Arnavut Öğrencilerin Türkçe Öğreniminde Karşılaştıkları Biçimbilimsel Düzlemdeki Sorunlar

Yabancı dil öğrerıimi alanında, öğrencinin öğrendiği bir dili incelemesine, anadili ile karşılaştırıp iki dil arasındaki farklılıkları ortaya koymasına ve öğretmenin de bu farklılıklara özen göstererek, öğrenciyi anadilinde benzeri olmayan bu farklılıklar üzerinde çalıştırmasına önem verilmektedir. Anadilde dil dizgeleri üzerinde yapılmış çalışmalarda elde edilen sonuçlardan yararlanılması hedef dilin öğrenilmesinde kolaylık sağlamaktadır. Dil dizgelerinin kapsamlı biçimde betimlendiği çalışmalar, ruhdilbilim ve karşılaştırmalı ya da ayrımsal dil çalışmaları için de temel oluşturmaktadır. Bu çalışmalar, dil öğrenimi alanında çalışma yapan pek çok araştırmacı için çıkış noktası olma özelliğini taşımaktadır.

1.1  Tezin Amacı ve Önemi

 Son yıllarda gerek ikinci dil gerekse anadili olarak dilbilgisi öğreniminde dilbilim kuramlarına dayalı bir öğrenim gereci oluşturma amacından hareket eden çalışmaların sayısı artmaktadır. Aynı biçimde, dilbilim kuramlarının karşılaştırmalı ve ruhdilbilim aracılığıyla dil öğrenimine uygulanmasının gerekliliği tartışılmazdır.

Bu çalışmanın amacı, Arnavutça ve Türkçenin kimi biçimbilimsel yönlerinin yapılmış olan çalışmalar çerçevesinde betimlenmesi ve Türkçe öğrenen Arnavut öğrencilerin karşılaştıkları güçlüklerin deneysel yöntemle saptanmasıdır. Bu amaç doğrultusunda Arnavutça ve Türkçeyi karşılıklı olarak ele alan bu çalışmanın gelecekte iki dil için ayrımsal çalışmalara katkıda bulunması hedeflenmektedir.

1.2  Tezin Sınırlıkları

  Arnavutçanın biçimbilimsel özelliklerinin betimlenmesi, önceki çalışmalarda yer alan betimlemeler ve bu çalışma kapsamında gerçekleştirilen deneysel nitelikli özgün verilerden elde edilen sonuçlar çerçevesinde değerlendirilmiş, Türkçe için ise salt önceki çalışmalarda yer alan değerlendirmeler kullamlmıştır.

Arnavutçanın biçimbilimsel öğeleri, Demiraj 1995' teki saptamalar temelinde ele alınmakta ve alanyazınındaki diğer çalışmaların sonuçlarına da değinilmektedir.

Türkçeyi ikinci dil olarak öğrenenlerin, bu dilin biçimbilimsel yapışma dönük olarak karşılaştıkları güçlüklerin betimlenmesi bu çalışma için hazırlanan sormacayı içeren özgün veri tabanına dayanmaktadrr. Bu çerçevede örneklem grubundan elde edilen verilerle sınırlı olmak üzere, Türkçe öğrenim süreci içinde bulunan Arnavut öğrencilerin karşılaştıkları sorunlar saptanmaya çalışılmıştır.

1.3 Araştırma Sorunu ve Soruları

  Son yıllarda dil öğrenimi süreci büyük önem kazanmıştır. Bu süreç kısaca "beceri kazanma" olarak tammlanmaktadrr. Aslında bu, dilbilgisel yetinin yanı sıra iletişimsel yetinin de kazanılması sürecidir. Birçok dilbilimciye göre dil öğrenim-öğretiminin öğrenci odaklı olması gerektiği vurgulanmaktadır. Öğrenci merkezli yöntemde öğrencinin kendisine öğretilen temel bilgileri kendi iletişimsel amaçlan için kullanması önemlidir.

Aynca dil öğreniminde, ilk aşamada dilbilgisi-biçimbilimsel öğeler (zamanlar, sıfatların kullanımı vb.), belli başlı sözcüklerin anlamlan gibi "teknik bilgilerin" edinmesi gerekmektedir. Daha sonraki aşamalarda dinleme/anlama, okuma, yazma ve konuşma gibi dört beceriye yönelik dil becerilerinin edinilmesinin zorunluluğu söz konusudur. Bütün bunların sonucunda da toplumsal dil kullanım kurallannın kavranması ile de o dilde sözlü/yazılı iletişim kurulabilmektedir.

Yabancı dil öğreniminde biçimbilimin önemli bir konumu bulunmaktadır, îlk aşamalarda öğrenciler belli bir sözcük sayışma sahip olduktan soma bu sözcükleri tümce ve dolayısıyla metin içerisinde yerleştirme aşamasına gelmektedirler. Öğrenciler öğrenmekte oldukları dilin biçimbilimsel yapısmda yetkinleşemediklerinden öğrenme sürecinin daha ileri aşamalannda zorluk çekmektedirler.

Bu çalışmada kuramsal ve uygulama düzlemleri bağlamında şu sorulara yamt aranmaktadır:

a.İki dil arasında biçimbilimsel öğelerde, benzerlik ve farklılıklar nelerdir?c.Arnavut öğrenciler Türkçe öğreniminde ne tür sorunlarla karşılaşmaktadırlar?

b.Arnavut öğrenciler Türkçe öğrenim sürecinde Türkçenin biçimbilimsel öğelerini ne ölçüde kavrayabilmektedirler ?

1.4 Tezin Yöntemi ve Veri Toplama Tekniği

  Çalışmada, Arnavutça ve Türkçenin biçimbilimsel dizgelerinin incelenmesi ve betimlenmesi sürecinde dolaylı gözlem yöntemi çerçevesinde alanyazını temel alınmıştır.


           Sormacanın uygulandığı örneklem grubunu Tirana Üniversitesi Yabancı Diller Fakültesi Türkoloji bölümü öğrencilerinden 40 denek oluşturmaktadır. Örneklemi oluşturan denek grubun dağılımı aşağıdaki tabloda yer aldığı biçimiyledir.

Deneysel nitelikteki bu çalışmada Türkçe öğrenen öğrencilerin karşılaştıkları güçlükleri saptamak amacıyla bir sormaca oluşturulmuştur.

Sormaca eylemler, adlar, tamlamalar, adıllar, sıfatlar, belirteçler, ilgeçler, bağlaçlar ve Arnavutçadan - Türkçeye çeviri içerikli olmak üzere 9 konu ve toplam 116 sorudan oluşmaktadır. Sormaca kapsamında yer alan sorular, konulara göre sınıflanmış ve yanıtlarda yer alan eğilimlerin neler olduğu saptanmıştır. Ulaşılan niceliksel sonuçlar ve niteliksel görünümler incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

2. RUHDİLBİLİM, Dil ÖĞRENİMİ, AYRIMSAL DİLBİLİM, BİÇİMBİLİM

  2.1 Ruhdilbilim ve Amacı

 Ruhdilbilim dili anlama, dili kullanma, dili öğrenme ve dili edinme konularını kapsayacak biçimde dili inceleyen dilbilimin ve ruhbilimin arakesit bölgesinde bulunan bir disiplindir.

Başka bir bakışla ruhdilbilim dil ile düşünce ilişkisini inceleyen bir bilim dalıdır. Psikologlar insan ve hayvan davranışlarını incelemekteler dilbilimciler ise dilleri betimlemek ve tarihlerini araştırmak için değişik yöntemler arama yolundalar. Chomsky(1965) dilbilimin bilişsel psikolojinin bir dalı olduğunu ileri sürmekte.

Ruhdilbilim dil ile ilgili verileri kişilerin konuşmalarına dayalı olarak toplamış ve dil konusundaki genellemelerini bu verilere dayandırma yoluna girmiştir. Ruhdilbilime dayalı araştırmaların amacı sadece önerilen dilbilim kurallarını doğruluğunu arayıp bulmak değil, aynı zamanda dil davranışına daha ayrıntılı tanımlar getirmektir.

Ruhdilbilimsel deneylerin iki amacı vardır; birincisi dilbilim veya psikoloji kuramlarının öne sürdüğü yapıların dil davranışında kanıtlarını aramak, ikincisi ise dil kullanımı içeren işlevleri açığa vurmaktır. Bu alandaki ilk çalışmalara model olarak Chomsky'nin (1957) üretici dönüşümsel dilbilgisi ele alınmış ve bu modelle dilin hem yapısı hem de işlevi arştınlmaya başlanmıştır.


Dilbilimciler, dilin yapısı ile ilgili kuramları oluştururlar ama bu yapıların nasıl ve ne biçimde kullanıldığı ve yine ne biçimde anlaşıldığı ve hatırlandığı konusunu ele almazlar. Ruhdilbilimciler ise bu dilbilimsel betimlemelerden hareket ederek, dil davranışı ve dil edinimi ile ilgili açıklayıcı bilgileri elde etmeyi üstelenirler.

Ruhdilbilimciler kişinin dil kullanımım kadar, dinleyici olarak da anlama ve kavrama işlevini nasıl yürüttüğü, dudaklarını nasıl çözümleyip sözcüklerden arındırarak anlama dönüştürdüğü ve bu anlamı kafasında nasıl bir sistem içinde depoladığı konularıyla ilgilenir.

Ruhdilbilimcilerin, araştırma konusu olan dilin nasıl algılandığını ve kullanıldığını araştırmak için, dil ile deneyim, dil ile bellek arasındaki ilişkiye, biyolojik ve psikolojik araştırmaları sağlıklı bir biçimde sürdürebilmeleri için de dil ve öğrenim kuramlarını, dil ve düşünce, dil ve iletişim ilişkilerine ağırlık vermektedirler.

  

2.1.2 Ruhdilbilim ve Dil Öğrenimi

Dil öğreniminde psikolojik unsurlar büyük rol oynadığı için ruhdilbilim alanında yapılan araştırmaların çoğu da dil öğrenimi ile ilgilidir.Rivers 1982' ye göre psikolojideki akılcılık ve davranış kuramlarının her ikisinin de dil öğrenimindeki rolünün olduğunu savlamakta ve psikoloji, dilbilim ve dil arasındaki ilişkiyi incelemektedir.

Wang (1990: 45) yabancı dil öğrencisine verilen bilginin anlaşırlığına katkıda bulunan öğeleri araştırmıştır. Sonuç olarak arştırmacılar artıklığın (redundancy) anlaşırlığının kolaylaştığı ve tümce yapısının karmaşıklığının bu konuda fazla etkili olmadığını, ancak öğrencinin anlamadıklarını tartışacak bir öğretmen-öğrenci iletişimine gereksinimi olduğunu belirtmişlerdir.

Drozdzial.(1997: 23), yabancı dil öğrenirken yapı, sesbilim ve anlambilim kurallarını ezberlemek yerine, o dili konuşarak doğal bir iletişim ortamında bulunan öğrencinin pasif bir öğretim yolundan çıkarak aktif duruma geldiğinden söz etmektedir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...