Balkanlarda Türk Dili Öğretimi, Yunanistan Örneği

        Yunanistan’da bugüne kadar Türkçe öğretilen bir yüksek okul ya da üniversite bulunmuyordu. Bunun belli başlı nedeni olarak pek sıcak ve dostane olmayan Türk-Yunan ilişkileri gösterilebilir. Öte yandan bu durumun son yıllarda değiştiği söylenebilir. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girme ihtimali arttıkça Türk dilini iyi bilen uzmanlara ve diplomatlara olan ihtiyaç da artıyor.

Bu boşluğu doldurmak için şu ana kadar çok fazla şey yapılmadıysa da, gösterilen çabaları da takdir etmek gerekir. Bugün Selanik, Komotini ve Girit’te Yunanlı öğrencilere Türkçe öğretilmektedir. Makedonya Üniversitesi ve Girit Üniversitesi gibi büyük üniversiteler müfredatlarına sistematik olarak Türk dilini dahil etmektedirler.

Türk dilini öğrenmek iki alanda çalışanlara büyük yardımı dokunacak bir olaydır: Siyaset ve Tarih. Komşu ülkenin vatandaşlarının, özellikle tarihçilerinin, bilim adamlarının ve diplomatlarının iki dili de bilmeleri bir ihtiyaçtır.

Ancak şayet iki ülke arasında olumlu bir siyasi hava yaratmak istiyorsak, aynı uygulamanın Türkiye’de de hayata geçirilmesi hayati önem taşımaktadır. Aynı şekilde Yunan dili de Türk üniversitelerinde öğretilmelidir. Bu şekilde her iki ülkenin bilim adamları birbirleriyle iletişim kurabilecek, fikir alışverişinde bulunabilecek, hatta neden olmasın, iki ülke arasında her alanda işbirliğinin artırılmasına yönelik sorunların çözümünde bir adım atılmış olacaktır.

Yukarıda da söz edildiği gibi kimi Yunan üniversiteleri ve bilim merkezleri, Türk dili öğretimine başlamışlardır, ancak hala çözülmesi gereken çok önemli sorunlar vardır. Bunların en başında Yunanlı öğrencilerin kullanabilecekleri ders kitaplarının olmayışı geliyor. Öğretmenler Türkiye’de basılan kitapları kullanmak zorunda kalıyorlar ki, bunlar da genelde Yunanlı öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamıyor.

Bugüne kadar Yunanlı öğrencinin ihtiyacına yönelik bir Türkçe gramer kitabı basılmamıştır. Öğretmenler ve öğrenciler başka dillerde yazılmış Türkçe gramer kitaplarına başvurmak zorunda kalıyorlar. Bir yabancı dili, üçüncü başka bir dilde yazılmış bir kitaptan öğretmenin ve öğrenmenin güçlükleri meydandadır. Yunan dilindeki özel yapılar, deyimler ve kelimeler göz önüne alındığında bu güçlüklere başkaları ekleniyor. Türkçe’nin gramatik ve yapısal özelliklerinin Yunan diliyle kolayca ilişkilendirilemediği gerçeği de düşünüldüğünde bu güçlükler biraz daha artıyor. Diğer Avrupa dilleriyle karşılaştırıldığında, gramer ve yapı açısından Türkçe Yunanlı öğrencilere genelde farklı geliyor.

Bir Yunanca-Türkçe, bir Türkçe-Yunanca iki adet sözlüğün yayınlanmasının hem Türk dili  öğretmenleri,  hem de öğrencilerine büyük yardımı olmuştur.

Öte yandan Türkçe öğrenmek isteyen Yunanlı öğrencilerin büyük bir avantajı da var. İki dilde ortak olan pek çok kelime var. Yunanlı öğrencinin karşısına Türkçe öğrenirken pek çok aşina kelime çıkıyor, bunlar Yunanca’da kullanageldiği, Türkçe’de de olduğunu bilmediği kelimelerdir. Bu elbette iki ülkenin uzun yıllar bir arada ve komşu olarak yaşamalarından kaynaklanıyor.

İki ülkenin komşu olması gerçeği iki dilin iki tarafta da bilinmesini zorunlu kılıyor. Bu, kültürel anlayışa da yol açacak bir bilgidir. Zira dil, her anlamda bir ülkenin kültürünü ve medeniyetini anlamak için bir araçtır.

Yunanistan ile Türkiye yüzyıllardır ortak bir tarihi paylaşmışlar ve paralel bir yol izlemeye de devam edeceklerdir. Dolayısıyla birinin ötekini bilmesi, her iki ülke için de hem gerekli hem faydalıdır.

Öte yandan daha yapılacak çok şey vardır. Bunda da karşılıklı ilgi ve çaba gerekmektedir.


Makedonya Üniversitesi -Kleopatra PAPUTSI

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...