anlamı

Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretimi Türkçede Zaman Kiplerin Anlamı

Türkçede birleşik zamanlı fiilerde i- ek-fiili yalnız görülen geçmiş zaman, duyulan geçmiş zaman ve şart kipi ekleri alabilir. Ek fiilin bu özelliği dolayısıyla birleşik zamanlı fiiller kendi içlerinde hikaye birleşik kipi, rivayet birleşik kipi ve şart birleşik kipi ayrılmaktadır.

Türkçede kip kavramı Arnavutçadakinden farklıdir. Türkçede eylemin belirttiği işin nasıl, ne zaman ve ne biçimde yapıldığını bildiren anlatım biçimine kip denir. Fiildeki kip kendi varlığını ancak zaman ekleri ile ortaya koyabilmektedir. Buna göre kip, şekil + zaman kavramlarının birleşiğidir. Eylemin belirttiği işin ne zaman yapıldığı çok önemlidir. Bu nedenle Türkçedeki bütün kiplerde, zaman temel unsur olarak kabul edilir. Türkçede dokuz kip vardır: Bildirme ve isteme kipleri. Arnavutçada ise bütün birleşik zamanları analitik şeklinde oluşturulur. Üstelik Arnavutçada kip kavramı farklılıklar gösterir. Arnavutca kipinin anlamı farklıdır. Bu gramer kategorisi ile eylemin ve nesnel gerçekliğin ilişkisini anlatmaktadır. Bu gramer kategorisi ile konuşucunun bir eyleme duruşunun belirler. Bu duruş ihtimal, isteklilik ve gerçeklilik. Arnavutçada kip gramer kategorisi eylemin gerçekleştirdiği (modalite) asıl unsurudur. Arnavutçada altı kip vardır. Bildirme, şart, istek, emir ve iki diğer kip.

Türkçede birleşik zamanlı fiilerde i- ek-fiili yalnız görülen geçmiş zaman, duyulan geçmiş zaman ve şart kipi ekleri alabilir. Ek fiilin bu özelliği dolayısıyla birleşik zamanlı fiiller kendi içlerinde hikaye birleşik kipi, rivayet birleşik kipi ve şart birleşik kipi ayrılmaktadır.

Türkçede kip kavramı Arnavutçadan farklılıklar göstermektedir. Türkçede eylemin belirttiği işin nasıl, ne zaman ve ne biçimde yapıldığını bildiren anlatım biçimine kip denir. Fiildeki kip kendi varlığını ancak zaman ekleri ile ortaya koyabilmektedir. Buna göre kip, şekil + zaman kavramlarının birleşiğidir. Eylemin belirttiği işin ne zaman yapıldığını çok önemlidir. Bu nedenle Türkçedeki bütün kiplerde zaman temel unsur olarak kabul edilir. Türkçede dokuz kip vardır: Onlar bildirme ve isteme kipleri. Arnavutçada ise bütün birleşik zamanları analitik şeklinde oluşturulur. Üstelik Arnavutçada kip kavramı farklılıklar gösterir.

 

Geleneksel dilbilgisinde birleşik zaman olarak adlandırılan ve hikaye, rivayet, koşul gibi türleri bulunan eylem çekimlerinde Türkçenin bir özelliği ortaya çıkar: Bu zamanlar birçok dildeki gibi, ayrı ayrı yardımcı eylemlerin de yardımıyla değil, çekim eklerinin bir araya gelerek kaynaştığı gibi bileşik biçimbirimlerin yanı sıra ekeylemin -dir biçimbirimiyle oluşmuş -iyor + dur gibi kalıplaşmış biçimbirimlerle anlatılır. Bu ek kalıplaşmasıyla zaman, kip ve görünüş açısından önemli anlam özellikleri ayrımları dile getirilir. Birleşik zaman çekimleri arasında çok nadir olsa, zaman zaman yakınlıklar, hatta eşdeğerlilikler bulunabilir.

Türkçede ad tümceleri kuran, kimi bileşik zamanların anlatımında görev alan -dir koşacının kullanılışı ve kimi tümcelerin bu biçimbirim olmadan kurulması, sözdizimi açısından olduğu kadar tümce anlambilimi bakımından önemli bir özelliğini oluşturur. Bu unsurun verdiği anlamları: tahmin yürütme, olasılık belirtme; geçmişte, sürekli gerçekleşen bir olayı saptama, bir durumu belirleme; gereklilik anlamını pekiştirme; geçmişte yapılmış olması gereken bir işi belirtme, bir beklentiyi, umudu dile getirme olabilirler.

Bildirinin amacı Türkçedeki birleşik zamanları açıklarken karşılaştığımız sorunların ve zaman yakınlıkları ve eşdeğerlilik durumların açıklamasıdır.

Batı dillerine Latince 'modus' teriminden aktarılmış olan ve Türkçede 'şekil, biçim, kalıp', anlamlarına gelen kip için Türkçe gramerlerinde verilen tanımlar ve yapılan açıklamalar oldukça bulanık ve karışıktır. Bunlar bazı noktalarda birbirleriyle uyuşmakta bazı noktalarda birbirinden ayrılmaktadır. Kipi, fiilin gösterdiği hareketin nasıl yapıldığını veya olduğunu bildiren bir şekil veya tarz olarak kabul eden görüşlerin yanında kip ile zamanı iç içe düşünen ve bunları birbirinden ayırmayıp zamanı kip gibi kabullenen görüşler de vardır. Bazı gramer kitaplarında da kip, 'fiillerin eylemleri, oluşları, durumları zamanla ilgili olarak anlatma biçimleri' veya 'fiilde eylem, zaman ve şahıs kavramlarının birleşkesi' olarak verilmiştir. 'Eylemin zaman ve kişi kavramı veren biçimine kip denilmektedir' tanımı ile aynı görüşü paylaşan daha başka gramer yazarları da vardır. (Korkmaz, 2003, 567-568)

Tahsin Banguoğlu da kipin 'zaman (ve varsa tarz) eki ile uzatılmış bir fiilin tekli ve çoklu kişi ekleri almasıyla meydana geldiğini' bildirmiştir. Dolayısıyla kipi yine zaman (varsa tarz) ve şahıs kavramlarına bağlamıştır.

Kipin zaman ile doğrudan doğruya bir ilişki olmadığını belirtmek gerek. Ancak, kiplerin bir grubu, girdikleri çekim kalıpları içinde aynı zamanda zaman kavramını da taşımış olduklarından, bu durum kip ile zamanın iç içe girmesine ve birbirine karıştırılmasına yol açmıştır. Türkçedeki şekil ve işlev özelliklerine bakarak şöyle bir tanıma bağlayabiliriz. Kip, kök veya gövde durumundaki fiilin bildirdiği hareketin, oluş ve kılışın, konuşan, dinleyen veya kendisinden söz edilen açısından ne biçimde, ne tarzda yansıtıldığını gösteren bir gramer kalıbı, bir anlatım biçimidir. Bu kalıp içinde, bu anlatım biçiminde kipin dildeki kullanılış biçimleriyle ilgili olarak bir ruh durumunun varlığı da söz konusudur. Yani kip, aynı zamanda bir oluş ve kılışın nasıl bir ruh durumu ile ilgili olduğunu da belirtir. Türkçede fiiller şekil, zaman ve şahsa bağlı bir yargıya dönüşebilmek için belirli anlatım kalıplarına girerler. İşte bu anlatım kalıplarına kip, bu kavramı karşılayan eklere de kip ekleri diyoruz. (Korkmaz, 2003, 569)

Kip, şekil ve zaman kavramları temelde ayrı ayrı şeylerdir. Ancak, kipler, zaman ekleri ile birleşmeden kendi varlıklarını ortaya koyamadıkları için, çekimli bir fiilin bir yargı kalıbı içinde mi yoksa bir niyet, bir tasarlama kalıbı içinde mi olduğunu, ancak zaman ve tasarlama ekleri belli ettiğinden, bu noktada zaman kavramı ve kip kavramı iç içe girmiş bulunmaktadır. (Korkmaz, 2003, 570)

Türkçe gibi, bağlantılı - ya da eklemeli - bir dilde özellikle kip, zaman ve görünüş kavramlarının anlatımı doğrudan doğruya sonek niteliğindeki biçimbirimlerle sağlandığı için bunlar Türkçede daha bir önem taşır. Örneğin hikaye birleşik, rivayet birleşik zamanlarını yansıtan iki eylem çekimi yalnızca eklerle oluşturulduğu halde bir Hint-Avrupa dillerinde olan iki ayrı eylemin yardımıyla gerçekleşir. (Aksan, 2006, 166) Hint-Avrupa dili olan Arnavutçada da iki ayrı eylemin yardımıyla gerçekleşir.

Geleneksel dilbilgisinde birleşik zaman olarak adlandırılan ve hikaye, rivayet, koşul gibi türleri bulunan eylem çekimlerinde Türkçenin bir özelliği ortaya çıkar: Bu zamanlar birçok dildeki gibi, ayrı ayrı yardımcı eylemlerin de yardımıyla değil, çekim eklerinin bir araya gelerek kaynaştığı gibi bileşik biçimbirimlerin yanı sıra ekeylemin -dir biçimbirimiyle oluşmuş -iyor + dur gibi kalıplaşmış

 

biçimbirimlerle anlatılır. Bu ek kalıplaşmasıyla zaman, kip ve görünüş açısından önemli anlam özellikleri ayrımları dile getirilir. Birleşik zaman çekimleri arasında çok nadir olsa, zaman zaman yakınlıklar, hatta eşdeğerlilikler bulunabilir.

Türkçedeki kıp kavramın farklılığını dile getirmek için dilcilerin açıklamalarında durmayı uygun gördük. Arnavutçada kip kavramı farklılıklar göstermektedir. Bu anlamı verebilmek için yardımcı fiilleri kullanmamız gerekir. Aynı zaman bazı durumlarda imek fiilinin yardımıyla birleşik zamanları oluşturur.

Türkçede ise -dir koşacını -di, -miş ve -sa şeklinde kullanarak fiiller ekleyince hikaye, rivayet ve şart birleşik zamanları oluşturur.

Arnavutçada da ayrı bir eylem olarak görülen anlatım, Türkçede ekeylem adı verilen ve simdiki zaman ve geniş zaman biçimindeki eklerle çekilen bir eylem niteliğindedir.

Belli bir zamanı dile getiren bir çekim eki, değişik zamanların, kiplerin anlatımını da üstlenmekte, görünüş açısından ilginç nitelikler sergilemektedir.

Bazı tanımlarına bir göz atalım. Oya Adalı'ya göre işletim ardılları hakkında bu tanımı vermektedir. Eyleme ulanan yüklem ardılları için: Çekirdek tümcede yüklemi oluşturan birim eylemdir. Yüklemi oluşturan ardıllar, birincil zaman, istem, kişi, ikincil zaman ardıllarıdır. Bunlardan birincil zaman, istem, kişi ardılları yüklemin zorunlu birimlerdir. Yüklemin oluşumu bunlara bağlıdır. İkincil zaman ise zorunlu birim değildir. (Adalı, 2004, s. 45) Eylemin zaman ve kişi kavramı veren biçimine kip denilmektedir. Kip eylemin ne gibi bir ruh durumu ile ilgili olduğunu belirtir. Bir ardıla bağlı olarak beliren kipler genellikle ortaya çıkan ya da çıkacak olan bir eylemi belirten bildirme kipleri ya da tasarlanan bir eylemi gösteren isteme kipleri olarak iki öbekte incelenir. Bildirme kipleri zamanla bağımlıdır. Bir başka değişle, bildirimi sağlayan, zaman ardıllarıdır. İsteme kiplerinde ise istem adı altında verdiğimiz ardıllar yer alır.

1 Dilaçar 1971; 107 ruh durumları sayısı kadar kip olduğunu söyler. Dilaçar, 1971; 106-109, Lewandowski, 1975; II 422, Aksan; 1976-b; 105-114 (kip konusundaki görüşler toplanmıştır.) (Adalı, 2004, s. 45)

Bu birimleri birincil zaman ardılları (-Z1-) ve ikincil zaman ardılları (-Z2-) ayırmaktadır.

Eyleme, zaman ve istem ardıllarıyla gelen kavramlara ek olarak ikinci bir zaman boyutu daha katılabilir. Bu boyutu taşıyan ardıllar yüklemin zorunlu birimleri değildir. Buna göre zorunlu olan zamana birincil zaman (-Z1-), zorunlu olmayana da ikincil zaman (-Z2-) denildi.

İkinci zaman ardılları, Çağdaş Türkiye Türkçesinde tek başına kullanımı olmayan 'i-' eylemin belirli, belirsiz geçmiş (-di, -miş) ardıllarıyla oluşturduğu 'idi', 'imiş' biçimlerinden 'i-' eyleminin düşmesiyle ardıllarıyla oluşur. (Adalı, 2004, s. 49) Bu ardıllar iki zaman anlamı vermekteler:

Öyküleme ardılı                  =       hikaye birleşik zaman (-di)

Aktarma ardılı                    =        rivayet birleşik zamanı (-miş)

Eyleme ulanan yüklem ardıllarının sıralanışı:

Yüklemde eylemden sonra ilk sırada birincil zaman ve istem ardılları bulunur. İkincil zaman kullanılmayacaksa, kişi ardılları onları izler. İkincil zaman yeri, genel olarak, birincil zamanla kişi ardıllarının arasıdır. Ancak, belirli geçmişte tüm kişi ardılları ikincil zamanın önünde ya da sonunda alabilirler. ( Örn. ver-di-y-dim, ver-miş-ti-m)

Eylem                    +        -di/-sa/-a        +       kişi eki

Yükleç Ardılları

Yükleçleri yüklem yapan ardıllar da eylemle kullanılan yüklemlik ardıllarıdır. Ancak yükleçten kurulu yüklemlerden birincil zaman kesitinde hiçbir sessel birim yer almaz. Kişi ardılları yükleç olan birimlere doğrudan doğruya eklenir. Yükleçten oluşan yüklemin tek bir zamanı, geniş zamanı vardır. Bu da işletim ardıllarının özgür (eylemdişi) ve bağımlı (eylem) öncüllere göre dizgelendiğini kanıtlar. (Adalıö 2004, s. 48)

birincil zaman (0)      + kişi Yükleç      (0)    -ım,-sın, 0,-ız,-sınız, -lar

Yükleç kallanılan kişi ardılları eylemle kullanılan kişi ardıllarının ikinci dizisinde yer alan ardıllardır.

 

Türkçede yüklemde yer alan temel birime göre değişik ardıllar kullanılmaz. Ancak buna dayanarak tümünü bir bütün saymak, yapıyı gözden kaçırmaya neden olur. Çünkü bu ardılların temel biriminin yapısına göre temel birimle ilişkileri değişmektedir. Bu nedenle geleneksel dilbilgisinde de eylem dışındaki birimlerle kullanılan yüklemlik ardılları cevher fiili, ek eylem gibi adlarla ayrıca ele anılıp işlenmiştir. Bunlarla kullanılan yüklemlik ardıllarını da -eylemle kullanılan öteki ardılları göz önünde tutarak eylemli yüklem ardılları, yükleç ardılları olarak ayırmıştır. öğretmen-im (yükleç) -öğretmen/i/m (iyelik) (Adalı, 2004, 79)

İkincil zaman ardılları (-di, idi) ve (-miş, imiş) yükleçle de kullanılır. İkincil koşul (-sa, ise), yükleçli tümcelerin de koşul dönüşümünü sağlar. Yükleçten kurulu yüklemi şu gösterimde belirtebiliriz.

yükleç + 0 + sa + (-Z2-) + k

(koş 2)

Eylemle ve yükleçle kurulan yüklemler karşılaştırıldığında Türkçe ardıl dizgesinin eylem ve eylem olmayana göre biçimlenişi daha iyi görülmektedir. Yükleç   + 0 + (-Z2-)   + K

(koş 2)

Eylem     +     (Z1)     + Z2 + K (istem)    (koş 2)

'-dır' ardılı ise Zorunlu olmayan bir birim olarak bu tür yüklemlerin geniş zamanına kesinlik, sürerlik, olasılık kavramı katar. Üçüncü kişiyle kullanımı yaygındır. :

'-dir' genellikle kişi diziminde üçüncü kişiyle ilişkili bir biçimbirim olarak gösterilmiştir (Ergin; 1962; 297) Gencan; 1971; 297; Banguoğlu; 1974; 47, Aksan; 1976-b; 82) üçüncü kişide yaygın kullanımı olan -'-dır'ın kişi kavramıyla bir ilişkisi yoktur. Ayrıca 'hava güzel' 'hava güzeldir' gibi kullanımların eş değerli olduğu da söylenemez. Değişik zaman biçimbirimleriyle kullanımlarını da göz önünde tutarak (-dır)-ı yüklemde değişik görevi olan ayrı bir biçimbirim olarak ele alınır. Emre (1955; 23-58) ad tümcelerini koşaç almayan ve koşaç alan ad tümceleri olarak ikiye ayırıp incelemiştir. (Ayrıca bkz. Hatiboğlu; 1953 a-b, Özdemir; 199-200) (s. 114)

Örn. -dır,-dır, -dir, -dur, -dür, -tır, -tir, -tur, -tür, hasta-y-ım-dır, hasta-sın-dır, hasta-dır, hasta-y-ız-dır, hasta-sın-ız-dır, hasta-dır-lar.

Bunun dışında '-dır' belirsiz geçmiş, şimdiki, gelecek zaman, gereklilik ve aktarma biçimbirimlerinin yer aldığı yüklemlerle kişi biçimlerinden sonra kesinlik ve olasılık kavramı taşıyarak yer alır.

Orn.    ver-miş-im-dir ver-miş-miş-im-dir ver-miş-tir ver-miş-miş-tir ver-i-yor-um-dur ver-i-yor-muş-um-dur ver-i-yor-dum ver-i-yor-muş-tur ver-eceğ-im-dir ver-ecek-miş-im-dir ver-ecek-tir ver-ecek-miş-tir ver-meli-y-im-dir ver-meli-y-miş-im-dir ver-meli-dir ver-meli-y-miş-tir

Zeynep Korkmaz'a göre ek-fiilin (kopula, verbum Predikativum) tanımı: Türkçe gramerlerinde birbirinden farklı terimlerle adlandırılmış olan ek-fiil, Eski Türkçedeki er- 'olmak' yardımcı fiilinin er > ir > i değişimi ile ekleşmiş olan biçimidir. Bugün bu fiili her ne kadar i-(mek) diye adlandırıyor isek de, fiilin tek başına bir anlamı yoktur. Asıl fiillerde olduğu gibi yalnız başına i- biçimiyle kullanılmaz ve yapım ekleri ile genişletilemez. Dolayısıyla fiilden bir ad ya da fiil gövdesi oluşturması mümkün değildir. Varlığını -idi /-imiş ise gibi zaman ekleriyle ortaya koyar. (Korkmaz, 2003, s. 702)

i-ek fiiilin dildeki görevi, ad soylu kelimeleri fiil durumuna getirmek ve basit zamanlı kiplerden birleşik zamanlı kipler oluşturmaktır. i- ek-fiilinin öteki fiillerden yani asıl fiillerden farklı olarak yalnızca bildirme niteliğinde dört kipi vardır: geniş, (şimdiki) zaman, görülen, duyulan geçmiş zaman ve şart. Asıl fiilerde olduğu gibi bu ek-fiilde de kip ve zaman kavramı zaman ekleri ile karşılanır. Orn. insan-ım, delikanlıy-ım, yokum, ardında-y-ız, devamları-y-ız, haklı-sın.

-dır, Bildirme ekinin işlevleri

 
  1. Kesinlik bildirme görevi

'-dır' bildirme eki, çekimli fiiilerin duyulan geçmiş zaman, '-makta' ekiyle oluşturulan şimdiki zaman ve gelecek zaman kiplerinin üçüncü şahıs teklik ve çokluk çekimlerinde, fiillin gösterdiği oluş ve kılışa bir 'kesinlik' ve 'pekiştirme' işlev ve anlamı katmıştır. Türkçede, içinde bulunulan zamanda geçen olayların anlatımı '-iyor'un yanı sıra bir başka yoldan da gerçekleştirilir. (Korkmaz, 2003, s. 726)

Örn. Yeter olmuştur, gün günden beter olmuştur ve de bıçak gelip kemiğe dayanmıştır.

Görülen geçmiş zaman kipinde, esasen görülen ve bildiren bir kesinlik bulunduğu için, bu kip, pekiştirme niteliğindeki -dır, -dur ekini almaz.

  1. Beklenti ve tahmin görevi ile

'-dir' bildirme eki, çekimli durumdaki bazı kiplerin bütün şahısları üzerine de gelerek bunlara kullanım özelliklerine göre, yine ya 'kesinlik' ve 'pekiştirme' ya da 'belki' ihtimal ki 'umulur ki' anlamlarıyla tahmin ve beklentiyi güçlendirme işlevi kazandırır. Bu kullanım yer yer ek-fiilin geniş zaman çekimlerinde de görülür.

Örn. görmüş-üm-dür, görmüş-müş-sün-dür, biliyor-sun-dur, biliyor-sunuz-dur, hak verecek-siniz-dir, inanmiş-im-dir, gidiyor-lar-dı.

  1. Zarf-görevi ile = ('-dır' eki gün, ay, hafta, yıl gibi zaman gösteren adların teklik ya da çokluk biçimleri üzerine gelerek '...zamandan beri' anlamıyla zarflar türetir.)

Türkçede birleşik kipli fiillerin tanımı: Çekimli fiiller, taşıdıkları kip sayısına göre basit kipli veya basit zamanlı fiiller ve birleşik kipli veya birleşik zamanlı fiiiler olmak üzere iki gruba ayrılır.

*Birleşik kipli fiilerde birden fazla kip eki vardır. Bunlar genellikten iki kipten oluşmuştur. Üç kipten oluşan katmerli birleşik zamanlı fiiller çok seyrektir. Birleşik kipli fiiler, içinde birden fazla kip eki bulunan fiiller olarak tanımlanabilir.

Basit kipli tek bir kip eki bulunduğu halde, birleşik kipli fiilerin çekimli biçimlerinde genellikle iki (nadiren üç) kip eki bulunur. (Korkmaz, 2006, s. 732)

Her ne kadar Türkçe gramerlerinde, yerleşmiş bir terim olarak birleşik zamanlı kipler terimi kullanılmakta ise de, burada asla iki ayrı zaman söz konusu değildir.

Bunlardan ilki doğrudan doğruya çekimli fiillerdeki kişinin tutum ve davranılı ile ilgili olan şekil ve tarz eki niteliğindedir. Zaman bildirme işlevi ise, yalnızca i- ek-fiilinden sonra gelen ekle belirtilir.

*Çekim sırasında i- ek-fiili çok kez eriyip kaybolmuştur. Buna göre birleşik zamanlı bir fiilin çekim biçimi:

esas fiil + kip eki + i- ek-fiiil - ikinci kip eki (zaman gösterme eki - şahıs eki olarak çekilebilir.)

i- ek-fiiili yanlız görülen geçmiş zaman, duyulan geçmiş zaman ve şart kipi ekleri alabilir. Ek-fiilin bu özelliği dolayısıyla, birleşik zamanlı fiiiler kendi içlerinde :

1. Hikaye birleşik kipleri, 2. Rivayet birleşik kipleri      3. Şart birleşik kipleri

Örn. Duyulan geçmiş zaman kipinin hikayesi:

esas fiil   +   '- miş' kip eki   +   ek fiil   '-di' hikaye + şahıs eki şartı

Esas fiil   +   görülen geçmiş kipi +   i- ek-fiiil + şart eki şahıs eki
Katmerli   = fiil kip eki + i- ek-fiil + şart kipi + şahıs eki
okudu idi isem                                     (görülen geçmiş zaman hikayesi)

okumuş idi isem                                 = okumuş idiysem

okuyor idi isem                                   = okuyor idiysem

okuyacak idi isem                              (gelecek geçmiş zaman hikayesi)

okur idi isem                                        (geniş geçmiş zaman hikayesi)

okumalı idi isem                                 (gereklilik hikayesinin şartı)

okumuş imiş isem okuyor imiş isem okuyacak imiş isem şart yoktur

okur imiş isem                                      (geniş zaman rivayetin şartı)

okumalı imiş isem                              (gereklilik kip)

Sonuç olarak Johanson'un verdiği tanımları vurgulamak istiyoruz. Türkçede -dir unsuru uç önemli işlevde bulunmaktadır.

Birleşik çekiminde yer almaktadır. Türkçede dilbilgisi kategorileri çok karmaşıktır.

Complex verbal system. As noted, the Turkic languages have complex, close-knit verbal systems containing a large number of grammatical categories. Thus particularly in the elaborate aspect-tense system, the functional load of an individual unit is often lighter than that of its counterepart in a contact language. (Johanson, s. 29)

'-dir'Türkçenin fiiilerin birleşik çekiminde çok önemli bir rol oynamaktadır. Bu unsur çok geniş ya da çok gramer kategorilerini içermektedir. Kip ve zaman kavramları arasında kesin bir sınır yoktur. Duruma göre bu kavramları veren unsurları daha çok belirginlik kazanmaktalar.

-dır Postverbs. A typicual feature of many Turkic languages is the expression of actionality -e.g. of the descriptive or phase-specifying type (Johanson 1991g) - by means of actioanal postverbial construction, i.e. combinations of verbal lexemes (chiefly converbs) and certain verbs with generalizing meanings, e.g. Turkish Ali yazıp duruyor 'Ali is writing continuosly.' I use the term postverb analogously to the term proverb, which denotes the functionally equivalent verbal prefixes found in Germanic, Slavic and other languages.(Johanson, s.29)

'Ali yazıp duruyor.' örneğinde olduğu gibi kalıp fiiller batı, germanik ve slav dilleri ile benzerlik göstemektedir.

-dir Morphosyntactically, the last verb in the compound is the head of preceding one; in terms of the semantically relevant syntax, however, it acts as a grammatical function marker semantically modifying the preceding actional phrase. Thus the modificational relations are reversed from sentence-hierarchic head-orientedness to word-hierarchic head-orientedness: from (yazıp dur - 'stand (while) writing' to (yaz- ıp dur) 'continuosly write' (Johanson 1974a). This process is yet another example of the grammaticalization of indepented lexemes. In these postverbs based on a converbial suffix plus 'auxiliary verb', the final element has usually not yet fully merged with the preceding verb; however, phonologically it often represents a transitional stage on the path to suffixation. Postverbial constructions can evolve into aspectotemporal forms. (Johanson 1976a;1976b) (s. 30)

-dir unsurun morfo-sentaks değeri daha çok anlama yöneliktir.

Türkçede ad tümceleri kuran, kimi bileşik zamanların anlatımında görev alan '-dır' koşacının kullanılışı ve kimi tümcelerin bu biçimbirim olmadan kurulması, sözdizimi açısından olduğu kadar, tümce anlambilimi bakımından önemli bir özelliğini oluşturur. Bu unsurun verdiği anlamları: tahmin yürütme, (Ögretmen sınıftadır, onu bir bakayım.) olasılık belirtme (izmir'e varmışlardır: simdi sizi ararlar.); geçmişte (Tatilde onun eksikliğini hissetmişimdir.), (anlatılan işin geçmişte, sürekli olarak yapıldığını dile getirmektedir.) sürekli gerçekleşen bir olayı saptama, (Hep aynı hataya düşmüşlerdir.) bir durumu belirleme (Her zaman beni mutlu etmiştir); gereklilik anlamını pekiştirme, daha kesin ve ciddi bir anlam sağlar (Tedavinin başarılı olması için ilaca iki hafta devam edilmelidir.); geçmişte yapılmış olması gereken bir işi belirtme (Umarım konuştuklarımızı kimseye söylememişsindir.), (Umarım, sahile giderken arabamı açık bırakmamışımdır.) bir beklentiyi, umudu dile getirme (Sizi arayacağını unutmuş değildir.) olabilirler. Kosacın dile getirdiği resmi acıklama, tahmin yürütme, durum belirleme, gerekliliği pekiştirme, bir beklentiyi açıklama gibi farklı amaçlar ve anlam özellikleri, değil'in (-dir)le birlikte kullanımında da geçerlidir. (Aksan, 2006, s. 182) Bazı örneklerinde tahmin yürütme, kişisel yorum anlamı on plana çıkmaktadır.

 Spartak KADIU

Tiran Üniversitesi

Kaynakça:

  1. Adalı O. (2004). Türkiye Türkçesinde Biçimbirimler. istanbul: TDK
  2. Akademia e Shkencave. (2002). Gramatika e Gjuhes shqipe I, Tirane: ADSH
  3. Akademia e Shkencave. (2002). Gramatika e Gjuhes shqipe II, Tirane: ADSH
  4. Akerson, F, Erkman (1991). Anlam-Çeviri-Karşılaştıra, İstanbul
  5. Aksan, D. (2006). Anlambilim, Anlambilim konuları ve Türkçenin Anlambilimi, Ankara
  6. Banguoğlu, T. (2000). Türkçenin Grameri. Ankara: TDK
  7. Deny, J. (2004). Türk Dili Gramerlerinin Temel Kuralları (Türkiye Türkçesi) Ankara TDK
  8. Göksel, Kerslake, 2005. Turkish: A Comprehensive Grammar, London, Nee York
  9. Karaağaç, G. (2009) Türkçenin Söz Dizimi, İstanbul
  10. Karahan, L. (2008). Türkçede Söz Dizimi. Ankara: TDK
  11. Kerslake, C. (1988). Semantic Differentiation in the Copular System of modern Turkish: Studies on Turkish Linguistics, Ankara
  12. Kıran, Z., Kıran, A. (2001) Dilbilime giri.ş Ankara:
  13. Korkmaz, Z. (2003). Türkiye Türkçesi Grameri (ŞekilBilgisi). Ankara: TDK

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...