halk

Fiilimsilerin Yabancılara Öğretiminde Halk Edebiyatı Ürünlerinden Faydalanma

           Türkçe artık dünyanın dört bir tarafında binlerce insana öğretilen bir dil haline gelmiştir. Son 20-25yıl içinde dünyada birçok insan Türkçe öğrendi. Türkoloji bölümleri ve Türk kültür merkezlerinin yanısıra özellikle Anadolu insanının gayretleri neticesinde dünyanın dört bir yanında açılan Türk okullarında Türkçe öğretilmektedir.

          Yabancılara Türkçe Öğretiminde (YTÖ) dil bilgisinin yeri ne olmalı? Hangi konuya ne kadar yer verilmeli? Konular ne kadar anlatılmalı? vb. sorular mutlaka konuşulup tartışılması gereken konulardandır. Dil bilgisi öğretimi de okuma, dinleme, yazma ve konuşmanın yanında öğretilmesi gereken dil becerilerindendir.

Fiilimsiler Türkçenin tüm öğrenim becerilerinin içinde önemli bir yer tutmaktadır. Basit bir cümle de bile bir fiilimsi kullanımına yer verilmektedir. Dolayısıyla fiilimsilerin öğretimi Türkçenin öğretimi içinde önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle fiilimsilerin öğretimi başlı başına ele alınması ve üzerinde materyal geliştirilmesi gereken meselelerdendir. Fiilimsiler öğretilirken öğrencilerin konuları daha çabuk ve kolay bir şekilde öğrenebilmeleri için ders içinde ve ders dışında yapılabilecek etkinlikler üzerinde durulması gerekir. Bu çalışmada halk edebiyatı unsurları kullanılarak yapılabilecek ders içi etkinlikleri ele alınmıştır.

Gelişen ve değişen dünyada insanların dil öğrenmeye olan ilgi ve alakaları artmaktadır. Hayatlarını idame ettirmek için değişik yollara başvuran insanlar, en az bir dil öğrenerek de yaşamlarına katkı sağlamanın yollarına bakmaktadırlar. Ticaret, eğitim, diplomasi vb. alanlarda artık dil öğrenmek kaçınılmazdır. Ana dilinin yanında bir yabancı dil öğrenen insanların sayısı hiç de az değildir. Anne babalar çocuklarına daha ilköğretim çağındayken bir yabancı dil eğitimi aldırıyorlar.

Dil öğrenmenin ve öğretmenin bilincinde olan ülkeler bunu bir devlet politikası haline getirmişler. Yıllar önce dünya genelinde açtıkları okullarla ve kurslarla da dil öğretimi noktasında iyi bir noktaya gelmişlerdir. Elde edilen tecrübelerle ortaya daha güzel dil öğretim kitap ve materyalleri çıkmıştır. Bu alanda İngilizcenin dünya genelinde öğretilmesi ve İngilizce öğretimi ile ilgili hazırlanan kitapları örnek olarak göstermek mümkündür.

  1. Türkçenin Tarihi Süreçte Yabancılara Öğretilmesi
  2. Halk Edebiyatı Ürünleri

      Diğer ülkelerle kıyaslanıldığı zaman   Türkçenin yabancılara öğretimi ile ilgili çalışmalarda geç kalındığını söyleyebiliriz. Bu alandaki eksiklik geçtiğimiz yüzyılın ortasından sonra bu alanda yapılan çalışmalarla giderilmeye çalışılmaktadır.    Türkiye'nin yurt içinde göstermiş olduğu büyüme gayretleri gerekse kapılarını tüm dünya devletlerine   açma   çabaları,   beraberinde   Türkçeye    ilgiyi de arttırmaktadır. Bununla alakalı olarak İşcan şunları söylemektedir: "Türkçe, dünyada en çok konuşulan yedi dilden biridir.  Birçok Türk firması Avrupa ve Asya ülkelerinde  faaliyet göstermekte,  aynı şekilde birçok Avrupa ve Asya firması Türkiye'de yatırım yapmaktadır.  Öte  yandan Türkiye'nin Avrupa Birliğine tam üyeliği söz konusudur. Tüm bu siyasal, sosyal, ekonomik ilişkiler ve gelişmeler Türkiye'nin ve Türkçenin önemini artırmaktadır." (İşcan, 2011:33)

        Özellikle 90'lı yılların başında Orta Asya ve Balkanlar başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde sivil toplum kuruluşlarının açmış oldukları Türk okullarında Türkçe öğretilmeye başlandı. Türkçe, bugün bazı ülkelerde açılan Türkoloji Bölümleri, Yunus Emre Merkezleri ve Kültür Merkezlerinin yanında, dünyanın yaklaşık 160 ülkesinde açılan bin üç yüz Türk okullarında binlerce insana öğretilen bir dil haline gelmiştir.

Bu kadar geniş bir coğrafyada farklı millet ve kültürden insanlara Türkçe öğretilmeye başlanılmasıyla birlikte bu alanda eksik olan materyal geliştirmede de başarılı çalışmalar yapıldı. Hazırlanan Türkçe Öğretim Setleriyle, YTÖ alanında yapılan ilmi çalışmalarla, yayınlanan tezlerle, makalelerle ve metod kitaplarıyla yabancılara Türkçe öğretimi alanında oldukça mesafe alındığını söyleyemek mümkündür.

        Halkın öz yüreğinden çıkıp yine halka mal olmuş halk edebiyatı ile ilgili birçok tanım yapılmıştır. Bu tanımların en kapsamlısını da Abdurrahma Güzel yapmıştır. Güzel'e göre halk edebiyatının tanımı: 'Divan Edebiyatı ve dini-tasavvufi Türk edebiyatı (Tekke)    mahsülleri    dışında    kalan, ferdi mahsullerle, malzemesi dile dayanan; atalar sözü, destanlar, masallar, ninniler, hikayeler, fıkralar, bilmeceler, maniler, ağıtlar, türküler... vb gibi ilk söyleyicilerini  genelliklke  tespit edemediğimiz anonym veya ferdi eserlerin meydana getirdiği edebi ekol'e 'Halk Edebiyatı' adını koymamızın daha da uygun olacağını ifade edebiliriz.' (Güzel, Abdurrahman, 2012) Dil öğrenimi aynı zamanda bir kültür öğrenimidir. Dil öğrenen aynı zamanda kültürde öğrenecektir. Türkçeyi öğrenen bir kişi de Türk kültürünü de öğrenmeye başlayacaktır. Türkçe öğretmenleri öğrencilere anlatacakları konulara uygun halk edebiyatı unsurlarına da müracaat ederek Türk kültür hayatı hakkında da az da olsa bilgi verilmiş olacaktır.

Konulara uygun olarak seçilen halk edebiyatı ürünleri derse canlılık katacaktır. Öğrenciler belirli bir zamandan sonra dersten sıkılmaya başlayacakları için derste anlatılacak bir fıkra dersin atmosferini değiştirecektir. Öğrencilerde zihnen bir rahatlama olacaktır. Yine aynı şekilde sorulacak bir fıkra ya da söylenecek bir mani derslerin daha da verimli geçmesini sağlayacaktır.

Öğretmen öğreteceği fıkra, atasözü, bilmece, mani vs. ile ilgili önceden mutlaka hazırlık yapmalıdır. Öğrencilerin bilemeyecekleri yeni kelimelerin yanısıra, kendi kültüründe karşılığı olmayan durumların da olacağını düşünerek derse hazırlık yapması gerekmektedir.

 

          Yabancılara dil öğretiminde dil bilgisi öğretimi eskiden beri üzerinde konuşulan bir mevzu olmuştur. Bazıları sadece dil bilgisi öğretimine önem vermiş diğer dilsel becerileri geri plana atmıştır. Bazıları da dil bilgisi öğretimine gereği kadar önem vermemiştir. Dil bilgisi öğretimin amacıyla ilgili Taşdemir vd. şunları söylemektedirler: Dil bilgisi dersinin amacı, kuramsal bilgi öğretme yerine,     öğrencilerin    yabancı     dil olarak öğrenecekleri   Türkçenin   anlama  ve anlatma zorluklarına yardım etmek, dili kullanabilme yetisi kazandırmaktır. Öğretimde kullanılacak yöntem ve tekniklerin de bu becerileri kazandıracak nitelikte olmasına dikkat edilmelidir. (Taşdemir, Bilkan, Hüdai, 2003:99)

Dil bilgisi öğretimi gerektiği kadar yapılmalıdır. Dil bilgisi öğretiminin amacı o dili öğrenen kişinin doğru ve anlamlı cümleler kurmasını sağlamaktır. Kişi iletişime geçtiği kişiyle doğrudan anlaşabilmelidir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçe Fiil Çekiminin Yabancılara Öğretiminde Halk Edebiyatı Ürünlerinin Kullanılması

          Günümüzde Türkçenin yabancılara öğretimi dünyanın dört bir yanında özellikle son yirmi yıldan beri türkoloji bölümleri, dil kursları, Türk okulları ve Türk kültür merkezleri vasıtası ile profesyonelce yapılmaktadır. Türkçenin öğretiminin yaygınlaşması beraberinde ders materyalerinin geliştirilmesi, yeni öğretim tekniklerinin kullanılması gibi alanlarda çalışma yapmayı gerekli kılmıştır. Daha önceleri Türkçenin genel olarak öğretimi ve kullanılan tekniklerle ilgili çalışma yapılırken şimdilerde her alanda uygulamalı ve detaylı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle dil bilgisi öğretimi üzerinde durması gereken bakir bir alandır. Daha önceki araştırmalarda ortaya konan bilgiler ışığında dil bilgisi konularının uygulamalı bir şekilde ele alınmasında fayda vardır.

          Yabancılara Türkçe öğretiminde dil bilgisi öğretiminin müstakil bir şekilde ele alınıp alınmaması meselesi üzerinde tarışılan bir konudur. Bu konu yaptığımız çalışmanın ilgi alanına girmektedir. Bizim bu çalışmada ana gayemiz dil bilgisini daha kalıcı bir şekilde öğretebilme ve dil bilgisi konularının daha da keyifli olabilmesi adına halk edebiyatı mahsüllerinden istifade edilmesidir. Çalışmada halk edebiyatı ürünlerinden istifade edilerek özellikle dil bilgisi öğretimini biraz daha kolay ve zevkli hale getirmek için yapılabilecek bazı çalışmalar ele alınacaktır.

Bütün dil bilgisi konularını ele alıp her konuyla ilgili bir tekerleme, bilmece, mani, türkü, atasözü, deyim gibi Halk Edebiyatı ürünlerini ortaya koymak daha geniş kapsamlı olacağı için bu çalışmamızda dil bilgisinin sadece Türkçe fiil çekimi konusunu ele alıp bu konunun daha verimli nasıl anlatılabileceği üzerinde durulacaktır.

Giriş

Dünya genelinde gelişen teknolojik imkânların artmasıyla insanlar arasındaki iletişim yolları da artmıştır. İletişim kanallarının çoğalması kişi ve toplumlar arasındaki ilişkileri de farklı boyutlara taşımıştır. Bu ilişkiler bir diğerinin dilini öğrenmeyi gerekli kılmıştır. Barın'a göre;

"İnsanlar, toplumlar ve milletler arasında kişisel, kurumlar arası ve devletler seviyesinde çeşitli ilişkiler bulunmaktadır. Bilim, siyaset, askerlik, eğitim, turizm, kültür, sanat, ticaret ve iletişim alanlarındaki bu ilişkilerin sağlıklı olarak yürütülebilmesi için ana dilden başka milletler arası ortak olan dillerin öğrenilmesi gerekmektedir. Bir yabancı dil öğrenmek yeni bir insan olmaktır." (Barın, 2004:20)

Dünya geneline bakıldığı zaman başta İngilizce olmak üzere bazı Batı dilleri uzun yıllardan beri öğretilmektedir. Yabancı dil öğretimi hususunda köklü yayınevleri hazırlamış oldukları kitaplarla, yardımcı materyallerle ve geliştirmiş oldukları metodlarla öğretmenlerin işlerini daha da kolaylaştırmıştır. Hangi konu öğretilecekse o konunun daha kalıcı bir şekilde öğretilebilmesi için her türlü aktivite düşünülmüş ve hazırlanan öğretmen kitaplarıyla öğretmene sadece dersi anlatma kalmıştır.

1. Yabancılara Türkçe Öğretimi

Günümüzde Türkçenin yabancılara öğretimi dünyanın dört bir yanında özellikle son yirmi yıldan beri türkoloji bölümleri, dil kursları, Türk okulları ve Türk kültür merkezlerivasıtası ile profesyonelce yapılmaktadır. Dünyada en çok konuşulan dillerden biri olan Türkçeye ilgi günümüzde gittikçe artmaktadır. Bu konuda İşcan şunları ifade etmektedir: "Türkçe, dünyada en çok konuşulan yedi dilden biridir. Birçok Türk firması Avrupa ve Asya ülkelerinde faaliyet göstermekte, aynı şekilde birçok Avrupa ve Asya firması Türkiyede yatırım yapmaktadır. Öte yandan Türkiyenin Avrupa Birliğine tam üyeliği söz konusudur. Tüm bu siyasal, sosyal, ekonomik ilişkiler ve gelişmeler Türkiyenin ve Türkçenin önemini artırmaktadır." (İşcan, 2011:33)

Küreselleşen dünyada artık Türkçeyi de yabancı dil olarak öğrenmek isteyenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu artan talebin yurt içinde ve dışında hakkıyla karşılanıp karşılanmadığı ise tartışılmaktadır. Türkçe öğretimi ile alakalı geriye dönüp bakıldığı zaman gelinen nokta elbette küçümsenemez. Ancak, diğer yabancı dillerle kıyaslandığı zaman Türkçenin istenilen seviyede olduğunu söylememiz bir hayli zor. Elimizdeki mevcut Türkçe öğretim kitapları ve hazırlanan diğer materyaller ve yardımcı dokümanlar elbette büyük bir boşluğu doldurmaktadır. Fakat özellikle işlenecek konuya uygun yöntem ve teknikleri anlatan, ders içinde yapılabilecek aktivitelere yer verilmiş ana ders kitabına paralel öğretmen kitaplarına ihtiyaç duyulmaktadır. Mevcut olanların ise yeni gelişen eğitim metodlarına göre gözden geçirilmesinde fayda vardır.

İşinin ehli uzmanlardan oluşan bir komisyonun Türkçe öğretiminin daha kısa sürede kolay ve anlaşılır yapılabileceği ile alakalı çalışılmaları gerekmektedir. Bunun için de Türkçe öğretimi çalıştaylarının yapılması bir ihtiyaçtır. Bu çalıştaylara bu işi bizzat yapan öğretmenlerin davet edilmesi ve onların da fikirlerini alarak mevcut kitapların daha kaliteli hale getirilmesi yerinde bir çalışma olacaktır. Çünkü bu öğretmenler bu işi yaptıkları için bire bir bazı şeyleri yaşamaktadırlar. Yabancılara Türkçe öğretimi yapan bu öğretmenlerin yaşamış oldukları güzellikler ve karşılaştıkları zorluklar dinlenmelidir. Bu çalıştaylarda ortaya çıkan fikirler doğrultusunda yeni ders materyalleri hazırlanmalıdır. Hazırlanacak ders kitapları, yardımcı kitaplar ve kapsamlı metot kitapları Türkçe öğretiminin daha kolay, daha verimli, daha zevkli bir şekilde yapılmasına yardımcı olacaktır.

  1. Ne zamandan beri Türkçe öğretimi yapılmaktadır?
  2. Nerelerde Nasıl yapılıyor?

Türkçe öğretimi adına hazırlanan ilk yazılı eser olarak Kaşgarlı Mahmud'un Divanü Lügati't-Türk adlı eseri sayılmaktadır. 11. yy'da Karahanlı Türkçesiyle yazılan bu eser Türkçenin Araplara öğretilmesi amacıyla yazılmış Türkçe-Arapça bir sözlüktür. Daha sonraki dönemlerde de bu alanda hazırlanan eserler de vardır.

Günümüzde ise modern anlamda Yabancılara Türkçe öğretim faaliyetleri, diğer dillerle kıyaslanıldığı zaman, oldukça yenidir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin tarihi üzerine çalışan Bayraktar bu hususta şunları söylemektedir:

"Kısa adıyla TÖMER olarak bilinen Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi, 1984'te Türkçeyi en iyi biçimde öğretmek amacıyla kurulmuştur. Birçok farklı yabancı dil öğretim yönteminin bir arada kullanılmasıyla oluşturulan ve TÖMER yöntemi olarak adlandırılan çalışmalarla yabancılara Türkçe öğretimi ilk kez sistemli bir biçimde başlamıştır. Günümüzde TÖMER, yabancı dil öğretiminde birçok yöntemin birleşiminden oluşan seçmeci yöntemi kullanmaktadır." (Bayraktar, 2003:60)

Türkçe öğretimi dünya genelinde yaygın olarak öğretilen dillere göre oldukça yenidir. Belki hazırlanan kitaplar ve hazırlanan materyaller olarak değerlendirildiği zaman gelinen nokta sevindiricidir. Türkiye'de üniversitelerin bünyesinde yabancılara Türkçe öğretimi 1950 yılından sonra başlar. Ama asıl komünist bloğa bağlı ülkelerin demokrasiye geçişlerinden sonra Türkiye'ye özellikle dost ve kardeş ülkelerden öğrenciler gelmiş bunlara Türkçe Türkiye'deöğretilmiş. Yine bu döneme rastlayan Türkiye merkezli bir açılım olmuş ve yurt dışında açılan okullar, kültür merkezleri ve dil merkezlerinin bünyesinde Türkçe öğretimi yapılmaya başlanmıştır.

4. Türkçe öğretim materyalleri

Türkçe öğretimi ile alakalı hazırlanan kitaplar, materyaller gelinen nokta itibariyle oldukça iyi seviyededir. Geçmişe dönüp bakıldığında artık öğretmenlerin herhangi bir materyal eksikliğinin olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Daha yeniye kadar elimizde Türkiye içinde hazırlanmış kitaplar vardı. Bu kitapların özelliği daha çok Türkçeyi Türkiye'ye gelerek öğrenen öğrencilere eğitim veren uzmanların hazırlamış olmasıydı. Artık elimizde hem Türkiye içindeki tecrübelerle hem de tamamen yurt dışında bizzat bu işi yapmış uzmanların hazırlamış olduğu Türkçe öğretim setleri var. Hazırlanan bu setlerde artık yurt dışı tecrübesi de yer almakta ve ülkeler, yaş grupları ve Avrupa dil kriterleri gibi önemli hususlar dikkate alınmaktadır. Kitaplar günümüz modern eğitim anlayışına uygun yöntem ve teknikler dikkate alınarak hazırlanmaktadır. Konulara uygun posterler, flash kartlar, çalışma kitapları, interaktif CD'lerle desteklenmektedir. Öğretmeninin işini kolaylaştıracak öğretmene yol gösterecek "Öğretmen Kitapları" da hazırlanmıştır. Bu tür yardımcı ders materyalleri de özellikle mesleğinde daha işin başında olan öğretmenler başta olmak üzere, bütün öğretmenlere büyük bir kolaylık sağlamaktadır.

Özel kurum ve kuruluşların yanı sıra kendisini bu işe adamış öğretmenlerin hazırlamış oldukları birçok internet siteleri ile de Türkçe öğretimine destek verilmektedir. Bu internet sitelerinde, tecrübeli öğretmenlerin anlatmış oldukları derslerin videosu yayınlanmaktadır.

5. Dilbilgisi öğretimi

Yabancılara Türkçe öğretimi konusunda dil bilgisi öğretimi meselesi her zaman konuşulan bir mevzu olmuştur. Herkes, kendi tecrübelerini de katarak, bir şeyler söylemiştir. Konuşma aktivitelerine ağırlık veren bir öğretmen dil bilgisi konularına fazla önem vermemiştir veya tam tersi, dil bilgisi dersine daha fazla önem veren bir öğretmen de konuşma ve diğer etkinliklere fazla yer vermemiştir.Dil bilgisi öğretimindeki amaç öğrencilerin dili daha doğru, düzgün, kurallarına göre konuşmasını sağlamaktır. Öğrencileri de sadece dil bilgisi konularıyla sıkmamak gerekir. Anlatılan konunun öğretimini kararında bırakmak ve anlatılan konuya uygun örneklerle de dersi pekiştirmek gerekmektedir.

Burada bilinmesi gereken bir başka nokta da ağırlıklı olarak dil bilgisi dersi gören bir öğrencinin konuşma pratiğinin eksik kalacağı hususudur. Öyle bir öğrenci dışarıdan bir takviye almadıkça konuşurken akıcılığı yakalayamayacaktır. Sadece konuşma ve diğer etkinlikler yapılan bir sınıftaki öğrencilerin de dili kuralarına göre konuşması zayıf kalacaktır. Bunun için dengeli olmak, hangi konuya ne kadar zaman ayırmak gerektiğini iyi tespit etmek gerekir.

Öğretmenlerin ayrıca dil bilgisi öğretiminde Türkçenin yapı bakımından sondan eklemeli bir dil olduğunu ve dolayısıyla da bunların öğretiminde zorlanacağını unutmamaları gerekir. Eklerin yanlış kullanılması, cümlenin anlamını değiştirecektir ve iletişimde sorunlar yaşanacaktır. Öğrencilerin yeni öğrendikleri dille kendi dillerini karşılaştıracakları muhakkaktır. Mutlaka kendi dillerinde bir karşılık bulmak için çabalayacaklardır. Hatta Türkçede olup da kendi dilinde olmayan eklerle karşılaşacaktır. Öğretmenin bu hususları da göz önünde bulundurarak dersini en iyi şekilde anlatmak için, kitaba bağımlı kalmadan, yeni yöntem ve teknikler geliştirmesi gerekmektedir.

6. Dilbilgisi öğretimi ile ilgili yapılan çalışmalar

Yabancılara Türkçe öğretiminde dil bilgisi ile alakalı müstakil olarak birçok dil bilgisi kitabı hazırlanmıştır. Lale Türkçe Dil Bilgisi Kitabı 1- 2 (Dilset Yayınları), Türkçe Öğrenelim(Engin Yayınları) gibi Türkçe öğretim setlerinde müstakil dil bilgisi kitapları hazırlanmıştır. Yine hazırlanan diğer Türkçe öğretim kitaplarında anlatılan konuların sonunda dil bilgisi konularına da yer verilmiş. Müstakil dil bilgisi kitaplarında öğretilen dil bilgisi konularının paralelinde örnekler ve alıştırmalar verilmiş. Ancak, diğer kitaplarda dil bilgisi konuları bu ölçüde ele alınamamıştır.

Devamını okumak için tıklayınız...

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretiminde Halk Hikâyelerinden Yararlanma

İlgili yayın ve araştırmaları incelediğimizde Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde yazınsal metinlerden yararlanma yollarının yeterince araştırılmamış olduğunu gördük. Gerek Avrupa Birliği'nin çok dillilik ve çokkültürlülük anlayışıyla gerek iletişimsel yöntemin kültürlerarası iletişimi amaç olarak benimsemesiyle yabancı dil öğretiminde yazınsal metin kullanımı önem kazanmıştır. Dilin en iyi işlendiği ve kültür birikiminin en iyi yansıdığı ürünler yazınsal metinlerdir.

Avrupa Birliği'nin çokdilli, çokkültürlü bireyler yetiştirme ilkesiyle birlikte yabancı dil dersleri çokkültürlülüğe açılmanın bir yolu olarak ele alınmaya başlamıştır. Yabancı dil dersleri dili öğretirken kültür farklarına hoşgörüyle yaklaşabilen bireyler yetiştirme görevini de taşımaktadır. Böylece dünya barışına katkı sağlayabilecek bir görev yüklenen yabancı dil dersleri özgün metinlerle ve özellikle yazınsal metinlerle bu görevi yerine getirebilir.

Yabancı dil derslerine ve yazınsal metinlere yüklenen bu sorumluluk hangi metinlerle, hangi düzeyde ve nasıl çalışmak gerektiği konularının araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Yabancı dil öğretiminde, kitaplarda çeşitli türlerden metinlerin kullanılması öğrenme ortamını tekdüzelikten kurtarmak için gereklidir. Bu nedenlerle Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde üzerinde hiç çalışılmamış olan halk anlatılarını çalışmamızın konusu olarak ele aldık.

Türk halk anlatıları sadece kültür hazinesi değildir aynı zamanda ilgi çekici bir içeriğe sahiptir, yapısı gereği yaratıcı ve üretici çalışmalarla dil becerilerini geliştirmeye, kültür karşılaştırmaları yapmaya oldukça uygundur. Bu nedenle Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesinde halk hikâyelerinden yararlanmanın alana özgün bir katkı sunacağı düşünülmektedir.

Giriş

Yazınsal metinler dili en iyi şekilde işler ve toplumun bütün bir kültür birikimini taşır. Yabancı dil öğretiminin de amacı dili ve o dilin yansıttığı kültürü tanıtmaktır. Yabancı dil öğretiminde yazınsal metin kullanımı günümüzde sadece çeviri aracı olarak görülmemektedir. AB'nin 2001 yılını Avrupa Diller Yılı olarak kutlamasının amaçları arasında dil öğretimi yoluyla demokratik kültür bilinci geliştirmiş bireyler yetiştirmek de vardır. Bu nedenle sadece dil öğrenmenin değil, öğrenilen dilin kültürünü de öğrenmenin önemine"(Öztürk,A.O.2007:71) vurgu yapılmaya başlanmıştır.

Yabancı dil öğretimi barışçıl bir dünya için dikkatleri çeken bir alan olmuştur. Yazınsal metinler toplumun hem kendisine hem de başka toplumlara yönelik algısını yansıtan özelliğiyle farklı görüşlere tahammül etme, hoşgörü gösterme tutumunun gelişmesine katkı sağlar. Bu özelliğiyle yazınsal metinler son yıllarda yabancı dil öğretiminde öne çıkmaktadır. "Yazın olmaksızın dil öğrenmeye çalışmak barbarlığın bir çeşididir."(Köksoy,akt.Öztürk ve Çınar,2007:9).

Günümüzde yabancı dil öğretiminde kullanılan iletişimsel yöntem ve kültürel yaklaşım yazınsal metinlere yer verme eğilimindedir. Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesi sözlü anlatımda B1 seviyesinden itibaren kitap anlatabilme, okuma becerisinde B2 seviyesinden itibaren çağdaş edebi düzyazıyı anlayabilme yetkinliği beklemektedir.

Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde hangi metin türlerinden, hangi seviyede ve hangi yöntemlerle yararlanılması gerektiği üzerinde yeterli çalışma olmadığı görülmektedir. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kültürlerarası iletişimle demokratik kültür bilincini oluşturmada halk hikâyelerinin önemli bir rolü vardır. Bu nedenlerle çalışmamızda Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde halk hikâyelerinden yararlanma yolları örneklenecektir.

Bulgular

Yazın metinlerinin yabancı dil eğitiminde kullanılıp kullanılmayacağı uzun yıllar boyunca tartışılmıştır. Ancak 90'lı yıllarda bu tartışmaya artık bir nokta koyulmuş ve yazın metinlerinin dili öğretmede, yeni kültürü tanıtmada, değişik yaşam ve düşünce tarzlarını göstermede vazgeçilmez öğelerden biri olduğu görülmüştür(Yıldırım ve Darancık, 2007: 127). İletişimsel Dil Öğretimi 1970'li yıllarda yabancı dil öğrencilerinin sınıf ortamında öğrendiği kuralları dışarıda, yani gerçek dünyada kullanamıyor olduğunun farkına varılmasıyla ortaya çıkmış bir yabancı dil öğretim yöntemidir (Sülüşoğlu,2008:31).

İletişimsel yöntem önceleri kullanımdilbilimin etkisiyle daha çok sözlü iletişim üzerinde durmuşsa da 1980'li yıllarda yazılı iletişimi de içeren kültürlerarası iletişimsel yaklaşım boyutuyla gelişerek yeni bir evre geçirmiştir(Polat,1993:184). Bu iki evreyi Tapan(1995:156), dilin kullanımsal boyuttan eğitsel boyuta geçişi olarak ifade eder.

Eğitsel bakış, yabancı dil öğrenmenin, öğrencinin kişisel ve toplumsal gelişiminde ne anlam taşıdığı sorusunu irdeler. Eğitsel bakışın temel alındığı amaç belirlemelerinde önemli olan, öğrencinin kişiliğini geliştirmek, ona dil-düşünce zenginliği kazandırmaktır (Kudat,2007:60). Bu amacı gerçekleştirmek için seçilen metinlerin öğrencinin deneyimleriyle ve bilgileriyle bağlantı kurabileceği bir içeriğinin olması, yaratıcı çalışmalarla işletilebilir olması, sözcük ve cümle uzunluğunun okunabilir düzeyde olması, özgün olması, farklı metin türlerini örneklemesi ve görsel bakımdan da iyi sunulmuş olması gereklidir (Nuttall akt:Aygüneş:2007:128).

Halk hikâyeleri destan geleneğinin yerini alıp XVI. yüzyıldan itibaren görülmeye başlayan, genellikle âşıklar tarafından nazım-nesir karışık bir söylem biçimi ile dinleyicilere karşı anlatılarak nesilden nesile geçen, yer yer masal ve destan özellikleri gösteren aşk ve kahramanlık hikâyeleridir. Anlatıcılar "asıl konuyu değiştirmemekle beraber gelenek ve göreneğe bağlı yeni unsurlarla olayı zenginleştirip dinleyicinin daha çok hoşuna gidecek biçime sokar."(Yardımcı,2008:141). Genellikle dinleyiciler ayrılığı sevmediği için, anlatıcı da buna bağlı kalarak âşıkları kavuşmaktadır(Alptekin,2005:39). Bugün halk hikâyeleri üzerinde çalışan araştırmacılar halk hikâyelerini epizotlarına ve motiflerine göre incelemektedir. Halk hikayelerinde Stith Thompson tarafından hazırlanan motif indeksindekilerle ortak motifler vardır. Halk hikâyelerinin çok geniş sahalarda anlatım yaygınlığı görülmektedir. Tahir ile Zühre hikayesi "Bütün Türk boyları arasında, hatta Ermeni ve Arnavut gibi komşu milletlerde de yayılmıştır" (Türkmen,1983:10).

Sonuç

1.Türk halk hikâyelerinin pek çoğu Türkiye dışındaki Türkler, Bulgarlar, Ermeniler, Arnavutlar tarafından da bilinmektedir. Her milletin kendi kültürel unsurlarını katarak anlattığı halk hikâyeleri benzerlik ve farklılıkları karşılaştırma bakımından ilgi çekici olacaktır.

2. Halk hikâyelerinde başka milletlerin masallarında bulunan motifler bulunmaktadır. Ortak motiflerden hareketle kültürel benzerlikleri belirlemek ve farklılıkları karşılaştırmak Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde halk hikâyelerinden yaralanma bakımından önemli bir iletişim zemini olma özelliği taşımaktadır.

  1. Halk hikâyeleri diyalog oluşturmaya, dramaya, benzer ve farklı yönleriyle kültür karşılaştırmaları yapmaya, sözlü anlatmalarda varyantların eksiltilmesi nedeniyle sınırlı ders saatleri içinde incelemeye, mutlu veya mutsuz sonla bitecek şekilde değişime açık yapılarıyla üretici ve yaratıcı pek çok çalışma yapmaya uygundur.
  2. Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesi sözlü anlatımda B1 seviyesinden itibaren kitap anlatabilme, okuma becerisinde B2 seviyesinden itibaren çağdaş edebi düzyazıyı anlayabilme yetkinliği beklemektedir. Halk hikâyeleri 16. yüzyılda oluşmaya başlar, ancak sözlü gelenekte anlatılırken kullanılan sözcükler çağdaş dilin sözcükleridir. Anlatıcılar, ana olaylara bağlı kalmak üzere kendi kültürünü de katar. Bu nedenle halk hikâyeleri dil ve içerik bakımından eski eserler olarak görülemez. Yüzyıllar öncesinden olagelen halk hikâyeleri zaman içinde kültürümüzün zenginliklerini bünyesinde toplamış ve çağdaş kalabilmeyi başarmış anlatımlardır.

Bütün bu nedenlerle Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde kullanılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz.

Anahtar Sözcükler: Yabancı dil olarak Türkçe, halk hikâyeleri Yöntem: Araştırma yöntemimiz doküman tarama yöntemidir.

Çalışmanın Amacı: Bu çalışmanın amacı Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde halk hikâyeleriyle kültürel iletişimi geliştirmeye yönelik olarak yapılabilecek çalışmaları örneklemek ve bu yolla ders malzemesi çeşitliliğine katkı sağlamaktır.

Problem Tümcesi: Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde halk hikâyelerinden yararlanılabilir mi?

 Yard. Doç Dr. Nevin AKKAYA - Serpil ÖZDEMİR

Dokuz Eylül Üniversitesi

Kaynaklar

Boratav,P.N.(1988a). 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı. (5.bs.). İstanbul: Gerçek Yayınevi

............................ (1988b).Halk Hikâyeleri ve Halk Hikâyeciliği. (2.bs.). İstanbul: Adam Yayınları

Kudat,C.(2007). Yabancı Dil Öğretiminde Yazınsal Metin Kullanımı, Yabancı Dil Eğitimi Bölümlerinde Edebiyat Öğretimi. (Ed. A.O.Öztürk) Ankara: Anı Yayıncılık

Öztürk,A.O.(2007).Yabancı Dil Eğitimi Bölümlerinde Edebiyat Öğretimi. Ankara:Anı Yayınları

Polat,T.(1990). "Kültürlerarası Bildirişimde Etkin Bir Süreç: Yabancı Dilde Okuma Anlama". Alman Dili ve Edebiyatı Dergisi. S.7. s.67-90

------------- (1993). Yazınsal Metinler ve Yabancı Dil Olarak Almanca Öğretimi. Alman Dili ve Edebiyatı Dergisi. S.8.s.181-189

Tapan,N.(1995). 'Yabancı Dil Olarak Almanca Öğretiminde Yeni Bir Yöneliş: Kültürlerarası-Bildirişim-Odaklı Yaklaşım", Alman Dili ve Edebiyatı Dergisi S.IX , s.149-167

Türkmen, F.(1983). Tahir ile Zühre. Ankara:Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları

Ungan,S.(2006). "Avrupa Birliğinin Dil Öğretimine Karşı Tutumu ve Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi". Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. S.15, s.217-225

Ünal,D.Ç. (2005). "Yabancı Dil Öğretiminde Edebi Metinler: Yenilikçi Yaklaşımlara Geçiş Süreci ve Gerekçeler" Hacettepe Ün. Eğitim Fakültesi Dergisi. S.29. s.203-212

Yardımcı,M.(2008). Türk Halk Edebiyatında Anlatmaya Dayalı Türler ve Halk Bilimi. Ankara:Ürün Yayınları

Yıldırım,M. ve Darancık,Y. (2007). Yabancı Dil Eğitiminde Fabl. Çukurova Ün. Eğitim Fakültesi Dergisi.C:3.S.34 s.127-136

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...