Yabancılara Türkçe Öğretiminde Deyimleri Nasıl Öğretebiliriz?

Evvela, böyle güzide bir topluluk karşısında konuşmanın zorluğunu ifade edeyim. Yoksa daha bir ay öncesine kadar bu salon tıka basa doluydu, ders yapıyorduk ama bu kadar sıkılmıyordum. Anlayışınıza sığınıyorum artık.

Arkadaşlar konumuz; yabancılara Türkçe öğretiminde deyimlerin öğretilmesi.

Bu ne demek? Ben sizlere deyimleri öğretmek şöyle önemli böyle önemli diyeceğim ve siz de; “Ya hocam, biz bilmiyor muyuz önemli olduğunu, bunun için mi vaktimizi alıyorsunuz? diyeceksiniz. Fakat arkadaşlar, iş bildiğiniz gibi değil. Deyimleri zaten öğretiyoruz, ara sıra sıralıyoruz ağzımıza geldiği gibi. İşte arkadaşlar yerli yersiz ağzımızdan çıkıyor, öğreniyorlar mı, test ediyor muyuz, belli değil.

Anahtar Sorular :

İsterseniz ben tersten yaklaşayım meseleye; elimde anahtar sorular var.

Temel seviyede deyim öğretilebilir mi?

Deyimleri kitaplarda, konuların arasına sıkışmış bir kaç deyimi vererek mi öğretiyoruz?

Türkçeyi yeni öğrenenlere deyim öğretmenin ne anlamı var? Zaten deyimler kelimelerin birinci anlamında kullanılmıyor ki? diyenleriniz olabilir.

Deyimi öğretmeyi gerekli kılan şeyler nelerdir? Niye öğretmeliyiz? Öğretmetmediğimiz zaman eksiklikleri nasıl görülür?

Peki NASIL öğretmeliyiz?

Hangi seviyede hangi deyimleri öğretmeliyiz?

Öğrettikten sonra kullanmalarını nasıl sağlayabiliriz?

Argo diye tabir edilen ifadeler öğretilmeli midir, ne kadar öğretilmelidir?

(Hapı yutmak, ayvayı yemek, kazık yemek, çek arabanı, ikile gibi.)

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...