ait

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Barış Manço Şarkılarıyla Üst Seviyeye Türk Kültürüne Ait Değerlerin Kazandırılması

Türkçemiz söz varlığı, kültürel değerlerin ifade çeşitliliği gibi açılardan oldukça zengindir. Türkçenin bu özelliğini şiirlerinde, denemelerinde, hikâyelerinde, romanlarında kullanan şair ve müellifler olduğu gibi şarkı sözlerinde kullanan sanatçılar da vardır. 

Barış Manço şüphesiz, söz konusu sanatçıların en başarılı olanlarından Türkçeyi en doğru şekliyle kullananlarından. Bizce hak ettiği ilgiyi tam anlamıyla görememiş bir modern zaman dervişi…
Bu çalışmamızda, yabancılara Türkçe öğretiminde üst seviyeye atasözleri ve deyimlerin kazandırılmasında Barış Manço şarkılarının araç olarak kullanılmasıyla ilgili yöntemleri sunduk. Çalışmamızın yabancılara hatta Türk çocuklarına Türkçe öğretimini eğlenceli ve kalıcı hâle getirme yolunda atılmış adımlardan biri olmasını umuyoruz.

Yabancı dil bilmek bugünün şartlarında bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Çünkü milletler arasındaki iletişimin boyutu her geçen gün genişlemektedir. Türkçe de yabancılar için dünya dilleri arasında öğrenilmek istenen dillerdendir. “Bu istek hem ilgiden hem de iş ve eğitim alanlarında Türkiye’nin tercih edilmesiyle ortaya çıkan zorunluluktan kaynaklanmaktadır.” (Uçgun:2006) Türkçenin yabancı dil olarak öğrenilmesi talebinden kaynaklanan ihtiyaca cevap verme aşamasında; Türkçenin yabancılara öğretilmesinde kullanılacak yöntemler de önem kazanmaktadır. Bu nedenle yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılacak yöntemler özenle seçilmeli, bir medeniyet ve kültür dili olan Türkçe doğru ve etkili yollarla öğretilmelidir.

Türkçemiz söz varlığı, kültürel değerlerin ifade çeşitliliği gibi açılardan oldukça zengindir. Bu zenginliklerden biri de şarkı sözlerimizdir. Türkçeyi başarılı ve doğru kullanan sanatçılarımızın eserleri bu açıdan araştırma konumuz için önem kazanmıştır. “Her insanın temel bir öğrenme tarzı yani zekâ alanı vardır. Bu zekâ alanlarının özellikleri göz önünde bulundurularak yabancılara Türkçe öğretimi derslerinde sözcük dağarcığını geliştirmek ve yeni sözcükler öğretmek için hangi tekniklerin kullanılacağı belirlenmelidir. Unutulmamalıdır ki öğrencilerin hepsi aynı zekâ türüne sahip değildir.” (Uçgun:2006) Bu sebeple derslerde, hedef kitlenin özelliklerine göre yeri geldikçe farklı öğretim yöntemleri kullanılmalıdır.

“Müzik Zekâsı: Sesler, notalar ve ritimlerle düşünme, farklı sesleri tanıma, yeni sesler ve ritimler üretme yeteneğidir.” (Özden, 2002) Bu zekâya sahip insanlar, yeni öğrendikleri bir dilin telâffuzunu yakalama ve kullanmada oldukça yeteneklidirler.

Yabancılara Türkçe öğretilirken, sınıfta şarkıları kolaylıkla akıllarında tutabilen müziksel zekâya sahip öğrencilerin de bulunabileceği düşünülmeli, dahası diğer öğrenciler için de müzikle eğitimin zevkli ve eğlenceli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca, “aralarında kafiye ya da ses benzerliği bulunan sözcüklerin seçilmesi de kelime öğretimini kolaylaştırır.” (Kıvrar, 2000) Dolayısıyla sözcük öğretiminde şarkılardan da yararlanılabilir. Biz de çalışmamızda insan zekâsının bu özelliğini göz önünde bulundurarak Barış Manço gibi değerli bir sanatçının şarkılarını kullanmanın, yabancılara Türkçe öğretiminde bir yöntem olabileceğini düşündük. Bu düşüncemiz doğrultusunda, sanatçının Türk kültürüne ait değerleri içeren şarkılarından örnekler sunduk. Çalışmamızda Türk kültürüne ait unsurları barındıran örnekleri sunsak da bu yöntemin dil bilgisi kurallarının öğretilmesinde ve Türkçenin diğer zenginliklerini kazandırmada da kullanılabileceğini düşünüyoruz.

Barış Manço ya da tam adıyla Mehmet Barış Manço (d. 2 Ocak 1943, İstanbul - ö. 1 Şubat 1999, İstanbul); Türk besteci, şarkı sözü yazarı, gezgin ve televizyon programı yapımcısıdır. Türkiye'de rock müziğin öncülerinden, AnadoluRock türünün kurucu üyelerindendir. Müziğe ilk adımını Galatasaray Lisesinde attı. Yüksek öğrenimini Belçika Kraliyet Akademisi'nde tamamladı. Bestelediği iki yüzün üzerindeki şarkısı, kendisine on iki altın, bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Bu şarkıların bir bölümü daha sonra Arapça, Bulgarca, Felemenkçe, Fransızca, İbranice, İngilizce, Japonca ve Yunanca olarak yorumlandı. Barış Manço, kimi şarkılarını günlük hayattan aldı. “Domates, Biber, Patlıcan” buna bir örnektir. Hazırladığı televizyon programıyla dünyanın pek çok ülkesine gitti, bu nedenle "Barış Çelebi" olarak adlandırıldı. 
Barış Manço, malum olduğu üzere, şarkılarının birçoğunda samimi ve nitelikli bir üslup kullanmıştır. Bu üslup, onun Türk kültürünü ve Türk kültürüne ait değerleri de eserlerine yansıtmasına vesile olmuştur. Biz de Türk dilini ve Türk kültür değerlerini, atasözleri ve deyimleri Barış Manço’nun şarkıları aracılığıyla yabancılara öğretebileceğimiz bir yöntem sunuyoruz. Bu yöntemin üst seviyede kullanılabileceğini düşünüyoruz. Seçtiğimiz örneklerin bir kısmı, Türklüğe özgü nitelikleri, ayrıntıları da barındırmaktadır. Böylece yabancıların, Türkçenin nükteli anlam dünyasıyla tanıştırılabileceğine inanıyoruz. Şarkı sözlerinin kolayca ezberlenmesi, kelimelerin öğrenenin kavram dünyasında yer etmesi anlamına gelir. Dolayısıyla, şarkının bütününde yer alan bir kelimeyle başka bir durumda karşılaşan kişinin öğrendiğini hatırlaması kolaylaşmış olur. Diğer yandan, ezberlenen şarkı kelimelerin doğru telaffuz edilmesine de katkı sağlar.
“Abbas Yolcu” isimli şarkı, öncelikle adıyla dikkat çekmektedir. Bu ifadede geçen Abbas, sadece bir erkek ismi değil bütün insanlığı temsil eden bir sözcüktür. Sanatçı, “Abbas Yolcu” ifadesini kullanarak her yaratılmışın bir gün mutlaka aslına döneceğini vurgulamış; böylece iki kelimenin içerisine birçok anlam sığdırmıştır. Söz konusu şarkının nakarat kısmında: “Korkunun ecele faydası yok/ Bu koşuşma niye/ Abbas yolcu soran yok/ Yolculuk nereye kim kaldı geriye…” diyen sanatçı, “Korkunun ecele faydası yok” atasözümüzü kullanmıştır. Söz konusu kullanım, çalışmamız için iyi bir örnek oluşturmaktadır. Şarkının nakaratı, atasözünün birden fazla tekrar edilmesini sağlayacak; böylece farklı bir zamanda bu atasözüyle karşılaşan hedef kitlenin öğrenimini kolaylaştıracaktır. Bu öğretim şekli daha çok, hedef kitlenin kavram dünyasını zenginleştirip bu zenginliğin kalıcılığını sağlayarak öğrenilenlerin farklı alanlarda kullanılabilmesini amaçlamaktadır.

“Kız olmazsa er kişi kolsuz kanatsız demek

Davulu dengi dengine vurmak gerek

“Âdem Oğlu Kızgın Fırın Havva Kızı Mercimek” adlı şarkıda geçen ifadeler de Barış Manço’nun şarkı sözlerindeki anlam zenginliğine örnek teşkil eder.

“Tanrı bütün kullara rızkını dağıtırken

Kimi sırtüstü yatar kimi boşta gezerken

Kul Ahmet erken kalkar haydi ya nasip derdi

Kimseler anlamazdı ya nasip ne demekti”

Bir dörtlüğünü örnek olarak sunduğumuz “Ahmet Bey’in Ceketi” adlı şarkı, sanatçının hemen bütün eserlerinde olduğu gibi, toplumsal bir olayın hikâyesidir. Yine aynı eserde geçen “Dert oldu”, “İbreti âlem oldu” gibi ifadeler çalışmamızın amacına uygun örnekler içermektedir.

“Ali yazar Veli bozar küp suyunu çeker azar azar…

Gözümde yaş görseler erkek ağlar mı derler, 
Gökler ağlıyor dostlar ben ağlamışım çok mu,
Rahmet yağarken dostlar ben ıslanmışım çok mu?

Ali yazar Veli bozar küp suyunu çeker azar azar ,
Üzülmüşüm neye yarar keskin sirke küpüne zarar

Bir gün dönsem sözümden düşerim dost gözünden
Dünya dönüyor dostlar bir sözden dönsem çok mu, 
Devran dönüyor dostlar ben dönmüşüm çok mu? 
…”

“Ali Yazar Veli Bozar” isimli eser, altı çizili kısımlarda da görüldüğü gibi neredeyse tamamen özlü sözlerden oluşmaktadır. İfadeler, okuyucuya ya da dinleyiciye atasözlerimizi âdeta bütün hâlinde sunmamızı sağlayacak birer araçtır.
Çalışmamızın girişinde de bahsettiğimiz gibi Barış Manço bazı eserlerinde Türk kültürüne ait birtakım dini ve mitolojik unsurları da işlemiştir. Türk büyüklerimizi de hikâyeci bir üslupla anlatmıştır. İşte bu eserlerinden biri “Anahtar” adlı şarkıdır:

“Sınıfın en güzel kızı o yalnız geziyor kimse ona yaklaşamıyor. 
Yine koltuğunda koca koca kitaplar kütüphaneden geliyor.
Baktım bir cilt şair Mehmet Akif, 
İki büyük kitap Fatih Sultan Mehmet ,
Üç kalın cilt Mevlana bir de Mimar Sinan…

Döndü bana dedi ki eğer beni seviyorsan, 
Eğer kalbime girmek istiyorsan, 
Önce bunları anla beni iyi dinle…

Beş şair bir abide, 
İki abide bir sultan, 
Beş sultan bir düşünür, 
İki düşünür ise bir mimar…

Düşün taşın bütün gece, 
Benim kalbim bir bilmece, 
Kalbimin bir kilidi var 
İşte sana anahtar…

En sevdiği şair Mehmet Akif, 
Bir abide Fatih Sultan Mehmet,
Hayranım dedi Sinan bir de Mevlana…

Gece annem evde dedi oğlum neyin var? 
Yemeden içmeden kesildin yine…
Dedim anne kalbimin sahibi var âşık oldum delicesine.

Bir gün Akif okuyor bir gün Mevlana ,
Bir Fatihe Hayranmış bir de Sinan’a, 
Hem tarihe meraklıymış hem de sanata…

Annem dedi oğlum anlamadım ben. 
Vazgeç bu sevdadan bu kız fazla akıllı… 
Ah benim saf oğlum ah oğlum anlamadın mı? 
…”

Örnek olarak sunduğumuz şarkı, görüldüğü gibi değerli Türk büyüklerimizin isimleriyle zikrolunmaktadır. Ayrıca sanatçı, eserini sunarken hikâyesinde kullandığı kahramanı vasıtasıyla bu Türk büyüklerinin önemine de dikkat çekmektedir. Bunu dinleyen bir öğrenci duyduğu isimleri merak edecek, böylece kavram dünyasına, kültürüne dolayısıyla yabancı dil olarak öğrendiği Türkçesine birçok yeni değer kazandıracaktır. “Birden fazla kazanımı bir arada sunmak yabancılara Türkçe öğretiminde oldukça önemli bir faaliyettir.” (Barın:2010) Dolayısıyla örnekte sunduğumuz eser bu amacımıza da büyük oranda hizmet edecektir. Bu kapsamda değerlendirecek olursak sanatçının “Benden Öte Benden Ziyade” adlı eseri de aynı amaç doğrultusunda kullanılabilecek müstesna bir eserdir:

“…Dört kitaptan başlayalım istersen gel söze

Orda öyle bir isim var ki

Kuldan öte kuldan ziyade

O'nu düşün O'na sığın

O senden öte benden ziyade …”

Yunus Emre’nin “Bir ben vardur bende benden içeru” (Tatçı:2008) dizelerini hatırlatan bu mısralar, söze dört kitaptan başlamak önerisiyle de farklı dünyalara açılacak kapılar aralamaktadır.

Bir dilin öğretimi aynı zamanda bir kültürün de aktarılmasını sağlamalıdır. Yabancılara Türkçe öğretmek aynı zamanda onlara Türk kültürünün, Türk yaşayışının da öğretilmesini gerektirir. Bu amaç doğrultusunda Barış Manço şarkıları bereketli birer araç olarak kullanılabilecek nitelik ve yeterliliktedir. Türk kültür değerlerinden olan dinî ve millî bayramlar da hedef kitleye aktarılması gereken ögelerdendir. Barış Manço’nun “Bugün Bayram” isimli şarkısı hem muhteva olarak hem de dil ve anlatım yönünden bu amaca iyi bir örnek teşkil etmektedir:

“… 
Bugün bayram erken kalkın çocuklar, 
Giyelim en güzel giysileri, 
Elimizde taze kır çiçekleri üzmeyelim bugün annemizi… 
… 
Bu gün bayram çabuk olun çocuklar,
Annemiz bugün bizi bekler, 
Bayramda hüzünlenir melekler, 
Gönül alır bu güzel çiçekler…”

Sanatçı, yukarıda bir bölümünü verdiğimiz şarkısıyla bayramlarda neler yapılması gerektiğine dikkat çekmektedir. Bu şarkıda olduğu gibi bayramlar, düğünler, asker uğurlama geceleri vb. değerler kısa videolar ya da uygun görsellerle desteklenerek daha somut hâle getirilebilir.

Barış Manço’nun söz konusu şarkılarla benzer doğrultuda olan bir de “Dört Kapı” isimli bir şarkısı vardır ki onu da çalışmamızın örnekleri arasında sunmakta yarar görüyoruz:

Tuz ekmek hakkı bilerek 
Sofra kurmasan da olur. 
Ilık bir tas çorba yeter ,
Rızkım buymuş der içerim.

Kadir kıymet anlayana, 
Sandık açmasan da olur. 
Kırk yamalı hırka yeter, 
İdris biçmiş der giyerim.


Bir de kalem tutmayı öğret, 
Kırk yıl sana hizmet ederim. 
Bana bir harf öğret yeter,

Kırk yıl sana hizmet ederim. 
...”

Dizelerden malum olduğu üzere, sanatçı bu eserinde birçok atasözü kullandığı gibi bu vasıtayla Hz. Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” Sözüne de atıfta bulunmuştur. Böylece yabancılara Türkçe öğretiminde tek seferde birkaç beceri kazandırmak gayesine hizmet eden en güzel araçlardan birini daha görmüş oluyoruz. Şarkı vasıtasıyla öğrenenin kavram dünyasında yer eden atasözü, farklı bir yerde kullanıldığında kolayca hatırlanacak böylece zaman içerisinde pekiştirilmiş olacaktır.

Takdir edileceği üzere asker uğurlama törenleri Türk kültürünün vazgeçilmez geleneklerindendir. Mevcut şartlara uyan her Türk genci “vatan borcu namus borcu” diyerek aynı zamanda bir vatandaşlık yükümlülüğü olan bu görevi âdeta güle oynaya yerine getirmektedir. Barış Manço’nun “En Büyük Mehmet Bizim Mehmet” adlı şarkısı, yabancılara Türk kültürünün bu önemli hususunu aktarmada kullanılabilecek en iyi araçlardandır:

“…Askerlik uzadı Mehmet

Gelmedi tezkere Mehmet

Saldım çayıra Mehmet

Mevlam kayıra Mehmet

Bütün bölük toplansın

Bu Mehmet ne ballı çocuk

Vallahi çok şanslı çocuk 

Ne amcası var ne dayısı

Bundan iyisi Şam'da kayısı Mehmet,

Mehmet En büyük Mehmet bizim Mehmet…”

“…Nuh dedi kız babası Mehmet

Peygamber demedi Mehmet

Kız eline kına yaktı Mehmet

Babası paraya taktı Mehmet

Olmadı gitti Mehmet

Bir ömür bitti Mehmet…”

Çalışmamıza iki bölümünü aldığımız bu şarkı, aynı zamanda “kına yakmak, başlık parası” gibi unsurları da barındırmaktadır. Burada sanatçının yine, Türkçeyi kullanmadaki maharetini ve Türkçenin söz zenginliğini görüyoruz. Bunun yanında örnekteki altı çizili ifadelerde atasözlerinin somut kullanımlarını da sunmuş oluyoruz.

Türk kültürünün “İsrailiyattan aktarılan yönlerini de düşünürsek mitolojik unsurları diyebileceğimiz değerlerinden olan Ferhat ile Şirin, Yusuf ile Züleyha, Kerem ile Aslı gibi halk hikâyeleri” (Özkan:2010) de muhtelif şekillerde, üst seviyede yabancılara kazandırılması gereken ögelerdendir. Bu değerleri de yeri geldikçe şarkılarında sunan Barış Manço’nun “Gel” adlı eseri bu örneklerden biridir:

“Uğrunda yanayım Kerem gibi gel

Dağları deleyim Ferhat gibi gel

İste canım vereyim Mecnun gibi gel

Yeter ki bana gel”

“Halil İbrahim Sofrası” isimli şarkı, sanatçının normalde sıradan gibi görünen olaylara farklı bakış açıları kazandırdığı ilgi çekici eserlerindendir. Bu şarkı, Barış Manço’nun hemen her eserinde olduğu gibi didaktik unsurlar içermekle beraber, Hz. İsmail ve Hz. İbrahim kıssalarına vurgu yapması bakımından da önem arz eder. Söz konusu kıssaları hedef kitleye şarkılarla aktarırken öğretimi daha da somutlaştırabilmek için kısa ve seviyeye uygun farklı metinlerden yararlanmakta fayda görüyoruz. Faydalanmakta yarar gördüğümüz metinler Türkçenin sade ve doğru kullanıldığı basılı eserlerden seçilebileceği gibi hedef kitlenin seviyesine uygun bir şekilde, öğreticinin kendi hazırlayacağı metinler de olabilir.

“Can Bedenden Çıkmayınca” şarkısında geçen: “Kara haber tez duyulur, unutma ki dünya fani veren Allah alır canı, kırıldı kanadım kolum” ifadeleri Barış Manço’nun Türkçeyi ne kadar yerinde ve doğru kullandığını gösteren söylemlerdir. Bu nitelikli kullanımı amacımız doğrultusunda değerlendirmenin zorunlu olduğu kanaatindeyiz.

“Evvelallah” isimli eserde geçen “Hayra yordum, helâlim ol, Haberimi uçurun nazlı yâre / Yüreğim yanıyor pare pare/ Lokman hekim gelse bulamaz çare “ gibi ifadeler de söz konusu şarkının yabancılara çok şey kazandıracağına delalet eder.

“Gibi Gibi, Gönül Ferman Dinlemiyor, Ham Meyvayı Kopardılar Dalından, Hemşerim Memleket Nere, İşte Hendek İşte Deve, Nane Limon Kabuğu, Ne Köy Olur Benden Ne Kasaba” vb. eserler isimleriyle müsemma olmaları yanında, hikâye ettikleri konular ve üsluplarıyla da çalışmamızın amacına uygun örnekler teşkil etmektedir.

Sanatçının “Olmaya Devlet Cihanda” isimli şarkısı malum olduğu üzere Kanunî Sultan Süleyman’ın “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi/ Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi” (Dal:2009) beyiti vasıtasıyla metinler arası geçiş arz etmektedir. Bu ise yukarıda da önemle üzerinde durduğumuz gibi bir Türk büyüğüne daha dikkatleri celp edecek; böylece çalışmamıza örnek oluşturacaktır. 
Barış Manço, iki yüzden fazla bestelenmiş şarkısıyla Türkçeye ve Türk kültürüne ölümsüz eserler bırakmış bir sanatçıdır. Hayatı boyunca Evliya Çelebi misali birçok yer gezmiş, seyahatleri sırasında önemli gözlemler yapmış, bu gözlemlerini de eserlerinde başarıyla işlemiştir. Biz de çalışmamızın amacı doğrultusunda onun eserlerinin bazen tamamını bazen paylaşmakta yarar gördüğümüz kısımlarını aldık. Yabancılara Türkçe öğretimini zevkli ve verimli hâle getirmek için Türk müziğinin kullanılması gerektiğini bunun için de Barış Manço şarkılarının en iyi örnekleri teşkil ettiğini düşünüyoruz. Hedef kitleye kazandırılacak becerinin niteliğine göre şarkıların hem sözlerinin yazılı olarak hem de müzikleriyle beraber kullanılmasının, yabancılara Türkçe öğretiminde yararlı olacağına inanıyoruz. Şarkılarda geçen ifadelerin zaman zaman görsel unsurlarla desteklenerek somutlaştırılabileceği de unutulmamalıdır. Özellikle Türk kültür değerlerine atıfta bulunan şarkılar, hedef kitlenin seviyesine uygun metinlerle desteklenmeli; amaca uygun metinler bulunamazsa öğretici tarafından yeni metinler oluşturulmalıdır. Yabancılara Türkçe öğretimi alanında geliştirdiğimiz bu yeni yöntem, hedef kitlenin kavram dünyasını zenginleştirmekle beraber, Türkçenin doğru telaffuzuna da önemli katkılar sağlayacaktır. Ezberlenen bir şiir, bir şarkı, hatta bir metin âdeta kişinin bir parçası olmaktadır. Bu kanaatten hareketle Barış Manço şarkıları aracılığıyla kültürümüze ait değerlerin kolay ve kalıcı bir şekilde aktarılabileceğine inanıyoruz. Bu çalışmanın yabancılara Türkçe öğretimi alanına katkı sağlamasını ve bu alanda çalışmalar yapan kişilere yol gösterici olmasını diliyoruz.

Kaynaklar
BARIN, E. (2003). “Yabancılara Türkçenin Öğretiminde Temel Söz Varlığının Önemi”. Türklük Bilimi Araştırmaları, Türkçenin Öğretimi Özel Sayısı: Niğde. 
BARIN, E. (2010). “Yabancılara Türkçe Öğretiminde Sorunlar Yüksek Lisans Ders Notları” Gazi Eğitim Fakültesi: Ankara.
DAL, S. (2009). Muhibbi Divanı. Kaknüs Yayınları: İstanbul.
http://sarki.alternatifim.com/listele.asp?art=47

http://tr.wikipedia.org/wiki/Bar%C4%B1%C5%9F_Man%C3%A7o

http://www.sarki-sozleri.info/baris-manco

KIRVAR, S. (11-13 Mayıs 2000). “Hızlandırılmış Öğrenme Metodu İle Türkçenin Yabancı Dil Olarak Öğretilmesi” Dünyada Türkçe Öğretimi Sempozyumu: İstanbul. 
ÖZDEN, Y. (2002). Kendini Gerçekleştir. PegemA Yayıncılık: Ankara.
ÖZKAN, Ö. (2010). “Klasik Türk Edebiyatı Metin İncelemeleri Yüksek Lisans Ders Notları”. Gazi Eğitim Fakültesi: Ankara.
SABAN, A. (2000). Çoklu Zekâ Teorisi ve Eğitim. Nobel Yayınları: Ankara.
TATÇI, M. (2008). İşitin Ey Yarenler -Yunus Emre Yorumları- . H Yayınları: İstanbul.
UÇGUN, D. (Güz-2006). “Yabancılara Türkçe Öğretiminde Sözcük Dağarcığını Geliştirme Teknikleri” TÜBAR-XX: Niğde.

    

 Sosyal ağdan bizi takip ederek yeniliklerden haberdar olabilirsiniz.

Telif hakları için tıklayınız...                                                        
Copyright © 2010 Türkçede.org                                                 Türkçenin öğretiminde katkısı olması dileğiyle...