avustralya

Avustralya'da Türkçe Ve Türk Edebiyatı Üzerine Bazı Tespitler

Türkçe'nin ve Türk Edebiyatı'nın tarihte ulaştığı son kıta Avustralya'dır.Ülkemizden 17.000 kilometre uzaklıktaki bu kıtaya(ülkeye) ilk kez 20.yüzyılın başlarında Osmanlı İmparatorluğu döneminde bireysel göçler olmuştur.1960 yıllardan sonra ise Türkler bu ülkeye kitlesel olarak göç etmişler ve kalıcı hale gelmişlerdir.Kıbrıs (daha sonra KKTC) ,Türkiye,Bulgaristan,Irak,Kosova,Azerbaycan,Çm (Doğu Türkistan) vd. bölgelerden Avusralya'ya göç eden Türkler çoğunlukla Sidney ve Melbourne'a yerleşmişlerdir.Bugünkü sayıları 100.000 dir.

Bildirimizde son 40 yılda Avustralya'da Türkçe'nin ve Türk Edebiyatı'nın durumuna genel bir bakış, edebiyat adına yapılanlar-yapılamayanlar,Türkçe basın-yayın,bilimsel girişimler,bu ülkedeki İngilizce-Türkçe mücadelesi ve edebiyatla ilgili diğer yan sorunlar ele alınacak,somut örnekler verilecek tir.Bildiri bitiminde konu ile ilgili kaynakça sunulacaktır.

Türkçe'nin bir dünya dili kimliğini kazanmasına vesile olabilecek göstergelerden birisi de hiç kuşkusuz dünya üzerinde yaygın olarak kullanılmakta olan bir dil olması gerçeğidir. Bu çerçevede Asya, Avrupa, Afrika ve Amerika'dan sonra Türkçe'nin ulaştığı 5. kıtanın Avustralya olduğunu rahatlıkla belirtebiliriz. Esasında bu uzak kıtaya Türklerin ilk ulaşması Osmanlı İmparatorluğu döneminde söz konusu olmuştur. Bu konuda ilginç ayrıntılardan birisi de ''Molla Abdullah'' ve ''Gül Mehmet'' adlarındaki bu ülkede yaşayan iki Türk'ün Avustralya'ya savaş ilan etmesi olayıdır. Bu olay Avustralya resmî tarihinde yer etmiş ilginç bir ayrıntıdır.(1) Daha yakın tarihte ise 1948 yılı üzerinde durmak gerekir. Bu tarihte Avustralya'ya ilk Türk göçü başlamıştır. Zamanla Kıbrıs, Türkiye, Orta Asya, Balkanlar vb. bölgelerden Avustralya'ya Türk göçleri olmuştur. Bilindiği gibi 1974 öncesi, Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde Kıbrıs Türkleri İngiliz Milletler Topluluğu üyesi Avustralya'ya rahatlıkla göç edebiliyorlardı. Bu nedenle Avustralya'ya göç eden Türk toplulukları arasında Kıbrıs Türkleri'nin ciddi bir ağırlığı, potansiyeli söz konusu olmuştur. Kıbrıs Türkleri bu ülkeye/ kıtaya göç olayında başı çekmişler, öncü olmuşlar ve Türkiye dâhil, değişik ülkelerden göç eden bütün Türk gruplarına yardımcı olmuşlardır. 1967 yılında Türkiye ve Avustralya arasında işçi anlaşması yapılmış ve akabinde 14 Ekim 1968 tarihinde 169 kişilik ilk işçi kafilesi Sidney'e ulaşmıştır. Bugün Avustralya da Türkiye Türkleri dışında Kıbrıs Türkleri de vardır. Doğu Türkistan'da Uygur Türkleri de. Azerbaycan, Bulgaristan, Irak, Yunanistan (Batı Trakya) vb. Türk topluluklarının bu ülkede 100.000 kişilik Türk kitlesini oluşturmaktadırlar. Ayrıca Türk/Osmanlı kültürüne bağlı Türkçe'ye aşina, bu ülkede Türklerle beraber hareket eden Boşnak, Arnavut vb. grupları da unutmamak gerekir. Sidney Melbourne şehrinde yoğunlaşan Türkler ''geçici işçi'' olarak bu ülkeye gitmişler ama zamanla ''kalıcı Avustralya vatandaşları'' haline gelmişlerdir. 40 yılı aşan bu süre içinde Türkçe'yi daima yaşatarak iletişim, eğiştim, yayın ve edebiyat dili haline getirmişlerdir.

Genel bir yaklaşımla Avustralya'da Türkçe'nin ve Türk Edebiyatı'nın konumu, özelikleri, problemleri üzerinde ayrıntılara şöyle göz atılabilir:

Dil Açısından: Çok farklı ülke ve coğrafyalardan Avustralya'ya göç eden Türkler elbette ki "Türkiye Türkçesi'ni" ortak bir iletişim, yayın ve eğitim dili olarak kabul etmişlerdir. Azerbaycan, Kıbrıs vb. kökenli Türk şairlerinin yazdıkları ve yayınladıkları kimi metinlerde ağız- şive etkisinde bazı söyleyişler görülmekle birlikte edebî dil büyük ölçüde Türkiye Türkçesi'dir. Elbetteki özel hayatta aile içinde ağız-şive etkisinde konuşma durumu söz konusudur.

Avustralya'da Türkçe'nin kullanımı ile ilgili sorunların ele alındığı, çözüm yollarının arandığı iki önemli bilimsel toplantı Melbourne'da yapılmıştır. Bunlar 8-9 Haziran 1996 tarihinde yapılan I.Avustralya Türk Dili Kongresi'dir. İkincisi 22 Ağustos 2004 tarihinde yapılan "Avustralya'da Türkçe Eğitimi, Sorunları ve Çözüm Önerileri" adlı sempozyumdur.

Avustralya'da Türkçe açısından en önemli sorun bu ülkede ve kıtada resmi yaşam dili olarak İngilizce'nin Türkçe üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileridir. Ki bu etkilenme konuşma dili sınırlarında kalmayıp edebî metinlere kadar yansımış haldedir. Bu konuyla ilgili Avustralya'da yayımlanan dergi ve gazetelerde çok sayıda uyarıcı yazı ve şiir yayınlanmış; ailelerin -gençlerin dikkati çekilmeye çalışılmıştır. Sidney'de yaşayan Alev Yılmazocak'ın "Üçüncü Dil" başlıklı yazısı bu tür metinler açısından bir örnektir.(2)

 Basın-Yayın Açısından: Avustralya'da 40 yılı aşkın bir süredir kesintisiz bir Türkçe basın-yayın geleneğinden bahsedebiliriz. Çok farklı Türk gruplarınca, değişik amaçla Türkçe dergiler -gazeteler yayınlanmıştır. İlk zamanlar ilkel -basit tekniklerle yayınlanan bu dergi ve gazeteler zamanla modern teknoloji ile kaliteli bir hale ulaşmışlardır. Günümüzde internet ortamı da bu alanda önemli bir gelişme sağlamıştır. Avustralya'da Türkçe basın -yayın geleneği Bilal Şimşir tarafından kitaplaştırılmıştır. Bu önemli kitapta sunulan ( ve kitabın yayınlandığı 1997 yılında sonra yayınlanan dergi ve gazetelerle) bu ülkede ve kıtada Türkçe'nin basın - yayın dili olduğunu net bir şekilde söylemek mümkündür.(3)

Avustralya'da yaşayan Türk edebiyatçıların bu ülkede 40 yıldır yayınladıkları edebî metinlere bir bütün olarak baktığımızda ağırlıklı olarak şiir,hikaye,anı türlerinde eserler verildiği görülmektedir. Ayrıca az sayıda halkbilim araştırma kitapları da yayınlanmıştır.Son yıllarda Avustralya Şiir Gönüllüleri grubunca yayınlanmış " Okyanus Ötesi" gibi şiir cd.lerini de bu noktada unutmamak gerekir. Bu şairler arasında çok ilginç görüşler ortaya koyanlar da vardır.Bulgaristan Türkleri'nden şair Mehmet Bahar, "Abdülhamid'in istibdad devrinden bıkan, Avustralya veya Yeni Zelanda'ya bir çiftliğe yerleşmek isteyen Tevfik Fikret ve arkadaşlarının bir türlü gerçekleştiremedikleri hayallerini onlar adına kendisinin gerçekleştirdiğini" ifade etmektedir.

Avustralya'da şiir türündeki yayınlanan ürünleri kendi içerisinde şöyle gruplamak da mümkündür:

  1. Anonim şiirler
  2. Halk şiiri etkisindeki ürünler
  3. Divan şiiri etkisinde ürünler
  4. Serbest şiirler

Bu gruplarla ilgili ürünler bildirimizin sonunda sunulacaktır.

Avustralya'daki Türkçe ve Türk Edebiyatıyla ilgili gündeme getirmek istediğimiz diğer ayrıntılar ise şöyledir:

1) Türkiye Cumhuriyeti üniversitelerinin ilgili bölümleri Avustralya'daki akademik çevrelerle de ilişkiye-işbirliğine girerek bu ülke ve kıtadaki Türkçe Edebiyatı ele alan çalışmalar yapmalıdır. (Doktora-Yüksek Lisans çalışmaları gibi) Bireysel bir girişim olarak 2003 yılında bu konu tarafımızdan ders konusu olarak üniversitede bir süre okutulmuştur. (4)

2) Yine aynı akademik çevrelerce Avustralya'daki Türkçe Edebî yayınların sağlıklı bir envanterinin hazırlanması gereklidir.

3) 1997 yılında bu alanda yayınlanan Avustralya Türk Edebiyatı Antolojisi'nin mevcut haliyle yeterli olmamasından hareketle gözden geçirilerek, yeniden yayınlanması gereklidir.(5)

4) Avustralya'da yaşayan Türk topluluklarının küçük hacimli antolojileri de vardır. (Sihem İmam Hüseyin'in 1998 yılında Melbourne'de yayınladığı "Avustralya Batı Trakya Türklerinden Hikâye ve Şiirler gibi ) bu antolojilerin güncelleştirilmesi uygun olacaktır.

5) Avrupa'da zaman zaman görüldüğü gibi Avustralya'da yaşayan Türk şair ve yazarları arasında marjinal çizgilere kayanlar olmuştur.

6) Avustralya'daki Türk şair ve yazarlarını bir platformda buluşturacak Türk Yazarlar Birliği gibi bir kuruluş hâlâ yoktur.

7) Ortak bir edebiyat dergisi, bülteni, web sitesi hâlâ yoktur. (6)

Sonuç olarak altyapıyla ilgili çok ciddi sorunlar ve eksikliklere rağmen Avustralya'da bir "Türkçe ve Türkçe Edebiyat" gerçeği vardır. Bu ülke ve kıtada Türkçe halen iletişim-eğitim ve edebiyat dili olarak kullanılmaktadır. Bu durumu bir başarı olarak görmek gerekir. Şayet altyapıyla ilgili sorunlar azalırsa, Avustralya'da Türkçe ve Türk Edebiyatı hiç kuşkusuz ki daha nitelikli bir konuma gelecektir.

Örnek Metinler:

"Karanfilim sarkarım                                                                            "Minarede ezan var

Açılmağa Korkarım                                                                               Kız köşkünde gezen var

Yar geliyor deseler                                                                               Şu Kıbrıs'ın içinde

Hasta olsam kalkarım"                                                                          Yüreciğimi ezen var"

(Batı Trakya'dan) (Kıbrıs'tan)

(Avustralya'da Elele, S:6,1995, Melbourne)

 "Üç kış birden yaşadım                                                                         "Avustralya bir ada

İki ülke boşadım                                                                                     Şarkısı hoş bir seda

Kıbrıs'tan Avustralya'ya                                                                            Döner bir çarkın içinde

Denizden yol döşedim"                                                                            Bizler küçük bir vida"

(Türkay Ilıcak , Avustralyadan Maniler , Melbourne)

Rubai

"Sevenleriz, sevmeyi yaşamak bilenleriz, Yaşarken de her gün bin defa ölenleriz, Bizim can pazarında ölümden korkumuz yok Biz kiminin gittiği yerden çoktan dönenleriz."

(Mehmet Bahar, Melbourne)

Gazel

Bu dünya böyledir dostum,cahiller erken ölmezler, Bilimi dinde zanneden bilenler,bil ki, bilmezler, Nedendir bu duyarsızlık, yobazlardaki arsızlık Cahilden türlü hırsızlık,ilimden nebze çalmazlar. Çamurdan yaptı kulları,ki hep bir madde pulları, Acep insanoğulları bu halden ders mi almazlar? Solun mahvı, sağın kahrı, O ki halketti bu dehri Nasıl pergelledi şehri, garipler melce bulmazlar. Cavit, deyince kastların hem üstlerin hem astların O en vefalı dostların yanında zerre kalmazlar.

( Cavit Avni, Sidney )

Öğr. Gör. Feyyaz SAĞLAM

Dokuz Eylül Üniversitesi

Kaynaklar : 

  1. ILICAK M.Türkay, İki Türk'ün Avustralya'ya Savaş İlanı, Venüs Yayıncılık,2001,Melbourne, Avustralya
  2. SAĞLAM Feyyaz, Dünyada Türkçe ve Türk Edebiyatları, KIBATEK Yayınları, No:7, 2003, İzmir, ( Avustralya'da Türk Göçmen Edebiyatı Bölümü, S:250-256 )
  3. SAĞLAM Feyyaz, Avustralya Türkleri Edebiyat Üzerine Bazı Düşünceler, Bilge, S:16, Bahar, 1998, Ankara.
  4. SAĞLAM Feyyaz, ''Avustralya Türkleri Edebiyatı'nda Gelişmeler: Türkçem Okyanusların Dili, Türk Dünyası Edebiyatı İncelemeleri'' Cilt 2, KIBATEK Yayınları No:10, 2006, İzmir
  5. ŞİMŞİR Bilal N., Avustralya Türk Basını, 1997, Ankara
  6. YILMAZ Ok Alev, Üçüncü Dil, Yeni Vatan, 16.01.1987, S:326, Sidney, Avustralya

Avustralya'da Türkçe, eğitim müfredatına giriyor

Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Avustralya'daki Türk sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları önemli bir sonuç ortaya çıkardı.

 

Avustralya hükümeti Türkçeyi ulusal müfredata almayı kabul etti. Eğitim Bakanı Peter Garreth, dün yayımladığı basın bildirisinde,Türkçeyle birlikte Çince, İtalyanca, Arapça, Fransızca, Almanca, Hintçe, Endonezyaca, Japonca, Korece, Yunanca, İspanyolca ve Vietnamcanın da ulusal müfredat programına konulduğunu açıkladı. Müfredat Değerlendirme Otoritesi tasarıya son şeklini verecek. Ardından ulusal müfredat programı uygulanmaya başlanacak. Böylece bu ülkedeki Türkler, okullarda Türkçeyi seçmeli dil olarak öğrenebilecek.

Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Avustralya'da KKTC ve Batı Trakyalı soydaşlar da dahil yaklaşık 150 bin Türk kökenli nüfus yaşıyor. Türk nüfusunun önemli bir kısmı Melburn ve Sidney'de yaşamını sürdürüyor. Türk toplumu, bu kentler dışında Mildura, Brisbane, Wollongong, Adelaide ve Perth'e dağılmış bulunuyor. Avustralya'da etnik nüfusa dayalı nüfus sayımı yapılmadığından etnik dağılıma ilişkin düzenli veriler elde edilemiyor. Evde konuşulan dillere bakıldığında ülkede en fazla Çince, İtalyanca ve Yunanca konuşuluyor. Türkçe, evde konuşulan diller arasında 9. sırada yer alıyor. 2008 yılında "Ulusal Müfredat" için çalışmalara başlayan Avustralya hükümeti göçmenlerin kendi anadillerini öğrenebilmelerini sağlamak için bazı dilleri ulusal müfredata almasına rağmen yabancı diller kategorisinde Türkçeye yer vermemişti.

Avustralya'da Türkçenin 10. Sınıf Düzeyinde Durumu ve Öğretimi

Dil, bireyin kimlik oluşumunu sağlayan en önemli araç­tır. Bireyin dil edinimi, dilin günlük hayatta, her alanda etkin bir şekilde kullanılmasına bağlı olarak doğal bir süreç içerisin­de gerçekleşir. Yurt dışında yaşayan göçmen Türk çocukları, ana dillerini öğrenmek ve etkin bir şekilde kullanmak için ana vatandaki çocuklardan daha çok çaba göstermek zorundadır. Göçmen çocuklar -evde aileleri ile etkin bir şekilde ana dillerini kullansalar bile- baskın toplum diliyle eğitim almaya başladıklarında, bu çocukların iki dil arasındaki yetenekleri ve yeterlilikleri değişmeye başlayacaktır. Bünyesindeki etnik grupların çeşitliliği ile gurur duyan Avustralya; etnik grupla­rın dillerini, kültürlerini öğrenmeleri ve devam ettirmeleri için okullarında haftanın belirli saatlerinde, Çok Kültürlü Eğitim politikası uygulayarak onlara ana dillerini öğrenme fırsatı sunmaktadır. Ancak bu ülkede yaşayan iki dilli Türk öğrenci­ler, bazı seviyelerde, Avustralya müfredatına ve dil ölçütlerine göre hazırlanmış kaynaklardan yoksundur. Şüphesiz ki ders­lerde kullanılan kaynakların içerikleri ve hazırlanma şekilleri, öğrencilerin dil eğitiminde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu makalede, Avustralya'nın Melbourne şehrinde 10. sınıf düzeyinde Türkçe eğitim alan öğrencilere, Türkçe seviyele­rini, yeterliliklerini, Türkçeye yaklaşım tarzları ve ilgilerini belirlemek amacı ile uygulanan anketin sonuçları değerlendi­rilecek, bu seviyede Türkçeyi ana dil konuşurlarına öğretmek üzere hazırlanacak kitabın içeriğinde neler olması gerektiği ile ilgili bilgiler verilecek ve Avustralya müfredatına uygun olarak öneriler sunulmaya çalışılacaktır.

Dil; bireysel, ulusal, ve insanî kimliğin kaynağıdır. (LoBianco, 1987: 1).Tek dilli toplumlarda da çok dilli toplumlarda da dil, bireyi şekillendiren ve kişi­liğini oluşturan en önemli araçtır. Kültürel unsurlar ve yaşam şekilleri, bireye dil aracılığıyla ve doğal bir süreç içerisinde aktarılır. Ait olduğu toplumun kültürüne dil aracılığıyla giriş yapan birey, o toplumun bakış açısı, anlayış tarzı ve olayları değerlendirme şeklini de bu doğal süreç içerisinde kazanmış olur. Bu bakımdan başka bir dil -ya da diller- öğrenmek, başka hayat şekilleri ve anlayışları ile karşılaşmak anlamına gelir. Birey başka bir dil -ya da dilleri- öğrenerek bütün insanların aslında birbirine benzediğini, yalnız yaşam şekilleri ve algı dünyala­rı bakımından ayrıldıklarını görür. Dilin ilk işlevi, iletişimi sağlamaktır. Bunun yanı sıra dilin; kültürel, sanatsal, zihinsel, kişisel kimliğin ve grup kimliğinin tespit edilmesinde, dinsel, ekonomik ve sosyo-politik alanlarda da işlevi vardır.(LoBianco, 1987)

Dilin sahip olduğu bu işlevler, çok kültürlü toplumlarda, bireyler arasında birlik ve beraberliği sağlamak amacıyla kullanılır. Çok kültürlü Avustralya'da dil öğretimine önem verilmesinin temel sebebi, bünyesinde barındırdığı etnik grupların barış, uyum ve hoşgörü içinde yaşamalarını sağlamaktır. Birey bir dil öğrenirken o dil aracılığıyla kültürlerarası anlayışını, farklılık ve çeşitliliğe duyduğu saygıyı arttırır. Bu sayede birey, farklı bakış açılarına ve tecrübelere açık hale gelir. (ACARA, 2011).Avustralya, bünyesinde farklı ülkelerden gelen birçok etnik grubu barındırdığı içinÇok Kültürlü birEğitim Programı benimse-miştir.Bu program gereğince, okullarda öğrencilerin yabancı dil öğrenmelerine imkan veren LOTE (Languages other than Engilish/İngilizce Dışındaki Diller) uygulaması başlatılmış, bu program aracılığıyla Avustralya birinci dili İngilizce olan vatandaşlarına başka kültür ve dilleri, etnik gruplara ise kendi dil ve kültür­lerini öğrenme fırsatı sunmuştur(DEECD memo 2012).

Avustralya hükümetinin vatandaşlarına sunduğu bu dil hizmetine rağmen Avustralyalılar başka bir dil öğrenmeye çok da sıcak yaklaşmamaktadır. Avust­ralyalıların ikinci dile yaklaşım tarzını Joseph LoBianco (1987), makalesinde şu şekilde ortaya koymaktadır:

  • İngilizce konuşan Avustralyalıların çok azı ikinci dil edinirler.
    • İkinci dili öğrenen/öğreten öğretmenler, öğrenciler ve okulların sayısında bir düşüş vardır.
    • Avustralya'nın en büyük ticari ortaklarının dilini öğrenen öğrencilerin oranı çok düşüktür.
    • Kız öğrencilerin %20'si, erkek öğrencilerin %14.6'sı ikinci bir dil öğ­
    • Neredeyse Avustralya'daki öğrencilerin yarısı hiçbir dönem ikinci bir dil öğrenmez.
    • Araştırmalar, ikinci kuşak göçmen ailelerinde; İngilizce dışında bir dili -aile içinde bu dile karşı güçlü bir bağ bulunmasına, bu dilin on­ların kimliklerini tespit etmesine rağmen- kullanmaktan uzak duran önemli bir sayı bulunduğunu göstermektedir.(LoBianco, 1987: 11)

Çok kültürlü eğitim politikası hem birinci dili İngilizce hem de birinci dili İngilizce dışında başka bir dil olanlar için bir fırsat sunmaktadır. Avustralya'da LOTE programı çerçevesinde 1978 yılından beri etnik gruplara kendi dil ve kül­türlerini öğrenme ve koruma imkanı tanınmaktadır. 2008 yılında Avustralya'da başlatılan Ulusal Müfredat çalışmaları ile birlikte LOTE programının adı 2012yılında'Diller'(Languages) olarak değiştirilmiştir. Avustralya genelinde uy­gulanması amacıyla ACARA (The Australian Curriculum, Assessment and Re­porting Authority) tarafından hazırlanan ortak müfredat çerçevesinde Avustralya genelinde öğretilecek bütün diller için kullanılabilecek ölçütlerin genel çerçeve­si, ilkokuldan 11. sınıfa kadar belirlenmiştir.

ACARA tarafından   hazırlanan bu   dil   programı çerçevesinde, Avustralya'da İngilizce dışında başka bir dil öğrenenler, üç grup altındadeğerlendirilmektedir. Birinci gruptakiler İngilizceden başka bir dili birinci dil olarak öğrenenleri (first language); ikinci gruptakiler, ikinci dil (second langu­age) olarak öğrenenleri ve üçüncü gruptakiler ise kökeni öğrenilen dilden gelen (background language learners) öğrencileri kapsamaktadır (ACARA, 2011). Bu üç gruptaki öğrencilerin tamamını kapsayacak şekilde hazırlanan bu müfredata göre, dil öğretimi iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşama, ilkokuldan itibaren; ikinci aşama, yedinci sınıftan itibaren bir dili öğrenmeye başlayanları kapsa­maktadır (VSL, 2014: 3). Müfredatın iki aşamalı olarak planlanmasının sebebi, okula başlamadan önce evde kullandıkları ilk dillerine ek olarak yeni bir dil öğrenmek isteyen ya da evde kullandıkları dili geliştirmek isteyen öğrencilerin göz önünde bulundurulmasıdır.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...