Gramer İle İlgili Sorular

 

"Eski Devlet Bakanı" mı yoksa "Devlet Eski Bakanı" mı doğru bir kullanımdır? Benzer bir örnek olan "Yüksek İnşaat Mühendisi " ve "İnşaat Yüksek Mühendisi" tamlamalarından hangisi doğrudur?

Belirtisiz isim tamlamasında tamlayan ile tamlanan arasına herhangi bir sıfat girmez. Örneğin kapı kolu belirtisiz isim tamlamasıdır. Buna eski sıfatını getirirsek şöyle bir tamlama meydana gelir: eski kapı koluEski sıfatını tamlayan ile tamlanan arasına getirip kapı eski kolu şeklinde bir tamlama yapamayız. Ancak bu tamlama kapının kolu şeklinde belirtili isim tamlaması olsaydı kapının eski kolu diyebilirdik. Yani belirtili isim tamlamalarında tamlayan ile tamlanan arasına sıfat girebilir, ancak belirtisiz isim tamlamalarında araya sıfat girmez. Sormuş olduğunuz devlet bakanı ibaresi de belirtisiz isim tamlamasıdır ve araya herhangi bir sıfat girmez, sıfat başa getirilir. Dolayısıyla bu tamlamanın doğru şekli de eski devlet bakanı'dır. Unutmamak gerekir ki burada eski sözü devlet'i değil, devlet bakanı ibaresini nitelemektedir.

Ayrıca belirtisiz isim tamlaması şeklinde olan inşaat mühendisi ibaresi için de aynı kural geçerlidir. Araya herhangi bir sıfat girmez, sıfat başa getirilir. Dolayısıyla bu tamlamanın doğrusu yüksek sıfatının başta olduğu yüksek inşaat mühendisi şeklidir.

"Personel Dairesi Başkanlığı" mı yoksa "Personel Daire Başkanlığı" mı gramer kurallarına göre doğrudur?

Bu tamlamalardan "Personel Daire Başkanlığı" şekli doğrudur. Dilimizde "daire başkanlığı" şeklinde kalıplaşmış bir ibare vardır. Belirtisiz isim tamlaması şeklindeki "daire başkanlığı" ibaresi, diğer bir belirtisiz isim tamlamasında tamlanan olarak kullanılmıştır.

"Demir yelek" isim tamlaması mı yoksa sıfat tamlaması mıdır?

Demir yelek ibaresi bir sıfat tamlamasıdır. Çünkü yelek'in neden yapıldığını yani bir niteliğini belirtmektedir. İsim tamlamalarında ilk kelime, ikinci kelimenin bir niteliğini belirtmez, söz konusu iki kelime arasında birbirlerini tamamlama özelliği söz konusu olur. Genellikle bu özellik de parça - bütün ilişkisi şeklindedir. Dolayısıyla demir yelek örneğine isim tamlaması diyemeyiz.

"ellemek" fiili, belirtme yönelme durumu ile mi yoksa belirtme durumu ile mi kullanılır?

Ellemek fiili, belirtme durumu eki alan nesne ile kullanılır. Yani doğru olan şekil "Beni elleme."dir.

"-sal/-sel" eki Türkçe midir?

-sal/-sel, Arapça nispet eki 'nin yerine Dil Devrimi sırasında kullanılmaya başlanan bir ektir. Örneğin ilmî yerine bilimselşahsî yerine kişisel. Dil bilimcilerin bu ek hakkında değişik görüşleri vardır. Yaygın olan görüş ise -sal/-sel ekinin Fransızca national sözü göz önünde tutularak yapılan ulusal'ın sonundaki -sal'dan türetilmiş olmasıdır. Daha açık bir ifadeyle -sal/-sel Fransızca -al/-el ekine benzetilerek oluşmuş bir ektir. -al/-el ekinden -sal/-sel biçimine geçiş ulusal örneğinden hareketle olmuştur.

"Gramer" ile "dil bilgisi" terimleri aynı kavramı mı ifade eder?

Dil bilgisi ve  gramer terimleri birbiriyle tam olarak örtüşmemektedir. Gramer anlam olarak daha kapsamlıdır.

Prof. Dr. Zeynep Korkmaz tarafından hazırlanan ve Kurumumuzca 1992 yılında yayımlanan Gramer Terimleri Sözlüğü'nde, adı geçen terimler şöyle tanımlanmıştır.

dil bilgisi: Çeşitli düzeydeki okullarda, Türkçenin ses, şekil ve cümle yapısı ile cümlenin ögeleri arasındaki anlam ilişkilerini öğreten bilgi dalı; bu bilgileri veren dersin ve kitapların adı.

gramer: Bir dili ses, şekil ve cümle yapıları ile dilin çeşitli ögeleri arasındaki anlam ilişkileri açısından inceleyerek bunlarla ilgili kuralları ve işleyiş özelliklerini ortaya koyan bilim.

Bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere dil bilgisi ve gramer sözleri terim olarak biraz farklı anlamlar yüklenmiştir.

Özne ile yüklem arasında teklik-çokluk bakımından nasıl bir uyum kuralı söz konusudur?

Özne ile yüklem arasında teklik - çokluk bakımından uygunluk olması gerekir. Bunun belli kuralları vardır. Özne teklik olursa yüklem de teklik olur. Ancak bu durumun bir istisnası vardır. Söze saygı, resmiyet katmak amacıyla teklik özne, çokluk fiille kullanılabilir. "Sayın Cumhurbaşkanımız geldiler." örneğinde olduğu gibi. Özne çokluk olunca yüklem teklik de olabilir çokluk da. Ancak bu durumda daha çok yüklemin teklik şekli kullanılmaktadır: "Çocuklar okula gitmiş." Cansız varlıklar, bitki ve hayvan adları özne olduğu zaman, özne çokluk da olsa yüklem teklik olarak kullanılır. Ancak bitki, hayvan ve cansız varlıklardan meydana gelen öznelerin çokluk biçimi kullanılırken, bu varlıklar o cümlede şahıslaştırılmak isteniyorsa yüklem çokluk da olabilir. "İlkbaharın tatlı rüzgârıyla sarhoş olan martılar, çılgın naralarla havayı çınlatıyorlardı." cümlesinde çınlatıyordu şeklini de, çınlatıyorlardı şeklini de kullanmak mümkündür. Bu, yazarın tercihiyle ilgilidir. Yaptığımız açıklamalardan da anlaşılacağı üzere "Yetkililer, üç gün boyunca havanın sıcak geçeceğini belirtti." şekli tercih edilmekle birlikte "Yetkililer, üç gün boyunca havanın sıcak geçeceğini belirttiler." şekli kullanılabilir.

"Taşucu, Kırlareli, Adapazarı" gibi belirtisiz isim tamlaması yapısındaki yer adlarıyla tek kelimeden oluşan yer adları, durum eklerini aynı şekilde mi alır? Bunun kuralı nedir?

Ünlüyle biten bir kelimeye belirtme veya yönelme durumu eki getirilirken araya kaynaştırma harfi y girer. Kediyi, örtüye, masayı vb. İsim tamlamalarına durum ekleri getirilirken de tamlamanın sonundaki iyelik ekinden dolayı araya zamir n'si girer. Masa örtüsünü, kalem kutusuna, kitap dolabında vb. Yer adlarına ek getirirken de bu duruma dikkat ederiz. Yani yer adı tek kelimeden oluşuyor ve ünlü harfle bitiyorsa yer adıyla belirtme veya yönelme durumu eki arasına kaynaştırma harfi y girer. Ankara'yı, Ankara'ya örneklerinde olduğu gibi. Yer adı bir isim tamlamasından oluşuyorsa tamlama ile durum ekleri arasına zamir n'si girer. Taşucu'nu, Kırklareli'ne, Adapazarı'nda örneklerinde olduğu gibi. İyelik ekinin iyice kalıplaştığı birkaç örnekte ise kelime ile durum eki arasına zamir n'si yerine kaynaştırma harfi y'nin girdiğini görüyoruz: Rumeli'yi, Tunceli'ye.

-lar/-ler çokluk eki mi önce gelir, -dır bildirme eki mi?

Çokluk eki -lar/-ler fiil çekimlerinde genellikle sonda yer alır. -dır bildirme ekinin bulunduğu çekimlerde ise genellikle -dır en sonda yer alır. Ancak  -makta/-mekteadlandırılmaktadırlar şeklindeki örnek doğrudur. Ayrıca gereklilik kipinin çekiminde normal şekil bilmelilerdir olmakla birlikte bu az kullanılmakta, genellikle bilmelidirler şekli tercih edilmektedir. ekinin kullanıldığı fiil çekiminde bildirme eki, çokluk ekinin önüne geçer. Dolayısıyla

"Oluyormuştu" fiil çekimi Türk dili kuralları açısından doğru mudur?

Oluyormuştu şeklindeki fiil çekimi standart Türkiye Türkçesinde yoktur. Ancak bu şekil bazı Anadolu ağızlarında kullanılmaktadır. Standart Türkiye Türkçesinde olmayan, sadece bazı ağızlarda kullanılan bu şekli yazı dilinde kullanmak doğru değildir.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...