Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kullanılan Ders Kitaplarındaki Metinlerin Okunabilirlik Durumları

ÖZET

Geçmişten günümüze yabancı dil öğretiminin temelinde metinler yer almıştır. Öğrencilerin temel becerileri, metinler üzerinden yürütülen etkinliklerle geliştirilmeye çalışılmıştır. Bütün bunlar, metinlerin öğrencilerin seviyesine ve hedeflere uygun olması sorununu beraberinde getirmiştir. Bu nedenle hedeflere uygun metinler seçebilmek için belirli ölçütler geliştirilmiştir ve bu ölçütlerden biri olarak "okunabilirlik" kabul edilmiştir. Okunabilirlik, metnin yapısal özelliklerinden hareketle metnin zorluk derecesini belirleyebilmek olarak tanımlanmış ve metinlerin güçlük derecelerini belirleyebilmek için kullanımı kolay olan ve nesnel sonuçlar veren formüller geliştirilmiştir. Bu çalışmada, yabancılara Türkçe öğretiminde yaygın olarak kullanılan Ankara Üniversitesi TÖMER tarafından hazırlanan ve Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Metnine uygun hazırlanan Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı 1,2, ve 3'teki metinlerin okunabilirlik durumları incelenmiştir. Çalışmanın amacı incelenen ders kitaplarındaki metin düzeylerinin öğrenci seviyesine ne kadar uygun olduğunu saptamaktır. Bu çalışma betimsel bir çalışmadır. Okunabilirlik formülleri kullanılarak örneklem olarak seçilen Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı 1,2, ve 3'teki metinlerin güçlük düzeyleri belirlenmiştir. Birinci kitaptan yirmi (20), ikinci kitaptan kırk (40), üçüncü kitaptan ise otuz sekiz (38) metin seçilmiştir. Çalışma sonunda ders kitaplarında öğrenci düzeylerine uygun ve düzeylerinin üstünde olan metinlerin yer aldığı saptanmıştır.

GİRİŞ

Türkçenin yabancı bir dil olarak öğretilmesi günden güne önem kazanan ve daha nitelikli bir düzeye ulaşması için önemli çalışmalar yapılan bir konudur. Dünyada yaşanan gelişmeler; kültürel, ekonomik ve siyasi ihtiyaçlar doğrultusunda farklı yaklaşımlar ve farklı yöntem ve teknikler benimsenerek Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi için büyük çabalar sarf edilmektedir. Yabancılara, Türkçeyi daha iyi öğretmek için çağdaş yaklaşım ve yöntemlerle eğitim programları hazırlanmakta ve bu doğrultuda amaçlar belirlenmektedir. Yabancı dil öğretiminde bütün dünyaca kabul gören amaç dört temel dil becerisini (okuma, yazma, konuşma, dinleme) geliştirmektir (Gedik, 2009:3). Bu temel dil becerilerini geliştirmek için çeşitli materyaller kullanılmaktadır. Kullanılan bu materyallerin başında ise ders kitapları ve ders kitaplarının içindeki metinler gelmektedir.

Çünkü Şimşek'e (2011: 36) göre metni okuma, yazma ve metin oluşturma Türkçenin ana dili olarak öğretimi ve yabancı dil olarak öğretiminin temelini oluşturur. Çünkü temel dil becerilerini geliştirmek için yapılan bütün etkinlikler metinler üzerinden yürütülür. Yabancılara Türkçe öğretimi için hazırlanan metinlerin, metni okuyan öğrenci tarafından doğru algılanması için de metnin belli özelliklere sahip olması gerekir (Şimşek, 2011:9).

Bu nedenle hem ana dili hem de yabancı dil öğretiminin metinler üzerine dayandırılması metinlerin önemini arttırmış ve metinlerin seçiminde farklı değişkenlerin dikkate alınarak çeşitli ölçütlerin geliştirilmesini sağlamıştır. Metinlerin seçiminde kullanılan bu ölçütlerden birisi de okunabilirliktir.

Okunabilirlik

Okunabilirlik, metnin dilsel özelliklerinden hareketle metinlerin okuyucuya göre anlaşılabilir olmasıdır. Klare'a göre okunabilirlik, metindeki dilsel özelliklerin bütününün okur tarafından az veya çok kabul edilebilir olmasıdır (Klare 1963, Aktaran Çetinkaya ve Uzun, 2010:141). Ateşman'a (1997: 71) göre ise okunabilirlik ile okuyan tarafından metinlerin ne kadar kolay ya da güç anlaşılır olduğu anlatılmak istenir. Okunabilirlik ile ilgili çalışmalar Platon ve Aristo'ya kadar dayandırılmaktadır. Fakat eğitim alanında sistematik olarak yapılan çalışmalar 1920'lerden sonra görülmektedir. Metni okuyarak öğrenmenin öneminin artmasıyla okunabilirliğin ölçülmesi üzerine araştırmalar yapılmıştır (Chall, 1988:2). Daha sonra, 1920'li yıllarda, eğitsel okuma araçlarını nesnel olarak ölçmek için bilimsel yaklaşımların kullanımının gerekliliği konusundaki yaygın görüş okunabilirlik konusundaki çalışmaların yoğunluk kazanmasına neden olmuştur (Çetinkaya, 2010: 25). Türkiye'de ise okunabilirlik kavramıyla ilgili çalışmalar ise 90'larda görülmektedir. Bu alanda ilk çalışma Türkçe metinlerin güçlük düzeylerini tanımlamak ve sınıflamak amacıyla Ateşman (1997) tarafından yapılmıştır. Yine bir diğer önemli çalışmayı ise doktora tezi olarak Çetinkaya (2010) hazırlamıştır. Bu çalışmada Türkçe metinlerin okunabilirlik düzeylerini tanımlama ve sınıflamaya yönelik formül geliştirilmiştir.

Okunabilirlik çalışmaları dilin daha anlaşılır olması amacıyla yapılmıştır (Chall1988:2). Dil öğretiminde kullanılan metinler öğrenci düzeylerine uygun olmak zorundadır. Zakaluk ve Samuels'e (1988) göre öğrenciler, öğretimsel metinlerin zorluk düzeyleri, kendilerinin okuma seviyeleri ile aynı olduğu zaman en uygun öğrenmeyi gerçekleştirmektedirler (Aktaran Solmaz, 2009: 14). Metin okunabilirlik düzeyinin öğrenci düzeyinin üstünde olması durumunda öğretimde olumsuz durumlar yaşanabilir. Bu nedenle metinlerin okunabilirlik düzeylerini tanımlamaya ve sınıflamaya yönelik çalışmalar yapılmış ve farklı yöntemler denenmiştir. Metinlerin okunabilirlik düzeylerinin tanımlanması ve sınıflandırılmasına yönelik alanyazınında genel kabul görmüş üç yaklaşım vardır. Bunlar; (1) Uzman görüşü, (2) Çıkartmalı okunabilirlik işlemi ve (3) Okunabilirlik formülü'dür (Klare, 1963, Aktaran Çetinkaya ve Uzun, 2010:142).

Okunabilirlik Formülleri

Okunabilirlik formülleri, metnin zorluk seviyesinin kelime uzunluğu ve cümle uzunluğu gibi metnin sayılabilir öğelerinin, sayısal verilere dayanarak tahmin etmeye yarayan araçlardır (Chatman ve Goetz, 1985:150, Aktaran Hızarcı, 2009: 50). Formüllerin kullanımının kolay olması ve nesnel sonuçlar vermesi sayesinde formüller sık kullanılan araçlar olmuşlardır. Okunabilirlik formüllerinin kestirdiği okuma düzeyi ile öğrencilerin okudukları ve sevdikleri kitaplardan alınan sonuçların ortalamaları arasında .85 düzeyinde anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunmuştur (Chall, 1958:19, Klare, 1963:39). Chall'ın (1958) yapmış olduğu bu araştırma okunabilirlik formüllerinin geçerli ve güvenilir veriler sağladığını ispatlamaktadır. Ayrıca formüllerin kullanım alanı sadece metinlerin düzeylerini belirlemekle sınırlı değildir. Öğrencilerin kompozisyon ödevlerinin değerlendirilmesinde, yazın yapıtlarına ait üslup özelliklerinin çözümlenmesinde, Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenen kişilerin dil düzeylerinin belirlenmesinde ya da metin üretiminde kullanılabilir (Ateşman,1997: 72).

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...