Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kalıp Sözlerin Etkinliklerle Öğretimi

         Teknolojideki ilerlemelere paralel olarak iletişim araçlarının yoğun bir biçimde kullanıldığı küreselleşen dünyada yabancı dil öğrenmek artık kaçınılmaz bir ihtiyaç olarak görülmeye başlanmıştır. Türkçe de son yıllarda yabancı dil olarak yurtdışında Türkoloji kürsülerinde, Yunus Emre Enstitülerinde ve TÖMER'lerde yaygın bir şekilde öğretilmektedir. Yabancı dil öğretiminde farklı kültürlere sahip bireylerin birbirleriyle sağlıklı bir iletişim kurabilmeleri için bugün dil bilgisi ve kelime öğretimi yeterli görülmemektedir. Bireylerin o toplum gibi düşünerek iletilmek istenen mesajları amacına uygun anlamaları için yabancı dil öğretiminde kültür unsurlarına da yer verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde kültür unsurlarıyla iç içe olan dil, yabancılara daha etkin bir şekilde öğretilebilmektedir. Türk kültürünü ve Türkçenin zenginliğini yansıtan kalıp sözler, insan ilişkilerini kolaylaştıran ve iletişimde sıkça kullanılan kültür unsurlarından biridir. Kişiler arası etkili iletişim için her dilde öğrenilmesi gerekli olan kalıp sözler, toplumların hayata sosyokültürel pencereden bakış açılarını yansıtır. Bu çalışmada kalıp sözlerin Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde yararlanılabilecek yöntemlerden pandomim, film ve resim ele alınmış ve buna bağlı olarak çeşitli etkinlik önerilerine yer verilmiştir. Çalışma bunun yanı sıra istasyon, tanılayıcı dallanmış ağaç, kavramsal karikatür, oyun, drama, gözlem, boşluk doldurma, yapılandırılmış grid gibi öğretim sürecinde uygulanabilecek etkinlikleri de içermektedir. Bu etkinliklerde hedef gurup, etkinliklerin gerekçesi, etkinliklerin genel yapısı ve işlenişi ve değerlendirmelerden bahsedilmiştir. Bu etkinlikler aracılığıyla Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen yabancı öğrencilerin hem Türkçe dil gelişimlerine hem de kültür aktarımlarına katkı sağlayacaktır.

        Dil sadece sözcüklerden ve belirli yapılardan oluşmuş bir iletişim vasıtası değildir. Dil, bir milletin aynası olan kültürü geçmişten günümüze aktaran bir köprü, yaşam tarzı, hayata baktığı ve diğer milletlere açılan penceresidir. Buradan yola çıkarak yabancı dil öğretiminde kültürü dilden ayrı tutmak öğretimi soyutlaştırmaktan öteye götürmez. Bu sebeple Türk toplum kültüründe ve günlük hayatta önemli bir yere sahip olan kalıp sözler Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde de toplumsal işlevlerinden dolayı önemli bir yer teşkil etmektedir.

"Kalıp sözler Türkçenin bir başka zenginliğini yansıtan, kültürümüze, olaylar karşısındaki tutumumuza ışık tutan dil öğeleridir" (Bulut, 2012: 1118). Kalıp sözler Türk milletinin çağlar boyunca oluşturarak nesilden nesle dil vasıtasıyla aktardığı duygu ve düşünce kültürünün ürünleridir. Türkçe konuşan bireyler, günlük hayatlarında kalıp sözlere sıkça başvurarak birbirleriyle etkili bir iletişim kurarlar. Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen bireylerin de sokakta, otobüste, okulda, alışverişte veya iş yerlerinde konuştuğu konuyla ilgili kullanacakları bir kalıp ifade hem yazılı ve sözlü iletişim becerilerine katkı sağlayacak hem de Türkçeye ne kadar hâkim olduklarını gösterecektir. Bu sebeple kalıp sözler Türkçenin yabancı dil öğretiminde önemli bir yere sahiptir.

Her toplumda belli durumlarda söylenmesi gelenek olmuş bazı sözler vardır. Bunlar bir kişiyle karşılaşıldığında, onu selamlarken, bir iyilik görüldüğünde teşekkür etmek için, evlenen, çocuk sahibi olan, yeni bir işe giren kişileri tebrik etmek için, yemeğe başlanırken ve yemekten sonra kullanılan iyi dilek sözleri olabildiği gibi, bir kişi hakkında olumsuz düşünceleri beddua şeklinde dile getiren sözler de olabilir (Erol, 2007: 14). Bu sözler, önceden belirli bir biçime girip öylece hafızada saklanan, söyleneceği sırada yeniden üretilmeyip olduğu gibi hatırlanarak ve eğer gerekiyorsa bazı ekleme ve çıkarmalar yapılarak kullanılan, tek bir sözcükten, ardışık veya aralı sözcüklerden oluşabilen, belirli durumlarda toplumun benimsendiği sözleri sunarak iletişimin kurulmasına veya devamına yardım eden ve kullanım yerleri çok sınırlı olan kalıplaşmış dil birimleridir (Gökdayı, 2008: 106).

Kalıp sözler selamlaşma-vedalaşma esnasında, yemekten önce ve sonra, doğum, ölüm, hastalık, yardım, evlenme gibi duygu ve düşünceleri belirten çeşitli durum ve olay karşısında kullanılır. Kişiler arası etkili iletişim için her dilde öğrenilmesi gerekli ve faydalı olan kalıp sözler, toplumların hayata sosyokültürel pencereden bakış açılarını yansıtır. Kalıp sözler sayesinde o toplumda yaşayan insanlar, içinde bulundukları zor durumlarda kendilerini etkili bir biçimde ifade ederler (Aksan, 2011: 163).

Kalıp sözlerin anlamlarına bakıldığında, iletmek istediklerinin belirli kavramsal gruplarda toplanabildiği görülmektedir. Bu gruplar şunlardır: Hayırdua ve iyi dilek, beddua ve küfür, duygusal tepki, selamlaşma, ayrılık, batıl inanç, istek, konuşan veya dinleyeni yüceltme, istenileni kabul veya ret, eleştiri veya tehdit, genel bir davranış veya düşünce, töre ve gelenek, dini inanç, soru-cevap, özür dileme, ödüllendirme, teşekkür (Gökdayı, 2008: 106). Örneğin, yemekten sonra "Elinize sağlık.", yeni tıraş olmuş bir kimseye "Sıhhatler olsun.", hasta olan bir kişiye "Geçmiş olsun." ve vefat etmiş birinin arkasından "Allah rahmet eylesin." gibi kalıp sözler, geçmişten günümüze Türk insanının duygu, düşünce ve değer yargıları ile gelenek ve göreneklerinden oluşan bir kültür birikimidir.

Bu çalışma, kalıp sözlerin Türkçe'nin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılabilecek pandomim, film ve resim gibi uygulamaları ve öneri niteliğinde istasyon, tanılayıcı dallanmış ağaç, kavramsal karikatür, oyun, drama, gözlem, boşluk doldurma, yapılandırılmış grid gibi öğretim sürecinde uygulanabilecek etkinlikleri içermektedir.

Kalıp Sözlerin Yabancı Dil Öğretiminde Önemi

Her toplum için farklı bir hitap biçimi ve hitap davranışı olan bu konu toplumsal dilbilimin ilgi çekici sorunlarından biri olup son zamanlarda yabancı dil öğrenimi alanıyla da ilgisi dolayısıyla daha çok önem kazanmıştır. Bir yabancı dil öğrenilirken yalnızca, onun dilbilgisi ve okuma kitaplarında, sözlüklerinde geçen kullanım biçimlerini öğrenmek yetmemekte, o dili konuşan toplumun kültürünü,

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Kalıp Sözlerin Etkinliklerle Öğretimi

insanlar arasındaki davranış biçimini, değişik durumlarda söylenmesi gereken sözleri, tepki tarzlarını, hitap yollarını ve davranışlarını da tanımak gerekmektedir (Aksan, 2011). Böylece hedef toplumun davranış biçimlerini, hitap yollarını, farklı olaylar karşısında verdiği sözel tepkileri fark eden yabancı dil öğrenen bireylerin iletişim becerileri gelişerek toplumla bütünleşmeleri sağlanmış olur.

Bir dili yabancı dil olarak öğrenenler o dili anadili olarak öğrenenler gibi iletişim kurmak için ya da belli durumlarda amaçlarına ulaşmak için kalıplaşmış dil birimlerinden faydalanırlar. Yabancı bir dili konuşurken orijinal kalıpları doğru ve yerinde kullanmanız o dile ne kadar hâkim olduğunuzu gösterir. Kalıp sözlerin hangi durumlarda kullanıldığı ve ne tür bir işlevi olduğunu bilmek yabancı dil öğrenenler açısından önemlidir, örneğin, Türkçede 'eline sağlık' kalıp sözün hangi durumda ve kime söyleneceğinin bilinmesi gibi (Martı, 2011: 110-112).

Günlük hayatta insan ilişkilerimizi kolaylaştıran kalıp sözleri yerinde kullanamayıp nerede ne söyleyeceğini bilemeyenlerin hâlini Develi, "Keloğlan sendromu" olarak adlandırmıştır. Kısaca ifade edersek Keloğlan sendromu "nerede, ne zaman, neyi" söyleyeceğini, hangi sözü kullanacağını bilememe durumunu ifade eder. Oysa "nerede, ne zaman, neyi" söyleyeceğimizi "dil" belirlemiş, çoğu zaman birden fazla seçenekle işimizi kolaylaştırmıştır. Bu üç durumda dilin bize sunduğu bu imkânlara "kalıp sözler" diyor dilciler. Söze dayalı günlük iletişimimizin önemli bir kısmını kalıp sözler oluşturur. Birçok güzel sözle güne başlayabilirsiniz. Türkçe size oldukça cömert bir şekilde kalıp sözler sunuyor: "Günaydın!", "Hayırlı sabahlar!", "Sabah şerifleriniz hayrolsun!", "Allah zihin açıklığı versin!", "Rabbim işini gücünü rast getirsin!", "Rabbim kârına bereket versin!", "Rabbim izzetiyle izzetlesin!" (Develi, 2011: 62). Ölüm olayı karşısında çok çeşitli kalıpların kullanıldığı görülmektedir: "Başınız sağ olsun.", "Allah taksiratını affetsin.", "Mekânı cennet olsun." (Aksan, 2011: 166). Nişanlanma-evlenme üzerine: "Allah mesut etsin.", "Mutluluklar dileriz.", "Bir yastıkta kocayın." (Bilgin, 2002: 75).

Günümüzde ülkeler arasındaki zaman ve mekân sınırlarının ortadan kalkması, insanları bir yabancı dil öğrenmeye yönlendirmektedir. Bu durum da yabancı dil öğretiminde, günümüz dil eğitim programlarında kullanılan yöntemden malzemeye kadar birçok alanda yeniden yapılanma çalışmalarını gerektirmektedir. Bu çalışmalar arasında Avrupa Dil Gelişim Dosyası (European Language Portfolio) çok dillilik ve çok kültürlülük ortak anlayışıyla oluşturularak uluslararası alanda yabancı dil programlarında kullanılmak amacıyla hazırlanmıştır.

Dil Gelişimi Dosyası'nın belirlediği kriterlere göre yabancılara Türkçe öğretiminde kalıp sözlerin kullanımının gerekli olmasının nasıl değerlendirilebileceğini; Avrupa Dil Gelişim Dosyası'nın sözlü ve yazılı iletişimde kalıp sözlerin kullanılmasına nasıl yaklaştığını belirlemeye çalışacağız.

Küresel Ölçek- Avrupa Ortak Dil Çerçevesine Göre Genel Dil Düzeyleri

A1 ve A2 Düzeyleri

Temel dil kullanıcısı olarak genel dil düzeylerine yönelik tabloda kalıp sözlerle ilgili açıkça belirtilmiş bir beceriye rastlanmamıştır. Ancak Kendini Değerlendirme Kılavuzu incelendiğinde bireyin yaşadığı yer, yakın çevresi ve tanıdığı insanlarla günlük konuşma dilinde bildik birtakım kalıpları kullanabileceği becerisinden hareketle kalıp sözlerin dil öğretiminde yer alması gerektiği söylenebilir.

B1 ve B2 Düzeyleri

B1 düzeyinde sözel üretim alanında "Deneyimleri, hayallerimi, umutlarımı, isteklerimi ve olayları betimlemek için çeşitli kalıpları yalın bir yoldan birbirine bağlayabilirim." ifadesi yer almaktadır. Temel dil kullanıcısı düzeyine göre daha geniş kapsamlı olan bu ifade, bireyin kalıp söz, deyim vb. kalıpları kullanarak etkileşimde bulunabileceğinin açıkça ifadesidir. C1 ve C2 Düzeyleri

 

C2 düzeyinde sözel etkileşim alanında "Hiç zorlanmadan her türlü konuşma ya da tartışmaya katılabilir; deyimler ve konuşma diline ait ifadeleri anlayabilirim." ifadesi yer almaktadır. Bu ifadeden bireyin günlük iletişim dilinde hedef topluma ait kalıp söz, deyim, mecazlar gibi sözlü kültürel ögelere diğer düzeylere oranla daha çok yer vereceği bilgisine ulaşılabilir (CEFR, 2002: 24)

Yukarıdaki ifadelerde çalışmamızda kalıp sözlerin öğretiminin ve etkinliklerde kullanımının gerekliliğini desteklemektedir. İçinde deyim/atasözü ifadesi geçen beceri düzeyleri yalnızca deyim/atasözü olarak düşünülmemelidir. Türkçenin zengin söz varlığının kültürel ürünleri olarak kalıp sözler, mecazlar, benzetmeler de hedeflere dâhil edilerek etkinlikler geliştirilmelidir.

Kalıp Sözlerin Öğretiminde Pandomimden Yararlanma

İçinde bulunduğumuz yüzyılda insanlar sadece kendi ülkelerindeki insanlarla değil farklı ülkelerdeki insanlarla da çeşitli yollarla iletişim kurmaktadır. Artan iletişim ihtiyaçları ise sözel dili yetersiz bırakmakta ve çağa ayak uydurmayı zorlaştırmaktadır. Özellikle farklı ülkelerden bireylerle kurulan sözlü iletişimin yeterli olmadığı durumlarda bireyler, ortak bir iletişim dili olan beden dilinden faydalanmaktadır. Bireylerin gelişimleri incelendiğinde ilk iletişim biçimlerinin beden dili olduğu görülmektedir. İnsanların kendilerini yazıdan önce beden dili ile ifade etmiş olmaları da beden dilinin iletişim kurmada ne kadar etkili ve güçlü olduğunun bir göstergesidir.

Bir iletişimin yapılandırılmasında ortalama olarak kelimeler %10, ses tonu %30 ve beden dili %60 rol oynar (Baltaş; 2002: 31). Bu nedenle dil öğreticileri, eğitim sürecinde bireylerin sözsüz iletişimlerini çeşitli etkinliklerle destekleyerek öz güven duygularını geliştirmelerine yardımcı olmalıdır. Bu yolla kendini daha iyi ifade etme şansını yakalayan bireyler, aynı zamanda anlama ve anlatma becerilerini geliştirmiş olacaktır.

 Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...