• Yabancılara Türkçe Öğretimi
  • Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesinde Yöntem Seçimine İlişkin Bir Durum Çalışması: Farklı Yöntemler Üzerinden Geçmiş Zaman Öğretimi

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesinde Yöntem Seçimine İlişkin Bir Durum Çalışması: Farklı Yöntemler Üzerinden Geçmiş Zaman Öğretimi

         Çalışmanın amacı yabancı dil olarak Türkçe geçmiş zaman öğretimine ilişkin A1 seviye sınıfı dersinde ne tür yabancı dil öğretim yaklaşımı/yaklaşımları kullanıldığını tespit etmektir. Araştırma karma desen(mix method) kullanılarak tasarlanmıştır. Çalışmanın deseni eş zamansız karma model kullanılarak oluşturulmuştur. Araştırmada yabancı dil olarak Türkçe dersinde kullanılan yabancı dil öğretimi tekniklerinin hangi yabancı dil öğretimi yaklaşımına uygun olduğu nedensellik ile ilişkilendirilerek ve derste kullanılan her bir teknik için nasıl sorusu sorularak elde edilen detaylara ayrıntılı bir biçimde yer verilmiştir. Çalışmada ayrıca katılımcıların geçmiş zaman değerlendirme sınavında aldıkları puanlar arasında cinsiyet ve bildikleri yabancı dil sayısına bağlı olarak farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışma sonucunda yabancı dil olarak Türkçe dersine ait geçmiş zaman konusu öğretimi sırasında öğretmen tarafından dil sınıfında sadece bir yabancı dile ait yönteme ilişkin yabancı dil öğretim tekniği/teknikleri kullanılmadığı; bunun aksine pek çok yabancı dil öğretimi yaklaşımına ait tekniklerin aynı anda kullanıldığı belirlenmiştir. Konu değerlendirme sınavında üç ve üzeri yabancı dil bilen katılımcıların, bir yabancı dil bilen katılımcılara göre daha başarılı sonuçlar aldıkları tespit edilmiştir.

         Yirminci yüzyıl yabancı dil öğretimi ideolojileri sahasındaki pek çok değişim ve yenilik tarafından karakterize edildi (Kamhuber 2010, s.9). Güneş'e (2011) göre 1900'lü yıllardan itibaren dil öğretimi alanında çeşitli yaklaşım ve yöntemler uygulanmış ve yaklaşımların temel görüşleri, amaç ve uygulama yöntemleri ile ilgili tarihsel süreç içerisinde önemli değişmeler olagelmiştir. Richards ve Rodgers (2007) dil öğretimini ilgilendiren güncel soru ve sorunların bile aslında yabancı dil öğretimi tarihinde tartışılmış bulunduğunu belirtmektedir. Yavuz ve Şimşek (2008) 19. yüzyılda ilk kez Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi ile başlayan yabancı dil öğretiminde yöntem kavramının 1990'lı yıllarda yöntembilimciler tarafından reddedildiğini ve yöntem sonrası çağın başladığını söylemektedir. Yabancı dil öğretimi çağın hızla gelişen şartları içerisinde kalıplara sığmamış ve sınıf içerisinde bir yöntemin kullanılması ve diğer yöntemlerin kapı dışarı edilmesi eski çağlara ait bir uygulama olarak tarihin tozlu raflarında yerini almıştır. Yaklaşık 100 yıllık sürece damgasını vuran, birbirine tepki ve bir önceki yöntemin teoride ve/veya pratikte var olan eksiklerini gidermek ve yabancı dil öğretimini bir adım daha ileriye taşımak temel amaçlarıyla ortaya çıkan Dilbilgisi-Çeviri Yöntemi (Grammar Translation Method), Direk/Doğrudan Yöntem (Direct Method), Kelime Yöntemi (Approche Par Le Lexique), Kültür Yaklaşımı (Approche Par La Culture), Doğal Yöntem (Methode Naturelle), Aktif Yöntem (Methode Active), İşitsel-Sözel Yöntem (Methode Audio-Orale), Görsel -İşitsel Yöntem (Methode Audio- Visuelle), İletişimsel Yaklaşım (Approche Communicative), Kavramsal-İşlevsel Yaklaşımlar (Approches Notionnelle- Fonctionnelle), Beceri Yaklaşımı (Approche par competences) ve Etkinlik Yaklaşımı (Approche par l'action) belli başlı yabancı dil öğretimi yaklaşımları arasında sayılabilir (Güneş, 2011; Kamhuber, 2010; Yavuz ve Şimşek 2008). Yavuz ve Şimşek(2008) yabancı dil yöntemleri arasında var olan yöntembilimsel çatışmaları altı başlık altında inceler: (1) Dilbilgisinin öğretiminde tümdengelimciliğe karşı tümevarımcılık (Dilbilgisi-Çeviri Yönteminde önce kuralların verilerek örnekler üzerinden yabancı dil öğretimi yapılmaya çalışılmasına karşılık; doğalcılık ilkelerine dayanan, ana dili sınıf ortamından çıkaran ve çeviri etkinliklerinin yerini gösteri yoluyla öğretimin aldığı Düzvarım Yöntemi); (2) dil becerilerinin öğretiminde ayrılıkçılığa karşı birleştiricilik (Ordu Yöntemi de denilen ve dinleme etkinliklerini ön plana alan ve ses bilime önem verilen; öğrencilere dil kalıplarının ezberletildiği yoğun sözel alıştırmalara yer veren İşitsel-Dilsel Yöntem' e karşılık; kural öğrenme ve anlamlı alıştırmalara, yabancı dilin yapısal çözümlenmelerine yer veren; dil öğrenmenin alışkanlık ve şartlanmanın ötesinde zihinsel ve üretimsel olduğunu savunan Bilişsel Yöntem); (3) dil kuramında yapısalcılığa karşı işlevselcilik (Yine dili bir insan davranışı gibi gören ve büyük oranda Watson ve Skinner'in görüşlerine dayanan İşitsel-Dilsel Yöntem 'e karşılık; dilin kurallarının değil kullanımının esas alındığı, dil öğreniminin zihinde gerçekleşen aktif bir süreç olduğunu, her bir ünitenin işlevsel bir odağının olduğu İletişimsel Dil Öğretim Yöntemi), (5) dil üretiminde doğruluğa karşı akıcılık (Dil yanlışlarının kötü alışkanlıklar olduğunu savunarak doğruluğu öne çıkaran İşitsel-Dilsel Yönteme karşılık; dil üretiminde anlaşılabilirliği ölçüt olarak alarak akıcılığı savunan İletişimsel Dil Öğretim Yöntemi) ve (6) dil kavramlaştırmasında tek dilliliğe karşı iki dillilik (yabancı dil öğreniminde ana dili bir başvuru kaynağı olarak gören Dilbilgisi-Çeviri Yöntemine karşılık; ana dil kullanımını yasaklayan İşitsel-Dilsel Yöntem). Yabancı dil öğretimi yaklaşımlarının nedensellik zinciri içerisinde incelendiği zaman görüleceği üzere çoğu zaman birbiri ile çatışan yabancı dil öğretim teknikleri de barındıran bu yöntemler arasında yabancı dil olarak Türkçe öğretimi için hangi yöntem/yöntemler en uygun olanıdır? sorusu akılları kurcalayan ve yanıt bekleyen bir soru olarak karşımızda durmaktadır.

Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimine Uygun Yöntem Seçimi

Sierra'ya (1995) göre bütün yabancı dil öğretimi yaklaşımları dilin; anlam kodlamasıyla ilgili olan ve ses birimleri, biçimbirimler, sözcükler, yapılar ve cümleler haline gelen öğelerin yapısal bir sistemi olduğunu görmüşlerdir. Tüm yabancı dil öğretimi yaklaşımlarının temelinde aslında tek bir düşünce yatmaktadır: Yabancı dili olabildiğince hızlı, işlevsel ve doğru bir biçimde öğretebilmek. Collins (2006) küçük yaşlardaki çocukların ana dillerini doğru ve hızlı bir biçimde nasıl öğrendiklerini tam olarak çözümlenebilirse yabancı bir dili öğretmek için onların ana dili öğrenirken kullandıkları yolu kullanabilme olanağının doğacağını belirtmektedir. Belki de tüm yaklaşımların arka planında bu düşünce ve buna paralel fikirler yatmaktadır. Sierra (1995), sonuç olarak bir yabancı dili öğrenmenin; o dile ait tüm yapısal bloklara ve kurallara hâkim olmak ayrıca bunları birleştirip kullanabilmek olduğunu belirtir.

Peki dil öğretmenleri açısından yabancı dil öğretim yöntemleri ne işe yaramaktadır? Freeman yabancı dil öğretim yöntemlerinin yabancı dil öğreticilerine neler kazandırdığına dair beş madde sıralar (Freeman, 2005, s. 9-10):

  1. Yöntemler, dil öğretmenlerinin kendi davranışları altında yatan nedenlerin ne olduğunun farkında olmalarına yardımcı olur. Dil öğretmenleri dil öğretim yöntemlerini keşfettikleri zaman ne yaptıkları ve neden yaptıkları hakkında kesin bilgi sahibi olurlar.
  2. Yabancı dil öğretmenleri (yöntem bilgisi sayesinde) dil öğretimi açısından nerede ve hangi seviyede olduklarının farkına varırlarsa, kendilerine yabancı dil öğretilirken kullanılan yöntemlerden daha farklı bir öğretim yöntemi seçebilirler. Bu sayede dil öğretmeni bir yöntemi neden tercih ettiğinin ve diğer yöntemleri neden kullanmadığının farkında olacaktır.
  3. Yöntem bilgisi, öğretime dayalı bilginin bir parçasıdır. Yöntem sayesinde dil öğretmeni aslında pratik(ler) topluluğuna üye olmaktadır. Her bir yabancı dil öğretmeni, diğer öğretim üyelerinin yabancı dil öğretim yöntemleri hakkında yaptıkları profesyonel tartışmaların bir parçası olabilir.
  4. Yöntem bilgisi yabancı dil öğretmeninin teknik repertuvarını genişletmeye yardımcı olur. Dolayısıyla yöntem bilgisi ders sırasında dil öğretmenine rahatlıkla farklı yabancı dil öğretimi teknikleri kullanabilme olanağı verir.

 Yabancı dil öğretmeninin yöntem bilgisi sayesinde üyesi haline geldiği tartışma topluluğu, öğretmenin dil öğrencilerini öğrenmeye nasıl yönlendireceği konusunda tasarladığı yöntem ve teknikleri değiştirip geliştirebilir.

Yabancı dil öğretim yöntemleri bilgisi, dil öğretmenine kendi davranışlarının farkında olması için bir ayna görevi görmekte; dil öğretmenine daha yararlı gördüğü yöntemler arasına geçiş yapma imkânı vermekte; dil öğretmenini yabancı dil öğretim yöntemlerinin tartışıldığı geniş bir topluluğun üyesi hâline getirmekte ve bu sayede dil öğretmeni kullandığı öğretim tekniklerini nasıl tasarlayacağını tekrar gözden geçirmektedir. Ayrıca yabancı dil öğretmeni dil öğretim tekniklerine ilişkin repertuvarı genişlediği için derslerde çok daha yararlı olabilme şansı yakalayabilmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...