Hacivat Karagöz Oyunları İle Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Ve Kültür Aktarımı

              Dil toplumun hem anlaşma aracı hem de toplumlararası bir kültür aktarıcısıdır. İnsanlar ikinci bir dil öğrenirken aynı zamanda o dilin kültürünü de öğrenmek isterler. Kültür aktarımı dil öğretimi sırasında öğrenciye kazandırılabilirse birey dilini öğrendiği toplumu daha kolay tanıyabilir ve o kültüre karşı daha hoşgörülü hale gelir. Türk dilinin ve kültürünün kendine has özellikleri ve kuralları vardır. Bu kuralları ve özellikleri aktarmada Hacivat-Karagöz oyunları kendine önemli bir yer edinebilir. Çünkü bu oyunlar konularını doğrudan Türk kültüründen, inanışlarından ve günlük yaşamından alır. Dolayısıyla içerisinde bolca kültürel unsurlar içerir. Bu nedenler onu yabancılara Türkçe öğretiminde ve kültür aktarımında önemli bir materyal olmasını sağlayabilir. Bu çalışma Hacivat-Karagöz oyunları taranarak "Karagöz-Hacivat ile dil öğretimi ve kültür aktarımı" olarak iki ana konu bağlamında incelenmiştir. İnceleme yapılırken literatür taraması yöntemi kullanılarak hangi dil bilgisi konularının öğretilebileceği ve dil öğretimi sürecinde hangi kültürel öğelerin aktarılabileceği tespit edilmiştir.

            "Dil toplumda bir anlaşma vasıtası olduğu gibi aynı zamanda bir kültür taşıyıcısı ve kültür aktarıcısıdır (Özbay, 2002: 115). İkinci bir dili öğrenme başka bir kültürü öğrenmenin ve algılamanın en kolay ve etkili yoludur. Yabancı dili öğrenmek; yalnızca o dilin sistemini, dil bilgisi yapılarını öğrenmek değil aynı zamanda yeni bir kültürü tanımak ve o kültürü öğrenmektir. Dil öğrenen birey karşılaştığı hedef kültürdeki bireylerle iletişim kurmak için çaba sarf eder ve karşılaştırmalar yapar. Doğaldır ki bu şekilde o kültüre karşı daha hoşgörülü ya da olumsuz tutumlar da sergileyebilir hale gelir. Bu da kültür aktarımının istediği ortamın gerçekleşmesi anlamına gelir. Nitekim dil ve kültür arasındaki sıkı ilişki dile kültürünü öğrenmeden hâkim olunamayacağı olgusunu ortaya çıkarmıştır.

            Kültür aktarımının önem kazandığı günümüz yabancı dil eğitim sürecinde dil öğretiminde kullanılan birçok materyalin o toplumun kültüründen doğduğu ve o kültürün taşıyıcılığını yaptığı açıkça gözlenebilir. Dil öğretiminin aynı zamanda bir kültür öğretimi olduğu bilinmektedir. Modern dil öğretim yaklaşımlarında dil öğretiminin yanında o dili kullanan insanların kültürünün de öğretiminin başarıya ulaşmada önemli olduğu belirtilir.

"Yabancı dil öğretimi kültür öğretimidir. İnsanlar ait oldukları toplumun ve o topluma ait kültürün kelime ve kavramlarıyla kendilerini ifade ederler. Bütün kelime ve kavramların arkasında bir kültür geçmişi vardır. Bu sebeple toplumun yapısı ve sosyal değerleri dikkate alınmalıdır" (Avcı, 2002: 2). Ünlü halkbilim araştırmacısı Bascom (1954: 333) halkbilimin dört işlevi adlı çalışmasında "halkbilimin kültür içerisindeki dört temel işlevinden bahsetmektedir: 1. Halkbilimi insanların toplum tarafından kendilerine uygulanan baskılardan kaçmalarına sebep olur. 2. Halkbilimi kültürü, ritüelleri ve gelenekleri sürdüren ve gözlemleyen kişiler açısından destekler. 3. Halkbilimi ahlaki değerleri destekleyen ve onu oluşturan pedagojik bir araçtır, 4. Halkbilimi, sosyal baskıları uygulayan ve sosyal kontrolü sağlayan bir araçtır" der.

"Dil öğretimi işi kişinin kültürel yeteneğinde çeşitli kültürel özellikler (ulusal, yerel, sosyal) ayrı ayrı değil, karşılaştırılmış, etkileşmiş, zenginleşmiş, bütünleşmiş çok dillilik yeteneği bileşenini oluşturur ve bu bileşen de diğer bileşenlerle etkileşim içindedir." (Demirel 2012: 4) ifadesi dil öğreniminin kültürleşme sürecini vurgulamaktadır. Kültürel ögeler ile genel anlamda hedef dilin konuşulduğu ülkenin önemli tarihi olayları, gelenek, görenek ve âdetleri, edebiyatı, mimarî yapısı, günlük hayata dair genel davranış tarzları, yemek ve alışverişle ilgili alışkanlıkları, hayata ve olaylara bakış açıları kastedilmektedir (Kalfa, 2013: 169).

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesince hazırlanan Tavsiye Kararları R(82) 18'in önsözünde belirtilen "Avrupa'daki dil ve kültür çeşitliliğinin, zengin mirasının korunması ve geliştirilmesi gerekir. Ortak bir kaynaktır ve bu çeşitliliği iletişim yolunda bir engel olmaktan çıkarıp karşılıklı bir zenginleşme ve anlayış hâline getirmek için eğitim alanında büyük çabaya ihtiyaç vardır."(MEB, 2009: 2) maddesi kültürün dil eğitiminde tüm Avrupa için bir zenginleşme faaliyeti olduğuna vurgu yapmıştır. Kültür- dil ilişkisinin önemi Avrupa Dil Ortak Çerçeve Metni'nde sıkça vurgulamıştır.

Brooks'a (1986:128 akt. Okur ve Keskin, 2013:1626) göre kültür ögeleri aktarılmazsa öğrencinin yabancı dili konuşması, kendi kültür çevresinden gördüğü kavramları farklı sembollerle dile getirmesinden başka bir şey olmaz. Bu nedenle yabancı dil öğrenen kişinin o dile tam olarak yetkin olması için sadece dilin yapısını bilmesi yeterli değildir. Öğrencinin, o dilin hitap, teşekkür, kabul etme, reddetme, önerme gibi kullanımları hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Yabancı dil öğretiminde kültürel ögelerin aktarılmasının birçok sebebi vardır. Tomalin ve Stempleski'ye (akt. Kılınç ve Şahin, 2012:4) göre kültür ögelerinin aktarılmasının yedi amacı vardır.

Öğrencilerin her insanın davranışında kültürün etkisi olduğunu anlamalarına yardımcı olmak. İnsanların konuşmalarında ve davranışlarında etkisi olduğunu anlamalarına yardımcı olmak. Öğrencilerin hedef kültürdeki ortak durumlarda gösterilen ortak davranışların farkına varmalarına yardımcı olmak.

Öğrencilerin, bazı kelime ve cümleciklerin, kültürün bir sonucu olarak, hep aynı şekilde birbiri ardına geldiğinin farkına varmalarına yardımcı olmak.

Öğrencilerin hedef kültürle ilgili genellemeleri objektif gözle değerlendirmelerine yardımcı olmak.

Öğrencilerin hedef kültürle ilgili bilgi toplama becerilerinin gelişmesine yardımcı olmak. Öğrencilerde hedef kültürle ilgili merak uyandırmak ve onların o kültürdeki insanlara empati duymalarını sağlamak.

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde özellikle Türk toplumuna has özellikte olan bazı unsurların ana başlıklarının verilmesi gerekir. Bu unsurları belli başlı maddeler halinde şu şekilde sıralanabilir:

Karşılaşmalar, selamlaşmalar ve tanıştırmalar

Kişilerin sohbetleri esnasında kullandıkları yaşa, yakınlığa ve toplum içindeki statüsüne bağlı

yaklaşımlar

Yemekler ve içecekler

Aile içinde gerçekleşen yaşam


Hacivat Karagöz Oyunları ile Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi ve

Kültür Aktarımı

Yaşanılan yer, komşuluk ilişkileri, şehir ve kırsal kesim arasındaki yaşayış farklılıkları Giyim ile ilgili unsurlar, Çalışma ve çalışma ortamları, Siyaset ile ilgili unsurlar, Randevular ile ilgili unsurlar,

Eğitim ve eğitim ortamları ile öğrenme ortamları ile ilgili unsurlar, Oynanan oyunlar, dinlenen müzikler ile ilgili unsurlar, Din ile ilgili yaşanmışlıklar,

Bayramlar, kutlama ve anma günleri, evlenme ve ölüm ile ilgili unsurlar,

Evlere yapılan davetler misafirlikler,

Sağlık ve tedaviler ile ilgili unsurlar,

Temizlik ile ilgili unsurlar,

Tepkileri dile getirme yöntemleri,

Toplum içinde anlatılan hikâye, masal, efsane,

Günlük hayatta kullanılan atasözleri ve deyimler,

Günlük hayatta duyguları ifade etmek veya bir durumu anlatmak için kullanılan jest ve mimikler ile ilgili unsurlar (Demir, Açık, 2011: 71).

Bir dili öğretmenin aynı zamanda o kültürün ögelerinin de öğretilmesi amacı doğrultusunda yabancılara Türkçe öğretirken bizim kültürümüzden doğup büyümüş Hacivat ve Karagöz metinlerinin kullanılması, bu metinlerle ve etkinliklerle hem dil kurallarının kavratılması hem de kültür ögelerimizin aktarılması oldukça etkili bir yöntem olacaktır. Hacivat-Karagöz metinlerinde yukarıda saydığımız unsurların tamamına yakınından örnekler bulunmaktadır. Bu da, kültür aktarımı açısından bu metinlerin ne denli etkili olduğunu ortaya koymaktadır.

Hacivat ve Karagöz, taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oyunları konularını halk hikâyelerinden, günlük yaşamdan almıştır. Dolayısıyla içerisinde bolca kültürel öge içerir. Karagöz oyunundaki kişiler tip özelliği taşımaktadır. Olaylar ve kişiler ayrıntıları ile değil yüzeysel olarak işlenir ama tipik ve önemli özellikler vurgulanarak izleyiciye mesajlar verilir. Oyunun başkişileri Hacivat ve Karagöz'dür. Karagöz halkı, Hacivat ise biraz daha üst tabakayı temsil ederler. Karagöz oyunlarında her konu, her olay komedi tarzında anlatılır. Aytaş (2006:288)'ın da belirttiği gibi Karagöz metinleri sosyal bir konuyu ele alarak, bunu göstermeci ve imgesel bir tarzda yansıtır. Bu yüzden hem tarihsel süreç içerisinde yüklendiği görev hem de taşıdığı değer oldukça önemlidir. Kültürün maddi ve manevi olarak iki boyutu vardır. Maddi boyutu giyim-kuşam, yemek, eşya vb. iken, manevi kültür unsurları ise algılarımız, inançlarımız, değerlerimizdir. Karagöz'de bunların hepsini görme imkânına sahip olmamız da Karagöz'ün değerini ortaya çıkarmaktadır. Karagöz, 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi'ne kayıt ettirilmiştir Yabancı dil öğrenenleri sıkmadan, onların ihtiyaç duydukları söz kalıplarını öncelikle öğretebilmek, öğrenciyi güdülemek ve dolayısıyla dersi zevkli hâle getirmek açısından önemlidir. Dersi zevkli kılan öğeler ise sınıf ortamında yapılan etkinlikler ve öğrenciyi günlük hayatında karşılaşacağı durumları oyunlaştırarak canlandırma tekniğidir (Akkaya, 2013:175). Hacivat-Karagöz diyalogları canlandırmaya ve etkinlik oluşturmaya oldukça elverişli halk kültürü unsurlarındandır.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...