bağlamak

Bel Bağlamak

Birisine güvenmek bir işe ümit bağlamak yerinde kullanılan bel bağlamak dilimize tarikat ritüelleriyle yansımış bir deyimdir.Sufiler,bir tarikata girmek ve ikrar vermek anlamında bel bağlamak derler. Fetüvvet ehli,kendi halklarına dahil olanlar şedd(yünden dokunmuş kemer)kuşata gelmişlerdir. 

Mevlevilikte buna elif nemed (keçeden dokunmuş uzunca kuşak), bektaşilikte de tiğ-bend denilir.Bir kişi tarikata girince beline bağlanan bu kuşak,dervişin, artık o yolun bütün yasaklarını kabul ettiği, bütün emirlerini yerine getireceği anlamına gelir ve bu husus da kuşak kuşatma merasiminde kendisine telkin olunurdu.

İşi Sağlama Bağlamak

Bir işin bitirilmesine engel olacak etkenleri ortadan kaldırmak, bir işin aksamadan yürümesini sağlayacak gerekli tedbirleri almak.

Bir işin bitirilmesinde karşılaşılacak olan engeller; sabırsızlık, tembellik, başkalarını işimize karıştırma olabilir. Bir işin aksamadan yürümesi ve neticelenmesi için bu ve buna benzer etkenleri ortadan kaldırmak gerekir.
Bu deyimin de hikâyesi yine bizim Nasreddin Hoca'nın bir alışverişine dayanmaktadır. Nasreddin Hoca, borcunu bir türlü alacaklısına ödeyemez. Adam her gördüğü yerde Hoca'dan alacağını ister. Hoca alacaklısına:
- Üzülme ağa, senin paranı verme zamanı yaklaştı, der.
- Ne zaman Hoca?
- Gayet kısa zamanda... Evin önüne çalı diktim. Çalılar büyüyecek, buradan koyunlar geçecek, koyunların yünü bu çalılara takılacak, onları toplayacağım, ip yapıp satacağım. Kazanacağım parayla önce senin borcunu ödeyeceğim.
Adamın memnun memnun güldüğünü gören hoca:
- İşini sağlama bağlayınca gülersin tabi, der.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...