Yabancılara Türkçe Öğretiminde Türkçe Dışı Yabancı Dil Kullanımı

          Türkçenin yabancılara öğretimi meselesi Türk milleti ve devleti açısından bakıldığında maalesef asırlarca ihmal edilmiştir. Son 15-20 yıllık kısa süre içerisinde ise bu konu gündemin ön sıralarına yükselmiş; son yıllarda da çok güçlü bir ivme ile hem devlet hem de özel kuruluşlar zaviyesinden hemen hemen her yönüyle desteklenen bir proje/ideal durumuna gelmiştir.

          Diğer yabancı dillerin öğretimindeki metod çeşitliliği ve materyal zenginliğine göre, Türkçenin öğretiminde, bir darlık ve kısırlık yaşandığı gözlerden kaçmamaktadır. Biz bu çalışmamızda, bir metod olarak, Türkçenin yabancılara öğretiminde pek fazla dikkat edilmeyen, öğretim esnasında Türkçe dışı dillerin kullanımının niteliği ve niceliği üzerinde durmaya çalıştık. Bazı ülke ve kurumlarda yıllarca Türkçenin tamamıyla o ülkenin ana dili ekseninde öğretilmeye çalışıldığı; bazı ülke ve kurumlarda ise o ülkenin ana dili de değil, üçüncü bir dil, İngilizce üzerinden öğretilmeye çalışıldığı görülmüştür. Son yıllarda ise biraz daha dengeli bir Türkçe öğretiminin ortaya çıkmaya başladığı görülmektedir.

Bu öğretimlerin olumlu ve olumsuz yönlerini de dikkate alarak; yabancılara Türkçe öğreten öğretmenler ve bir yabancı olarak Türkçe öğrenen öğrencilerle görüşmeler yapıldı. Bu görüşmelerden çıkan neticeler değerlendirilmeye çalışıldı.

Anketlerimiz ve bire bir görüşmelerimiz ile farklı kurum ve kuruluşlarda görev yapan Türk ve yabancı Türkçe öğretmenlerinin bu konuyla ilgili yaşadığı ve edindiği tecrübeleri öğrenmeye çalışıldı. Aynı şekilde farklı kurumlarda Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin de zaviyesinden bakarak; en isabetli Türkçe öğretiminin nasıl olacağıyla ilgili soru ve sorunlarımıza, yaşanan tecrübelerin ve bilimsel verilerin ışığı altında cevaplar bulunmaya çalışıldı.

   GİRİŞ:

Yabancılara Türkçe öğretimi son yıllarda sürekli üzerinde durulan bir mesele haline dönüşmektedir. Türkiye'de ve Türkiye dışında bir çok üniversitede "Yabancılara Türkçe Öğretimi''Türk Dili ve Edebiyatı ve Türkoloji bölümlerinde ders olarak okutulmaya başlamıştır. Bu konu her ne kadar ilgili yerlerde ders olarak okutulmaya başlasa da, hali hazırda Türkçe öğretimini pratikte yapan öğretmenlerin tecrübesinin, söz konusu bölümlerde okuyan öğrencilere aktarılması büyük bir önem taşımaktadır. Zira uygulamada görülen aksaklıkların ve yanlış metodların başkaları tarafından da tekrar edilmemesi, güzel ve verimli uygulamaların da yaygınlaştırılarak daha çok öğretmen ve öğrenci tarafından kullanılması adına faydalı olacaktır.

Ali Göçer ve Selçuk Moğul Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi ile İlgili Çalışmalara Genel Bakış adlı makalesinde Türkiye'nin içinde bulunduğu konum itibariyle Türkçenin yabancılara öğretilmesi ihtiyacı her geçen gün biraz daha arttığını, bugün bu ihtiyacın gerek Türkiye'de bulunan yabancılar için gerekse Türkiye dışında Türkçe öğrenmek isteyen yabancılar için daha da belirginleştiğini ifade etmişlerdir. Bu nedenle de Türkçenin yabancılara öğretimi konusunun, üzerinde önemle durulması gereken bir konu olduğunu, bunun için yabancı dil olarak Türkçe öğretimine yönelik kayda değer araştırma ve incelemeler yapılması gerektiğini hatırlatmışlardır. ( Göçer; Moğul, 2011: 6/3).

Mehmet Hengirmen, Türkiye'de Türkçeyi Yabancı Dil Olarak Öğreten Kurumlar ve Eğitim Araçları adlı makalesinde, yabancılara Türkçe öğretiminde karşılaşılan problemlerin temelinde, Türkçenin problem ve sıkıntılarını; hangi kural ve yöntemler çerçevesinde dil öğretiminin yapılabileceğini belirleyen bir dil akademisinin Türkiye'de olmayışının yattığını belirtir (Özyürek, 2009: 6).

Yusuf Çotuksöken, 'Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi' adlı makalesinde Türkçeyi öğreten kişilerin yeterince profesyonel olmadıklarını belirtmiştir. Yabancılara Türkçeyi öğreten ders kitaplarının yeterli olmayışından ve değişen, gelişen dil öğretim yöntemlerinin takip edilemiyor olmasından yakınmıştır. Aslında bu problem de yine Türkiye'de bir dil akademisinin olmayışından kaynaklanmaktadır (Özyürek, 2009: 6).

Metin Şahin'e göre, yabancılara Türkçeyi öğreten kadronun genellikle eğitimden geçmemiş kişiler olması ve bunların bu görevi geçici olarak üstlenmeleri Türkçe öğretim işinin bilinçli bir şekilde yapılamayışına neden olan bir başka problemdir (Özyürek, 2009: 6).

İşbu çalışmada yabancı öğrencilere Türkçe öğretiminin uygulamasını yapan öğretmenlerin ve onların muhatabı olan öğrencilerin penceresinden,Türkçe öğretiminde kullanılan dil üzerinde durulmuştur.

AMAÇ:

Çalışmamızda yabancılara Türkçe öğretiminde ikinci bir dil kullanımının Türkçe öğretimine katkısı mı var yoksa tam tersine öğrencilerin Türkçe öğrenimine zarar mı vermektedir konusu incelenmeye çalışılmıştır. Dünyada Türkçenin önceki zamanlara göre oldukça çok talep gördüğü ve öğretildiği günümüzde etkili Türkçe öğretimi metodlarının çoğalması ve yaygınlaşması gerekmektedir. İkinci dil kullanımı meselesi, Türkçe öğretimi metodları oluşturulurken göz ardı edilmemelidir. Yabancı dil kullanımını minimize etmek için öğretmen ve öğrencilerin nerelerde ve hangi durumlarda Türkçe dışı ikinci dil kullandığının, bunun gerekip gerekmediğinin tespiti yapılmalı ve yeni çalışmalar bu doğrultuda sürdürülmelidir. Bu incelememiz ile bu soruna küçük de olsa bir katkı yapılmaya çalışılacaktır.

YÖNTEM:

Dikkatlerden kaçan ve üzerinde durulması gereken önemli bir nokta olduğunu düşündüğümüz bu konu, yine bu işin ilk muhataplarıyla görüşülerek ve anketler vesilesiyle onların fikirleri alınarak incelenmeye çalışılmıştır.

Bu bağlamda ilgili öğretmen ve öğrencilere "Yabancılara Türkçe öğretirken Türkçe dışında yabancı dil kullanımının Türkçe öğretimine olumlu ve olumsuz etkilerinin incelenmesi'' başlığı altında birçok soru yöneltilmiştir. Sorularımızı içtenlikle cevaplayan öğrenci ve öğretmenlerimizin cevapları, bu araştırmamızda değerlendirilip bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.

İncelememiz, öğretmen ve öğrencilere sorulan benzer sorulara verilen cevapların karşılaştırması ve analizi ile yapılmıştır. Soruların genel olarak, derste Türkçe dışı dil kullanma eksenine göre kurgulanması, cevapların yorumlanmasında bize biraz kolaylık sağlamıştır. Bu da öğrenci ve öğretmenlerimizin fikirlerini anlama ve daha net yorumlara ulaşma imkanı vermiştir.

Çalışmamızda Arnavutluk'ta yabancılara farklı kurum ve kuruluşlarda Türkçe öğreten öğretmenlerden, anket ve birebir soru-cevap yoluyla görüş ve fikirleri öğrenilmeye çalışılmıştır. Bu şekilde üniversite, lise ve orta dereceli okullarda ve kurs merkezlerinde görev yapan öğretmenlerimize ulaşılmıştır. Aynı şekilde farklı kurumlarda Türkçe öğrenen yüksek ve orta öğretim öğrencilerinden de anket ve birebir soru-cevap yoluyla görüş ve fikirleri öğrenilmeye çalışılmıştır. Anket sorularımızın bir kısmı evet - hayır, bir kısmı da açık uçlu sorular şeklinde olmuştur. Birebir yaptığımız soru-cevap bölümlerimizde öğretmen ve öğrencilerimizin geniş bir şekilde fikirlerini alma imkanımız olmuştur. Çalışmamız sorularımıza verilen cevapların yorumlanması ve açıklanması şeklinde devam etmiştir.

  1. Derste Türkçe dışı bir dil kullanıyor musunuz?
  2. Kullanıyorsanız bunun oranı hangi düzeydedir?
  3. Kısmen mi yoksa yoğun bir şekilde mi kullanıyorsunuz?'

Bu soruya öğretmenlerimizin % 75'i evet cevabı verirken % 25'hayır cevabı vermiştir.

Şeklindeki sorularımız, birinci soruyla bağlantılı oldukları için birlikte ele alınmıştır. Cevapları veren öğretmenlerin yaptığı yorumları incelediğimizde, öğretmenler genel olarak Türkçe konuştuklarını belirtmişlerdir. Evet ve hayır diyenlerin ortak kanaati olarak aşağıda ifade edeceğimiz hususlar söylenebilir. Bazı sebeplerden dolayı bazen Arnavutça veya İngilizce konuşulması gerektiği ifade edilmiştir. Evet ve hayır diyen öğretmenler, genel olarak dersi Türkçe ana ekseni etrafında işlediklerini, bazı durumlarda yabancı dil kullandıklarını belirtmişlerdir. Öğrencilerin konuyu anlayıp anlamadıklarını kontrol etmek amacıyla, konunun öğrencilerin kendi dillerinde nasıl olduğunu sorarak,öğrencilerin konuyu doğru anlayıp anlamadıklarını test edebildiklerini ifade etmişlerdir.

Öğrencilerin anlamadıkları zor ve soyut olan ve anlamı bilinmeyen kelimelerde yabancı dile ve sözlüğe girmeden beden dilini, resimli kartları vs.kullandıklarını, Türkçe basit açıklamalar yaparak kelimeyi öğrettiklerini; bunun yeterli olmadığı zamanlarda da sözlük kullandırıp anlaşılırlığı artırmaya çalıştıklarını, bazen de kelimenin anlamını kendileri söylemek suretiyle yabancı dil kullanmak zorunda kaldıklarını söylemişlerdir. Evet diyen öğretmenlerimizden bazıları ise kesinlikle başka bir dile girmediklerini sadece Türkçe ile Türkçe öğrettiklerini bazen kontrol amaçlı yabancı dil kullandıklarını belirtmişlerdir.

Öğretmenlerimize sorduğumuz "Yabancı bir dili kısmen mi yoksa yoğun olarak mı kullanıyorsunuz.'' sorularına, yukarıdaki anlatılanlara paralel olarak büyük bir çoğunluk kısmi ve mecburi durumlar dışında yabancı dil kullanmadıklarını ifade etmişlerdir. Öğrencilere sorduğumuz benzer bir soruya öğrencilerin tamamına yakını öğretmenlerle paralel cevaplar vermişlerdir. Öğrenciler zorlanılan durumlarda ve bilinmeyen kelimelerde yabancı dil kullanılmasının kendilerini çok rahatlattığını ve öğrenmeye motive ettiğini; sadece Türkçe izahlarla yapılan derslerin eğer konu zor ve anlaşılmayan noktalar izah edilemiyor ve anlaşılmadan devam ediyorsa dersten kopabildiklerini söylemişlerdir. 

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...