Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe 2 Ders Kitabı Yazma Etkinlikleri Üzerine Bir İnceleme

ÖZET

Yazma becerisi dört temel dil becerisinden anlatmaya dayalı olan bir beceridir. Yazma çalışmaları ile okuma, dinleme, konuşma becerilerinin ve dilbilgisi konularının öğrenci tarafından ne kadar kazanıldığı somut olarak tespit edilebilir. En önemli yabancı dil öğretim materyallerinden olan ders kitapları iyi hazırlanmış yazma etkinliklerinden oluşmalıdır. Bu çalışmamızda yabancı dil olarak yazma eğitimi, yazma eğitiminin aşamaları verilmiş ve çalışmamızda şu sorulara cevap aranmıştır. Yeni Hitit Yabancılar için Türkçe 2 Ders Kitabı'nda yer alan yazma etkinliklerinde hangi yazma yöntemleri kullanılmaktadır? Yeni Hitit Yabancılar için Türkçe 2 Ders Kitabı'nda yer alan yazma etkinliklerinde hangi yazma etkinlikler kullanılmaktadır? Bu soruların ışığı altında Yeni Hitit Yabancılar İçin Türkçe Ders Kitabı 2 yazma etkinliklerinin, Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde yazma becerisinin kazandırılmasındaki yeterliliklerini ve eksiklikleri saptanmıştır. Bu kitapta toplam 30 adet yazma etkinliği mevcuttur. Bu etkinliklerde güdümlü yazma, eleştirel yazma, boşluk doldurma, kavram havuzundan seçerek yazma, kontrollü yazma, metin tamamlama, yaratıcı yazma ve özet çıkararak yazma yöntemleri kullanılmıştır. Bunlardan en çok güdümlü yazma tercih edilmiştir ancak yaratıcı yazma yöntemine çok az yer verilmiştir. Yeni Hitit Yabancılar için Türkçe 2 ders kitabı yazma etkinlikleri öğrencilerin daha istekli ve etkili katılımını sağlayacak etkinliklerle ve ekstra materyallerle zenginleştirilmelidir.

GİRİŞ

Yabancı dil öğretimi dört temel dil becerisi ve dil bilgisi öğretiminden oluşmaktadır. Temel dil becerilerini anlama ve anlatma becerileri olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz. Okuma, dinleme anlamaya; konuşma, yazma anlatmaya dönük dil becerileridir. Bütün dil becerileri birbirini tamamlar nitelikte becerilerdir. Dolayısıyla bir beceri alanı diğerinden bağımsız değildir. Bu açıdan bakıldığında yazma becerisi; okuma, dinleme, konuşma becerilerinin ne kadar kazanıldığının tespitinde önemli bir unsurdur (Özbay, 2013: 56; Güneş, 2013: 14).

Yazma, insanların gündelik hayatlarında işlerini gidermekten, düşüncelerini toplumla paylaşmaya kadar kullanılan bir beceri alanıdır." (Tok, 2013: 251) "Yazma; duyguların, düşüncelerin, isteklerin, tasarıların yazılı olarak ifade edilmesidir. Türkçe öğretiminin önemli bir alanını oluşturan yazma, bilgiden çok becerileri gerektirmektedir. Bu beceriler ise uygulama ile kazanılır. Okuma gibi, yazmanın da insan yaşamında önemli bir yeri vardır. Duygu, düşünce ve hayallerini açık ve anlaşılır olarak yazma, çeşitli zihinsel becerileri gerektirir. Öğrenciler bu beceriler yoluyla düşüncelerini sıralamayı, sınırlamayı, düzenlemeyi, yazı amacını belirler ve kuralları uygulamayı öğrenirler. Yazma becerisi özellikle okuma becerisiyle doğrudan ilişkilidir. Öğrencilerin yazma becerilerini geliştirmeli sürekli okumalarına, yazmalarına, yazdıklarını incelemelerine, tartışmalarına ve beğendikleri anlatımları bularak kullanmalarına bağlıdır" (Öz, 2006: 251).

"Yazma, yirmi birinci yüzyıla girerken de kişisel ve toplumsal açıdan önemini korumaya devam etmektedir. Diğer okuma alanlarında olduğu gibi yazma alanında da öğretim sürecini iki ayrı aşamada düşünmek gerekir: Kazanım ve geliştirme. Kazanım aşaması temel bilgilerin öğrenilmesi ve becerilerin kullanılabilecek düzeyde elde edilmesiyle ilgilidir. Yazma açısından düşünürsek, harflerin, hecelerin, kelimelerin ve cümlelerin ne olduğunun ve nasıl yazılacağının öğrenilmesi kazanım aşamasıyla ilgilidir. Diğer taraftan kazanılan becerilerin etkili bir yazılı anlatımda nasıl kullanılacağının öğrenilmesi gelişim aşamasıyla ilgilidir." (Akyol, 2006: 93)

"Ders kitapları, eğitimin amaçlarını gerçekleştirmek üzere öğrencinin öğrenme yaşantılarına kaynaklık eden öğretim materyallerinden biri, hatta birçok durumda tek öğretim materyalidir" (Halis, 2002: 51). Yabancı dil öğretiminde temel dil becerilerinin kazandırılmasında çeşitli materyallerden yararlanılmaktadır; ancak bu materyaller içerisinde en çok kullanılan yabancı dil öğretimi için hazırlanan ders kitaplarıdır. Karababa (2009: 276), Türkçeyi yabancı dil olarak öğrenenlerin gereksinimlerine, düzeylerine, çeşitliliğine uygun ders öğretim araç-gereçleri ve ders kitaplarının yeterli olmadığını belirtir. Ders kitaplarının yetersiz olması eğitim-öğretim ortamlarında öğrencilerin kazanması gerekli olduğu becerilerin elde edilememesini beraberinde getirecektir. Karababa (2009)'un üzerinde durduğu noktalardan biri ders kitaplarının gereksinimlere cevap verememesi, ikincisi ise düzeylerine uygunluğu sorunudur." (aktaran, Tok 2013: 250). Bu durum, yabancı dil öğretiminde bu denli öneme sahip olan ders kitaplarına yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde yeterince önem verilmediğini gösterir.

Yazmak büyük bir ihtiyaç olduğu halde toplumların yazmayı kullanma oranları oldukça düşüktür. Günlük yaşamda insanlar çalışma zamanları içerisinde dinlemeye %40, konuşmaya %35, okumaya %16 ve yazmaya da %9 oranında yer vermektedir (Kalaycı, & Temur, 2005: 55-56). Maxwell, Dornan, Buzan tarafından yapılan diğer bir araştırmada ise insanların yazma becerisine ayırdıkları zaman diliminin az olduğunun kanıtıdır, "İnsan bir gününün; % 9'unu yazarak, % 16'sını okuyarak, % 30'unu konuşarak ve %45'ini ise dinleyerek geçirmektedir (aktaran; Özbay, 2013: 66). Bu durum eğitim öğretim hayatında yazma becerilerinin önemsenmemesinden kaynaklanır. Hâlbuki "dil becerilerini kazandırma süreci uzun ve çok yönlüdür, yazma becerisi bu sürecin son aşaması olarak kabul edilir. Dinleme, konuşma ve okumanın ardından dil becerilerini kazanmanın son halkasında yer alan yazma, sadece kurallarla örülü mekanik bir süreç değil, diğer dil becerileriyle edinilmiş beceri ve alışkanlıkları da kullanan çözümleyici ve eleştirel bir süreçtir. Birey yazma becerisini edinerek dil edinimini tamamlar" (Güzel-Karatay, 2013: 279).

Barın (2004: 22) Yabancılara Türkçe Öğretiminde İlkeler adlı bir makalesinde yabancılara Türkçe öğretimi için belirlediği ilkelerden dört temel beceriyi şöyle izah etmiştir: "Dil öğretiminde dört temel beceri olarak adlandırılan dinleme, okuma, konuşma ve yazma eğitimin ilk basamağından itibaren birlikte ele alınmalıdır. Çünkü iletişimin temeli olan dilin kullanımı sırasında bu dört temel beceriye her an ihtiyaç duyulmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretimi konusunda yazılacak olan ders kitaplarında bu özelliklere ilk üniteden itibaren ağırlıklı olarak yer verilmesi şarttır". Bu durumda dört temel beceriye eşit önem vererek yabancılar için Türkçe Öğretimi ders kitapları hazırlanmalıdır. Maalesef yabancılara Türkçe öğretiminde de yazma becerisi ikinci plana atılmıştır. Ders süresinin sınırlı olması, konuşma ve okuma etkinliklerinin daha çok dil öğretiminde yer alması bu becerinin kazandırılmasını ikinci plana atmaktadır. Öğrencilerin bazı yazma etkinliklerini yapacak donanıma sahip olmadıkları gerekçesi ilgili ders öğretmenlerinin ileri sürdüğü nedenlerden sayılabilir (Çakır 2010: 1). Hitit Yabancılar İçin Türkçe 2 yazma becerilerine bakıldığında da durum farksızdır. Yazma etkinlikleri diğer becerilerin etkinliklerine göre oldukça azdır.

Devamını okumak için tıklayınız...

 

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...