Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenen Temel Seviyedeki İranlı Öğrencilerin Yazma Problemleri

              Eğitimin her kademesinde olduğu gibi yabancılara Türkçe öğretiminde de girdi ve çıktı önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu açıdan bakıldığında yazma çalışmaları ile dil öğrenen kişilerin yazma becerilerinin ne düzeyde olduğunu tespit etmek mümkündür. Bu çerçevede hem derslerde hem de dönem sonunda yapılan sınavlardan elde edilen yazılı veriler, öğrencilerin olası hatalarının tespiti ve düzeltilmesi açısından hem öğrenciye hem de öğretmene yol gösterici niteliktedir. Buna ek olarak öğrencilerin yaptıkları hataların önceden bilinmesi, ileride yapılacak hataların en aza indirilmesinde de yazma becerisinin kazandırılması açısından önemlidir. Bu bağlamda yapılan bu çalışmada İranlı öğrencilerin yazma problemleri tespit edilmiş ve bunların çözümüne yönelik öneriler sunulmuştur. Araştırma, tarama yöntemiyle yapılmıştır. Öğrencilerin yazılı anlatım problemleriyle ile ilgili veriler, merkez tarafından yapılan sınavların yazma bölümünden ve öğrencilerin dönem içerisindeki kompozisyon kâğıtlarından elde edilmiştir. Öğrencilerin yazılı anlatımda yapmış olduğu hatalar, ses bilgisinde, biçim bilgisinde, söz diziminde ve yazımda yapılan hatalar şeklinde gruplara ayrılmıştır.

 

             Türkçe, dünyada en çok konuşulan dillerden biridir. Uzun bir geçmişe sahip olan Türkçenin öğretimi de çok eski tarihlerde başlamıştır. Öyleki Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi Kaşgarlı Mahmud'un yazdığı Divanu Lugati-t Türk ile başladığı görüşü hâkimdir. Bu görüş, geçmişten günümüze Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin önemini her zaman canlı tutmaktadır. Buna ek olarak yabancı dil olarak Türkçe öğretimi, ülkemizin ekonomik, siyasi, iktisadi vb. alanlardaki gelişmelerine paralel olarak gittikçe önem kazanmaktadır. Bu bağlamda günümüzde Türkçe yabancılara hem yurt içinde hem de yurt dışında öğretilmektedir. Yabancılara Türkçe öğreten başlıca kurumlar; enstitüler, kültür merkezleri, özel kurslar, Türkoloji merkezleri ve üniversite merkezlerinde kurulan TÖMER'lerdir. 2009 yılında kurulan ve şu an dünyanın çeşitli yerlerinde otuz ikiden fazla merkezi bulunan Yunus Emre Enstitüsünün açtığı Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri, Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesine yeni bir boyut kazandırmakta ve bu alanda önemli bir eksiği tamamlamaya çalışmaktadır. Yunus Emre Türk Kültür Merkezleri; "Avrupa Birliği Ortak Dil Programı"na uygun olarak yabancılara Türkçe öğretmektedir.

         Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi alanındaki bu gelişmelere paralel olarak bu alanda yapılan akademik çalışmalar da büyük bir hız kazanmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretimi konusunda geçmişten günümüze birçok çalışma yapılmıştır. Ancak bu çalışmalar, değişen talepleri karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Türkçenin yabancılara öğretimini daha kolay, hızlı ve etkili hale getirmekle beraber aynı zamanda nitelikli eser, materyal oluşturmak için önceden yapılan çalışmaların dikkate alınması gerekir. Bu bağlamdan hareketle yabancılara Türkçe öğretiminde başvurulacak kaynaklar son derece önemlidir. Konunun akademik olarak da ele alınması bilimsel kriterler ile araştırma yapılması Türkçenin daha etkili ve hızlı öğretilmesine katkı sağlayacaktır. (Göçer ve Tabak, Coşkun, 2012). 

 

Bunlara ek olarak hem yurt içinde hem de yurt dışında Türkçe öğreten kişi ve kişilerin Türkçe öğrenenlerin karşılaştıkları sorunları belirlemeleri, bu sorunlara çözüm üretmeye çalışmaları ise hiç şüphesiz dil öğretimini daha etkili ve hızlı yapacaktır. Özellikle bu tür çalışmalar Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde hazırlanacak olan her türlü materyal için kaynak teşkil edecektir. Buna bağlı olarak yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin yaptıkları hataların önceden bilinmesi ve bunların çeşitli sınıflandırmalara "Farslar, Araplar, İngilizler, Japonlar, Almanlar, Kırgızlar, Kazaklar veya (Kara, 2010) tarafından yapılan sınıflandırmadaki gibi "Ortadoğu ve Arap kökenliler, Afrika ve Avrupadan gelenler" şekillerde ayrı ayrı belirlenmesi hiç şüphesiz Türkçenin öğretimini daha etkili yapacak ve ders kitaplarının hazırlanmasında, öğretmen yetiştirmede yol gösterici nitelikte olacaktır.

Yabancı dil öğreniminin zor bir süreç olduğu ve bu süreçte çeşitli sorunlar ile karşılaşıldığı tartışma götürmez bir gerçektir. Bu sorunların temelinde başta öğrenilen dilden, ana dilden, ortamdan, öğreticiden, öğreniciden olmak üzere çeşitli etkenler vardır. Öyleki dil öğreniminin kolaylaştırılması ve daha hızlı, etkili öğrenim sağlanması konusunda çok sayıda çalışmalar yapılmış, çeşitli yöntem ve teknikler kullanılmış olmasına rağmen dil öğreniminde karşılaşılan sorunlar her zaman var olmuştur. Fakat bu sorunların önceden bilinmesi hem öğreticinin hem de öğrenicinin işini kolaylaştıracaktır. Öyleyse bu konuda yapılacak en yararlı çalışmalardan biri öğrenilen dilde öğrenenlerin karşılaştıkları sorunları belirlemek ve bu sorunları en aza indirebilecek çözüm önerileri sunmaktır. Çünkü dil öğreniminde karşılaşılan sorunlar önceden bilinir ve bu sorunları en aza indirmek için uygun yöntem ve teknikler tespit edilir ve uygulanırsa dil öğrenimi ve öğretimi kolaylaşacaktır. Dil sorunlarının ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi için ise ilk olarak sorunların tespit edilmesi, nedenlerinin araştırılması ve çözüm yollarının belirlenmesi gerekir. Bu bağlamda (Çotuksöken, 1983; Doğan, 1989; Candaş Karababa, 2009; Kara, 2010; Kurt, 2010) çalışmalar yapılmıştır. Fakat Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi alanında bu gibi çalışmalara daha faza ihtiyaç duyulmaktadır.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...