amerika

Amerika Birleşik Devletleri'nde Türk Varlığı Ve Türkçe Öğretimi

      Millî kimlik ve kültürün teşekkülünde olduğu gibi onun yaşatılmasında da önemi göz ardı edilemeyecek olan dil, sahip olunan maddi ve manevi bütün değerlerin sonraki nesillere aktarılması bakımından vazgeçilemez ve yeri doldurulamaz bir araçtır. Bu sebeple Türk kültürünün taşıyıcısı olan Türkçenin sadece yurt içinde değil aynı zamanda yurt dışındaki Türk çocuklarına ve Türkçeyi öğrenmek isteyen yabancılara öğretimi büyük önem taşımaktadır.

     Yapılan araştırmada, yaklaşık 500 bin Türk'ün yaşadığı ABD'de toplam44 üniversite ve kolejde Türkçenin seçmeli yabancı dil olarak öğretiminin yapıldığı, temel eğitim ve lise seviyesindeki okullarda Türkçe öğretiminin yapılamadığı; Türkçe ve Türk kültürü öğretimi ile ilgili faaliyetlerin ABD'de bulunan öğretim görevlileri ve öğretmenler tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiştir.

     Dil, insanları ortak amaç ve değerler etrafında toplayarak onları güçlü bir bütün hâline getiren, çağlar boyu önemi hiç değişmeyen ve azalmayan bir iletişim aracıdır. Her devlet; dilini ve dil ile sıkı bir bağı bulunan millî ve evrensel değerlerini korumak, sonraki nesillere aktarmak amacıyla eğitim öğretim programlarını düzenler; programların uygulanmasına yönelik olarak gerekli çalışmaları yapar. Gerek dilin yaşatılması ve zenginliğinin öğretilmesi gerek millî ve evrensel değerlerin aktarılması bakımından ana dili eğitimi büyük öneme sahiptir (Y ıldızvd., 2008: 14).

İnsanları diğer canlı türlerinden ayıran en önemli niteliklerin başında, onların sahip olduğu dil becerisi gelir. Dil, duygu ve düşünceyi insanlara aktaran bir vasıta olduğu için insan topluluklarını "bir yığın veya kitle" olmaktan kurtararak aralarında duygu ve düşünce birliği olan bir "millet" hâline getirir (Kaplan, 2000: 39). İnsanoğlunun dili kullanabilmesi sayesindedir ki nice büyük devletler kurulmuş, medeniyetler vücuda getirilmiş, bilim ilerlemiş, muazzam eserler ortaya konulmuştur. Böylece her çağda insanlığın adeta bir tuğla koyarak yükselttiği medeniyet binasının asıl yapı taşını ve temelini dil oluşturmuştur.

         Tarihî çok eskilere dayanan Türk milletinin yine kendisi kadar eski bir göç geleneği vardır. Zira Türkler, "Orta Asya" olarak adlandırılan Türkistan coğrafyasından çıkarak dünyanın hemen hemen her tarafına yayılmış; kimi yerlerde çok güçlü devletler kurarak büyük medeniyetler vücuda getirmiş, kimi yerlerde ise kalıcı olamamış, bir süre sonra ya güçlü oldukları topraklara geri çekilmiş ya da farklı devletlerin egemenliği altında yaşamaya başlamıştır.

Günümüzde de göç hareketleri geçmişe kıyasla farklı sebep ve boyutlarda devam etmektedir. Gerek ülkemizdeki gerekse diğer devletlerdeki göçler ilk zamanlarda çoğunlukla ekonomik sebeplerden kaynaklanırken sonraki göçlerin daha iyi eğitim alma, kendini yetiştirme, daha iyi şartlarda yaşama veya çalışma gibi farklı sebeplerle ortaya çıktığı görülür. Türkiye'de meydana gelen göç hareketlerinde de bu durum gözlenmektedir.

Sürekli farklı bir dil ve kültürün hâkim olduğu bir ülkede kendi toplumundan birileriyle bağ kurmadan yaşayan bireyin millî kimliğini, dilini ve değerlerini yaşatması mümkün değildir. Uzun yıllar yurt dışında yaşayan ve bu gerçeği idrak eden vatandaşlarımız da gittikleri yerlerde çeşitli dernekler kurarak ve bu dernekler vasıtasıyla çeşitli etkinlikler düzenleyerek yabancı ülkelerde millî kimliklerine yabancı kalmamanın mücadelesini vermektedirler. Bu ülkelerden biri de dünyanın gelişmiş ülkelerinden biri olan Amerika Birleşik Devletleri'dir.

Bu çalışmada, Amerika Birleşik Devletleri'nde Türkçe öğretim faaliyetleri ile ilgili yapılan çalışmaların yanı sıra ABD ile ilgili genel bilgiler, Türklerin ABD'ye göçleri, ABD'nin eğitim yapısı hakkında da bilgi verilmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız...

Amerika Birleşik Devletlerinde Türkçe Eğitim ve Öğretimi

AMERİKA’DA TÜRKÇE ÖĞRETİMİ ÜZERİNE

Sizlere bu yazımda Amerika’da üç yıl içinde kazanmış olduğum deneyimlerden yola çıkarak, Türkçe eğitiminin ne düzeyde olduğunu ve  daha  ileri bir seviyeye nasıl götürebileceğimizi, mevcut sistemdeki eksiklikleri ve bu konular hakindaki önerilerimden bahsetmeye çalışacağım. Türkiye’deki üniversitelerde verilen yabancılara Türkçe öğretimi dersleri, Amerikadaki Türkçe  öğretimi için yeterli mi? Bunun daha da geliştirilmesi için neler yapılabilir? Amerikada Türkçe eğitimi vermek için gelecek meslektaşlarımın ne gibi donanıma sahip olması gerekmektedir?  Yukarıda bahsettiğim konulara sırasıyla değinmeye çalışacağım.

Günümüzde Amerika  Birleşik  Devletleri’nde  pek  çok  üniversitede Türkçe  seçmeli  ders  olarak  verilmektedir. Yakın zamanda Türkçe öğrenime karşın oluşan yoğun talep doğrultusunda Türkçe lisans ve yüksek lisans programları boy göstermeye başlamıştır. Bunun en iyi örneklerinden birini Teksas Üniversitesinde görebiliriz. Genel anlamda üniversitelerde açılan Türkçe derslerine talep maalesef diğer dillere oranla daha az seviyededir. Şu an ziyaretçi öğrenci olarak geldiğim Indiana Üniversitesinde bir öğrenciyle bir arkadaşımızın ilgilendiğine şahit oldum.  Bunun yanı sıra Amerikada “Flagship”(Amerikan devleti tarafından desteklenen dil programları) adı verilen programlar arasında ilk Türkçe “Flagship” programı  Indiana Üniversitesinde yakın zamanda açıldı. Bu Türkçenin Amerikada öğretimi adına güzel bir başarı. Bu vesile ile bu programın açılmasında emeği geçenlere buradan teşekkür etmek istiyorum.  Bunun yanında büyük sıkıntısını çektiğim bir konu hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum. Indiana üniversitesinde bulunmuş olduğum programda Türkçenin yanı sıra Çince ve Arapça alanında çalışma yapan insanlarla tanışma ve çalışma fırsatı buldum. Yaptığımız çalışmalar sırasında onların ne kadar şanslı olduğunu gördüm. Şöyle ki; verilen görev icabı her dil grubunun mensubu kendi dilinde yazılmış çocuk kitablarını araştıracak bulduğu kaynakları sınıfta arkadaşlarıyla paylaşaktık.  Biz de bu vesile ile Türkçe grubu olarak üniversitenin kütüphanesinde araştırmalara başladık. Arapça ve Çince grubundaki arkadaşlar hangi kitabı alalım diye tartışadururken bizde zar zor bulabildiğimiz bir-iki kitabın nasıl sunumunu yaparız diye kara kara düşünüyorduk. Buradan haraketle şunu söylemek istiyorum; Dünyada kaynak bakımından birinci sırada yer alan Amerikan üniversitlerinin kütüphanelerinde Türkçe bölümünde yer alan kitap ve kaynakların sayısı  çok azdır ve Türkçe öğretimine kaynak oluşturabilecek nitelikte kitaplar değillerdir. Mevcut kitapların birçoğu yabancı uzmanlar tarafından ele alınmıştır ve kalite bakımından çok iyi seviyede kitaplar olduğunu söyleyemiyeceğim. Araştırma yaptığım üniversitelerin kütüphanelerindeki tüm kaynaklarda hemen hemen aynı yayınlar yer almaktadır. Bazı üniversitelerde ise Türkçe kaynakların izine rastlamak mümkün değildir.

Türkiye’de verilen Yabancılara Türkçe Öğretimi dersi teorik olarak yeterli görünsede, uygulamasının olmaması bu alanda kendini yetiştirmeye çalışan öğretim elemanları için büyük bir kayıp teşkil etmektedir.  Eğer uygulamalı dersler verilip, üniversitlerin TÖMER bölümde staj imkanı sağlanırsa dersin daha verimli hale geleceğini düşünüyorum.  Bunun yanında öğrencilerin en az iki yıl bir  yabancı dil eğitimine tabi tutulmaları ve görev yapmayı istediği ülkenin dilini en iyi şekilde öğrenebilmesi için gerekli imkanların devletimiz ve üniversitlerimiz tarafından sağlanması gerekmektir. Aksi tadırde günümüzde verilen iki ya da dört  kredilik derslerle bu işin üstesinden gelmek çok zor gözükmektedir.. Yurtdışında çalışacak olan öğretmen adaylarının görevine başlamadan önce gideceği ülkede daha önce görev yapmış deneyimli öğretmen ve akademisyenler tarafından bilgilendirilmesi gerek karşılacağı sorunları önceden bilmesi  gerekse bunlara karşı yöntem ve teknikler geliştirmesi açısından önem arz etmektedir. . Amerika’da Türkçenin dilin uzmanları tarafından verilmeyişi ve kaynak eksikliği, verilen eğitimin kalitesini düşürmektedir. Bu da Türkçeye olan ilgi ve alakanın diğer dillere nazaran azalmasına sebebiyet vermektedir. Günümüzde devletimizce yapılan mevcut yabancı dil ölçme ve değerlendirme sınavlarında öğrencilerin sadece anlama, yazma ve dinleme düzeylerine bakılmaktadır. Halbuki yurt dışında görevlendirilecek öğretmen adaylarının bakılabileceği en büyük özelliklerinden birisi gideceği ülkenin konuşma diline hakim olup olmamasıdır. Gideceği ülkenin kültürünü ne kadar bilip bilmediğine de ayrıca bakılmalıdır. Günümüzde bu anlamda çalışmalar yapan üniversitelerimizin TÖMER bölümlerinin ve Yunus Emre Enstitüsünün çalışmaları bu alanda olan ihtiyaçlarımızı karşılamaya yönelik adımlar olarak sayabiliriz. Amerikan devletinin öğrenilmesine teşvik ettiği (critical language) Türkçemizi en iyi şekilde öğretebilmek ve bunu yapabilmek için gerekli eğtimi alabilecek her türlü eğitim ortamını oluşturmak için çalışmalar yapmak başta üniversitelerin Türkçe bölümleri olmak üzere Türkçeye gönül vermiş her Türk evladının görevidir. Türk demek Türkçe demektir.

Devamını okumak için tıklayınız...

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...