerinde Kiril alfabelerini kullanmaları nedeniyle Türkiye Türkçesini öğrenirken karşılaştıkları Latin Alfabesi kullanımı bu öğrencilere zorluk yaşatmaktadır. Türkçenin yabancılara öğretiminde Türk soylular diğer öğrencilere göre bir adım önde başlamaktadır. Ancak bu öğrencilerin de Türkçenin farklı kollarına mensup olmaları kendi içlerinde Türkiye Türkçesi öğrenirken farklı ayrıcalıklara sahip olmalarına neden olmaktadır. Türkiye Türkçesi gibi Türkçenin Oğuz grubu içinde yer alan Türkmen Türkçesi, Azeri Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Salar Türkçesi ana dili olan öğrenciler ana dili diğer Türk lehçeleri olanlara göre Türkiye Türkçesi öğreniminde daha hızlı ve başarılı bir öğrenme gerçekleştirmektedir.

Türk boy ve toplulukları arasında iletişimin sağlam temeller üzerinde ilerleyebilmesinde dil ve dil öğretiminin kuşkusuz ayrı bir yeri ve önemi vardır. Türk televizyon yayınlarının Orta Asya'da izlenmesi, Türkiye Cumhuriyetinin bu akraba ülkelerde ilk, orta ve yükseköğretim kurumları açması, Türk Elçiliklerinin MEB kanalıyla Türkçe kursları düzenlemesi, OrtaAsya'dan soydaş öğrencilerin Türkiye'deki eğitim-öğretim kurumlarında okuması sonucu, buradaki öğrenci ailelerinin, her meslekten ilgili bireylerin Türkçe ve Türk kültürüne ilgisini çekmeye başlamıştır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde de yeni açılımlar sunmuş, teorik ve pratik açıdan birçok bilimsel araştırmayı zorunlu kılmıştır (Daşman, 2009).

Türkiye Cumhuriyeti ve Kırgızistan arasında gelişen ikili ilişkiler ülkeler arasında öğrenci, öğretim üyesi değişimi ve göndermeyi beraberinde getirmiştir. Ülkeler arasındaki ticari ilişkiler de iki ülke arasında göç oluşturmuştur. Türkiye'den Kırgızistan'a, Kırgızistan'dan da Türkiye'ye gelenlere dil öğretimi ihtiyacı da doğmuştur.

Kırgızların Türkiye Türkçesi öğrenme sebepleri irdelendiğinde Türk okullarında eğitim almak istemeleri, Türkiye'ye gelmeyi planlamaları, Türklerle arkadaşlık kurmaları ya da evlenmeleri, Türk şirketlerinde iş bulabilirim düşüncesi veya sadece bir dil öğrenme merakı gibi eğitimden, iş kaygısına kadar birçok sebeple karşılaşılmaktadır (Duman, 2013: 84).

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Cusup Balasagın Kırgız Millî Devlet Üniversitesi, Kırgız-Rus Slavyan Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Fakültesi, AUCA (Orta Asya'daki Amerikan Üniversitesi), İktisat ve Girişimcilik Üniversitesi (Celalabat Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı İktisat ve Girişimcilik Üniversitesi), Kırgız Özbek Üniversitesi (OŞ), Arabaev Üniversitesi, Sebat Eğitim Kurumları, Uluslararası Atatürk-Alatoo Üniversitesi, T.C. MEB. TÖMER (Daşman, 2009) Kırgızistan'daki başlıca Türkçe öğretim merkezleridir.

Yabancı öğrencilerin Türkiye'de kaldıkları süre boyunca edindikleri tecrübeler, hem kendileri hem de yerli öğrenciler için kalıcı bir değer taşımaktadır. Bu sayede öğrenciler arasında derinleşen bağlar, ulusal sınırları aşarak kaynaşmayı sağlamaktadır (turkey.setimes.com). Kırgız öğrencilerin Türkiye'de yaşadığı süre içinde çeşitli tecrübeler yaşayarak Türkçeye ve Türkiye'ye ilişkin fikirler geliştirdiği düşünülmektedir. Kırgız öğrencilerin Türkiye'de daha iyi şartlarda öğrenim görmeleri için bu düşüncelerinin bilinmesi önem arz etmektedir.

1.1. Araştırmanın Amacı

Bu araştırmanın amacı Türkiye'de öğrenim gören Kırgız öğrencilerin Türkçeye ve Türkiye'ye ilişkin görüşlerini ortaya koymaktır. Bu kapsamda Kırgız öğrencilerin Türkçeye ilişkin görüşlerinin yanı sıra Türkiye hakkındaki görüşleri de ele alınacaktır. Bu görüşler alınırken aşağıdaki araştırma sorularına yanıt aranacaktır:

•  Atatürk Üniversitesinde öğrenim gören Kırgız öğrencilerin Türkiye'ye yönelik görüşleri nelerdir?

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...