ali

Ali Cengiz Oyunu

Kurnazca ve haince bir hile, dalavere, dolap çevirme.

Hile ve dalavere en kötü alışkanlıklardan biridir. İnsanları hile ile kandırıp, onlara zulmetmek en büyük günah ve haksızlıktır. Toplulukta iyiler de vardır kötüler de. Kötü insanlardan uzak durmak gerekir. Allah insanı iyilerle karşılaştırsın, kurnaz ve hainlerden de korusun!
“Vaktiyle bir padişah, Ali Cengiz oyunu adlı sihirli bir hüneri öğrenmek ister. Oyunun aslı, istenildiği zaman istenilen kılığa girmektir. Oyunu bilen derviş, sırrını kimselere söylemez; sırrını öğrettiklerini de öldürürmüş.
Fakir ama, akıllı bir genç bu işi üzerine alır. Dervişten hile ile bu oyunu öğrenir. Derviş, onu öldürmek için peşine düşer. Kılıktan kılığa giren genç, dervişten kurtulmayı başarır. Sonunda sansar kılığına girip dervişi boğar. Sonra padişaha Ali Cengiz oyununun ne olduğunu öğretir ve padişahın kızıyla evlenir.”

Ali Kıran Baş Kesen

Külhanbeyi ağzında “Ali kıran baş kesen ” diye bir deyim vardır.Bıçkın ve acımasız serseriler hakkında kullanılır.Bu deyim aslında “Dal kıran baş keser” atasözünden galattır.

Atalarımızın insanları ağaç ve bitki sevgisine teşvik için dal kıranın baş kesmiş kadar suçlu olduğunu belirtmeleri eskiden beri Türk-İslam töresinde ağaç ve bitki hukukunun derinliğini gösterir. Fatih’ affedilen “Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim.

Ali Şir Nevai, Herkese Rehber Olmalı

Büyük Türk şairi ve dil bilgini Ali Şir Nevai, doğumunun 570. yılında farklı ülkelerdeki Nevai araştırmacılarının katıldığı "Avrasya'ya Yön Veren Şahsiyetler" isimli sempozyumda anıldı.

Fatih Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü'nün öncülüğünde gerçekleştirilen panelde Ali Şir Nevai'nin Türk milletinin maneviyatı, kültürü, dil ve edebiyatına katkıları ele alındı. Programda ayrıca Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen'in Özbek Türkçesine çevrilen "Tezkireden Biyografiye" adlı eserinin galası yapıldı. Afganistan ve Özbekistan'da bulunan "Nevai'den Esintiler" adlı tarihî yerleri içeren bir fotoğraf sergisi de sempozyuma eşlik etti.

TİKA, Türk Dünyası Belediyeler Birliği, Diyalog Avrasya Platformu (DA), Özbekistan Başkonsolosluğu ve Büyükelçiliği gibi kurumların işbirliğiyle dün saat 09.00'da Fatih Üniversitesi'nin Hadımköy'deki kampüsünde başlayan sempozyum, iki ayrı salonda saat 17.30'a kadar devam etti. Programa, başta Türkiye ve Özbekistan olmak üzere, Afganistan, Kırgızistan, Pakistan, Almanya, Çin, Azerbaycan, Tacikistan, İran ve Türkiye'den çok sayıda konuşmacı katıldı.

Ali Şir Nevai, 15. yüzyılda Türkçeyi, bulunduğu coğrafyanın iki baskın dili Arapça ve Farsça karşısında ısrarla savunmuş; âdeta Türk diline kişilik kazandırmıştı. Ondan sonra da Türk dilini ve kültürünü bütün unsurları ile birleştirici bir 'Aksakal' çıkmadı. Katılımcıların konuşmalarında bu vurgu öne çıktı. Açış konuşmaları ve plaket takdimleri ile geçen öğleden önceki kısımda Özbekistan İstanbul Başkonsolosu Abror Gulyamov'un Nevai ile ilgili paylaştığı rakamlar ilgi çekiciydi. Gulyamov, "Puşkin kendi eserlerinde 21 binden fazla tekrarlanmayan kelime kullanmıştır. Shakespeare yaklaşık 20 bin, Cervantes 18 bine kadar, Ali Şir Nevai ise tüm eserlerinde 1 milyon 328 bin kelime kullanmıştır. Bunlardan yaklaşık 26 bini tekrarlanmayan kelimedir. Sebebi Nevai'nin Arapça, Farsça Urduca gibi birçok dilden faydalanmış olmasıdır." dedi.

ÇİN'DEN TEBRİZ'E KADAR ÜLKELERİ KALEMİMLE FETHETTİM

Diyalog Avrasya Platformu Eşbaşkanı Harun Tokak da siyasi yönetimlerin hem devlet hem ilim adamı olan Nevai gibi şahsiyetlerden istifade etmesinin ülke gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi. Tokak, 32 yıl devlette üst görevlerde bulunan şairin "Divanımı Çin'den Tebriz'e kadar göndererek ülkeleri kalemimle fethettim." sözünün altını çizdi. Tokak, Nevai'nin "Türkçenin derinliğine daldığımda 18 bin âlemin ötesindeki âlemler gözüktü bana." sözünü ise şöyle yorumladı: "Bana öyle geliyor ki onun 18 bin âlemin ötesinde gördüğü bu âlem, sevgi dili Türkçenin âlemidir. Gördüğü bu âlemde Ali Şir Nevai Ödülü'nün verildiği, Türkçe ses bayrağımızı 130 ülkede dalgalandıran Türkçe Olimpiyatları'nı görmüştü." diye konuştu. "Bugün büyükbabamız Nevai'yi anmak için toplandık." diyen Özbekistan İlimler Akademisi Ali Şir Nevai Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. İbrahim Hakkul, "Yunus'un söylediği gibi 'Âşıklar ölmez, ölen hayvan imiş.' Dilerim ki Ali Şir Nevai, Türki halkların ve eserlerinin başında bir şule ve bayrak olsun." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Mustafa İsen ise edebiyat tarihiyle uğraşanların hangi meseleyi ele alırsa alsın Nevai'nin öncülüğüyle karşılaşacaklarını söyleyerek "Nevai, Türk dünyasını yeniden bir çimento gibi bir arada tutma konusundaki gayretleriyle dikkate alınması gereken bir isimdir."dedi. Programda Mustafa İsen'e, 'Tezkireden Biyografiye' adlı çalışmasının Özbek Türkçesi baskısı da takdim edildi. Açış konuşmalarında Denizli Milletvekili ve Türk Dünyası Belediyeler Birliği Başkanı Nihat Zeybekci ile Marmara Üniversitesi Türkçe Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin de Nevai hakkındaki görüşlerini dile getirdi. "Ali Şir Nevai'nin Etkilendiği Kaynaklar ve Etkileri", "Ali Şir Nevai'nin Türk Dil ve Kültürüne Katkıları", "Ali Şir Nevai ile İlgili Çalışmalar", "Ali Şir Nevai'nin Hamseciliği ve Türk Şiirinin Gelişimi", "Ali Şir Nevai ve Farsça" ve "Ali Şir Nevai ve Din-Tasavvuf" gibi başlıklar altında gerçekleşen oturumların ardından sonuç bildirgesi sunuldu. Program, bugün yapılacak kültür gezisi ile sona erecek.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...