Yabancılara Türkçe Öğretiminde Müziğin Kullanımı

Müzik hayatın her karesinde vazgeçilmez bir gerçektir. Bilhassa gençlerin müziksiz yapamadığı bir çağda eğitim ve öğretimde müzikten yararlanılmaktadır. Biz de bu bildirimizde yabancılara Türkçe öğretiminde müziğin öneminne dikkat çekeceğiz. Müzik parçalarının hazırlık, uygulama ve değerlendirme bölümlerinin nasıl yapılması gerektiğini anlatacağız. Örnek değerlendirme formlarıyla konunun uygulama formatının nasıl olması gerektiği hususunu ele alacağız. Anlatılan konulara uygun müzik parçalarını inceleyeceğiz.

Dünyada lehçeleriyle beraber iki yüz elli milyon insan Türkçe konuşmaktadır. En çok konuşulan diller sıralamasında altıncı sıradadır. Globalleşen dünyada iletişimdeki hızlı gelişmeler, milletler ve topluluklar arasındaki etkileşimi daha da hızlandırmaktadır. Ticaret, turizm, eğitim gibi sektörlerin bütün dünyada rağbet görmesi yabancı dil öğrenimi ve öğretimini zorunlu kılmıştır. Türkiye'nin coğrafi konumu, ekonomisinin parlaması yabancıların dikkatini çekmektedir Özellikle son yirmi yıl içerisinde Türkiye'nin dünyaya açılması, farklı milletlerle farklı sektörlerde işbirliği yapması Türkçenin yabancılara öğretimini hızlandırmıştır. Farklı ülkelerde faaliyet gösteren Türk okullarında, dil kurslarında, yabancı ülkelerdeki üniversitelerin Türkoloji bölümlerinde, Türkiyedeki bir çok üniversitenin Türkçe Öğretim Merkezlerinde Türkçe yabancı dil olarak öğretilmektedir. Yabancılara Türkçe öğretimi ile alakalı farklı yayınevlerinin çok sayıda kitap setleri vardır. Hazırlanan bu setlerde konu anlatımları başarılı bir şekilde verilmiştir. Bu makalede yabancılara Türkçe öğretiminin hızlı, zevkli ve kalıcı olması için müziğin etkisini, nasıl kullanılması gerektiğini, örneklerle anlatacağım.

Texas üniversitesi de yapılan bir araştırmaya göre zaman faktörü sabit tutulduğunda hatırlama oranları şu şekildedir; insanlar okuduklarının %10'unu, işittiklerinin %20'sini, gördüklerinin %30'unu, görüp işittiklerinin %50'sini, söylediklerinin %70'ini, yapıp söylediklerinin %90'ını hatırlamaktadırlar. Bu verilere göre, öğrenmede aktif olan duyu organlarının sayısı arttıkça öğrenmenin kalıcılığı da aynı oranda yükselmektedir. Bu durumda öğrenmede en etkili yöntem öğrenme sırasında aktif halde bulunma; yani yaparak ve yaşayarak öğrenmedir. Yabancılara Türkçe öğretiminde öğrencilerin motivasyonunu artırmak ve derslerden beklenen başarıyı sağlamak için bu duruma yönelik aktiviteler yapılmalıdır (Kırbaş, 2010).

Bu aktivitelerden biri de müzikli eğitimdir. Hedef konuyu ve konunun kelimelerini müzik yoluyla öğretmektir. Müziğin yabancı dil öğretiminde kullanımı öğrencinin öğreneceği dili işittiği, bizzat kullandığı bir ortam ve araçtır. Müzik ritim, molodi, ses ve söz unsurlarının birleşimidir. Müzik öğrenilen dile karşı sevgi ve empatiyle yaklaşımın sağlandığı bir araçtır. Bilimsel araştırmalarla belirlenen görsel zekâ, müziksel-işitsel zekâ, matematiksel zekâ, sözel zeka, bedensel zeka gibi birçok zekâ türleri vardır. Günümüz gençlerinin müziğe karşı ilgisi ve müziğin hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olduğu düşünüldüğünde müziksel-işitsel ve görsel zekâya sahip öğrencilerin yabancı dil eğitimi ve öğretiminde müziğin kullanımı daha da önem arzetmektedir.

"İşitsel araçlar doğru dil alışkanlıklarının kazandırılmasında ve tekrar alıştırmalarının yapılmasında etkili olmaktadır" (Demirel, 1993c:97). Yabancı dil eğitiminde; dil alışkanlığı, öğrenilen kalıplar ve kelimelerin devamlı kullanılması yani tekrar çok önemlidir. Bu yönüyle de müzik eğitimi, dili anlatan ve öğrenenlere yardım etmektedir. Böylece öğrencinin hoşuna giden bir şarkı defalarca, usanmadan, zevkle, severek tekrar edilmektedir. Böylece farketmeden hedef dili öğrenmektedir.

Müziksel-işitsel zekâya sahip olan öğrenciler seslere daha çok hassasiyet göstermekte ve bir müzik veya ses yardımıyla yapılan öğretimlerde diğer zekâ türlerine sahip olan öğrencilere nazaran daha başarılı olmaktadırlar. Yabancılara Türkçe öğretiminde müzikli etkinlikler öğretimin kalıcılığını arttırmaktadır (Tarhan, 2010). Onun için öğrencinin şarkı dinleyerek öğrendiği kelimeleri daha hızlı hatırladığı ve daha geç unuttuğu gözlemlenmiştir.

Tarih boyunca müzik eğitimde hep kullanılagelmiştir. Eski medeniyetlere baktığımızda Roma, Selçuklu, Çin ve Osmanlı medeniyetleri müziği öğrenmişler ve eğitim amaçlı kullanmışlardır. Kralların ve Osmanlı Padişahlarının çoğu musikişinastırlar. İçlerinde beste ve güfteler yapan bir çok padişah biliyoruz. Önemli insanların ruhi, dini, bilimsel ve sosyal gelişim ve eğitimlerinde müzik kullanılmıştır.

Öğrenmede etkili bir araç olan müziği biraz daha anlamak ve kavramak için ünlü düşünürlerin müzik hakkındaki bazı sözlerini hatırlatmak isterim.

Eğer müzik akla ve duygunun üst katlarına seslenmemiş olsaydı ona sanat diyemezdik, onu basit gösteri danslarının estetik katına alırdık. Bütün sanatlar içinde yapısı gereği insan duygularını en çok avucu içine alan fiziksel olarak insanı büyüleme gücü en yüksek olan sanattır müzik.... (Nietzche).

Bu nedenle yabancı bir dili öğretmede, yabancı bir kültürü öğrenme ve yaşamada, yabancı bir toplumu tanımada müzik çok önem arzetmektedir. Biz neden duygusal yoğunluğun en tepe zirvesi olan müziği eğitim ve öğretimde kullanmayalım?

Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü, musikide değişikiliği alabilmesi kavrayabilmesidir. (Atatürk)

Müzik mukaddes insanlara neşe verir. Ve insanın kalplerini iyileştiren bir şeydir. insanlardaki derin etkiyi değiştirmesi dolayısıyla eski krallar onları ders olarak gösterirler. (Konfüçyüs).

Bir ülkenin doğru yönetilip yönetilmediğini, ahlak açısından yücelip yücelmediğini anlamak mı istiyorsunuz? O ülkenin musikisini dinleyiniz. (Konfiçyüs)

Kalpteki fazilet tohumları müzikle yeşerir.      (Luther)

Duygularımı şiirlerle anlatamam çünkü şair değilim. Kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem çünkü ressam değilim. Düşüncelerimi hareketlerle de açıklayamam çünkü dansçı değilim. Ama bunların hepsini müzikle yapabilirim. Çünkü ben bir müzisyenim....(Mozart).

ifadenin güvenli oluşu konuşmacının düşüncesine nasıl kanatlar takarsa müzik de duyguya
öyle. (Goethe).

"Müzik bir sanattır, onu öğrenelim. Müzik yarı disiplin ve mürebbiyedir; insanı yumuşatır, yeniler, daha erdemli ve anlayışlı kılar. " Jan Amos Comenius

Müzik öğrencilerini sımsıkı tutar ses ve ölçüden kaçamazlar...(Goethe).

Müzik öyle bir denizdir ki, ben paçaları sıvadım hala içine giremedim. (Dede Efendi).

Müzik doğruca ruha seslenir, ruh da kendisini ancak müzik yardımıyla en iyi şekilde anlatabilir. (Goethe )

Hiçbir şekil ve hiçbir kelime kalbin derinliklerini ve özelliklerini müzik kadar anlatamaz. (Vicher

)

Evet görüldüğü gibi müzik insanın kendini en etkili ifade etme sanatı, duygularını en etkili anlatma vasıtasıdır. Biz de bu vasıtayı kendi dilimizi öğretirken en etkili şekilde kullanmalıyız. Ünlü filozof ve düşünürlerin sözlerinde de geçtiği üzere müziğin motive etme, enerji verme, dikkatleri toplama, monotonluğu dağıtma, neşe ve sevinç verme, ruha nefes aldırma gibi kendine has evrensel özellikleri vardır. Müziğin bu özellikleri yabancılara Türkçe öğretiminde en etkili şekilde kullanılmalıdır. Yabancı dil öğretiminde müziğin kullanımı dili öğreten öğretmene bağlıdır. Müziğin kendisi etkilidir ama arac etkili şekilde kullanılmazsa istenen sonuc alınmaz. Müziği uygulayacak öğretmen bu konuda bilgili, deneyimli ve maharetli olmalıdır. Edindiği bilgileri programlı ve etkin sunuşla öğrencilere uygulamalı ve istenen amacı gerçekleştirmelidir. Müziği etkili bir şekilde uygulamak için dikkat edilmesi gereken kurallardan birkaçını aşağıda sıralamaya çalıştım. İlk önce müzik öğretimini üç aşamaya ayırdık.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...