ateş

Ağzı Ateş Püskürmek

Haddinden fazla kızmak, öfkelenmek.

İnsanlar olaylar karşısında sabırlı ve mantıklı olmak zorundadır. Düşünülmeden yapılan her hareket ve söylenilen her söz insana zarar verir. Bir olayın iç yüzünü anlamak için karşı tarafla diyalog kurup duruma göre kızmadan ve öfkelenmeden hareket etmeliyiz.
Ticaret yapmak helaldir; ama ticaretin de kendine göre birtakım riskleri vardır. Bir tüccarın büyük bir alacağı varmış. Tüccar borcunu alabilmek için, diğerini dava etmiş. Borçlu mahkemeye gelirken sırtında kıymetli bir seccadeyle gelmiş. Alacaklı da ağzına beş altın koyarak…
Kadı borçluya borcunu ödemesini söyleyince, “ Kadı efendi halıma bak halıma!” demiş. Söz sırası alacaklıya gelince o da ağzındaki altınları göstererek konuşmaya başlamış. İşin farkına varan kadı, “Halına bakıp sana acıyorum, halin yaman fakat bu adamın ağzı ateş püskürüyor.” demiş.

Ateş Almaya mı Geldin?

(Ziyaretini çok kısa tutan ,gelir gelmez gitmeye kalkan kişiye söylenen, ‘çok çabuk gidiyorsun’ anlamında bir deyim.)

Eskiden kibrit yokmuş. Ateş sönünce, ateş küreği ile komşuya gidilir, bir parça ateş alınırmış.

Ateş almak için komşuya geçen kadınlar, kürekteki ateş sönmesin diye oturup çene çalamazlar ve acele ederlermiş.

Kapıdan içeri girmeyerek, kısa bir konuşmadan sonra gitmek isteyen ziyaretçilere:

-Ateş almaya mı geldin? denmesi de işte bu devirlerden kalmadır.

Ateş Pahası

(Çok pahalı anlamında kullanılan bir deyim.)

Kanuni Sultan Süleyman, adamlarıyla avlanmaya çıkmış. İstanbul çevresinde avlanırken oldukça uzaklaşmışlar. Hava birden bozmuş ve çok şiddetli bir yağmura tutulmuşlar. Islanmış ve üşümüş olarak bir kömürcü kulübesine sığınmışlar. Her ne kadar kendilerini tanıtmak istemeseler de kömürcü işi anlamış. Bunlara hemen bol ateş yakmış, ısıtmış, sıcak bir şeyler ikram etmiş. Gidecekleri sırada, Sultan Süleyman, kömürcüye ateş yaktığından dolayı kaç para borçları olduğunu sormuş. O da:

-Bin altın, demiş.

Parayı çok fazla bulan veziri:

-‘Bu ateşin ücreti çok pahalı’ demesi üzerine padişah:

-‘Bu ateş deydi pahasını da verin’ demesi üzerine bu deyim ‘ateş pahası’ olarak dilimize yadigar kalmıştır.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...