Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Alfabe Sorunu

          Bu çalışmanın amacı, yabancıların Türkçe öğrenirken yaşadıkları alfabe sorununun hangi boyutlarda olduğunu ortaya koymak, yaşanan sıkıntılara yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Alan yazınına bakıldığında birçok çalışmada yabancılara Türkçe öğretiminde alfabe sorunundan bahsedildiği fakat konunun bağımsız olarak ele alınmadığı görülmüştür. Bu doğrultuda, Atatürk Üniversitesi Dil Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde, Gaziantep Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinde ve Fırat Üniversitesi Dil Eğitim-Öğretim ve Araştırma Merkezinde Türkçe öğrenen C1 düzeyindeki 45 yabancı öğrenciye 8 maddelik yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmış ve dikte yöntemiyle metin yazdırılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin çoğunluğunun Türk alfabesinde yer alan a, e, ı, i, o, ö, u, ü, c, ç, ğ, l, ş, y seslerini/harflerini seslendirmede ve yazmada zorlandıkları sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak bu seslerin/harflerin kalın ve ince hâllerinin yerlerini karıştırdıkları tespit edilmiştir.

Giriş:

            Bir dilin o dili bilmeyen insanlara yabancı dil olarak sistemli ve etkili bir şekilde öğretimine dönük olarak yapılan çalışmalara yüzyıllardır rastlamak mümkündür. Yabancı dil öğretimini önemli kılan şeyler ticari, dinî, askerî, kültürel ve bilimsel faaliyetler ve bunlara dönük gereksinimlerdir. Bir dili konuşan topluluk ticari, dinî, askerî, kültürel ve bilimselhususlarda ne kadar ileri bir medeniyet oluşturursa bu topluluğun dilinin yabancı dil olarak öğrenilmesi o kadar zaruri bir hâl alır. Türkçe, yukarıda ifade edilen nedenlerden dolayı tarih boyunca öğrenilen ve öğrenilmek istenen bir dil konumunda olmuştur. Türkiye'de Türkçe öğretimi kısmi oranda üniversitelerin veya farklı kurumların yabancılara Türkçe öğretim merkezleri / birimleri tarafından, büyük oranda da eğitim fakültelerinin Türkçe eğitimi bölümleri tarafından yürütülmektedir (Alyılmaz, 2010: 729). Yurt dışında ise Türk kültür merkezleri, üniversitelere bağlı Türk dili ve edebiyatı bölümleri ve elçiliklere bağlı Türkçe öğretim merkezleri başlıca Türkçe öğretim kurumlarını oluşturmaktadır. Son yıllarda ise Türkçenin yabancı dil olarak yurt dışında öğretimi işi büyük oranda Yunus Emre Enstitüsü tarafından yürütülmektedir (Er, Biçer ve Bozkırlı, 2012: 52).

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde birçok sorunla karşılaşılmaktadır. Bunlar; yabancılara Türkçe öğretiminin devlet politikası hâline getiril(e)memesi, program sorunu, uzman öğretim elemanı sorunu, kullanılacak kaynakların yetersizliği, öğrenme ortamlarında görülen eksiklikler, öğrencilerden kaynaklanan sorunlar, hedef dilden kaynaklanan sorunlar, ana dilden kaynaklanan sorunlar ve alfabeden kaynaklanan sorunlar şeklinde sıralanabilir (Açık, 2008; Alyılmaz, 2010; Er, Biçer ve Bozkırlı, 2012; Karababa, 2009; Subaşı, 2010; Yıldız ve Tunçel, 2012).

Alfabe, "bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, yazı, abece" (TDK, 2005: 72), "içerdiği sembollerin her biri bir ses birimini veya birimlerini karşılayan yazılı işaretler sistemi" (User, 2006: 18), "bir dilin yazımında kullanılan harfleri, kabullenmiş sıraları içinde veren liste" (Gemalmaz, 2010: 59) olarak tanımlanmıştır. Tanımlara bakıldığında alfabenin iki boyutunun olduğu görülmektedir: a- Ses boyutu, b- Harf boyutu.

Selen'e (1979) göre, ses, konuşma organlarının düzenli çalışmasıyla anlamlı sözcükler ve tümceler oluşturmak için ağızdan çıkarılan birimlerdir. Alfabeler, kullanılan seslere göre form alır ve yazıyla karşılık, simge bulur. Buna da harf denir. Gemalmaz'a göre (2010), harf, bir dilin -veya lehçesinin- anlam ve görev ögelerini yazıya geçirmede kullanılan, çizim -veya basım, oyma, kabartma vb.- türü işaretlerden her biridir. Bunun için harf ve ses kavramlarını birbirinden ayırmak gerekir. Konuşma sesleri, akciğerlerden gelen havanın ses yolunda titreşmesiyle oluşur. Sesler, işitme; harfler ise özellikle görme yoluyla algılanır. Konuşma dilinde heceler, yazı dilinde harfler, anlamlı veya görevli yapıların doğrudan algılayabildiğimiz en küçük parçaları sayılır.

Dil öğretimi başlangıçta iletişim dilini öğretmek amacıyla yapıldığı için yazı dilinden ziyade konuşma dili öğretilmeye çalışılırdı (Biçer, 2012: 108). Bu nedenle alfabenin yabancı dilöğretimindeki rolü göz ardı edilirdi. Fakat kişiler ve toplumlar arasındaki iletişimin artmasıyla birlikte ileri medeniyetlerin oluşturduğu millî alfabeler yazışmanın ana unsurunu teşkil etmeye başlamış, böylelikle bir dili öğrenmede ve o dille iletişim kurmada alfabe önemli bir rol üstlenmiştir.

Ercilasun (1976), 1927-1928 yıllarından önce hemen hemen bütün Türk dünyasında sadece Arap harflerinin kullanıldığını belirtmektedir. Ancak çeşitli siyasi, bilimsel veya kültürel gelişmeler sonrasında ülkelerin çeşitli alfabeleri resmî olarak kabul ettiği görülür. Türkiye 1 Kasım 1928 tarihinden beri Latin alfabesini kullanmaktadır. Türkiye'de kullanılan Latin alfabesinde 8'i ünlü 21'i ünsüz 29 harf vardır. Bunlar; Aa Bb, Cc, Çç, Dd, Ee, Ff, Gg, Ğğ, Hh, İi, Iı, Jj, Kk, Ll, Mm, Nn, Oo, Öö, Pp, Rr, Ss, Şş, Tt, Uu, Üü, Vv, Yy, Zz'dir. Atatürk Latin alfabesini alırken q, x, w harflerini almamış; i harfinden sonra ı harfini eklemiştir. Her ne kadar alfabetik sırada ı, i harfinden önce gelse de yazım kılavuzunda ve Türkçe sözlükte i harfiyle başlayan kelimelerden sonra ı harfiyle başlayan kelimeler yer alır. Alfabede yer alan ç, ğ, ı, ö, ş, ü harfleri Türkçeye özgüdür.

Bilindiği gibi, dünyadaki bütün dillerde sesler ortaktır. Dilleri birbirinden ayıran, sesler değil seslerin oluşturduğu anlamlı yapılardır. Seslerin yazıdaki karşılıkları olan harfler de farklı dillerde aynı sesleri gösterebilir (Öksüz, 2011: 76). Ancak her dilde her sesin karşılığı bulunmayabilir veya aynı sesler farklı şekillerle simgeleştirilebilir. Önemli olan şunu bilmektir: Dile ait seslerin ayırıcı özellikleri o millete aittir ve bu durum o milletin her sese yüklediği farklı vurgu ve tonlamalarda saklıdır.

Türkçede yazı dilinde 8 ünlü vardır.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...