Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğrenenlerin Sosyal Medya Kullanımında Yaptıkları Yazma Hataları

                Araştırma, Fatih Üniversitesi TÖMER'de Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen yabancı uyruklu 29 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin Türkçe yazılı anlatım becerileri, çekim eki yanlışlıkları açısından incelenmiştir. Araştırmanın amacı, Fatih Üniversitesi TÖMER'deki B1, B2 ve C1 seviyesindeki öğrencilerin Facebook, Viber, Whats Up gibi sosyal medya organları aracılılığıyla gerçekleştirmiş oldukları yazışmalarda yaptıkları çekim eki yanlışlıklarını belirlemektir. Öğrencilerin sosyal medya yazışmaları içerik analizi yöntemi kullanılarak incelenmiş ve bir durum tespiti yapılmıştır. İçerik analizi yöntemiyle toplanan veriler, yanlış çözümlemesi yaklaşımına göre değerlendirilmiştir. Bu amaçla belirlenen öğrencilerle üç ay süreyle internet ortamında günlük hayata ilişkin yazışmalar gerçekleştirilmiştir. Araştırma için kullanılacak yazışmalar öğrencilerin bilgisi dâhilinde toplanmış ve araştırmanın gizliliği ilkesine uyulmuştur. Araştırma, öğrencilerin günlük hayata ilişkin yazışmalarındaki yanlışlıklarını tespit ederken aynı zamanda sosyal medya aracılığıyla öğrencilere doğal bir ortamın oluşturulması sağlanmıştır. Öğrenciler, duygu ve düşüncelerini sınıf ortamından uzakta, bir not ya da herhangi bir yazma konusu verilmeden ifade ettikleri için olası bir kaygının önüne geçilmiştir. Elde edilen veriler isim çekim eki ve fiil çekim eki başlıkları altında incelenmiş ve yazma yanlışları tespit edilmiştir. Bu aşamada öğrencilerin daha çok isim çekim eklerinde yanlışlık yaptığı, fiil çekim eklerinde ise çok az yanlış yaptıkları tespit edilmiştir. Yine öğrencilerin isim çekim eklerinden yönelme hâl eki ve belirtme hâl eki ile iyelik eklerinde daha çok yanlış yaptığı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Fatih TÖMER, Yabancı dil olarak Türkçe, Yanlış çözümlemesi, Ek yanlışları, Yazılı anlatım, Sosyal Medya.

 

             Giriş

          Dil insanoğlunun zihninden geçen her türlü duygu ve düşüncesini dışa vurmada, bir kimseyi veya bir topluluğu belli bir davranışa yöneltmede, içinde bulunduğu çevreyi veya durumu tanımlamada kullandığı en etkili araçtır (Şahin vd., 2013: 10). Dil öğrenimi ve öğretimi insanların çok uzun zamandan beri ilgilendiği konulardandır. Zaman içerisinde değişen ihtiyaçlar ve teknolojik yeniliklerle beraber insanlar arası iletişim artmış ve iletişim daha kolay hale gelmiştir. Teknolojideki yenilikler ve milletlerin birbiriyle olan ilişkilerinin artması yabancı dil öğrenimine olan ilgiyi de artırmıştır. "Türk dili de 220 milyona ulaşan konuşuruyla sıralamada tek bir dil olarak kabul edilmelidir. Bu ölçütlerle Türk dili dünyada en fazla konuşuru bulunan diller arasında beşinci sırada       yer          almaktadır(       Akalın,         Erişim         Tarihi: 14.02.2013, http://turkoloji.cu.edu.tr/YENI%20TURK%20DILI/sukru_haluk_akalin_turk_dili_dunya_dili.pdf).

          Dünyada ana dili konuşuru olarak sayı bakımından beşinci sırada yer alan Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenmek isteyen kişi sayısı ise her geçen gün daha çok artmaktadır. Bu alandaki çalışmalar son yirmi yıl içerisinde özellikle de son yıllarda yoğunluk kazanmıştır. Türkiye'de son yıllarda her şehirde en az bir üniversite bulunması sağlanmış; 2010 yılında alınan bir karar ile YÖK denetiminde gerçekleştirilen Yabancı Öğrenci Sınavı (YÖS) kaldırılarak bununla Türkiye'de lisans ve lisansüstü öğrenim görmek isteyenlerle Türk üniversiteleri arasındaki psikolojik bariyerinde kaldırılması amaçlanmıştır. Kendi kabul şartlarıyla öğrenci alan üniversiteler; ortaya çıkan talep karşısında, bu öğrencilerin çok büyük bir kısmı Türkçe eğitim veren bölümlerdeki derslere hazır hale getirilmesi için kendi bünyelerinde TÖMER'ler oluşturmaya başlamışlardır (Durmuş, 2013: 109-110). Fakat akademik olarak yeterli seviyede çalışma henüz yapılmamıştır. Buna rağmen Türkiye ve dünyadaki devlet ve vakıf üniversitelerindeki Türkçe Öğretim Merkezleri'nin sayısındaki artış bu alana olan ilginin arttığını göstermektedir.

Türkiye'nin son yirmi yıl içerisinde gerçekleştirmiş olduğu sosyo-ekonomik atılım sayesinde komşularının, Asya ve Avrupa ülkelerinin dikkatini çekmiş ve birçok ülkeden insan Türkçe öğrenmeye başlamıştır. Gelişen teknoloji sosyal bir varlık olan ve sürekli sosyalleşme ihtiyacı bulunan insanın diğer insanlarla olan iletişimini kolaylaştırmıştır. Sadece iletişim alanında değil tıp ve ekonomi gibi alanlarda da birçok kolaylık sağlayan teknolojik gelişmeler eğitim alanında da birçok yenilik ve kolaylığa imza atmıştır. Günümüzde birçok alanın yanı sıra dil öğretimi alanında da teknoloji kullanılmaktadır. Akıllı tahta ve defterlerin kullanımı ile beraber etkileşimli cdler ile online eğitim gibi kavramlar bu sayede eğitim literatürümüz içerisine girmiştir. Teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği internet de özellikle iletişim ve haberleşme alanında birçok kolaylık sağlamıştır. Facebook, Twitter ve Instegram gibi sosyal medya organları her geçen gün sayısını artırmakta ve çok hızlı metin, fotoğraf ve video paylaşımına yardımcı olmaktadır. Teknoloji ile beraber değişimin çok hızlı olduğu dünyamızda; 21.yüzyılın modern eğitim modellerinde kullanılabilecek araçların başında Web 2.0 uygulamaları olabileceği üzerine birçok araştırma yapılmaktadır. Öğrencilerin internet kullanımları incelendiğinde bloglar, podcast'ler, vikiler, Facebook ve MySpace gibi sosyal ağ siteleri, sanal dünyalar, video ve fotoğraf paylaşım siteleri gibi Web 2.0 teknolojilerini yoğun bir şekilde kullandıkları görülmektedir. internetin kullanımı öğrencilerin sosyal yaşamları kadar akademik hayatlarına da önemli katkılar sağlamaktadır (Genç, 2010: 238).

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...