Yabancı Dil Öğretim Aracı Olarak Saraybosna Gazi Husrev Bey Kütüphanesindeki Türkçe-Boşnakça Sözlükler

Bu çalışmanın amacı geçmişten günümüze Bosna -Hersek'teki Türkçe varlığının ve eğitiminin bir sonucu olarak Saraybosna Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesindeki el yazması Türkçe-Boşnakça sözlükleri tanıtmak ve bu eserlerdeki öğretim unsur­larını belirlemektir. Araştırmada incelenmek üzere on altı sözlük belirlenmiştir. Bu eserlerden biri olan Makbul-i Arif, şimdiye kadar önceden araştırılan bir söz­lük olsa da bir yabancı dil öğretim aracı olması yönüyle ele alınmamıştır. Aynı zamanda yüzyıllar önce yazılmış olan diğer bazı sözlüklerden bahsedilmemiştir. Araştırma sonunda Bosna-Hersek'te Türkçe-Boşnakça sözlüklere ihtiyaç duyul­duğu, Gazi-Husrev Bey Kütüphanesinde konuyla alâkalı on dört adet iki dilli ve iki adet üç dilli sözlüğün bulunduğu tespit edilmiştir. Bu eserlerin çoğunlukla günlük hayat ile ilgili sözcükleri içerdiği görülmekle birlikte bazen bilim ile ilgili terimlere de rastlanmaktadır.

1.GİRİŞ

Kültürel, siyasî, ekonomik, dinî vb. bir ilişki içine giren milletlerin birbirlerinin dille­rine de ilgi duymaları kaçınılmazdır. Hatta bu ilgi duymanın ötesinde bir diyalogun kurul­ması ve devamı için zarurî bir ihtiyaçtır. Bu bağlamda tarih boyunca farklı milletler çeşitli gerekçelerle birbirlerinin dillerini öğrenmişlerdir ve çoğu bugüne ulaşmamış olsa da konuyla ilgili farklı eserler yazılmıştır. Yine bu ilişkiler çerçevesinde kültür ve kelime alış verişleri olmuştur. Doğal olarak girilen ilişkide güçlü olan milletin ve hâkim kültürün etkisi daha baskın olmuştur; fakat hâkim kültürün de diğerinden hiçbir şey almadığını söylemek man­tıklı değildir. Geçmişten bugüne kadar gelen insanlığın ortak kültürü bu karşılıklı alış veriş­lerle şekillenmiştir.

Tarih araştırmacıları, genel olarak Balkanlarda Türk varlığının ve etkisinin Hunlarla başlayıp Avarlar, Peçenekler, Kıpçaklarla devam ettiğinden bahsederler. Fakat dil ve kültür etkisi açısından bakıldığında bu dönemlere ait somut ve kesin delillere ulaşmak zordur. XIV. ve XV. yüzyıllarda Osmanlılar Balkanlara gelmişler ve uzun süre hâkim olmuşlardır. Bu süre zarfında Balkanlara yeni bir din ve dil, yeni bir sosyal ve siyasî anlayış, yeni kurumlar; hâsılı yepyeni bir kültür gelmiştir. Bütün bu yenilikler Balkan milletleri üzerinde büyük izler bı­rakmıştır ve yeni kavram ve kelimelerin de bu milletlerin dillerine girmesine sebep olmuş­tur.

Boşnakların İslâmiyet'i kabul etmeleri ve Osmanlı devlet yönetiminde rol almaya baş-lamalarıyla birlikte çok etkin olarak eğitimden ticarete geniş kapsamlı bir kültür alış verişi yaşanmıştır. Tüm resmî mercilerde iletişim dilinin ve okullarda eğitim dilinin Osmanlı Türkçesi olduğu ve Türkçe ve Arapça ders kitaplarıyla eğitim verildiği dikkate alınacak olur­

sa Boşnaklar tarafından Türkçenin öğrenilmesine duyulan ilgi ve ihtiyaç daha iyi anlaşıla­caktır.

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminin tarihi incelendiğinde Divanü Lûgati't-Türk'ün yazıldığı XI. yüzyıldan itibaren dil öğretim kitaplarını genellikle sözlüklerden oluşturmakta­dır. Muhâkemetü'l-Lugateyn, Kitâbu Bulgatü'l-Müştâk FîLugati't-Türk Ve'l-Kfçak, Kitâbü'l-İdrâk Li- Lisânü'l-Etrâk, Hilyetü'l-İnsân ve Heybetü'l-Lisân, Codex Cumanicus, Kitâb-ı Mecmû-ı Tercümân-i Türkî ve Acemî ve Mugalî, Et-Tuhfetü'z-Zekiyye Fi'l-Lugati't-Türkiyye gibi eserler bu amaçla hazırlanmış sözlüklerdir. Bu sekiz sözlük yanında bugüne ulaşan tek dilbilgisi kitabı ise El-Kavanînü'l-Külliyye Li-Zabti'l-Lügati't-Türkiyye adlı eser­dir.

Boşnaklara, Türkçe öğretimi konusunda da benzer şekilde daha çok sözlük şeklinde eserler ve dilbilgisi kitapları yazılmıştır. Saraybosna şehrinde, Gazi Husrev Bey Kütüphane-si'nde bulunan ve çalışmanın konusu olan sözlüklerin kodları, numaraları; R-4032/2, R-7794, R-7791, R-7789, R-7744, R-7695/1, R-6191, R-8210/4, R-10009, R-9206, R-9836, R-7715/1, R-7715/2, R-485, R-10224, R-10098 şeklindedir. Bunlardan on beşi mensur, biri manzum sözlüktür.

Osmanlı döneminde Fatih devrinden Kanuni devrine sözlük faaliyetleri çok yoğundu. Bu dönemde ortaya çıkan Tuhfe-i Şâhidi, Tuhfe-i Vehbî, Nuhbe-i Vehbi ve Sübha-i Sıbyân gibi eserlerin Türk eğitim tarihindeki önemi büyüktür. "Manzum sözlüklerin önemli bir kısmı sibyan mekteplerinde okutulmakla kalmamış, tekke, dergâh, medrese gibi insanların belli bir amaç etrafında toplandığı çeşitli müesseselerde de rağbet görmüştür." Bu tarz söz­lüklerin özellikle çocukların yabancı dildeki kelimeleri kolay ezberlemesi düşüncesiyle ha­zırlanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Bosna'da da Osmanlı Türkçesinin öğretimi amacıyla sahada benzer çalışmalar yapıldığı görülmektedir. Tespit edilen sözlüklerden en dikkat çekeni manzum olarak yazılmış olan Makbûl-i Arif sözlüğü üzerine Aliya Nametak (1982), Smayloviç (1990), Kerima Filan(2005), Alen Kalaydzic (2011) ve Okumuş (2009) gibi araştırmacılar önemli çalışmalar yapmışlardır. Ancak diğer sözlükler üzerinde ayrıntılı bir araştırma yapılmamış ve öğretim yöntemleri açısından incelenmemiştir.

2.     YÖNTEM

  1. 1.Araştırmanın Yöntemi
  2. 2.Araştırmanın Evren ve Örneklemi
  3. 3.Verilerin Toplanması ve Analizi

Nitel araştırma yönteminde çalışılan konuyla ilgili bilgi içeren yazılı belgelerin analiz edilerek verilerin sağlanmasına doküman incelemesi denilmektedir. Bu bağlamda Türkçe ile ortak kültür mirasına sahip olan Bosna - Hersek'te tarihi süreçte yabancı dil öğretimi yapılırken yazılan sözlükler, nüshalar tespit edilmiştir.

Araştırmada 9 adet sözlük, 7 adet nüsha olmak üzere 16 eser incelenmiştir. Söz konu­su sözlüklerden 7'si çift dilli (Osmanlı Türkçesi - Boşnakça), 2'si ise üç dilli (Osmanlı Türk-çesi - Boşnakça - Arapça)'dır. Nüshaların hepsi iki dilli (Osmanlı Türkçesi - Boşnakça)'dır.

Bosna - Hersek Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesi'nde bulunan Osmanlı Türkçesi, Boş­nakça ve Arapça sözlüklerin bir sayfasının resmi çekilerek araştırmada gösterilmiştir. Re­simde gösterilen sayfalar üzerinden sözlüklerin kısa içerik tahlilleri yapılmıştır. Örnek keli­meler seçilmiş ve bu sözcükler tablolar halinde sunulmuştur.

3.     BULGU VE YORUMLAR

3.1.   Gazi Husrev Bey Kütüphanesi'ndeki İki Dilli Türkçe-Boşnakça Sözlük ve Nüshalar

3.1.1. Mehmed Hevaî Uskufî'nin Makbûl-i Arif (Potur Şahidi) Sözlüğü

Bosna'nın Zvornik sancağındaki Tuzla kasabasına yakın Dobrinya köyünde 1601 yı­lında dünyaya gelen, vefat tarihi bilinmeyen ve öğreniminim bir kısmını İstanbul'da tamam­layan Mehmet Hevaî Uskufî, Makbûl-i Arif adlı sözlüğünün mukaddimesinde dünyada pek çok sözlük bulunduğunu ve hepsine değer verildiğini ama ne manzum ne de mensur Boş­nakça sözlüğün olduğunu belirtmektedir.

Bu sözlüğe, Potur Şahidi isminin verilmesiyle ilgili birkaç görüş vardır. Bunlardan ilki Otto Blau (1868) tarafından yapılmıştır ve ona göre; "Potur" kelimesi İslâmlaştırılan Slav halkı anlamına gelmektedir. Nametak ve Smajlovic buna karşı çıkar. Bu iki araştırmacıya göre; Potur'un, Hevaî'nin sözlükte verdiği köylü manası daha doğrudur.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...