Yabancı Dil Olarak Türkçe Ve İngilizce Ders Kitaplarındaki Öğrenme Stratejilerinin Kullanımı

ÖZET

Dil öğrenme stratejileri Oxford'a (1990: 8) göre "öğrenmeyi kolaylaştıran, hızlandıran, daha eğlenceli, bağımsız, etkin ve yeni durumlara daha kolay aktarılabilen kılan, öğrenci tarafından seçilen özel yollardır." Öğrenme görevini kolaylaştıracak uygun strateji veya strateji kombinasyonunu seçmek ise öğrencinin sorumluluğundadır. Bu yüzden, öğrenci kendi strateji uygulamalarının farkında olmalı ve strateji bilgisini geliştirmelidir. Cohen'e (1998: 74) göre öğrencinin kendi öğrenmesini anlayabilmesini sağlayan çeşitli strateji eğitim yolları vardır: ders kitaplarında öğrenme stratejilerinin kullanımı bu yollardan bir tanesidir. Yabancı dil olarak Türkçe ve İngilizce ders kitaplarındaki strateji kullanımının incelenmesi bu çalışmanın amacıdır. Yeni Hitit 1 ve Total English Elementary ders kitapları karşılaştırmalı bir çalışma yapabilmek için seçilmiştir. Chamot ve O'Malley'in sınıflandırmasına bağlı kalınarak ders kitaplarında kullanılan stratejiler tespit edilmiş ve sonuçlar incelenmiştir. Total English Elementary'nin Yeni Hitit 1'e göre bilişüstü stratejilere ve strateji kombinasyonlarına daha çok önem verdiği görülmüştür. Yeni Hitit 1'deki bilişüstü stratejilerin oranı % 5.729 iken Total English Elementary'deki oranı % 34.494'tür. Bu oran, İngilizce ders kitabının öğrencilerin bilişüstü bilgilerini Türkçe ders kitabına göre daha çok kullandırdığını göstermektedir. Her iki kitap açık strateji öğretimi yapmamaktadır; stratejiler ders kitaplarında örtük bir şekilde görevlerin içine yerleştirilmiştir. Bununla birlikte, İngilizce ders kitabı hayat boyu öğrenme kutuları yolu ile sadece 8 stratejinin tanımını farklı görevlerde vermiştir. Öğrenciler de bir sonraki görevde tanımı yapılan stratejiyi uygulama imkânı bulmuşlardır. Burada en önemli konu, tanımlarda "strateji" sözcüğünün geçmemesidir: bu da öğrencilerde farkındalık yaratmayabilir. Ayrıca, hayat boyu öğrenme kutularında tanımı verilen stratejileri kullandıktan sonra öğrencilere kendilerini değerlendirme imkânı verilmemektedir. İngilizce ders kitabındaki strateji kombinasyonları ise Türkçe ders kitabına göre çok daha çeşitlidir. Sonuç olarak, bu çalışmanın esas hedefi, Türkçeyi yabancı dil olarak daha etkin öğrenen başarılı öğrenciler yetiştirebilmek için öğretmenlerin ve ders kitabı yazarlarının strateji farkındalığını artırmaktır.

1. GİRİŞ Problem Durumu

Öğrenci odaklı eğitimin önem kazandığı günümüzde öğrenci bilgiyi yapılandırırken diğer öğrencilerle işbirliği yapmakta ve bilgiyi paylaşmaktadır. Bu ortamı sağlayan ders kitabı ve öğretmen, öğrencilerin bilgiyi yapılandırma süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Öğrenme stratejileri alanındaki araştırmalar, dil öğrenme stratejilerini "öğrenmeyi kolaylaştıran, hızlandıran, daha eğlenceli, bağımsız, etkin ve yeni durumlara daha kolay aktarılabilen kılan, öğrenci tarafından seçilen özel yollar" olarak tanımlamaktadır (Oxford, 1990: 8). Öğrenme stratejilerinin kullanımı ile bilişsel süreçlerin daha iyi işlediği ifade edilmektedir. Bu bağlamda, yabancı dil öğretiminde kullanılan kitapların hazırlanma, seçilme ve değerlendirme aşamalarında dil öğrenme stratejilerinin de dikkat edilecek hususlar arasına alınması öğrencilerin dil edinim sürecinde daha etkin ve başarılı olmalarını sağlayabilir.

Amaç ve Önem

Dil eğitimi alanındaki geçmişten günümüze değişen bakış açısını belirtebilmek için Littlewood (1984) ve Brown'ın (2007) görüşlerinden bahsetmek yararlı olabilir. Bu sayede dil öğrenme stratejilerinin eğitim bilimlerindeki yeri daha iyi anlaşılabilir. 1960'lı yılların ortalarına kadar davranışçı yaklaşım yabancı dil öğrenimi çalışmalarına yön vermiştir. Bu yaklaşıma göre taklit, pekiştirme ve davranışın tekrarı ile alışkanlık oluşturulur. Ana dilde kazandığımız alışkanlıklar ikinci dille ilgili alışkanlıkları kazanmamızda yardımcı oluyorsa, bu olumlu transfer olarak adlandırılır. İngilizce öğrenen bir Türk öğrenci sıfatların sözdizimsel yerini öğrenirken olumlu transfer gerçekleşecektir çünkü sıfat her iki dilde de addan önce gelir. Tümce öğelerinin yeri söz konusu olduğunda ise öğrencinin Türkçede kazandığı alışkanlıklar İngilizce tümce sözdizimini öğrenmesinde çeşitli zorluklar getirebilir çünkü her iki dilin tümce sözdizimi farklıdır. İki dil arasındaki farklılıklar olumsuz transfere neden olabilir; bu da

öğrenme zorluğuna ve muhtemel yanlışlara sebep olacaktır. İki dil arasındaki farklılıklar ve benzerlikler araştırılırsa olumsuz transferin etkilerinin azaltılabileceğini davranışçı bakış açısı söylemektedir. Fakat, Littlewood (1984: 20) karşılaştırmalı analiz ile öğrencinin yaptığı tüm yanlışların önceden tahmin edilemeyeceğini iddia etmektedir. Yabancı dil öğreniminde alışkanlık oluşturma dışında başka süreçlerin de etkin olduğu o yıllarda düşünülmekteydi. Aradan geçen 30 yıllık süre zarfında bireysel farklılıklarla ilgili konular araştırmacıların dikkatini çekti. Brown'a (2007: 18) göre "her bir öğrenci, her bir öğretmen ve her bir öğrenci-öğretmen ilişkisi, her bir bağlam tektir." Yani her biri kendi içinde değerlendirilmelidir çünkü bireysel farklılıklardan öğrencinin hedeflerine kadar birçok değişken eğitim ortamında yer almaktadır. Bu yüzden Brown (2007) başarı için tek bir yöntemin olmadığını söylemektedir ve eğitim ortamındaki değişkenlerin dikkate alınarak seçmeli yaklaşımın kullanılmasını önermektedir. Thompson ve Rubin (1994: 3) başarıya katkıda bulunan birçok bireysel özelliğin ve öğrenme yolunun olduğunu vurgularken dil öğrenme sürecindeki en önemli faktörün öğrenci olduğunu ifade etmektedirler. Öğrenciyi en iyi yine öğrencinin kendisinin tanıyabileceğini söyleyen Thompson ve Rubin (1994: 59) öğrenme sorumluluğunu üstüne almayan bir öğrencinin yeni bir dili öğrenmede büyük bir ihtimalle başarı sağlayamayacağını söylemektedirler.

Başarılı öğrencilerin kullandıkları öğrenme stratejilerini tespit edip bu stratejileri daha az başarılı olan öğrencilere öğretmek amacıyla başlayan dil öğrenme stratejileri çalışmaları strateji sınıflandırmalarının oluşturulması ile devam etmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda dil öğreniminde başarılı olan öğrencilerin dil görevlerine uygun strateji seçebildikleri ve kendi öğrenmelerini yönlendirebildikleri ortaya çıkmıştır. Bu yönde öğrencilerin bakış açılarını geliştirebilmek için neler yapılabilir sorusu strateji öğretimi üzerine yapılan araştırmaları artırmıştır. Dil öğrenme süreci hakkında kaç öğrencinin bilgi sahibi olarak derse girdiğini sorgulayan Brown (2007: 130) strateji bilmenin önemine dikkat çekerken bunu ancak öğretmen ya da ders kitabının strateji öğretimi yolu ile sağlayabileceğini söylemektedir: strateji öğretimi, ders kitaplarında açık veya örtük, ayrı veya bütüncül bakış açısıyla yapılabilmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...