zorluklar

Eston Öğrencilerin Türkçe Ediniminde Karşılaştıkları Temel Zorluklar

Yabancı dil öğretiminde değişik yöntemlerin kullanılmasını gerektiren faktörlerden biri, öğrencilerin anadillerinin özelliklerinden kaynaklanan tipik yanlışlarıdır. Bunların değerlendirilme sonuçlarını göz önünde bulundurarak yabancı dil edinme sürecini kısaltmanın ve edinilmiş bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlamanın mümkün olduğu, herkesçe kabul edilen bir olgudur. Yabancı dil olarak Türkçe öğretimi Estonya'da 15 yıldır sürdürülmektedir ve bu tecrübe, bize Eston asıllı öğrencilerin Türkçe ediniminde karşılaştıkları spesifik problemlerinden söz etme imkânı verir. Bunlardan en önemlisi, ekfiilin -dır şekli, var sözcüğü ve olmak fiili kullanımı ile ilgili sorunlardır. Gelecek ve geniş zaman eklerine sahip olmayan Estoncada bunlar yerine şimdiki zamanın eki kullanılır. Böylece olmak fiilinin Estoncadaki karşılığı olema'nın şimdiki zamandaki şekli 'o«', en az üç zaman boyutunu karşılar. Ayrıca iyelik fonksiyonunu taşıyan bu şekil Türkçe konuşmaya başlayan Eston öğrenciler tarafından doğal bir şekilde anadilinden motamot çevrilir: 'Hava güzeldir.' yerine 'Hava güzel oluyor.'; 'Bende para vardır.' yerine 'Bende para oluyor.'; 'O doktor olacak.' yerine 'O (gelecekte) doktor oluyor.' şeklinde cümleler ortaya çıkar. Bu durumun oluşmasında Türkçe ile Estoncadaki iki fiil arasındaki benzerlik kuşkusuz önemli bir rol oynar. Kökü ole- ile mastar eki -ma biçimbirimlerinden oluşan Estoncadaki olema fiili, Eston öğrenciler tarafından Türkçedeki ol-mak fiiliyle tamamen özdeşleştirilir ve Türkçedeki doğru kullanıma engel olur. Bu yanlışlar, Türkçe edinimi temel seviyesinde olduğu için duruma en uygun ve en verimli öğretim yollarını bulmak şarttır. Yöntem seçimi genellikle hocanın tercihine bağlı olmakla birlikte, keşfetme (buluş) yoluyla öğretimde yeni yaklaşımlar edinmeye çalışmaktayız.

Yabancı dil öğretiminde yöntemlerin kullanılmasını gerektiren faktörlerden biri, öğrencilerin çeşitli sebeplerden kaynaklanan tipik yanlışlarıdır. Bunların değerlendirme sonuçlarını göz önünde bulundurarak yabancı dil edinme sürecini kısaltmanın ve edinilmiş bilgilerin daha kalıcı olmasını sağlamanın mümkün olduğu, herkesçe kabul edilen bir olgudur. Estonya'da Türkçe, yabancı dil olarak 15 yıldır öğretiliyor ve bu tecrübe, bize Eston asıllı öğrencilerin Türkçe ediniminde karşılaştıkları spesifik problemlerinden söz etme imkânı verir.

Bildiğimiz gibi pedagojide tipik hataların birçok sınıflandırması vardır. Hataların sebepleri açısından bakılırsa yabancı dil öğrenimini olumsuz etkileyen iki tip faktör vardır: subjektif ve objektif. Subjektif olanlar kişinin genel dil yeteneği ve konuşma kültürüne, objektif faktörler ise kişinin öğrendiği dil ile anadili arasındaki genetik ya da genel yapısal yakınlık derecesine bağlıdır. İki dil arasındaki benzerlik gramatik ve semantik açılardan ne kadar derinse, dili yeni öğrenenler anadillerine o kadar çok başvurur. Bundan dolayı aynı dil grubuna ait dillerin öğrenilmesi genelde daha kolay sayılır. Fakat aynı zamanda iki dil arasındaki

 

benzerlikten kaynaklanan hataların geçici olduğunu ne yazık ki söyleyemeyiz. Tam tersine bu hataların en büyük özellikleri, sistematik oluşları ve düzeltilmelerinin zor olmasıdır.

Burada Eston öğrencilerin yaptıkları en tipik hatalara değineceğiz. Bunlar ekfiilin -dır şekli, var sözcüğü ve olmak fiilinin kullanımı ile ilgili sorunlardır.

Estonca ile Türkçe arasında, en azından herkesçe kabul edilen dil sınıflandırmalarına göre, direkt genetik bir yakınlık olmadığını söyleyebiliriz. Fakat bu iki dil de eklemeli bir yapıya sahiptir. Estonca, Türkçe kadar 'temiz' bir eklemeliliğe sahip olmamasına rağmen, yapısı bakımından genel olarak Türkçeye benzetilebilir ve bu benzetme için eklerinin çoğunun tek dilbilimsel kategorinin anlamını taşımaları ve tabanın sonuna gelmeleri yeterlidir. Eston asıllı öğrenciler Türkçede tam da anadillerindeki gibi morfolojik birçok özellik bulur. Bunlardan biri, sona gelen edatların ad durumları eklerini almasıdır:

Devamını okumak için tıklayınız...

Güvenlik Bilimleri Fakültesinde Öğrenim Gören Yabancı Öğrencilerin Türk Dilini Öğrenirken Karşılaştıkları Zorluklar

         Türkiye dışından Güvenlik Bilimleri Fakültesinde Öğrenim Görmek İçin Gelen Yabancı Öğrencilerin Türk Dilini Öğrenirken Karşılaştıkları Zorlukları uygulamalara dayanarak belirlediğimiz bu çalışma, bu alanda yeni stratejilerin belirlenmesi ve dil öğreniminin sağlıklı yapılmasını amaçlamaktadır.

Bu çalışma öğrencilerin dil durumlarını ortaya koyduktan sonra benzerlik ve farklılıklar dikkate alınarak materyallerin hazırlanması ve öğretim elemanlarının bu konuda bilgili ve hazırlıklı olması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu sebeple tezimizde yurt dışından ülkemize gelen bu öğrencilerin kendi ana dillerinden kaynaklanan farklılıkları ve Güvenlik Bilimleri Fakültesinde verilen eğitimin ne kadar modern bir dil eğitimi seviyesinde olduğu ortaya konulmaktadır. Aksi takdirde öğrencilerin kendi dillerinden yaptıkları olumsuz aktarımlarla Türkçeyi iyi öğrenememe durumlarıyla karşılaşılmaktayız.

Bu tez yirmili yaşlardaki bu gençlerin değişik bir ortam ve farklı şartlara uyum sağlamalarındaki güçlüklerin de göz önüne alınması ve dil öğrenimindeki etkinliklerin de yaş durumları ve psikolojik durumlarına göre hazırlanması gerektiğini ortaya koymaktadır.

ÖN SÖZ

 Dil insanlar arasında iletişimi sağlayan en temel araçtır.İnsanlar düşüncelerini, tasarılarını, düşlerini ancak dil vasıtası ile gerçekleştirirler. İnsanlar başlangıçta duygu, düşünce, istek ve sıkıntılarını anlatırken sözlü anlatım yolunu kullanmışlardır. Yazının icadı ile bu ihtiyaçlarını yazı ile ifade etmeye devam etmişlerdir. Dil kişinin kendini ifade etmesi ve hayati ihtiyaçlarını karşılayarak yaşamını sürdürmesi için muhtaç olduğu en önemli vasıta olma özelliğini günümüzde de devam ettirmektedir.

Toplumsal yaşam çevredeki diğer insanlarla sürekli iletişim içerisinde olmayı mecbur kılmaktadır. Hatta gelişen teknoloji ile daralan ve büzüşen dünya bu teknolojik gelişmeler karşısında eski büyüklüğünü ve ulaşılmazlığını kaybetmiş ve küçülmüştür. Televizyon, radyo, gazete, dergi ve internet sayesinde dünya çapında bir bilgi alışverişi sağlanmaktadır. Bu bahsedilen iletişim araçları bilgiyi aktarmada dili kullanmaktadır.

Büyük devletler yönlendirme ve yönetme ideallerine ulaşmak için kullandıkları birçok stratejiye dili de eklemişlerdir. Bu büyük devletler dillerini öğrettikleri toplumlara daha hızlı ve daha derinden nüfuz etmektedirler. Yani dil büyük devletlerin en çok dikkat ettikleri bir yayılma aracı olarak görülmektedir.

Yirmi birinci yüzyılın sonlarına doğru Rusya'nın dağılması ve bunun yanında Türkiye'nin gerek coğrafi konumu gerekse binlerce yıllık tarihî geçmişi Türkiye'ye yine büyük fırsatlar sunmuştur. Rusya'nın dağılması ile bağımsızlığını kazanan Türk cumhuriyetleri yüzünü Türkiye'ye çevirmiştir. Türkiye onlar için daha yeni tanımaya başladıkları dünyaya bir çıkış kapısıdır. Bir yönüyle Türkiye bu cumhuriyetlerin küçük dünyası olmuştur. Bütün bu gelişmelerin yanında Türkiye'nin coğrafi konumu, çevresindeki birçok devletle dil, din, tarih ve kader birliği Türkiye'yi çevresinde farklılaştırmakta ve daha güçlü, daha zengin yapmaktadır.

Yukarıda saydığımız sebeplerle ülkemize gelen yabancı sayısı hiç de az değildir. Ulkemize gelen bu insanların geliş sebebi ne olursa olsun dil bilmemek en büyük sıkıntıları olmaktadır. Özellikle 1980 sonrası yabancıların Türkçe öğrenme talepleri gittikçe artmıştır. Ulkemizde de bu talebe cevap verecek birçok resmi ve özel kurum bulunmaktadır. Yabancılara Türkçe öğretme işinin önemi ülkemizde hâlen tam olarak anlaşılamasa da bu kurumlar ellerinden geleni yapmaktadır.

Güvenlik Bilimleri Fakültesi , ülkemizin emniyet teşkilatına amir yetiştiren güzide kuruluşumuzdur. Güvenlik Bilimleri Fakültesi bünyesinde ülkeler arası yapılan anlaşmalar çerçevesinde başka ülkelerden gelen öğrenciler de bulunmaktadır. Yaklaşık 15 ülkeden gelen ve Türkiye Türkçesini bilmeyen bu öğrencilere yine akademi bünyesinde bulunan Türkçe hazırlık sınıflarında Türkçe öğretilmektedir. Biz de bu çalışmamızda polis akademisinde öğrenim gören yabancı öğrencilerin Türkçe öğrenirken karşılaştıkları problemleri tespit etmeyi amaçladık. Yapılan çalışma sonucunda elde edilen verilerin, yabancıların Türkçe öğrenimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

 GİRİŞ

Bu bölümde problem durumu, çalışmanın amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları yer alacaktır.

1.1. Problem Durumu

Bu çalışmada Güvenlik Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören Türkçe hazırlık sınıfı öğrencilerinin Türkçe öğrenimleri incelenip elde edilecek bulgular ışığında nasıl bir öğretim yapılması hususunda önerilerde bulunulacaktır.

Güvenlik Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören Türkçe hazırlık sınıfı öğrencilerinin karşılaştıkları zorluklar nelerdir? Bu problemlerden hareketle aşağıdaki alt problemlere cevap aranmıştır.

     Güvenlik Bilimleri Fakültesinde Türkçe öğretilirken nasıl bir yöntem izlenmektedir?

Türkçe hazırlık sınıflarında dil öğretimi için uygun bir ortam var mıdır?

    Türkçe hazırlık sınıfı öğrencileri gruplara ayrılırken nasıl bir yöntem izlenmiştir; öğrenciler gruplara ayrılırken nasıl bir yöntem izlenmiştir.?

    Türkçe hazırlık sınıfında derslere giren öğretim elemanları bu işin uzmanı kişiler midir?

Birçok ülkeden gelen bu öğrencilerin karşılaştıkları problemleri giderme adına ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?

Türkçe hazırlık sınıflarında hangi kaynaklar kullanılmaktadır; kullanılan bu kaynaklar haricinde sınıfa ve öğrenciye göre kaynak geliştirilmekte midir?

Öğretim sürecinde karşılaşılan problemlere öğretim kurumu bir çözüm üretiliyor mu?

Öğrenciler temel dil becerilerini kavramada nasıl bir başarı göstermektedirler?

Hazırlık sınıfı öğrencilerinin dilimizi öğrenirken en çok zorlandıkları konular nelerdir?

1.2. Amaç

Bu araştırmanın amacı Güvenlik Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören Türkçe hazırlık sınıfı öğrencilerinin Türkçe öğrenimleri sürecinde karşılaştıkları zorlukları tespit etmektir. Bu amacı gerçekleştirebilmek için aşağıdaki sorulara cevap aranacaktır.

Güvenlik Bilimleri Fakültesinde Türkçe öğretilirken nasıl bir yöntem izlenmektedir?

Türkçe hazırlık sınıflarında dil öğretimi için uygun bir ortam var mıdır?

Türkçe hazırlık sınıfı öğrencileri sınıflara ayrılırken nasıl bir yöntem izlenmiştir; öğrenciler sınıflara ayrılırken belli bir yöntem var mıdır?

Türkçe hazırlık sınıfında derslere giren öğretim elemanları bu işin uzmanı kişiler midir?

Bir çok ülkeden gelen bu öğrencilerin karşılaştıkları problemleri giderme adına ne gibi çalışmalar yapılmaktadır?

Türkçe hazırlık sınıflarında hangi kaynaklar kullanılmaktadır; kullanılan bu kaynaklar haricinde sınıfa ve öğrenciye göre kaynak geliştirilmekte midir?

Öğretim sürecinde karşılaşılan problemlere kurumsal bir çözüm üretiliyor mu?

Öğrenciler temel dil becerilerini kavramada nasıl bir başarı göstermektedirler?

Hazırlık sınıfı öğrencilerinin dilimizi öğrenirken en çok zorlandıkları konular nelerdir?

Devamını okumak için tıklayınız....

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...