Çomü Tömer' de Türkçe Öğrenen Yabancı Öğrencilerin Motivasyon Kaynakları Ve Sorunları

Ulusların kendi dillerinin dışında, yeni bir dili öğrenmeleri ve kullanmaları, her açıdan zorunluluk olmuştur. Özellikle günümüz küresel dünyasında, yaşamın uluslararası ilişkilerle şekillenmesinden dolayı yabancı dil öğrenme büyük bir öneme sahiptir. Türkçe dünyadaki değişik eğitim kurumlarında, hem yabancı dil hem de ikinci dil olarak öğretilmesine rağmen Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ve eğitimi konusunda yeteri kadar bilimsel çalışmalar yoktur. Bu eksikliklerden en önemlisi ve üzerine en az vurgu yapılanı "motivasyon eksikliği" dir.

Bu yüzden Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi, dil öğretim metotları ve materyalleri bağlamında oldukça yeni bir alandır. Türkçe çok az öğretilen diller arasındadır ve diğer çok öğretilen Almanca, İngilizce, Fransızca ve İspanyolca gibi dillerden oldukça farklıdır. Son yıllarda Türkoloji çalışmaları ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi tüm dünyada daha çok dikkat çekmeye başlamıştır

Bu araştırmanın amacı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Türkçe Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezinde (ÇOMÜ-TÖMER) de yabancı dil olarak Türkçe öğrenmeyi tercih eden öğrencilerin yaşadıkları motivasyon sorunları ve kaynaklarının belirlenmesidir. Araştırmada betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırmada ÇOMÜ-TÖMER'de okuyan 111 yabancı öğrenciye anket uygulanmıştır. Elde edilen verilerin, frekans, aritmetik ortalama ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğrencilerin en önemli motivasyon kaynağının içsel nedenlerden kaynaklandığı belirlenmiştir. "Beklentilerim doğrultusunda gerçekleşecek bir eğitim-öğretim süreci Türkçe öğrenme konusundaki istekliliğimi artırır." 4.30, en önemli motivasyon sorununun ise dışsal nedenlerden kaynaklandığı belirlenmiştir. "Öğrendiğim dilin konuşulduğu ülkeleri sevmiyor olmam Türkçe öğrenmemde benim için dezavantaj oluşturuyor." 3.67.

Günümüzde yabancı dil önemli bir konuma gelmiştir. Çalıştığı sektörün gereksinimleri doğrultusunda insanlar, yabancı dil öğrenmeye ihtiyaç duyarlar. Yabancı dil bilmenin ayrıcalık olmaktan çıkıp, herkesin sahip olması gereken bir özellik olması son yıllarda yabancı dil eğitiminin önemi de artırmıştır (Göçer, 2011: 798). Yaşamımızın her alanında olduğu gibi eğitimde de, hızlı bir ilerleme ve gelişme görülmektedir. Bunun sonucunda, insanlar iletişimin de etkisiyle küresel bir etkileşim çemberinin içine girerek yabancı dil öğrenme ihtiyacı hissederler. Böylelikle etkileşim içerisinde olan ulusların dilleri de doğal olarak önem kazanmaktadır. Bu bağlamda Türkiye ve Türkçenin öneminin artması, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin önemini ortaya çıkartmaktadır.

Jeoepolitik açıdan önemli bir yere sahip olan ve geniş bir coğrafyada yer alan Türkiye, Türkçenin ana dil olarak kullanıldığı ülkelerin başında gelmektedir. Gerek Türkiye içinde gerekse Türkiye dışında Türkçenin yabancı dil olarak öğretimini üstlenen kurum, kuruluş ve merkezler ayrıca bu alandaki çalışmalar da son zamanlarda hız kazanmıştır. Üniversiteler bünyesinde Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi 1950'li yıllardan sonra ciddi biçimde ele alınmaya başlanmıştır. Eğitim programları çerçevesinde Türk dünyası öğrenci projesi kapsamında 1991yılından itibaren gençler lise ve üniversitelerde okumak, yüksek lisans ve doktora yapmak amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ülkemize getirilmektedir. Bu projenin amaçlarından biri; bağımsızlığını yeni kazanmış Türk Cumhuriyetleri ile Türk ve Akraba topluluklarındaki gençlere Türkiye Türkçesini öğretmek, Türk kültürü ve eğitim sistemini tanıtmaktır. Bu sayede Türk kültürünün yeni nesillere aktarılması ve Türkiye Türkçesinin yaygınlaştırılması sağlanmıştır. Böylece bu ülke ve topluluklarla İsmail Gaspıralı'nın hedeflediği dilde, fikirde, işte birlik ilkesinin dilde birlik kısmıyla ilgili ilk adımlar atılmış olmaktadır (Açık, 2008: 2).

Türkiye'de Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde üniversitelerin Türkçe öğretim merkezleri açmaları ve bu merkezlerde okutulacak kitapları hazırlatmaları yanında lisansüstü çalışmalar da yürütmektedirler. Bugün Türkiye'de birçok üniversitenin bünyesinde Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi ile ilgili anabilim dalları açılmış ve çok sayıda yüksek lisans, doktora ve diğer bilimsel çalışmalar yaptırılmaktadır. Örnek olması açısından bu çalışmalardan bazıları: Barın (1992)"Yabancılara Türkçenin Öğretiminde Bir Metod Denemesi"1, Balcı (1994) "Türkçenin Anadili Ve Yabancı Dil Olarak Öğretimi Üzerine Bir Araştırma"2, Zengin (1995) "Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretiminde Alıştırmalar"3, Barın (1998) "Grameri Türkçe Olan Topluluklara Türkiye Türkçesinin Öğretimi"4, Benhür (2002) "Türkçenin Yabancılara Öğretiminde Tartışılmayan Ana Kavramlar"5, Yaylı (2004) "Göreve Dayalı Öğrenme Yönteminin Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Uygulanması ve Bu Uygulamaya İlişkin Öğrenci Görüşleri"6, Tarhan (2005) "Kendi Kendine Dil Öğrenme Modeli ve Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi" 7, Apaydın (2007) "Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Sözcük Öğretimi Üzerine Bir Yöntem Denemesi"8 , Yılmaz (2012) "Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi ders kitaplarında kültür aktarımı"9şeklinde örneklendirilebilir. Bu araştırmalardan çıkan sonuca göre; öğrencilerin dili öğrenme sebepleri ve bu dile karşı geliştirilen motivasyon kaynaklarının ortaya çıkarılmamış olduğu görülmektedir. Öğrenciler tarafından yabancı dile karşı geliştirilen bu ön yargılar dil öğretiminde motivasyonun düşmesine sebep olmaktadır (Aslanargun ve Süngü. 2006: 128). Son yıllarda öğrencilerin bir yabancı dil öğrenmeye karşı geliştirdikleri bu önyargılarının ve motive olmamalarının altında yatan diğer unsurların neler olduğu konusunda çok sayıda araştırma yapılmaktadır. Ancak, bu araştırmalar yabancılara Türkçe öğretimi konusunda yetersizdir.

Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi kapsamında yapılan çalışmalarda, bu alan ayrı bir disiplin olarak görülmeli ve bu alanda kullanılacak bir eğitim programının hazırlanmalıdır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde görevlendirilecek eğitimcilerin donanımlı olmasına veverilen eğitimin çağdaş dünyadakine paralel yürütülmesine önem verilmelidir. Bugün yabancı dil olarak Türkçenin, geleneksel yöntemler bir kenara bırakılarak çağdaş yaklaşım, yöntem ve tekniklerin kullanımına dayalı, uygun materyallerle zenginleştirilmiş ve kültürel unsurlarla desteklenmiş çok uyaranlı öğretim ortamlarında gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır (Göçer ve Moğul, 2011: 808 ).

Motivasyon

Türk Dil Kurumuna ait güncel Türkçe sözlükte güdülenme, "istekli olarak harekete geçmek" diye tanımlanır. Motivasyon kişiyi ihtiyaçlarını karşılamak üzere davranışa yönlendiren içsel süreçtir. Motivasyon davranışın yönü ve büyüklüğü olarak tanımlanmış, özellikle çabanın motivasyonun göstergesi olduğu ifade edilmiştir. Bir hedefe dönük olarak davranışı harekete geçiren, sürdüren ve yönlendiren bir güç olarak tanımlanmakta aynı zamanda niyet ve hedefe ulaşma eylemlerini yaratan ve bunların sürdürülmesini sağlayan enerji olarak da görülmektedir (Lussier, 1996; Keller, 1983; Dilts, 1998; Lumsden, 1994; akt. Semerci, 2005:5).

Tanımlardan da görüldüğü gibi motivasyon gerek kelime anlamı açısından gerekse bilim alanı içerisindeki tanımı açısından " harekete geçirme" olarak tanımlanmıştır. Yani bir işi yapmak için herhangi bir istek veya arzu yoksa insanları cesaretlendirmek önemlidir. Motivasyonun kuru teşvikten daha fazlasını içerdiği yadsınamaz. Sadece insanların karakterlerindeki farklılıklar üzerinde değil, bu farklılıkların altında yatan genel kişisel özelliklere -insan doğasına-odaklanılırsa motivasyon için pek çok neden olduğu ortaya çıkmaktadır. (Ulusoy, 2003: 310). Özetle, motivasyon, bireyin herhangi bir hedefe ulaşmayı istemesindeki içsel sürecin nedeni olarak motivasyon davranışa neden olur ve bireyi harekete geçiren bir güç olarak davranışı belirler (İşigüzel, 2013: 607-614).

Öğrenci üzerinde dışarıdan en fazla nüfuza sahip etken ise öğretmendir. Bu sebeple, öğretmenin yabancılara Türkçe öğretiminde motivasyon için dersi eğlenceli hâle getirmesi şarttır. Aksi takdirde ders angaryaya dönüşür ve öğrencilerin motivasyonu kaybolur. Yabancılara Türkçe öğretiminde motivasyonu sağlamak çok önemlidir. Yabancı birinin sizin dilinizi hangi sebeple öğrenmek istediği kadar sizin ona yaklaşımınız, dersi çekici ve ilginç hâle getirmeniz de öğrencinin dersten soğumaması açısından önem taşımaktadır. Burada öğretim elemanın rolü ön plana çıkmaktadır. Öğretim elemanının davranışları ve öğrenciye yaklaşım tarzı, yabancı öğrencilerin Türkçeye olan ilgisini olumlu veya olumsuz yönde etkilemektedir.

"Dil öğrenimi, kişinin ana dili dışında başka bir dil ve kültürle tanışması demektir. Her insan yabancı dil öğrenirken ilk önce kendine psikolojik bir duvar örer ve zaman zaman da bu yeni dili öğrenemeyeceğini düşünür. Bu yüzden, dil öğretilirken her tür sıkıcılık ve zorluktan uzak durulmalıdır."(Barın, 2004: 20). Belirli bir zaman içinde hedef dile karşı oluşturdukları öğrenmeye değil ezbere dayalı olan yöntemlerle, öğrenme güçlüğü yaşarlar ve motivasyonları düşer. Düşük motivasyon da dil öğreniminin önündeki en büyük engeldir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...