ayrılır

Dil Nedir? -3- Anlatım Düzeyi Bakımından Diller Nasıl Ayrılır?

 

ANLATIM DÜZEYİ BAKIMINDAN DİLLER NASIL AYRILIR?

Anlatım ve bildirişim, kısaca haberleşme (komünikasyon) düzeyleri toplum içinde farklılıklar gösterir. Grupların, mesleklerin, zümrelerin, sınıfların ve kitlelerin kendilerine özgü, ortak düşünce dil ve sembolleri vardır.

1 Günlük haberleşme ihtiyaçlarını karşılayan, genellikle geniş bir alanda ortak kalıplarla işleyen günlük konuşma dili,

2 Toplumun çok büyük çoğunluğunu, hatta tamamını içeren halk dili,

3 Yüksek kültüre, bilime ve sanata dayalı seçkinler dili (bilim dili, edebiyat dili, şiir dili vb.)

ANLATIM BİÇİMLERİNİN ÖZELLİKLERİ, DİL SINIFLANDIRMALARINA NASIL BİR PLAN GETİRİR?

Anlatım biçimlerindeki, yani bildirişim (haberleşme) modellerindeki ayrıcalıklar, özel komünikasyon alanları, dilin kullanılışında şöyle bir şemayı meydana çıkarmaktadır.

1 Bilim dili:

Her bilimin kendi disiplini içinde kullanılan kavramlar, terimler, kalıplarla örgütlenmiş işaretler ve semboller sistemi.

2 Sanat dili

Güzel sanatların her dalında konu ile ilgili ortak bildirişim ve anlatım aracı. Kuralları, ritimleri, ilkeleri, teknikleri, sembolleri kapsayan, örgütlenmiş haberleşme.

3 Teknik dili:

Gün geçtikçe gelişen teknolojinin bilimden ve uygulamadan, aldığı, durmadan zenginleşen mesleki ifade ve ortak iş aracı.

4 Kitlesel haberleşme dili:

Kile haberleşme araçları dediğimiz basın, radyo, televizyon, sinema, v.b. bir kaynaktan geniş alıcı kitlelere yayılan mesajları gönderirken kendilerine özgü, teknik dil kullanırlar. Daha doğrusu konuşma, yazı ve hareket dillerinden çoğu zaman birlikte yararlanırlar ve bunlara kendi teknik olanaklarıyla özel katkılarda bulunurlar:

1- Basında gazete, dergi ve afiş vb. yazı dilini haber, yorum, düşünce kanallarından geçirirken, tespit edilmiş hareket dili olan fotoğraftan da yararlanarak, konuya ve yapmak istediği etkiye göre değişik harf ve yazı biçimleriyle özel bir görüntü tekniği içinde (mizanpaj) sunarlar. Böylece çok ve çeşitli konuların, önem sıralarına göre değerlendirilip, ölçülüp biçilerek, haber, görüş ve yorumları en etkili biçimde yığınlara ulaştıracak yazı biçimleri, harf büyüklükleri, etkili başlıklar, flâş cümleler, özet kalıplar, sloganlar, resim, fotoğraf ve karikatürlerle bir gazete sayfası, ya da bir dergi kapağı adeta sentetik bir dil meydana getirirler. Bir gazete sayfasının tüm öğelerinin birlikte ve bütün olarak konuştukları ayrı dil vardır.

Bildirişim modellerini incelerken göreceğiz; basında verici uç (kaynak), alıcı yığınlara doğru, açabildiği kadar mesaj kanalı açarak bunları kodlar, şifreler (yazı, yazı tekniği harf biçimleri, sayfa ve başlık yapısı, mizanpaj, renk). Alıcı yığınlar bu kodları çözerek kullanılan dil aracılığı ile verilmek isteneni almış olurlar, Burada basın dilinin (verici) ile (alıcı) arasındaki ortak kalıplar, ortak izafet çerçeveleri, ortak kelimeler, sınırlı bir bildirişim düzeyi ve anlaşılır, anlamlı haberleşme biçimleri bakımından ne derece önemli ve dikkat isteyen bir dil olduğunu hatırlamak gerekir.

2- Radyo, televizyon ve sinema, dilin tüm olanaklarından modem biçimlerle yararlanırlar. Konuşma ve yazı diline hareket, müzik, ses görüntü, olay, belge katmak suretiyle sinema ve televizyon sentetik bir dil oluşturmaktadır. Radyo ise konuşma dilini, konuşma biçimi, akustik, ses kanalları, imaj yaratıcı tekniklerle ve yardımcı öğelerle (müzik, olay, vs.)destekleyerek dilin psikolojik ve sosyal, kültürel özelliklerinden yararlanarak ayrı bir dil biçimine doğru geliştirir.

5 Edebiyat, şiir dili:

Dil, her şeyden önce, bir düşünme, konuşma ve yazma aracıdır. Dili, “anlatıma, bildirişime yarayan yapma işaretler sistemidir” diye tanımlamıştık. Dil bu hali ile tam bir araçtır. Bir eylemdir.

Dilin bir eylem, bir araç olmaktan çıkıp bir sonuç, bir amaç haline getirilmesine edebiyat diyoruz. Edebiyatta ve tüm edebiyat sanatlarında (düz yazı, şiir, tiyatro, roman) dil, bir aracı, bir kanal değildir artık. Edebiyatta dil, nesnel bir değer kazanır. Biçim alır, maddeleşir, resim, heykel, müzik, mimari gibi somut bir eser haline gelir.

Bu, artık sanatın ritim ve yasalarına tabi olan ayrı bir dildir.

Edebiyat nedir? konusunu incelediğimiz zaman daha ayrıntılı olanak kaydedeceğimiz özellikler vardır. Şimdilik Jean Cocteau’nun bir sözü ile yetinelim: “Şiir dili öyle ayrı bir dildir ki, başka hiç bir dile çevrilemez, hatta yazıldığı dile bile... “

6 Müzik dili:

Müzik dili derken, özel işaretlerle (nota) ses haline, dönüştürülen bir bildirişim anlatılmaktadır. Burada ses, ya da nota, duyguların (ya da çok soyut düşüncelerin) iletişiminde sistemli, yapma işaretler niteliğindedir. Bu anlamdaki müzik dilini, sözlü müzikteki yazı dili ile karıştırmamak gerekir. Şüphesiz bu ikincisinin de düz yazıdan, hatta şiirden farklı bir yanı vardır. (Edebiyat cümlesinin, müzik cümlesine ritim, anlam ve gramer bakımından uyum sağlaması) gibi. Müzik cümlesi deyimi ile seslerin sağlam ve müzik kurallarına bağlı özel bir sıra içinde birleştirilmesi kastedilmektedir.

7 Mekanik dil (kompüter dili)

Kompüter, elektronik bir araç olarak, (bilgi işlem) programları bakımından mekanik harf ve sembolleri kullanmak suretiyle yeni bir (teknik dil) geliştirmektedir. Makineye verilen emirleri düzenleme (bireşimli dil, çıkış dili, gerçekleştirme dili, işlem dili, kaynak dil, sembollü dil) gibi terimlerle çalışma sonuçlarına ulaşır. Beslenen mekanik hafıza istenen sonuçları hesap ve şema teknikleri halinde aktarır.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...