Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Bulunma Eklerinin Görsel Materyal Kullanarak Öğretiminin Başarıya Etkisi

Araştırmanın amacı yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde bulunma hâl eklerinin görsel materyal kullanılarak öğretiminin başarıya olan etkisinin belirlenmesidir. Nitel bir çalışma olarak tasarlanan çalışmada deneme modeli kullanılmıştır. Çalışma Yunanistan Selanik Aristo Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Fakültesi bünyesinde açılmış olan yabancı dil olarak Türkçe kursuna devam eden ve üniversitenin farklı bölümlerinde okuyan 37 Yunan öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmacı tarafından tamamı temel seviye (A1) öğrencilerinden oluşan deney ve kontrol gruplarına 45'er dakikalık periyotlarla 3 saat ders verilmiştir. Katılımcıların başarı durumları, hâl eklerinin doğru biçimde kullanım yüzdeleri, boşluk doldurma ve eşleştirme başarı oranları gibi değişkenler konu uzmanı araştırmacılar tarafından oluşturulan hâl ekleri konu değerlendirme sınavı kullanılarak ölçülmüştür. Veriler SPSS (Statistic Program for Social Sciences) programına aktarılmıştır. Dört alt boyutun aritmetik ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Değişkenler arasındaki hesaplamalar için çapraz tablo (cross-table) kullanılmıştır. Her bir boyut arasındaki ilişkinin belirlenmesi için Bağımsız Örneklemler T Testi (Independent-Samples T Test) uygulanmıştır. Bulgular p<0,05 düzeyinde yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda deney grubunun genel başarısının, yazım yanlışlarını belirleme oranlarının, boşluk doldurma sorularında gösterdikleri başarının kontrol grubundan daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Katılımcıların en fazla zorlandıkları soru tipinin boşluk doldurma soruları olduğu tespit edilmiştir. En yüksek başarı ortalamasını gösterilen soru tipi çoktan seçmeli sorular olmuştur.

Giriş

Dünya üzerindeki diller bazı yakınlık ve benzerliklerine göre yapı ve köken olmak üzere iki bakımdan incelenmektedir (Demircan, 2007, s.3). Dillerin gruplanması üzerine gerçekleştirilen çalışmalarda incelenen dile ait yazılı metinlerin önemi büyüktür. Farklı dillere ait eski yazılı kaynaklar incelendiği zaman ses, yapı, cümle kurulumu veya kavramların karşılanması bakımlarından ortak noktalar ortaya çıkabilmektedir. Farklı dillere ait yazılı metinler birbirleri ile karşılaştırıldığı zaman tabanda birleşmeye doğru gittikleri görülmektedir (Demircan, 2007, s.4). Dünya dilleri dil bilimciler tarafından genel olarak yapı bakımından; tek heceli(ayrımlı), çekimli (bükümlü) ve eklemeli olmak üzere 3 grupta incelenirken (Banguoğlu, 2004), kökenlerine göre Hint-Avrupa, Sami-Hami, Çin-Tibet, Ural-Altay ve Bantu Dilleri olmak üzere 5 gruba ayrılmaktadır (Demircan, 2007).

Yapı bakımından gerçekleştirilen sınıflandırılmada birinci grup olan ayrımlı diller grubunda kelimeler tek hecelidir. Cümle içinde değişime uğramazlar. Bu gruptaki dillere Çince ve Tibetçe örnek olarak verilebilir (Banguoğlu, 2004, s.12). Muharrem Ergin (1997, s.6) aynı dil grubuna tek heceli diller adını vermiştir. İkinci dil grubu çekimli veya bükümlü dillerdir (Ergin, 1997, s.6). Çekimli dillerde, ek kavramı bulunmaktadır; ancak kelime kökleri farklı şekillere girmektedir. Almanca ve Arapça bükümlü dillere örnek olarak verilebilir (Banguoğlu, 2004, s.12). Üçüncü ve son dil grubu ise Türkçenin de yer aldığı bitişimli dil grubudur. Ergin (1997, s.6) bu dil grubuna eklemeli diller adını vermektedir. Bu grupta yer alan dillerde değişmez kelime kökleri bulunmaktadır. Bu köklere farklı ekler getirilerek anlam ilişkileri kurulur (Banguoğlu, 2004).

 Tablo 1. Fransızca ve Almancada "Göz, Gözlük ve Gözlükçü" Sözcüklerinin Karşılıkları

Türkçe Sözcük

Fransızca

Almanca

Göz

Oneil

Auge

Gözlük

Verres

Brille

Gözlükçü

Opticien

Optiker

Tablo 1'de de görüldüğü gibi eklemeleri bir dil olan Türkçede sözcük sonuna getirilen ekler yeni kelime türetmek için yeterli olurken bükümlü diller grubunda bulunan Fransızca ve Almancada sözcük kökleri farklı şekillere girebilmektedir.

Türk dilinde bulunan ekler genel olarak yapım ve çekim eki olarak ikiye ayrılmaktadır (Zülfikar, 2012). Yapım ekleri genel olarak mevcut kök veya gövdelerden yeni fiil veya isim gövdeleri yapan eklerdir (Başdaş, 2006). Kapı-cı, ayakkabı-lık, söz-lük örneklerinde bu durum görülmektedir. Çekim ekleri kelimelerin hâl, sayı, durum, mekân, zaman gibi dil bilgisi ilişkilerini kurarlar (Banguoğlu, 2004, s.148). Kalem-ler (sayıca fazlalık durumu), okul-da (mekân), saat iki-de (zaman ilişkisi) örneklerinde çekim eklerinin sözcüklere yüklediği bazı anlamlar görülmektedir. Durum (Hâl) ekleri; Zülfikar (2012)'a göre Cumhuriyet döneminde evvelemirde (önce, ilkin), raddelerinde (sıralarında, sularında), akabinde (arkasında, sonrasında), örneklerinde olduğu gibi birtakım sözcüklerin ve terimlerin türetilmesinde kullanılsa bile, Türk dil bilgisi kitaplarında çekim ekleri başlığı altında verilmekte ve yapım eklerinden farklı olarak sözcüklere yeni bir anlam yüklememektedir. Durum Ekleri Türkçe dil bilgisi ile ilgili çalışmalarda; Hâl Ulamı, Türkçede Durum, İsim İşletme Ekleri, Hâl Ekleri ve İsmin Hâlleri, İsim Çekim Ekleri, Ad Durumları, İsim İşletme Ekleri, Çekim Ekleri, Ad Durumu, Hâl Kategorisi, Kavram İlişkileri, İsim Çekimleri, Hâl ve Hâl Çekimi vb. başlıklar altında ele alınmıştır (Mert, 2003). Vardar (1988, s.88)'e göre Türkçede yalın, belirtme, tamlayan, yönelme, çıkma, kalma ve eşitlik durumları bulunmaktadır. Farklı dil bilimcilere göre Türkçenin hâl eklerinin sayısı ve adları farklılaşabilmektedir.

Örneğin Korkmaz (1992), Türkçede isimlerin yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme ve çıkma hâllerinde bulunduğu belirtir ve eşitlik, yön gösterme ve vasıta hâllerinin Türkiye Türkçesinde yerlerini edatlara bıraktığını söyler. Mert (2003) hâl ekleri ile ilgili alanyazın özeti verdikten sonra Türkçede genel olarak hâl kategorilerini ifade eden görevli dil ögelerinden "eklerin" sadece şekillerine göre adlandırıldığını ve ismin beş ile dokuz arasında değişen hâlinden söz edildiğini söylemektedir. Mert (2003)'e göre hâl kategorileri göz ardı edilmektedir. Hâl kategorileri öğrencilere sadece bir ek olarak anlatılmakta böylece öğrenciler şekilden hareketle adlandırılan terimleri ezberlemektedirler. Mert (2003) hâl kategorilerine, seslenme hâli, özne hâli, belirten hâli, belirtilen hâli, nesne hâli, bulunma hâli, ayrılma hâli, birliktelik-beraberlik hâli, hedef hâli, yönelme hâli, hedef hâli, benzetme hâli, sebep hâli, vasıta hâli, nasıllık hâli, nicelik hâli, görelik hâli, benzetme hâli, sınırlama hâli, yaklaşma-varma hâli vs. örneklerini vermektedir. Mert, öğrenciler tarafından ezberlenen ismin yalın, -e, -de, -den ve -i hâllerinde kullanılan eklerin farklı hâl kategorilerini ifade eden görev elemanı olduklarını, Türkçenin her kategoriyi bir ekle değil, birçok görevli elemanla ifade etme zenginliğine sahip olduğu belirtir. (Mert, 2003, s. 28) Dolayısıyla Mert, ismin hâlleri ile öğretilen bilgilerin eksik ve Türkçenin zenginliğini daraltıcı nitelikte olduğunu söylemektedir.

İsmin hâlleri, ismin diğer kelimelerle münasebeti sırasında içinde bulunduğu durumlardır (Ergin, 1977, s.137). Hâl ekleri, çekim eklerindendir. Çekim ekleri ise sözcüklerin anlamlarını ve çeşitlerini değiştirmez, tümcedeki görevlerini belirtir (Gencan, 1983, s. 42) Bu durumda hâl eki alan sözcük, yeni bir anlam kazanmamakta sadece, yönelme, bulunma belirtme gibi farklı birbirinden durumlarda iletişime (münasebete) geçtiği diğer sözcüklere göre şekil alarak karşımıza çıkmaktadır. İsimler etrafında bulunan diğer kelimelerle münasebeti iki şekilde kurmaktadırlar; ilki kendisine bağlı unsurlarla olan münasebeti diğeri ise kendisine tabi olmayan, kendisinin tabi olduğu unsurlarla olan münasebetidir (Ergin, 1977, s.226). Şapkanın rengi örneğinde hem şapka hem de renk sözcüğü tamlayan ve iyelik ekleri sayesinde birbiri ile münasebet kurmuştur. Her iki sözcük de birbiri ile ilişkilidir. Ancak "Okula gidiyorum." örneğinde okul ve gitmek sözcükleri birisi isim ve diğeri eylemdir ve yönelme durum eki bu iki ilgisiz sözcük arasında münasebet kurmuştur. Yönelme durumu Korkmaz (2012, s.280)'a göre kelime gruplarında ve cümlelerde fillerdeki hareketin yöneldiği adın içinde bulunduğu durumdur. "Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?" (M.Akif Ersoy), "Havuzda su ışıl ışıldır." (Cahit Sıtkı Tarancı) örneklerinde olduğu gibi bulunma ve yönelme durumları mekânla doğrudan ilişkilidir (Gündoğdu, 2011). Fiilin cereyan ettiğin yeri gösteren, böylece bulunma hâli ifade eden isimler daima ek alır. Bu ekler -ta,-te,-da,-de şeklindedir (Ergin 1977: 234).

Değişik kaynaklarda farklı isimlendirmeler yapılmış olsa da genel olarak ismin hâl ekleri olarak adlandırılan ve yalın, bulunma (-de), ayrılma ( -den), yönelme (-e) ve belirtme (-i) olarak belirtilen durumlar başlangıç (temel-A1) seviyesi öğrencilerine öğretilmektedir. Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi (TÖMER) bünyesinde yapılan bazı çalışmalar Türkçenin öğretimi sırasında en çok yanlışın görevli dil öğelerinin kullanımında yapıldığını göstermiştir (Mert, 2003). Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrenciler, ana dilleri eklemeli bir dil değilse Türkçe ile karşılaştıkları zaman eklemeli bir dil olan Türkçenin dil mantığını anlayıncaya kadar zorluk çekmektedirler. Dolayısıyla yabancı öğrencilere Türkçe dil bilgisi kurallarının mümkün olduğu kadar basitleştirilerek ama aynı zamanda etkili bir biçimde öğretimi önem arz etmektedir. Temel seviye (A1) öğrencileri için hazırlanmış kitaplarda durum ekleri farklı üniteler içerinde bulunmaktadır. Örneğin Lale Türkçe Öğretim Seti Ders Kitabı 1'de bulunma hâl ekleri 3. ünite olan Günler-Dersler ünitesinde verilmiştir. Bu durum, haftalık 20 saat yabancı dil olarak Türkçe dersi alan öğrencilerin 3. hafta içerisinde ismin bulunma hâl eki ile tanışacakları anlamına gelmektedir. Türkçe öğrenmeye başlayalı henüz 3 hafta olmuş öğrencilere bu konunun mümkün olduğunca basitleştirilerek, anlaşılır biçimde sunulması öğrencilerin Türk diline karşı motivasyonlarını güçlendirmek adına yararlı olacaktır. Bulunma hâl ekleri anlatılırken aynı zamanda -d ve -t değişimleri ile büyük ünlü uyumu da içeriğe dâhil olmaktadır. Okutmanların konu anlatımında bu durumu da göz önünde bulundurmaları ayrıca seçecekleri örneklerin kolaydan zora doğru sıralanmış olması öğrencilerin konuyu anlamalarını kolaylaştıracaktır.

Bu çalışmada Türkiye dışında yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Yunanistanlı üniversite öğrencileri üzerinde bulunma hâl ekinin Power Point sunuları kullanılarak görsel olarak zengin bir içerikle anlatımının öğrencilerin başarısı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi yapan okutmanların görsel materyallerden en verimli şekilde yararlanmasının hem dersin zevkli geçmesine hem de daha anlaşılır olmasına yarar sağlayacağı düşünülmektedir.

Problem Cümlesi

Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde başlangıç seviyesi (A1, temel seviye) öğrencilerine bulunma hâl eklerinin görsel materyal kullanılarak öğretiminin başarıya etkisi ne yöndedir?

Alt Problem Cümleleri

Problem cümlesine bağlı olarak cevap aranacak alt problem cümleleri aşağıda verilmiştir.

  1. a.Sınav başarısı deney ve kontrol gruplarına bağlı olarak değişkenlik göstermekte midir?
  2. b.Katılımcıların en düşük ve yüksek başarı gösterdikleri soru tipi hangisi olmuştur? Bu durum cinsiyete göre farklılık göstermekte midir?
  3. c.Katılımcıların sert sessiz benzeşmesi ve büyük ünlü uyumu da kapsayıcı nitelikte olan eşleştirme sorularında gösterdikleri başarı deney ve kontrol gruplarına bağlı olarak değişkenlik göstermekte midir?
  1. d.Katılımcıların bulunma hâl eki ile ilgili yazım yanlışlarını tespit edebilme başarıları deney ve kontrol gruplarına bağlı olarak farklılık göstermekte midir?
  2. e.Katılımcıların, boşluk doldurma sorularında gösterdikleri başarı deney ve kontrol gruplarına bağlı olarak değişkenlik göstermekte midir?
  3. f.Katılımcıların çoktan seçmeli sorularda gösterdikleri başarı deney ve kontrol grubuna göre bağlı olarak değişkenlik göstermekte midir?

Yöntem

Bu bölümde araştırmada kullanılan model, evren, örneklem, veri toplama teknikleri ve veri analizi hakkında bilgi verilecektir.

Araştırmanın Modeli

Nitel bir çalışma olarak tasarlanan araştırmada deneme modeli kullanılmıştır. Deneme modelleri, Karasar (2012, s.87)'a göre neden sonuç ilişkilerini belirlemeye çalışmak amacı ile doğrudan araştırmacının kontrolü altında gözlenmek istenen verilerin üretildiği araştırma modelleridir. Çalışmada araştırmacı tarafından, temel seviye yabancı dil öğrencilerinin durum hâl eklerini öğrenmeleri için ortam oluşturulmuş, deney ve kontrol gruplarına 45'er dakikalık periyotlarla 3'er saat ders anlatımı gerçekleştirilmiştir. Hâl eklerinin doğru biçimde kullanım yüzdeleri, boşluk doldurma ve eşleştirme başarı oranları gibi değişkenler konu uzmanı araştırmacılar tarafından oluşturulan hâl ekleri konu değerlendirme sınavı kullanılarak ölçülmüştür. Deneme modeli ile yapılan her araştırmada mutlaka bir karşılaştırma vardır (Karasar, 2012, s. 88). Çalışmada durum hâl eklerinin, görsel materyaller kullanılarak öğretimi ile klasik ders anlatma yöntemi kullanılarak öğretiminin deney ve kontrol gruplarının başarısı üzerindeki etkisi karşılaştırılmıştır.

Evren ve Çalışma Grupları

Çalışmanın evrenini Yunanistan Selanik Aristo Üniversitesi Yabancı Diller Eğitimi Fakültesi bünyesinde yabancı dil olarak Türkçe dersi almakta olan 37 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin tamamı daha önce hiç Türkçe dersi almamıştır. Öğrenciler Aristo Üniversitesinin farklı bölümleri ve sınıflarında okumaktadırlar. Çalışmada evrenin tamamına ulaşılmıştır.

Tablo 2: Çalışma Evrenini Oluşturan Öğrencilerin Cinsiyete Göre Dağılımı

Cinsiyet

Frekans

Yüzde

Kadın

26

70,3

Erkek

11

29,7

Toplam

37

100

Tablo 2'de katılımcıların cinsiyete göre dağılımı verilmiştir. Tablo 2'de de görüleceği gibi katılımcıların %70,3'ü (26 kişi) kadın; %29,7'si (11 kişi) erkektir. Kadın katılımcıların %76,9'u (20 kişi) 18-20 yaş, %15,4'ü (4 kişi) 21-23 yaş ve %7,7'si (2 kişi) 24 yaş ve üstü yaş aralığındadır. Erkek katılımcıların %63,6' sı (7 kişi) 18-20 yaş, %27,3'ü (3 kişi) 21-23 yaş ve %9,1'i (1 kişi) 24 yaş ve üstü yaş aralığında bulunmaktadır.


       Evren çoğu zaman içinde çeşitli elemanları olan, benzer amaçlı (işlevli) kümelerden oluşur (Karasar, 2012, s.114). Çalışma evreni, evrendeki tüm elemanların eşit seçilme şansına sahip oldukları Oransız Küme Örnekleme (cluster sampling) ile iki kümeye ayrılmıştır. Küme örneklemede evren ya da alta evrende eşit seçilme, şansı içindeki elemanları ile birlikte tüm kümeye aittir (Karasar, 2012, s.115). Evren içerisinde yansızlık kuralına uygun şekilde oluşturulan iki kümenin birincisi deney diğeri ise kontrol grubu olarak atanmıştır. Kontrol ve deney grupları oluşturulurken eşitlenmemiş kontrol gruplu model kullanılmıştır. Karasar (2012, s.102)'a göre eşitlenmemiş kontrol gruplu modellerde katılımcıların, benzer nitelikte olmalarına olabildiğince özen gösterilir, ayrıca grupların hangisinin deney ve hangisinin kontrol grubu olacağına yansız bir seçimle karar verilir. Bu çalışma için Oransız Küme Örnekleme türü ile oluşturulan iki grup birbirine benzer ve neredeyse aynı özelliklere sahip elemanlardan oluşmaktadır. Her iki grubun tüm elemanları daha önce Türkçe dersi almamışlardır. Deney grubu 19, kontrol grubu ise 18 kişiden oluşmaktadır. Tüm elemanlar aynı üniversitede ve aynı kursta Türkçe öğrenmektedirler. İki grubun da Türkçe okutmanları aynı kişidir. Dolayısıyla her iki grup da deney veya kontrol grubu olabilecek özellikleri taşımaktadırlar. Araştırmacı tarafından iki grup arasından yansızlık kuralına uygun bir şekilde deney ve kontrol grupları seçilmiştir.

Tablo 3'te deney ve kontrol gruplarının cinsiyete bağlı olarak dağılımı verilmiştir. Tablo 3'te de görüleceği gibi deney 13 kadın ve 6 erkek olmak üzere toplam 19 kişiden oluşurken, kontrol grubu 13 kadın ve 5 erkek olmak üzere toplam 18 kişiden oluşmaktadır.

Deney ve çalışma grubunda 45'er dakikalık ders periyodları ile 3'er saat ders anlatımı yapılmıştır. Deney grubunda ders anlatımı araştırmacı tarafından hazırlanmış Power Point programı sunuları ile gerçekleştirilmiştir (Ek 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7). Kontrol grubunda ise Power Point sunusu veya herhangi bir görsel materyal kullanılmamıştır.

 Veri Toplama Araçları

Çalışmada veri toplama aracı olarak konu uzmanı ve aynı zamanda deney ve kontrol gruplarının ders okutmanı araştırmacı tarafından hazırlanan Bulunma Ekleri Sınavı kullanılmıştır. Sınavın hazırlanma süreci 3 aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir.

Soru cümlelerinde ve şıklarda kullanılan sözcükler kursta kullanılan Lale Türkçe Ders Kitabı 1'den seçilmiştir. Sınavın hazırlanma sürecinde öncelikle uzman araştırmacı tarafından ders anlatımına paralel olarak 5 eşleştirme, 5 boşluk doldurma, 5 doğru-yanlış sorusu ve 5 tane çoktan seçmeli soru hazırlanmıştır. Hazırlanan sorular Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi TÖMER ve Ankara Üniversitesi TÖMER Kadıköy şubesinde görev yapan okutmanlara gönderilmiş ve onların dönütleri doğrultusunda bir soru cümlesinde değişiklik yapılmıştır. Oluşturulan soru havuzu dil ve yazım kontrolü için Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim görevlisine gönderilmiştir. Son kontrolden sonra oluşturulan soru havuzundan bir eşleştirme, her birisi 5'er seçenekli olan 2 tane boşluk doldurma sorusu, bir tane doğru-yanlış sorusu ve 3 adet çoktan seçmeli soru seçilerek Bulunma Ekleri Sınavı oluşturulmuştur.

Tablo 4: Bulunma Ekleri Sınavı Sorularının Tür, Puan ve Yüzdelik Dağılımları

Soru Türü

Toplam

Puanlama

Yüzde

Eşleştirme

6

18

25

Boşluk doldurma

10

30

41,6

Doğru-yanlış

5

15

20,8

Çoktan seçmeli

3

37

12,5

Toplam

24

100

100

Tablo 4'te Bulunma Ekleri Sınavına ait soruların türleri, puan ve yüzdelik karşılıkları verilmiştir. Tabloda da görüldüğü gibi değerlendirme sınavında 18 puan değerinde toplam 6 tane eşleştirme, 30 puan değerinde 10 tane boşluk doldurma, 15 puan değerinde 5 tane doğru-yanlış sorusu ve 37 puan değerinde 3 tane de çoktan seçmeli soru bulunmaktadır.

Eşleştirme soruları öğrencilerin hem büyük ünlü uyumu kuralı hem de sert sessiz benzeşmesi kuralını uygulayarak sonuca ulaşmalarını gerektirecek şeklinde tasarlanmıştır. Boşluk doldurma sorularında öğrencilere toplam 10 tane sözcük verilmiştir. Bu sözcükler elimde, masada, sınıfta, kantinde, ofiste, Afrika'da, sende, bende, üniversitede ve kitapta sözcükleridir. Öğrencilerden verilen sözcükleri kullanarak cümlelerde bulunan boşlukları doğru bir şekilde doldurmaları istenmiştir. İlk boşluk doldurma sorusunda sadece cümle bulunurken, ikinci boşluk doldurma sorusunda bulunan seçenekler karşılıklı konuşma şeklindedir.

Boşluk doldurma sorusu örneği: A: Bu________ çok resim var.

B: Evet doğru, çok kütüphane var.

Doğru-yanlış sorusunda bulunan 5 cümlenin her birisinde bulunma hâl ekleri kullanılan kelimenin ilgili ekinin altı çizilmiş ve öğrencilerden cümlelerin karşısına doğru veya yanlış yazmaları istenmiştir. Böylelikle öğrencilerden hem büyük ünlü uyumu hem de sert sessiz benzeşmesi kuralını göz önünde bulundurarak cevap yazmaları beklenmiştir. İlgili cümlelerde kullanılan hâl eklerinin 4 tanesinin yazımı yanlış ve bir tanesinin yazımı doğru olarak verilmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...