anlayış

Dil Öğretiminde Yeni Bir Anlayış:Avrupa Dil Gelişim Dosyası Uygulaması

Geçmişten günümüze değin dil öğretimi (anadili ya da yabancı dil) dilin kurallarının öğretilmesi şeklinde gerçekleşmekteydi (Demircan, 2002). Dilin kurallarını öğreterek bir dilin öğrenilemeyeceği gerçeği günümüzde neredeyse tüm dünyada kabul görmektedir. Avrupa Birliğinde dil öğretimine büyük önem verilmektedir. Avrupa'da dilin kurallarının öğretilmesinden çok temel dil becerilerinin (dinleme, konuşma, okuma, yazma) kazandırılması esastır. Sheils'e (2001) göre, Avrupa Konseyinin, Avrupanın geleceği için belirlediği eğitim ve kültür politikaları içinde en ağırlıklı konu dil politikasıdır. Bu noktadan hareketle Avrupa Konseyi'nde yabancı dil öğretiminde yeni bir yaklaşım (Avrupa Dil Gelişim Dosyası) benimsenmiştir. Avrupa Dil Gelişim dosyası ile yabancı dil öğretiminde dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin etkin olarak öğrenileceği düşünülmektedir.


Avrupa Konseyi, Dil Politikaları Birimi tarafından geliştirilen Avrupa Dil Gelişim Dosyası projesinin, 15-17 Ekim 2000 tarihleri arasında Polonya'nın Cracow kentinde düzenlenen Eğitim Bakanları Daimi Konferansı sonunda imzalanan sonuç bildirgesiyle Konseye üye tüm ülkelerde uygulanması karar altına alınmıştır. Bu bağlamda, 2004-2005 öğretim yılına kadar, önce pilot okullarda uygulamaların yapılması, 2004-2005 öğretim yılından sonra da, tüm Avrupa Konseyi üye ülkelerinde bu uygulamanın yaygınlaştırılması planlanmıştır. (Demirel, 2005).


Yabancı dil öğretim programlarının tek bir dille sınırlı tutulması, Avrupalılık bağlamında artık aşılması ve değiştirilmesi gereken bir eğitim anlayışıdır (Polat, 2001). Avrupa Dil Gelişim Dosyasının amacı, Avrupa vatandaşlarını çok dillilik ve çok kültürlülüğe teşvik etmek, ilköğretimde birinci, ortaöğretimde ikinci ve üniversitede üçüncü yabancı dili öğrenmeye yönlendirmektir (Genç,2005).

AB ülkelerinde birden çok dil öğrenilmesini sağlayacak uygulamayla, normal pasaportun yanında, kişinin yabancı dil seviyesini gösteren Avrupa Dil Pasaportu tüm Avrupa ülkelerinde kullanılacaktır (Tolga, 2005). Avrupa Dil Gelişim Dosyası yaklaşımı ile yabancı dil açısından Avrupa'ya daha başarılı öğrenciler kazandırmak amaçlanmaktadır (Demir, 2005). Dil pasaportu olan kişi, yaşamını sürdürmek istediği ülkenin dilini biliyorsa o ülkede oturma ve çalışma izni almış olacaktır. Kıbrıs'ta ya da Türkiye'de kalmak isteyen yabancılardan da aynı şekilde dil pasaportu taşımaları ve Türkçe bildiklerini belgelendirmeleri istenecektir.

Karababa'ya (2005) göre, dil öğretiminin temel felsefesi şudur: Dil eğitimi, belli bir yaşta verilip bitirilmemelidir. Bireyin gelişme evrelerini izleyerek bütün öğrenimleri boyunca dil eğitimine devam edilmelidir. Dil eğitimi sadece dil dersleriyle sınırlı kalmadan eğitimin her evresinde ve her alanda sağlıklı iletişim ve bilinçli dil kullanımını geliştirmenin ana amaç olduğunu unutmadan sürdürülmelidir.

Avrupa Dil Gelişim Dosyası ile amaçlanan yabancı dili yaşamın her alanında en az anadili konuşucuları kadar başarılı bir şekilde kullanabilmektir. Avrupa Dil Gelişim dosyası üç bölümden oluşur: (Demirel, 2003)

 

DOSYA

Dil Pasaportu,bireyin, ortak Avrupa çerçevesi içinde beceriler ve ortak referans düzeylerine göre belirlenen ve belirli bir zaman diliminde farklı dillerdeki bilgisi hakkında bilgi veren bir bölümdür. Bu pasaportta, resmi özellikler kaydedilir; aynı zamanda dil, yetilerin ve kısmi ya da belirli bilgilerin de dahil edildiği önemli dilsel ve kültürler arası öğrenme deneyimleri ile tanımlanır. Bu


durum öğrencinin kendi kendini değerlendirmesini sağlarken aynı zamanda öğretmenin, eğitim kurumları ve sınav kurumlarının değerlendirilmesiyle de desteklenir (akt: Templer, 2002).

Dil Öğrenim Geçmişi,ayrıntılı ve düzenli bir şekilde güncelleştirilen ve öğrencinin bildiği dil(ler)i nasıl, neden ve nerede öğrendiğini gösteren bir kayıttır. Böylece, öğrenciler öğrenme konusunda kendi ihtiyaçlarını ve amaçlarını değerlendirebilecek; bunu kendi dil öğrenimlerine ve kültürel arası deneyimlerine yansıtabilecek ve her bir dildeki mevcut düzeylerini gözden geçirebileceklerdir. Bu bölüm, öğrencinin öğrenme yöntemlerinin her birinde gösterdiği başarıyı değerlendirme ve gelecekteki dil öğrenimini planlama konusunda da yardımcı olur (akt: Templer,

2002).

Dosya,bireyin yabancı dil öğrenimindeki başarı durumlarını belgeleyen kişisel çalışmalarına ilişkin örneklerin toplandığı bölümdür. Dosyaya birey istediği çalışmalarını koyabilir. Gerektiği zaman güncelleştirir ve eski çalışmaları ile yenilerini değiştirebilir. Herhangi bir iş başvurusunda ya da eğitim kurumlarına başvururken kullanabilir. Dosyada, birey çalışmalarına bakarak kendi ilerleyişini gözlemleyebilir (akt: Templer, 2002).

ELP'nin özünde, beş beceri* (dinleme, karşılıklı konuşma, sözlü anlatım, okuma, yazılı anlatım) ve altı düzeye (A1, A2, B1, B2, C1, C2) dayandırılan ve açık bir şekilde tanımlanmış referans düzeyleri şeklinde düzenlenmiş bir öğrenme süreci fikri yatar. Dil yeterlik

alanları, tüm dillerde aynı kritik davranışlarla ifade edilmektedir. Örneğin Türkçe'de, Yunanca'da, Fransızca'da ya da İngilizce'de B1 düzeyinde okuma becerisinde bireylerden göstermesi beklenen dil betimleyicileri aynıdır. (Söz gelimi, günlük konuları içeren kısa gazete haberlerinin ana hatlarını anlayabilirim, belli bir konuda görüş belirten makale ve röportajları okuyabilir ve anlayabilirim...vb)

Avrupa Konseyi, ortak başvuru metni ile dil öğreniminde ortak ölçütler hedeflemiştir. Bireylerden ELP'yi kullanarak hangi dil düzeyinde olduğunu ve bu standartlara ne kadar ulaştıklarını belgelendirmesi istenecektir. Standartlaşma, belgelendirme işlemiyle bir anlamlılık kazanmıştır. Belgelendirme işlemi ortak sınavları gerekli kılmaktadır. Avrupa'da çok çeşitli dil testleri ve dil beceri sertifikaları mevcuttur. Bu farklılıklar bireyler arasında dil becerilerinin karşılaştırılmasını zorlaştırmaktadır. İşveren ya da eğitim kurumlarının herhangi bir dil sertifikası olan kişinin gerçekte ne düzeyde olduğunu bilmesi kolay değildir. Her ülke kendi diline özgü sınavları hazırlayacak ve Avrupa'daki tüm bireylerin bu sınavlara girmesi istenecektir. Örneğin İngilizce'de dil düzeyini belgelendirme sınavları şunlardır: KET (Key English Test-A2 düzeyi), PET (Preliminary Test-B1 düzeyi), FCE (First Certificate in English-B2 Düzeyi), CAE (Certificate in Advanced English-C1 düzeyi), CPE (Certificate of Proficiency in English-C2 düzeyi)

ELP uygulamasının yabancı dil öğretiminde üzerinde durduğu kavramlar;öğrenen özerkliği(learner autonomy),kendini değerlendirme(self-assessment),öğrenmeyi öğrenme(learning to learn) vekültürlerarası deneyim(cross-cultural experience) olmuştur (Little, 1999). Demirel'e (2005) göre, dil gelişim dosyasının eğitsel işlevi, bireyin dil öğrenme konusundaki kararları kendisinin vermesi ve bir dil öğrenme konusunda öğrencinin özerk olmasıdır. Öğrenen özerkliği (learner autonomy) kavramı, dil öğrenme sürecinin bireye dönük olduğunu ve bunun sınıf içinde değil yaşamın her aşamasında gerçekleştiğini ön plana çıkarmaktadır. Dil öğrenme ve öğretme sürecindeki bu belirlemelere ek olarak değerlendirme boyutunda da bazı değişmeler söz konusu olmaktadır. Dil gelişim dosyası uygulaması ile kendini değerlendirme (self-assessment) kavramı gündeme gelmektedir. Bu değerlendirme yaklaşımı ile birey kendini ve dil gelişim sürecini sürekli

ELP'de konuşma becerisi 'Karşılıklı konuşma' ve 'Sözlü anlatım' olmak üzere ikiye ayrılır.


ÇALIŞMANIN AMACI

Bu çalışmada, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde, ELP yaklaşımını kullanarak öğretim yapılan grubun beş temel dil becerisinin erişi puanları ile geleneksel yöntemle öğretim yapılan grubun beş temel dil becerisinin erişi puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı araştırılmıştır. Bu amaca ek olarak deney grubundaki öğrencilerin ELP yaklaşımına ilişkin tutumları incelenmiştir.

 

YÖNTEM

Bu çalışmada deneysel araştırmaya yer verilmiş ve öntest-son test deney ve kontrol gruplu deneysel yöntem kullanılmıştır.

Çalışmanın amacında da belirtildiği gibi ELP dosyası yabancılara Türkçe öğretirken kullanılması gereken önemli bir araçtır. Bu amaçla, dil öğreniminde henüz çok yeni olan bu araç, Ankara Üniversitesinde TÖMER Dil Öğretim Merkezinde uygulanmıştır. Uygulama, seçkisiz yolla belirlenen bir deney bir de kontrol grubu ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin Türkçe dil düzeyi B1 olarak belirlenmiştir (TÖMER ölçütlerine göre). Deney grubunda 20 öğrenci, kontrol grubunda da 20 öğrenci yer almıştır.

Araştırmacılar tarafından ELP yaklaşımına uygun ders planları hazırlanmıştır. Hitit I-II-III; Aydın ve Özsoy'dan yararlanılmıştır. Ders planlarının uygunluğu ve güvenirliği için Hacettepe ve Ankara Üniversitesinden iki uzmanın görüşlerine başvurulmuştur. Deney grubuna ELP uygulanmış, kontrol grubunda ise TÖMER'de uygulanan yaklaşıma göre ders işlenmiştir. Uygulama, TÖMER'de görevli Türkçe okutmanları tarafından 2004 yılının Eylül ayında gerçekleştirilmiştir. Uygulamayı gerçekleştiren okutmanların mesleki deneyimlerinin eşit ve cinsiyetlerinin aynı olmasına dikkat edilmiştir. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrencilere beş temel dil becerisini ölçen 5 test uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine 1 aylık uygulama süresinin sonunda 5'li likert tipi tutum ölçeği de uygulanmış ve ELP yaklaşımına ilişkin tutumları değerlendirilmiştir. Demirel (2003:165)'in "Türkçe Dersine İlişkin Tutum Ölçeği"nden yararlanılmıştır.

Deney ve kontrol grubu öğrencileri arasında erişi puanları açısından fark olup olmadığını belirlemek için t-testi uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin ELP yaklaşımına ilişkin tutumları ise frekans ve yüzdelikle değerlendirilmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Dil Öğretiminde Yeni Bir Anlayış:Avrupa Dil Gelişim Dosyası Uygulaması

Bu  çalışmada,  2005  yılından  itibaren  tüm  Avrupa  ülkelerinde  uygulanması  planlanan  Avrupa  Dil  Gelişim Dosyasının  (ELP) *   yabancı  dil  olarak  Türkçe  öğretimine  uyarlanması  hedeflenmiştir.  Avrupa  Konseyi  Dil  Geçerlilik Komitesi,  AB  ülkeleri  arasında  dil  öğrenim  standardı  oluşturmak  ve  çok  kültürlülüğü  teşvik  etmek  amacıyla  Avrupa  Dil Pasaportu uygulamasını dil öğretiminde temele almıştır. Kişilerin  hangi dilleri ne düzeyde bildiklerini, bu dilleri nasıl, ne kadar sürede ve nerelerde öğrendiklerini ayrıntılı olarak gösteren Avrupa Dil Pasaportu, Avrupa Birliği ülkelerinde serbestçe seyahat etme, oturma ve çalışma hakları kazandırmada büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Günümüzde  ELP  tüm  Avrupa’da  kullanılan  ortak  bir  araç  olma  yolunda  ilerlemektedir.  O  nedenle,  yabancı  dil olarak  Türkçe  öğretimi  konusunda  ELP’den  kesinlikle  yararlanılmalıdır.  Türkçe’ye  uygun  dosya  modeli  geliştirilmeli  ve deneysel çalışmalarla pilot okullarda ELP uygulanmalıdır. Eğitim Bakanlığı ile işbirliğine giderek, seçilen ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitelerde  uygulanacak pilot  projelerle toplumda  yaygın hale getirilmelidir.  Bu  çalışma, Ankara   Üniversitesi TÖMER Dil Öğretim Merkezinde kontrol ve deney gruplu bir örneklem ile gerçekleştirilmiştir. ELP’ye uygun ders planları araştırmacılar tarafından oluşturulmuştur. Yabancı öğrencilerin Türkçe’de dört temel dil becerisine ilişkin başarı puanları ve ELP uygulamasına ilişkin tutumları incelenmiştir.

 

Geçmişten  günümüze  değin  dil  öğretimi  (anadili  ya  da  yabancı  dil)  dilin  kurallarının öğretilmesi  şeklinde  gerçekleşmekteydi  (Demircan,  2002).  Dilin  kurallarını  öğreterek  bir  dilin öğrenilemeyeceği gerçeği günümüzde neredeyse tüm dünyada kabul görmektedir. Avrupa Birliğinde dil öğretimine büyük önem verilmektedir. Avrupa’da dilin kurallarının öğretilmesinden çok  temel dil becerilerinin (dinleme, konuşma, okuma, yazma) kazandırılması esastır. Sheils’e (2001) göre, Avrupa Konseyinin, Avrupanın geleceği için belirlediği eğitim ve kültür politikaları içinde en ağırlıklı konu dil politikasıdır. Bu  noktadan hareketle  Avrupa Konseyi’nde  yabancı  dil  öğretiminde  yeni  bir  yaklaşım (Avrupa Dil Gelişim Dosyası) benimsenmiştir. Avrupa Dil Gelişim dosyası ile yabancı dil öğretiminde dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerinin etkin olarak öğrenileceği düşünülmektedir. Avrupa  Konseyi,  Dil  Politikaları  Birimi  tarafından  geliştirilen  Avrupa  Dil  Gelişim  Dosyası projesinin,  15-17  Ekim  2000  tarihleri  arasında  Polonya'nın  Cracow  kentinde  düzenlenen  Eğitim Bakanları  Daimi  Konferansı  sonunda  imzalanan  sonuç  bildirgesiyle  Konseye  üye  tüm  ülkelerde uygulanması  karar  altına  alınmıştır.  Bu  bağlamda,  2004-2005  öğretim  yılına  kadar,  önce  pilot okullarda  uygulamaların  yapılması,  2004-2005  öğretim  yılından  sonra  da,  tüm  Avrupa Konseyi  üye ülkelerinde bu uygulamanın yaygınlaştırılması planlanmıştır. (Demirel, 2005).

Yabancı dil öğretim programlarının tek bir dille sınırlı tutulması, Avrupalılık bağlamında artık aşılması ve değiştirilmesi gereken bir eğitim anlayışıdır (Polat, 2001). Avrupa Dil Gelişim Dosyasının amacı,  Avrupa  vatandaşlarını  çok  dillilik  ve  çok  kültürlülüğe  teşvik  etmek,  ilköğretimde  birinci, ortaöğretimde ikinci ve üniversitede üçüncü yabancı dili öğrenmeye yönlendirmektir (Genç,2005).AB  ülkelerinde  birden  çok  dil  öğrenilmesini  sağlayacak  uygulamayla,  normal  pasaportun yanında,  kişinin  yabancı  dil  seviyesini  gösteren  Avrupa  Dil  Pasaportu  tüm  Avrupa  ülkelerinde kullanılacaktır  (Tolga,  2005).  Avrupa  Dil  Gelişim  Dosyası  yaklaşımı  ile  yabancı  dil  açısından Avrupa’ya daha başarılı öğrenciler kazandırmak amaçlanmaktadır (Demir, 2005). Dil pasaportu olan kişi,  yaşamını  sürdürmek  istediği  ülkenin  dilini  biliyorsa  o  ülkede  oturma  ve  çalışma  izni  almış olacaktır.  Kıbrıs’ta  ya  da  Türkiye’de  kalmak  isteyen  yabancılardan  da  aynı  şekilde  dil  pasaportu taşımaları ve Türkçe bildiklerini belgelendirmeleri istenecektir.Karababa’ya  (2005)  göre,  dil  öğretiminin  temel  felsefesi  şudur:  Dil  eğitimi,  belli  bir  yaşta verilip bitirilmemelidir. Bireyin gelişme evrelerini izleyerek bütün öğrenimleri boyunca dil eğitimine devam  edilmelidir.  Dil  eğitimi  sadece  dil  dersleriyle  sınırlı  kalmadan  eğitimin  her  evresinde  ve  her alanda  sağlıklı  iletişim  ve  bilinçli  dil  kullanımını  geliştirmenin  ana  amaç  olduğunu  unutmadan sürdürülmelidir. Avrupa  Dil  Gelişim  Dosyası  ile  amaçlanan  yabancı  dili  yaşamın  her  alanında  en  az  anadili konuşucuları  kadar  başarılı  bir  şekilde  kullanabilmektir.  Avrupa  Dil  Gelişim  dosyası  üç  bölümden oluşur:  (Demirel, 2003)

Dil  Pasaportu,  bireyin,  ortak  Avrupa  çerçevesi  içinde  beceriler  ve  ortak  referans  düzeylerine göre  belirlenen  ve  belirli  bir  zaman  diliminde  farklı  dillerdeki  bilgisi  hakkında  bilgi  veren  bir bölümdür. Bu pasaportta,  resmi özellikler kaydedilir; aynı zamanda dil, yetilerin ve kısmi ya da belirli bilgilerin  de  dahil  edildiği  önemli  dilsel  ve  kültürler  arası  öğrenme  deneyimleri  ile  tanımlanır.

DİL PASAPORTU DİL ÖĞRENİM GEÇMİŞİ DOSYA

1. Dil becerileri profili

2. Dil öğrenim ve kültürler arası deneyim özgeçmişi

3. Sertifika ve Diploma Kayıtları

1. Dil öğrenim geçmişi

2. Dil öğrenim sürecinin değerlendirilmesi

3. Dilsel ve kültürler arası deneyimler

4. Kişisel dil başarısı durum  öğrencinin  kendi  kendini  değerlendirmesini  sağlarken  aynı  zamanda  öğretmenin,  eğitim kurumları ve sınav kurumlarının değerlendirilmesiyle de desteklenir  (akt: Templer, 2002).

Dil  Öğrenim  Geçmişi,  ayrıntılı  ve  düzenli  bir  şekilde  güncelleştirilen  ve  öğrencinin  bildiği dil(ler)i  nasıl,  neden  ve  nerede  öğrendiğini  gösteren  bir  kayıttır.  Böylece,  öğrenciler  öğrenme konusunda  kendi  ihtiyaçlarını  ve  amaçlarını  değerlendirebilecek;  bunu  kendi  dil  öğrenimlerine  ve kültürel   arası   deneyimlerine   yansıtabilecek   ve   her   bir   dildeki   mevcut   düzeylerini   gözden geçirebileceklerdir.  Bu  bölüm,    öğrencinin  öğrenme  yöntemlerinin  her  birinde  gösterdiği  başarıyı değerlendirme  ve  gelecekteki  dil  öğrenimini  planlama  konusunda  da  yardımcı  olur  (akt:  Templer, 2002).

Dosya,  bireyin  yabancı  dil  öğrenimindeki  başarı  durumlarını  belgeleyen  kişisel  çalışmalarına ilişkin örneklerin toplandığı bölümdür. Dosyaya birey istediği çalışmalarını koyabilir. Gerektiği zaman güncelleştirir ve eski çalışmaları ile yenilerini değiştirebilir. Herhangi bir iş başvurusunda ya da eğitim kurumlarına   başvururken   kullanabilir.   Dosyada,   birey   çalışmalarına   bakarak   kendi   ilerleyişini gözlemleyebilir (akt: Templer, 2002).

ELP’nin özünde, beş beceri *  (dinleme, karşılıklı konuşma, sözlü anlatım, okuma, yazılı anlatım) ve altı düzeye (A1, A2, B1, B2, C1, C2) dayandırılan ve açık bir şekilde tanımlanmış referans düzeyleri şeklinde düzenlenmiş bir öğrenme süreci fikri yatar.  Dil yeterlik alanları, tüm dillerde aynı kritik davranışlarla ifade edilmektedir. Örneğin Türkçe’de, Yunanca’da, Fransızca’da ya da İngilizce’de B1 düzeyinde okuma becerisinde bireylerden göstermesi beklenen dil betimleyicileri  aynıdır.  (Söz gelimi, günlük konuları içeren kısa gazete haberlerinin ana hatlarını anlayabilirim, belli bir konuda görüş belirten makale ve röportajları okuyabilir ve anlayabilirim...vb)

Avrupa  Konseyi,  ortak  başvuru  metni  ile  dil  öğreniminde  ortak  ölçütler  hedeflemiştir. Bireylerden ELP’yi kullanarak hangi dil düzeyinde olduğunu ve bu standartlara ne kadar ulaştıklarını belgelendirmesi  istenecektir.  Standartlaşma,  belgelendirme  işlemiyle  bir  anlamlılık  kazanmıştır.  Belgelendirme  işlemi    ortak  sınavları  gerekli  kılmaktadır.  Avrupa’da  çok  çeşitli  dil  testleri  ve  dil beceri  sertifikaları  mevcuttur.  Bu  farklılıklar  bireyler  arasında  dil  becerilerinin  karşılaştırılmasını zorlaştırmaktadır. İşveren ya da eğitim kurumlarının herhangi bir dil sertifikası olan kişinin gerçekte ne  düzeyde  olduğunu  bilmesi  kolay  değildir.    Her  ülke  kendi  diline  özgü  sınavları  hazırlayacak  ve Avrupa’daki  tüm  bireylerin  bu  sınavlara  girmesi  istenecektir.  Örneğin  İngilizce’de  dil  düzeyini belgelendirme  sınavları  şunlardır:  KET  (Key  English  Test-A2  düzeyi),  PET  (Preliminary  Test-B1 düzeyi),  FCE  (First  Certificate  in  English-B2  Düzeyi),  CAE  (Certificate  in  Advanced  English-C1 düzeyi), CPE (Certificate of Proficiency in English-C2 düzeyi)

ELP  uygulamasının  yabancı  dil  öğretiminde  üzerinde  durduğu  kavramlar;  öğrenen  özerkliği(learner autonomy), kendini değerlendirme (self-assessment), öğrenmeyi öğrenme (learning to learn) ve kültürlerarası deneyim (cross-cultural experience) olmuştur (Little, 1999). Demirel’e (2005) göre, dil gelişim dosyasının eğitsel işlevi, bireyin dil öğrenme konusundaki kararları kendisinin vermesi ve bir  dil  öğrenme  konusunda  öğrencinin  özerk    olmasıdır.  Öğrenen  özerkliği  (learner  autonomy) kavramı,  dil  öğrenme  sürecinin  bireye  dönük  olduğunu  ve  bunun  sınıf  içinde  değil  yaşamın  her aşamasında   gerçekleştiğini   ön   plana   çıkarmaktadır.   Dil   öğrenme   ve   öğretme   sürecindeki   bu belirlemelere  ek  olarak  değerlendirme  boyutunda  da  bazı  değişmeler  söz  konusu  olmaktadır.  Dil gelişim   dosyası   uygulaması   ile   kendini   değerlendirme   (self-assessment)   kavramı   gündeme gelmektedir.   Bu   değerlendirme   yaklaşımı   ile   birey   kendini   ve   dil   gelişim   sürecini   sürekli

*  ELP’de konuşma becerisi ‘Karşılıklı konuşma’ ve ‘Sözlü anlatım’ olmak üzere ikiye ayrılır.değerlendirme imkanı bulabilmektedir. Bunun yanı sıra bireyden öğrenmeyi öğrenmesi ve bir ülkenin ilini öğrenirken o ülkenin kültürüne ilişkin bilgiler edinmesi  de beklenmektedir.

Özetle, ELP’nin amaçlarını şöyle belirtebiliriz: (Avrupa Konseyi 1997; Avrupa Konseyi 1998; Atabay 2002; Demirel 2003)

a)    Farklı dilleri olan Avrupalılar arasında yapılacak etkinlikleri ve iletişimi kolaylaştırmak,

b)   Dilsel  ve  kültürel  çeşitliliği  geliştirerek,  dil  ve  kültür  bilincini  artırarak,  çok  dillilik  ve kültürlülük adına daha demokratik vatandaşlar yetiştirmek,

c)    Avrupalılar arasındaki işbirliğini artırmak, önyargıları ve ayrımcılığı aşmak,

d)   Dillerin   öğrenilmesi   ve   öğretilmesi   alanında   ulusal   eğitim   politikaları   geliştirerek küreselleşmeyi her alanda (ticaret, savunma...) başarı ile tamamlayabilmek,

e)    Belirli dilleri öğrenmenin ötesine geçerek çok dilliliği teşvik etmek,

f)    Dil   öğretim   planlarında   yani   hedef,   içerik,   yöntem-tekniklerde   birliktelik   sağlamak; Avrupa’daki eğitim sistemlerindeki farklılıklardan doğan ve dil öğretimiyle ilgilenen insanlar arasındaki iletişim engellerini aşmak,

g)    Ders  kitabı  yazarlarına,  öğretmenlere,  öğretmen  yetiştiricilerine  ve  ölçme-değerlendirme uzmanlarına rehberlik etmek,

h)   Öğrencilerin  kendilerine  daha  fazla  güvenmelerini  sağlamak,  yabancı  dil  öğreniminin  okul dışında gerçek yaşamlarında da önemli olduğunu göstermek, neyi nasıl öğreneceğini kapsamlı bir şekilde göstermek ve özetle öğrencilerin sorumluluk almalarını sağlamak.

ÇALIŞMANIN AMACI

Bu  çalışmada,  yabancı  dil  olarak  Türkçe  öğretiminde,  ELP  yaklaşımını  kullanarak  öğretim yapılan grubun beş temel dil becerisinin erişi puanları ile geleneksel yöntemle  öğretim yapılan grubun beş  temel  dil  becerisinin  erişi  puanları  arasında  anlamlı  bir  farkın  olup  olmadığı  araştırılmıştır.  Bu amaca ek olarak deney grubundaki öğrencilerin ELP yaklaşımına ilişkin tutumları incelenmiştir.

YÖNTEM

Bu  çalışmada  deneysel  araştırmaya  yer  verilmiş  ve  öntest-son  test  deney  ve  kontrol  gruplu deneysel yöntem  kullanılmıştır.

Çalışmanın   amacında   da   belirtildiği   gibi   ELP   dosyası   yabancılara   Türkçe   öğretirken kullanılması  gereken  önemli  bir  araçtır.  Bu  amaçla,  dil  öğreniminde  henüz  çok  yeni  olan  bu  araç, Ankara  Üniversitesinde  TÖMER  Dil  Öğretim  Merkezinde  uygulanmıştır.  Uygulama,  seçkisiz  yolla belirlenen  bir  deney bir  de kontrol  grubu ile  gerçekleştirilmiştir.  Öğrencilerin Türkçe  dil  düzeyi B1 olarak belirlenmiştir  (TÖMER ölçütlerine göre). Deney grubunda 20 öğrenci,  kontrol grubunda da 20 öğrenci  yer almıştır.

Araştırmacılar  tarafından  ELP  yaklaşımına  uygun  ders  planları *   hazırlanmıştır.  Hitit  I-II-III; Aydın  ve  Özsoy’dan  yararlanılmıştır.  Ders  planlarının  uygunluğu  ve  güvenirliği  için  Hacettepe  ve Ankara  Üniversitesinden  iki  uzmanın  görüşlerine  başvurulmuştur.  Deney  grubuna  ELP  uygulanmış, kontrol grubunda ise TÖMER’de uygulanan yaklaşıma göre ders işlenmiştir. Uygulama, TÖMER’de görevli  Türkçe  okutmanları **   tarafından  2004  yılının  Eylül  ayında  gerçekleştirilmiştir.  Uygulamayı gerçekleştiren  okutmanların  mesleki  deneyimlerinin  eşit  ve  cinsiyetlerinin  aynı  olmasına  dikkat

*  Hitit I-II-III; Aydın ve Özsoy’dan yararlanılmıştır. Ders planlarının uygunluğu ve güvenirliği için Hacettepe ve Ankara Üniversitesinden iki uzmanın görüşlerine başvurulmuştur.

**  Uygulamayı gerçekleştiren okutmanların mesleki deneyimlerinin eşit ve cinsiyetlerinin aynı olmasına dikkat edilmiştir.

Uygulama  öncesinde  ve  sonrasında  öğrencilere  beş  temel  dil  becerisini  ölçen  5  test uygulanmıştır.  Deney  grubu  öğrencilerine  1  aylık  uygulama  süresinin  sonunda 5’li  likert  tipi  tutum ölçeği ***    de   uygulanmış   ve   ELP   yaklaşımına   ilişkin   tutumları   değerlendirilmiştir.   Demirel (2003:165)’in “Türkçe Dersine İlişkin Tutum Ölçeği”nden yararlanılmıştır.

Deney  ve  kontrol  grubu  öğrencileri  arasında  erişi  puanları  açısından  fark  olup  olmadığını belirlemek için t-testi uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin ELP yaklaşımına ilişkin tutumları ise frekans ve yüzdelikle değerlendirilmiştir.

BULGULAR VE YORUM

Araştırmacılar tarafından geliştirilen ve güvenirlik ve geçerlik çalışmaları yapılan ölçme aracı (Ek 1’de verildi), deney ve kontrol grubundaki öğrencilere uygulama sürecinin başında ve sonunda uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar incelenmiş ve t-testi kullanılarak aralarında anlamlı bir farkın olup olmadığı değerlendirilmiştir. Her beceri testinden (dinleme, karşılıklı konuşma, sözlü anlatım, okuma, yazma) elde edilen  sonuçlar, eşit ağırlıklarla genel başarıyı oluşturmuş ve genel başarı puanı üzerinden değerlendirme yapılmıştır.

Dil  becerileri  açısından  süreç  değerlendirildiğinde,    hem  deney  hem  de  kontrol  grubu öğrencilerinin konuşma ve yazma testlerinde düşük puan aldıkları belirlenmiştir. Konuşma ve yazma testlerine  oranla  dinleme  ve  okuma  testlerinde  daha  yüksek  puanlar  alınmıştır.  Deney  grubu öğrencilerinin son testte özellikle konuşma testinde çok daha başarılı oldukları kaydedilmiştir.  Tutum  ölçeği  sonuçlarına  göre  deney  grubundaki  öğrencilerin    çoğunluğu  (%65’i)  ELP yaklaşımının    yararlı    olduğunu    belirtmiştir.    ELP    yaklaşımında    öğrenciler    öğrenme-öğretme süreçlerinde  etkin  olduklarını  söylemişler  ve  sorumluluklarının  arttığını  vurgulamışlardır.  ELP yaklaşımının  en  önemli  boyutlarından  biri  olan  kendini  değerlendirme  ve  kendi  gelişimini  izleme konusunda   öğrenciler   olumlu   dönütler   vermişlerdir.   ELP’nin   ileriki   yıllarda   da   kullanılıp kullanılmayacağı konusunda bazı öğrenciler (%20) kuşku duyduklarını dile getirmişlerdir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

ELP  yaklaşımı  uygulanan  deney  grubu  öğrencileri  bir  aylık  sürecin  sonunda  Türkçe’yi öğrenme  düzeyleri  açısından  olumlu  kazanımlar  elde  etmişlerdir.  Türkçe’yi  öğrenme  isteklerinde belirgin  farklılıklar  gözlenmiş  ve  güvenlerinin  arttığı  belirlenmiştir.  Dil  öğretiminde  en  zor  gelişen becerilerden   olan   dinleme   ve   sözlü   anlatım   becerilerinde   öğrencilerin   fark   edilir   bir   başarı kaydettikleri saptanmıştır. Dil öğretiminde yeni bir anlayış olan ELP’ye ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek için tutum ölçeği  de  uygulanmıştır.  Tutum  ölçeği  sonuçlarına  göre  öğrenciler,    kendi  dil  gelişim  süreçlerini planlama  ve  değerlendirme  fırsatı  verildiği  için  ELP’yi  rahatlıkla  benimsemişlerdir.  Türk  kültürüne ilişkin  bilgiler  edinme  ve  dil  öğrenme  sürecine  etkin  olarak  katılma,      öğrencilerin  motivasyonunu artırmada etkili olmuştur.

Uygulama süreci sonunda aşağıdaki önerileri belirtmekte yarar görülmüştür:

a)   Dil  öğretim  programlarını  yeniden  gözden  geçirmeli,  2005  yılından  itibaren  tüm  Avrupa ülkelerinde uygulanacak olan ELP’den nasıl yararlanabileceğimiz araştırılmalıdır.

b)   ELP  yaklaşımının  (bu  çalışmada  olduğu  gibi)  pilot  çalışmalarla  denenmesi  gerekmektedir. Uygulama   sonuçlarının   değerlendirilmesi   ve   ELP’nin   üstün   yönleri   ile   sınırlılıkları belirlenmelidir.

c)   Yabancı  dil  olarak  Türkçe  öğretimine  ağırlık  verilmeli  ve  ELP  anlayışına  uygun  dil  düzeyi belirleme sınavları Türkçe için hazırlanmalıdır.

d)   Dil öğretiminde kullanılan kitaplar ELP yaklaşımına göre yeniden düzenlenmelidir.

e)   ELP yaklaşımını öğretmenlere tanıtma amaçlı hizmet içi eğitim kursları düzenlenmelidir.

** Ahmet GÜNEYLI, *** Özcan DEMIREL

KAYNAKÇA

Atabay, S. “Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları”. Özel Okullar Derneği Yayınları, İstanbul:2002.

Aydın, Ö. “Yabancı Dil Olarak Türkçe Dilbilgisi Öğretimi” Ankara:1998

Council of Europe. “European Language Portfolio : Proposals for Development”. Strasbourg, Council of Europe,

Council of Europe. “Modern Languages: Learning, Teaching, Assessment”. A common European framework of  reference. Strasbourg , Council of Europe, 1998.

Demir,     H.      “Özel      Okullarda      Yabancı      Dil      Öğretiminin      Tarihi      ve     Günümüzdeki     Yeri”

http://www.ingilish.com/hd6.htm, 2005.

Demircan, Ö. “Yabancı Dil Öğretim Yöntemleri”, Der Yayınları, İstanbul:2002

Demirel, Ö. “Türkçe Öğretimi”, Ankara: Pegem Yayıncılık, 1999.

Demirel, Ö. “Yabancı Dil Öğretimi”. Ankara: Pegem Yayıncılık, 2003.

Demirel,  Ö. “Avrupa  Konseyi  Dil  Projesi  ve  Türkiye  Uygulaması”,  Milli  Eğitim  Bakanlığı  Dergisi,  sayı  67, Ankara:2005

Genç,       A.       “Türkiye’de       İlk       ve       Ortaöğretim       Okullarında       Yabancı       Dil       Öğretimi”, www.manas.kg/pdf/sbdpdf10/Makaleler/10.pdf, 2005.

Gür,  H  ve  Kurtul  K.  “Okuma  Becerisini  Geliştirme  Alıştırmaları”  TÖMER  Dil  Dergisi,  Ankara  Üniversitesi Yayınları, sayı:45, Ankara:1996.

Hitit I, II ve III. “Yabancılar İçin Türkçe” Ankara Üniversitesi, TÖMER Yayınları, Ankara:2002

Karababa,  C.  “Avrupa'da  Anadili  Öğretimi,  (Türkçe  ve  İngilizce  Anadili  Ders  Kitaplarının  İncelenmesi  ve Karşılaştırılması)” Milli Eğitim Bakanlığı Dergisi, sayı 167, Ankara:2005

Little, D.  “The European language portfolio and self-assessment . Strasbourg , Council of Europe”, 1999.

Özsoy, S. “Turkish”, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, İstanbul:1999.

Polat, T. “Avrupalılık Bağlamında Kültür Boyutuyla Yabancı Dil.” Alman Dili ve Edebiyatı Dergisi. 2001:29-39.

Sheils, J. “European Year of Languages 2001” : Towards a language portfolio for all. Babylonia,  1/1999, p.62-63.

Templer,  B.  “Türkiye’deki  Avrupa  Dilleri  Dosyası  ve  Yabancı  Dil  Olarak  Türkçe”,  TÖMER  Dil  Dergisi,

sayı:113, s:24-32, Ankara:2002

Tolga,  N.  “Dil  Pasaportu  İçin  Start  Verildi”   toplum  _  politika  ,  Özel  Çevre Okulları, 2005.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...